İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak elektrik kullanımı tespiti ve eski kiracı borcu kaynaklı itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir enerji dağıtım şirketi, yeni bir kiracının yasa dışı elektrik kullandığı iddiasıyla icra takibi başlatmış; kiracı ise itiraz ederek, söz konusu kaçak elektrik borcunun önceki kiracıya ait olduğunu, şirketin eski borç nedeniyle kendisine abonelik vermediğini ve yeni abonenin önceki borçtan sorumlu tutulamayacağına dair Yargıtay içtihatları bulunduğunu savunmuştur. Davalı ayrıca, tüzel kişilik adına açılan davada şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, yapılan teknik bilirkişi incelemesi ve istinaf sonrası kesinleşen benzer bir dosyadaki bilirkişi raporunu esas alarak kararını vermiştir. Bu özet, davacının kaçak kullanım tespiti iddiaları, davalının bu iddialara itirazları ve mahkemenin bilirkişi raporlarına dayanarak yargılamayı nasıl ilerlettiğini ele almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ E - ████████ K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: █████/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, "Meşrutiyet Mah. ... ... Sok. No:... Şişli/İstanbul" adresinde Müvekkili Şirketi ile ... numaralı sayaç üzerinden 20.03.2023 tarihinde yapılan inceleme sonucu müvekkili şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak enerji kullanıldığı tespit edildiğini, aynı adreste şirket yetkilileri tarafından 16.05.2024 tarihinde yapılan inceleme neticesinde müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan Müvekkili Şirketi yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak enerji kullanıldığı tespit edildiğini, aynı adreste şirket yetkilileri tarafından 31.05.2023 tarihinde yapılan inceleme neticesinde, ... numaralı sayaç üzerinden ilgili kullanım yerinde müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş Müvekkili Şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, 3 farklı kaçak elektrik tahakkuk düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı Davalı tarafından ödenmediğinden Müvekkili Şirket, alacağının tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas ve İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası nezdinde Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu bulunduğu miktarı ödemediği ve itiraz ettiğini, davacı müvekili 133.967,...-TL alacağı nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini ve menkullerin muhafazası, davalının, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas ve İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının iptali ile icra takibinin devam etmesini Davalının %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın taşınmazı kiraladıktan hemen sonra elektrik enerjisi aboneliğini almak için davalı kuruma başvurduğunu, ancak davacının aynı adreste eski kiracı olarak faaliyet gösteren .... Ltd. Şti (Vergi No:...) isimli bir firmanın birikmiş elektrik borcu olduğunu, elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle önceki dönemde bu firmanın elektriklerinin kesildiğini, bu firmanın kaçak elektrik kullandığını iddia ederek borçla hiçbir alakası olmayan müvekkili firmaya abonelik vermediğini, müvekkili firmaya ... hesap numaralı 174.973,78 TL tutarlı, ... hesap numaralı 101.063,15 TL tutarlı ve ... hesap numaralı 28.182,96 TL tutarlı eski kiracıdan kalma cezalı faturayı müvekkiline kestiğini, bu faturalar kaçak kullanım faturası olup normal faturanın 4-5 katı daha yüksek olduğunu, müvekkili bu taşınmazı kiraladığına bin pişman olduğunu, müvekkili taşınmazı kiraladıktan sonra bu firmanın piyasaya yüz milyonları bulan tutarda borcunun bulunduğunu, firmanın borca batık olduğunu ve kiracıya daha önce aynı yerde hacizler yapıldığını öğrendiğini, müvekkili firma eski kiracıdan kalma borçtan ötürü kendisine kesilen bu faturaların tebliğinden hemen sonra tekrar kuruma giderek söz konusu faturalara itiraz dilekçesi verdiğini, müvekkili firma faturalara yönelik itiraz dilekçesi verirken aynı zamanda bu faturaların eski kiracı üzerine kaydırılarak kendisine abonelik verilmesine yönelik bir dilekçe verdiğini, bilindiği üzere elektrik enerjisi verilmesi hizmeti devlet tekelinde olan bir hizmet olup yakın tarihte özelleştirildiğini, Yargıtay da benzer durumda önceki aboneden kalan borcun yeni aboneye yüklenemeyeceğine ve kurumun sözleşme yapma zorunluluğu bulunduğunu, öte yandan müvekkili firma tüzel kişiliği ile birlikte müvekkil firma yetkilisi ...'a dava açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, sermaye şirketlerinin özel hukuk çerçevesinde üçüncü kişilere karşı olan borçlarından şirket yetkililerinin sorumluluğu bulunmadığını, tüzel kişiliğin yaptığı her tasarruftan şirket yetkilisi sorumlu tutulursa tüzel kişilik kurumunun bir anlamı kalmaz ve şirketler hukuku hükümleri çiğnendiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Mahkememizce teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmış; bilirkişiden kök rapor alınmış; bu esnada İstanbul 13 ATM ████████ esas sayılı dosyasının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüş, bu nedenle bu dosyadaki bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu Meşrutiyet Mah. ... ... Sok. No:... Şişli/İstanbul adresindeki icarethane (kafe/bar) tesisatına ait tüketim noktasında “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek” sözleşmesiz - kayıtsız sayaçtan kaçak elektrik tüketildiği ve bu durumun, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Kaçak elektrik enerjisi tüketim ihlalleri 42/1-a maddesi gereği kaçak elektrik tüketimi kapsamına girdiği, buna istinaden davalı kurum görevlileri tarafından 20.03.2023 tarihli ... seri numaralı, 16.05.2023 tarihli ... seri numaralı ve 31.05.2023 tarihli ... seri numaralı zabıt tutanaklarının düzenlendiği görülmüştür. İstinaf incelemesi sonucu kesinleşen dosyada alınan raporda; 1-İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun 41.039,15 TL asıl alacak, 540,26 TL gecikme zammı, 97,25 TL KDV olmak üzere toplam 41.676,66 TL, 2-takibe konu edilmeyen (iş bu dosyada İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe geçilen) 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair fatura nedeniyle davacının davalıya borcunun 10.406,56-TL olduğu hesaplanmıştır.İstanbul 13 ATM ████████ esas sayılı dosyasındaki bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın ve kaçak elektrik kullanımı olduğuna dair tespitin hüküm kurmaya elverişli, mevcut mevzuata uygun ve denetlenebilir olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizce hükme esas alınarak rapordaki hesaplama doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olduğu; dolayısıyla bu miktar kadar davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerektiği, İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının İstanbul 13 ATM ████████ esas sayılı dosyasından sonra açılması ve mahkememizce hükme esas alınan raporda bu fatura yönünden faiz hesabı yapılmadığı görülmekle, hakim tarafından bu hesabın resen yapılabileceği kanaatiyle, rapordaki fatura tutarı mahkememizce asıl alacak olarak esas alınarak yapılan faiz hesabında davacının 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli 28.192.906 TL bedelli ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair faturadan kaynaklı 10.406,56 TL asıl alacak, 105,46 TL işlemiş faiz ve 18,98 TL faizin KDVsi kadar alacağı olduğu anlaşılmış; haksız fiilden kaynaklı alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle1-Davacının davasının KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ İLE;-Davalının İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 41.039,15 TL asıl alacak, 540,26 TL işlemiş faiz ve 97,25 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 41.676,66 TL yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davalının İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 10.406,56 TL asıl alacak, 105,46 TL işlemiş faiz ve 18,98 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 10.531,00 TL yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişinin raporlarına itirazlarına rağmen müvekkili şirketin alacağının eksik hesaplandığını, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hukuksuz bir şekilde müvekkilin abonesiz elektrik kullanmaya davalı tarafından mecbur bırakılmış olması nedeniyle borcun tamamından sorumlu olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 573. maddesnn 2. fıkrasına göre; "Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettkler esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edm yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler" düzenlemesi gereği ortakların sorumluluğu taahhüt ettikler sermaye payları le sınırlı olduğunu, ancak bu borç yalnızca limited ortaklığa karşı olduğunu, hem müvekkili firma hem de ortağının borçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava kaçak tahakkuk bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptila istemine ilişkindir.Dava devam ederken kesinleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E - ████████ K sayılı kararıyla "İstanbul 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; (119.590,43-TL asıl alacak, 857,56- TL gecikme zammı, 154,... TL KDV olmak üzere toplam) 120.602,35-TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; (60.024,00-TL asıl alacak, 2.744,29-TL gecikme zammı, 493,97-TL KDV olmak üzere toplam) 63.262,26-TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... sayılı kaçak elektrik kullanımına dair 31.05.2023 tarihli 16.06.2023 ödeme tarihli faturada 17.786,40 TL tutar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine" karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dairemiz █████/2025 tarih ve █████████ E- ████████ K sayılı kararımızla "... ,bilirkişi raporundaki davacı tarafın davalıya borçlu olduğu tutarların tespitine dair hesaplamada aykırılık bulunmadığı,bu haliyle hükme dayanak rapor talep edilen alacak miktarı yönünden resen düzeltilse bile raporun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; takip ve dava konusu borç davacı şirket hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanaklarından kaynaklanmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacılardan ...'ın davacı şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davacı ...'ın da -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle davacı ...'ın davasının da kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. " gerekçeleriyle istinaf taleplerinin reddin ekesin olarak karar verildiği görülmektedir.Buna göre, mahkemesince kesinleşen dosyadaki bilirkişi raporuna göre yapılan değerlendirme ile kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 2.846,93 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 892,00TL harcın mahsubu ile bakiye 1.954,93 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026