İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden ticari şirket genel kurulunun finansal tablolar, kar dağıtımı ve sermaye artırımı kararlarının kanuna aykırılık iddiasıyla iptali davasında verilen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin pay sahibi tarafından, 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan finansal tabloların tasdiki, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, kar dağıtımı ve sermaye artırımı gibi kritik kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle açılan bir davayı özetlemektedir; davacı, bilançolarda süreklilik ve şeffaflık ilkelerinin ihlal edildiğini, özellikle de hukuka aykırı geçmiş yıllar zararı mahsubunun yapıldığını ileri sürerken, davalı şirket ise davacının muhalefetinin usulüne uygun olmadığını ve amacının şirketi engellemek olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı kabul edince, kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ: █████/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili,davacı ...'ın 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı █████/2018 tarihi itibariyle, davalı şirketin 30.045.000-TL toplam sermayesi içinde 5.125.050-TL itibari değerli sermayeye karşılık gelen 1.025,01 adet,%17 oranda pay sahibi olduğunu; diğer ortakların ... AŞ (13.585.000-TL karşılığı 2.717 Adet , %45,5 pay sahibi), ... (6.209.950-TL karşılığı 1.241,99 Adet , %20,5 pay sahibi), ... (5.125.000-TL karşılığı 1.025 Adet Hisse, %17 pay sahibi) olduğunu; davalı şirketin, davaya konu █████/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (3), (4), (5) ve (6) numaralı kararlara karşı davacının olumsuz oy kullandığını ve usulüne uygun şekilde muhalefet ettiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ... (1.241,99 adet) ve ...’ın (1.025 adet) ve yine her ikisinin kontrolünde olan ... AŞ'nin (2.717 adet) toplam 4.983.99 adet olumlu oylarıyla ve oyçokluğuyla kararların alındığını; (3) numaralı finansal tabloların tasdikiyle ilgili kararın, bilançoların sürekliliği ilkesine göre gerçek durumu yansıtmadığını, hesap verme ve dürüst resim ilkelerine aykırı olduğunu, şirketin hasılat ve giderlerini ortak sıfatıyla davacının bilme hakkı bulunduğunu, yönetim kurulunun da bu bilgi talebine uygun davranarak açıklama yapmak mükellefiyeti olduğunu, bilançoların, açıklık ve kolaylıkla anlaşılabilir olma, tamlık ve doğruluk ilkelerine uygun hazırlanması gerektiğini ; şirketin finansal tablolarındaki mevzuata aykırı kayıtların ve ortaklar bakımından ciddi sorunların 2016 yılı itibariyle başladığını, 2015 yılı bilançosunda geçmiş yıllar zararı olmadığı halde 2016 bilançosunda (-) 35.626.508,71-TL tutarında geçmiş yıllar zararı yazılmasının bilançoların sürekliliği ilkesini ihlal edip uyumsuzluk yarattığını, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun I Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 9.2.2 bölümünde devir (birleşme) ve bölünme halinde zarar mahsubunun yapılabilmesinin şartlarının belirtildiğini, ekonomiye kazandırılması mümkün olmayan kurumların devir veya bölünme suretiyle devralınması ya da devralınan yahut bölünen kurumların devir veya bölünme suretiyle devralınma-birleşme nedeniyle devralınan ...AŞ.’nin (-) 35.626.508,71-TL'lik zararının davalı şirkette zarar olarak mahsup edilmesinin anılan Tebliğin 9.2.2 bölümü uyarınca, hukuka uygun düşmediğini, bu kapsamda (3) numaralı Finansal Tabloların tasdiki, (4) numaralı yönetim kurulu üyelerinin ibrası, (5) numaralı 2017 yılı kârı ile geçmiş yıllar kârlarının kullanım şekli ile dağıtımına ilişkin oylamada alınan "2017 yılı kârının tamamının ve ayrıca geçmiş yıllar kârının net 58.120.016.16-TL’lik kısmının dağıtılmasına, dağıtılacak tutarın net 51.112.600,36-TL’lik kısmının █████/2018 tarihine kadar, kalan net 7.007.415.80-TL’lik kısmının ise █████/2019 tarihine kadar ortaklara aylık taksitler halinde dağıtılmasına" ilişkin ve (6) numaralı şirket sermayesinin 44.955.000-TL artırılarak 75.000.000-TL ‘ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararların kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduklarını belirterek, █████/2018 tarihinde icra edilen davalı şirketin 2017 yılı genel kurul toplantısında alınan (3), (4), (5) ve (6) numaralı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının bu döneme kadar yaşanan süreç nedeniyle kardeşlerine karşı husumet beslediğini ve her yıl alınan genel kurul kararları aleyhine olduğu gibi şimdi de █████/2018 tarihli genel kurul kararlarına karşı dava açtığını; toplantı öncesinde-peşinen hazırladığı “itirazları” incelendiğinde bunların itiraz/muhalefet değil birer "talep ve öneri" veya olsa olsa eleştiri niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararlarına göre karar alınmadan önce yapılan muhalefetin TTKnın446/1-a maddesi anlamında muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyeceğini, bir karara peşin muhalefetin öngörülen şartı sağlamayacağını, dolayısıyla pay sahibinin dava açma hakkının bulunmadığını; davacının asıl ve tek amacının ortağı olduğu şirketin işleyişini yavaşlatmak, şirketi zarara sokmak, masrafını arttırmak ve şirket yönetiminde huzursuzluk yaratmak olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ:Mahkemece, ilk olarak ████████ esas, ████████ karar sayılı ve █████/2020 tarihli kararla, davalı şirketin davaya konu █████/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan finansal tabloların tasdikine ilişkin (3) nolu kararın şartları bulunmadığından iptal talebinin reddine; yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) nolu kararın TTK'nın 436/2. maddesindeki oy yasağı kuralına aykırılık nedeniyle, iptaline; kar payı dağıtımına ilişkin (5) nolu kararın şartları bulunmadığından iptal talebinin reddine; şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin (6) nolu kararın şirket için iktisadi/mali yerindelik kıstasının gerçekleşmediği ve sermaye artırımının gerekli olmadığı gerekçesiyle, iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin █████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2023 tarihli ilamıyla;"İstanbul 16. ATMnin ████████ Esas ve ████████ Karar (Yeni 2021/8 Esas ve ████████ Karar) sayılı dava dosyasında davacı tarafından , █████/2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ile işbu genel kurul toplantısının yapılmasına ilişkin █████/2014 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin açılan davada; genel kurulda alınan 3. Nolu kararın yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin olduğu buna göre ..., ... ve ...'nün ...'ın muhalefetine karşı oy çokluğuyla yönetim kurulu üyesi seçildikleri; yönetim kurulu kararının genel kurula çağrıya ilişkin olduğu; Mahkemece, █████/2016'da davanın kısmen kabulü ile █████/2014 tarihli olağanüstü genel kurulun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptaline, fazla istemin reddine karar verildiği; Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2018 tarihli ilamıyla; yönetim kurulu üyesi davacı ...'nun yönetim kurulu toplantısından haberdar edildiğine dair bir delil bulunmadığı, çağrısız yönetim kurulu toplantısına davacı ...'nun katılmaması ve itiraz etmesi sebebiyle TTKnın390/4 ve 392/7 maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTKnın416 maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin █████/2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulduğu; bozma kararından sonra davanın yeni 2021/8 Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen █████/2021 tarihli gerekçeli kararda davanın kabulü ile davalı şirketin █████/2014 tarihli 5 nolu yönetim kurulu kararı ile █████/2014 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 3 ve 5 nolu kararların batıl olduğunun tespitine karar verildiği; kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verildiği; yine aynı Daire'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli ilamıyla, karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul 18. ATM'nin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dava dosyasında ; █████/2016 tarihli 2015 olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların iptali için açılan davada ; 6. Karar ile ..., ... ve ...'nün, ...'ın muhalefetine karşı oy çokluğuyla yönetim kurulu üyesi seçildikleri;; Mahkemece █████/2020'de davanın kısmen kabulü ile █████/2016 tarihli 2015 yılı olağan genel kurulunun 8. ve 9 nolu kararlarının iptaline, diğer maddelere ilişkin talebin reddine karar verildiği; karara karşı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 13. HD'nin █████████ E, ███████ Karar sayılı ve █████/2023 tarihli ilamıyla; İstanbul 16. ATM'nin eski ████████ Esas ve ████████ Karar (yeni 2021/8 Esas ve ████████ Karar) sayılı dosyasının getirtilip incelenmediği ve bekletici mesele yapılması konusunda bir karar verilmediği ancak o davaya konu olağanüstü genel kurulun 3 nolu maddesinde şirkete yeni yönetim kurulu üyelerinin iki yıl süreyle seçildiği, işbu davaya konu genel kurul toplantısına çağrının da o zaman seçilen yönetim kurulu tarafından yapıldığı ancak yönetim kurulu seçimine ilişkin maddenin Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamı üzerine 16. ATM tarafından hükümsüz olduğundan iptaline karar verildiği, dolayısıyla söz konusu kararın işbu davayı etkileyecek olması sebebiyle 16. ATM dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmamasının değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın HMK m.353/1,a,6 gereğince kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda, kesinleşen İstanbul 16. ATM'nin ████████ Esas ve ████████ Karar (Yeni 2021/8 Esas ve ████████ Karar) sayılı dava dosyasına konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının batıl olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi anılan kararın belirtilen husustaki etkisi gözetilerek, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli kaldırma kararına konu İstanbul 18. ATM'deki ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasındaki talepler, özellikle işbu davaya konu genel kurul toplantısı çağrısını yapan yönetim kurulu üyelerinin o davaya konu █████/2016 tarihli Genel Kurul Toplantısının, yönetim kurulu üyelerinin 3 yıllığına seçilmelerine dair (6) nolu kararının iptali talep edildiği dikkate alındığında, söz konusu kararların iptaline ilişkin davanın sonucunun bu davayı etkileyebilecek olmasına göre taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeden istinaf başvurularının bu yön itibariyle kabulü ile kararın kaldırılmasına, İstanbul 18. ATM'nin ████████ E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması ve bu davanın sonucuna göre değerlendirme" yapılması gerektiği gerekçesiyle, hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, İstanbul 16 ATM'nin ████████ esas ve 2021/8 karar sayılı dosyasında davalı şirketin █████/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere tüm kararların geçersizlik müeyyidesine tabi olması sebebiyle dava konusu 2015 yılına ilişkin genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisinin de ortadan kalktığı, olmayan bir yönetim kurulu kararına göre toplanan genel kurulun da yoklukla malul olduğu, TTK'nın 416. maddesindeki çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığından, davalı şirketin █████/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8, 9 nolu kararların yoklukla malul olduklarının tespitine karar verildiği; İstanbul 18. ATM'nin ████████ esas- ████████ karar sayılı ve İstanbul 16. ATM'nin ████████ esas-2021/8 karar sayılı dosyalardaki kararlar uyarınca, █████/2016 tarihli genel kurulda işbu davaya konu genel kurulun yapılmasını sağlayan yönetim kurulu üyelerinin 3 yıl süreyle seçildikleri, seçime ilişkin genel kurul kararlarının İstanbul 18. ATM'nin ████████ esas-████████ karar sayılı kararı ile yoklukla malul olduğuna hükmedildiği, böylece genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkileri bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin aldığı karar sonucu █████/2018 tarihinde 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı davacının itirazlarını tutanağa geçirdiği ve TTK'nın 416. maddesindeki çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin █████/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 numaralı genel kurul kararları ile 6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000-TL artırılarak 75.000.000-TL'ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacının genel kurul toplantısında muhalefetini kararlar alınmadan önce ileri sürdüğünden dava şartı bulunmadığını; davacının toplantıya katıldığını ve çağrının usulsüz olduğuna ilişkin itirazda bulunmadığını ve hazirun cetvelinin imzaladığını, davada sadece bir kısım maddelerin iptalinin istenildiğini, mutlak butlan veya yokluk iddiasının ileri sürülmediğini; müvekkili şirketin █████/2018 tarihli genel kurul toplantısına çağrı yapan yönetim kurulunun █████/2016 tarihli genel kurulda seçildiğini, çağrıyı yaptığı sırada ve hatta görev döneminde, seçimin yapıldığı genel kurul kararlarıyla ilgili ne o kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı, ne de aleyhte kesinleşmiş bir iptal ya da butlanla malul olduğuna dair tespit kararı bulunmadığını, ticaret siciline tescil edilmiş yönetim kurulunun seçimine dair (█████/2016 tarihli) genel kurul kararının geçersizliğine ilişkin (İstanbul 18. ATM'deki ████████ esas sayılı) dava devam ederken yapılan genel kurul çağrısının geçerli olduğunu; bundan önce █████/2015, █████/2016 ve █████/2017 tarihlerinde de █████/2016 tarihli genel kurulda yeniden seçilen aynı yönetim kurulu tarafından usulü dairesinde çağrı yapılmak suretiyle toplantıları yapıldığını, kararların iptali, yokluk ya da butlan davasının da açılmadığını; önceli savunmalarında belirttikleri üzere, davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararlarının iptali şartlarının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı şirketin █████/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı finansal tabloların tasdikine, 4 numaralı 2017 yılına ait faaliyetler ile ilgili olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 5 numaralı 2017 yılı kârı ile geçmiş yıllar kârlarının kullanım şekli ile dağıtımına ilişkin oylamada alınan "2017 yılı kârının tamamının ve ayrıca geçmiş yıllar kârının net 58.120.016.16-TL’lik kısmının dağıtılmasına, dağıtılacak tutarın net 51.112.600,36-TL’lik kısmının █████/2018 tarihine kadar, kalan net 7.007.415.80-TL’lik kısmının ise █████/2019 tarihine kadar ortaklara aylık taksitler halinde dağıtılmasına" ilişkin ve 6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000-TL artırılarak 75.000.000-TL'ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararların TTK'nın 445. ve 446. maddeleri uyarınca iptaline ilişkindir.
Dairemizin kaldırma kararında bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilen İstanbul 18. ATM'nin ████████ esas ve ████████ (önceki ████████ esas ve ████████ karar) sayılI dosyasında █████/2023 tarihli kararla, "Yargıtay 11. HD'nin (█████/2018 tarih ve ██████████ E █████████ K sayılı bozma ve 2019-926 E 2020-5442 K sayılı karar düzletme isteminin reddine ilişkin █████/2020 tarihli) ilamı ile geçersiz olduğu belirtilen davalı şirketin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere tüm kararların geçersizlik müeyyidesine tabi olması sebebi ile dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisini de ortadan kaldırdığı, 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyeleri alınan kararın geçersizliği nedeniyle bu sıfatlarını yitirdiklerinden dava konusu 2015 yılına ait olağan genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkilerinin de bulunmadığı, olmayan bir yönetim kurulu kararına göre toplanan genel kurulun da yoklukla malul olduğu, davacı pay sahibinin dava konusu gündem maddelerine itiraz ederek itirazlarını tutanağa geçirdiği ve TTKnın 416. maddesinde sayılan çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığı" gerekçesiyle, davacının davanın kabulü ile, davalı .... AŞ'nin █████/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların yoklukla malül olduğunun tespitine karar verildiği; verilen kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 13. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2023 tarihli ilamıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; bu kararın da davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin █████████ E, █████████ K. sayılı ve █████/2024 tarihli ilamıyla onandığı ve aynı tarihte kesinleştiği tespit edilmiştir.
Buna göre Dairemizin █████/2023 tarihli kaldırma kararında belirtilen işbu davaya konu █████/2018 tarihli genel kurul toplantısı çağrısını yapan yönetim kurulu üyelerinin İstanbul 18. ATM'nde görülmüş davaya konu █████/2016 tarihli genel kurul toplantısının, yönetim kurulu üyelerinin 3 yıllığına seçilmelerine dair (6) nolu kararının yoklukla malul olduğuna ilişkin karar kesinleşmiştir.
Batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla birlikte, konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla, hâkim tarafından resen göz önünde tutulur.
Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk ise, 6102 sayılı TTK'da açıkça düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunlarda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu, şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup, hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu, şekli nitelikteki emredici hukuk kurallara aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup, kurucu unsurların veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir.
Hukuken yok olan bir işleme hiçbir sonuç bağlanması mümkün değildir. Yokluk durumunda, ortada şekli bakımdan dahi bir genel kurul kararı bulunmadığından, bunun yokluğunun tespit edilmesinin istenilmesi hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemeyecektir. Yokluğun bir hukukî işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle, genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları genel kurul ve karardır. Dolayısıyla bir genel kurul, kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde toplanmış veya kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde karar almışsa, alınan bu karar yoklukla maluldür. Örneğin usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanan genel kurullarda alınan kararlar, toplantı ve karar nisaplarına riayet edilmeksizin alınan kararlar, bakanlık temsilcisinin bulunması gerektiği hâllerde temsilci olmaksızın gerçekleştirilen toplantılarda alınan kararlar, hakkında hiç oylama yapılmadığı hâlde yapılmış gibi gösterilen kararlar kurucu-şekli unsurları eksik olduğundan yoklukla malul kararlardır (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., █████████ K. sayılı ve █████/2023 tarihli ilamı).
TTK'nın 416. maddesi, çağrısız genel kurul toplantısı yapılması için, pay sahiplerinin tamamının ortak iradesini arar. Dolayısıyla çağrısız genel kurulun varlığından bahsedebilmek için pay sahiplerinin tamamının toplantıya katılmış olması yeterli değildir. Bir kez toplantı çağrısı yapılmış ise artık çağrılı genel kurula ilişkin TTK'nın 410 ila 415 maddelerinde düzenlenen usule uyulması zorunlu olup, çağrısız genel kurula ilişkin 416. maddesi usulünün uygulanması imkanı ortadan kalkar. TTK'nın 410/1. maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi ile görevi yönetim kuruluna ve görevleriyle ilgili konularla sınırlı olmak üzere tasfiye memurlarına aittir.
Eldeki davada davalı şirketin dava konusu █████/2018 tarihli genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyeleri █████/2016 tarihli olağan genel kurul kararıyla yönetici seçilmişlerdir. Bu genel kurul toplantısının geçersiz yönetim kurulu kararına istinaden yapıldığı, genel kurulda alınan kararların da bu sebeple yoklukla malul olduğu, dolayısıyla anılan kişilerin yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanmadıkları kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit hale gelmiştir. Buna göre, davaya konu █████/2018 tarihinde gerçekleştirilen 2017 yılı olağan genel kurul toplantı çağrısının çağrı yapmaya yetkili yönetim kurulu tarafından yapıldığı kabul edilemeyeceğinden, bu toplantıda alınan kararlar da yok hükmündedir. Çağrı usulsüzlüğü, çağrı yapmaya yetkili kişilerin, TTK'nın 411, 413 ve 414 maddesindeki usullere riayet etmemeleri halinde değerlendirilebileceğinden, somut olayda usulsüz çağrıdan bahsetmek de mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin Yargıtay 11. HD'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2018; █████████ E, █████████ K. sayılı ve █████/2024 tarihli ilamları).
Ayrıca davaya konu genel kurul kararların yoklukla malul olduğunun tespiti karşısında, davacının talebinin kararların iptaline yönelik olması, iptal şartlarının bulunmaması ve dava konusu olmayan diğer genel kurul kararlarının iptal veya yoklukla malul olduğunun tespit edilmemesi sonuca etkili olmadığından, davalı vekilinin istinaf nedenleri benimsenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!