Genel kredi sözleşmesi kefaletinde KGF kapsamı ve faiz oranlarına itiraz edilen menfi tespit davası istinaf kararı.
Özet: Genel kredi sözleşmesine kefil olan davacı, banka tarafından başlatılan icra takibinde sadece belirli bir teşvik kapsamındaki krediye kefil olduğunu, diğer borçlardan yanıltma ve esaslı hata nedeniyle sorumlu olmadığını, icra takibindeki faiz oranlarının fahiş olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, faiz miktarının bir kısmı yönünden borçlu olunmadığına karar vermişken, davacı vekili müvekkilinin kefalet iradesinin kapsamı, genel işlem koşullarına aykırılık ve icra takibindeki faiz oranlarının fahişliği gerekçeleriyle kararın redde ilişkin kısımlarının kaldırılarak davanın tamamen kabulünü talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile dava dışı ... arasındaki █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, fakat kredi ... garantisiyle kullandırıldığından müvekkilinin kefaletinin geçerli olmadığını, zira kefalete yönelik iradenin ... garantisi kapsamında oluştuğunu, bunun dışında dava dışı asıl borçlunun kullandığı kredilerden dolayı kefalet iradesi bulunmadığını, TBK'nın 31. maddesine göre esaslı hata durumunun oluştuğunu, bu hususun █████/2020 tarihli ihtarla öğrenildiğini; bu nedenlerle davalının başlattığı İstanbul 35. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığını; müvekkilinin ihtarının tebliğiyle temerrüde düşeceğini ve istenen faiz oranlarının fahiş olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve %20'den aşağı olmayacak tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davacının kefaletinin geçerli olduğunu, takipte istenilen tutar kadar müvekkilinin alacağının bulunduğunu, faiz oranlarının fahiş olmadığını ve genel işlem koşullarına ilişkin iddianın kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve %20 oranından aşağı olmayacak tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, denetime elverişli bilirkişi raporunda davacı kefilin icra takibinde toplam 80.993,51-TL asıl alacak, 5.942,68-TL akdi faiz, 32.004,80-TL işlemiş temerrüt faizi ve 276,91-TL ihtar gideri ile sorumlu olduğunun belirlendiği, buna göre davacının toplam sorumlu olması gereken faiz miktarı 20.230,89-TL akdi faiz olması gerekirken, takipte 5.942,68-TL akdi faiz, 32.004,80-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 37.947,48-TL istenildiği, davacının aradaki 17.716,59-TL fark kadar alacaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu icra takibinde takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 17.716,59-TL'si yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin ve şartları bulunmayan davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı asıl kredi borçlusunun ... desteği kapsamında aldığı krediye kefil olma iradesinin bulunduğunu, tüm kredi borçlarından kefil olma iradesi olmadığından yanıltılmış müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını; genel işlem koşullarına aykırı sözleşmenin yazılmamış sayıldığını; icra takibindeki faiz oranlarının fahiş olduğunu; kefile başvuru şartlarının oluşmadığını, kefilin kefalet limitiyle ve yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek, kararın redde ilişkin kısımlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, davalı bankanın davacının kefil olduğu belirtilen genel kredi sözleşmesine dayanarak başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında alacaklının davalı banka, borçluların davalı ve dava dışı ..., takip tarihinin █████/2020 olduğu, takibin genel kredi sözleşmesi kapsamındaki ... nolu kredilere ilişkin █████/2020 tarihli kat ihtarına dayandığı, takipte 4 adet kredi için ferilerle beraber 85.053,51-TL asıl alacak, 276,91-TL ihtar gideri, 32.004,80-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.600,24-TL %5 bsmv ve 5.942,68-TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 124.878,14-TL'nin 761,23-TL asıl alacak için %42,50, 112.237,08-TL asıl alacak için %47,76, 276,91-TL asıl alacak için %9 yasal faiz, 2.030-TL %66 ve 2.030-TL için %65'ten az olmamak üzere artan oranlarda faiz işletilerek tahsili istenildiği; davacı kefilin icra takibinde sorumluluğunun faiz ve masraflar hariç sadece ...345 nolu kredi için 761,23-TL asıl alacak ve ...697 nolu kredi için 80,232,28-TL asıl alacak, 5.942,68-TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 276,91-TL ihtar masrafı ve 32.004,80-TL işlemiş temerrüt faizinden ibaret olduğunun belirtildiği; ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, ancak takibe itiraz edilmediği görülmüştür.
Davaya konu █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde asıl kredi borçlusunun dava dışı ..., davacının ise sözleşmeyi 375.000-TL limitle müteselsil kefil olarak aynı tarihte imzaladığı ve TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartları itibariyle kefalet yasal koşulları taşımaktadır.Davacı, dava dışı borçlunun sadece ... kapsamındaki kredisine kefil olduğunu iddia etmekte ise de, genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğu ve sadece ... kapsamındaki kredilerden sorumlu olduğuna veya bu hususta yanıltılarak iradesinin fesada uğratıldığına dair bir delil sunulmamıştır.Davacı, sözleşmedeki genel işlem şartlarına aykırı olan hususların yazılmamış sayılacağını ileri sürmüş ise de, 2017 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden kredilerin kullanıldığı ve 4,5 yıl sonra açılmış davada genel işlem şartlarına ilişkin itiraz iyiniyet ilkelerine aykırı bulunmuştur.
Somut olayda kredi hesabının takipten önce kat edildiği belirlendiğinden, alacak kefil ve asıl borçlu yönünden muaccel (istenebilir) olduğunun kabulü gerekir. Dava dışı asıl kredi borçlusuna sözleşmede belirtilen adresinde kat ihtarının █████/2020 tarihinde tebliğ edilemediği, İİK'nın 68/b gereğince verilen süre sonu itibariyle █████/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davalının TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefil olan davacıya başvuru şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Yargılada, bankacı bilirkişiden alınan raporda, takipte davacıdan talep edilmiş ... nolu ve ...nolu hesaptan kullanılmış ... nolu nakdi krediler için yapılan incelemede, kat ihtarı davacıya tebliğ edilemediğinden davacının temerrüt tarihinin █████/2020 takip tarihi olduğu; ... nolu kredi için █████/2020 kat tarihi itibariyle, 80.232,28-TL ana para, 19.212,69-TL %23,88 işlemiş akdi faiz ve 960,63-TL %5 bsmv olmak üzere toplam 100.405,60-TL; █████/2020 takip-temerrüt tarihi itibariyle, 100.405,60-TL anapara için kat tarihi ile takip tarihi arasındaki 11 gün için işlemiş 732,63-TL %23,88 akdi faiz olduğu, genel kredi sözleşmesinin 12.2. maddesi uyarınca temerrüt faizinin akdi faizin 2 katı oranında uygulanacağından bu kredi için temerrüt faizi oranının %47,76 olacağı, takipte bu oranda istenildiği; ... nolu hesaptan kullanılan ... nolu kredi için █████/2020 kat tarihi itibariyle, 761,23-TL ana para, 277,53-TL %25 işlemiş akdi faiz ve 13,87-TL %5 bsmv olmak üzere toplam 1.052,63-TL; █████/2020 takip-temerrüt tarihi itibariyle, 1.052,63-TL anapara için kat tarihi ile takip tarihi arasındaki 11 gün için işlemiş 8,04-TL %25 akdi faiz olduğu, genel kredi sözleşmesinin 12.2. maddesi uyarınca bu kredi için temerrüt faizi oranının %50 olacağı, takipte bu orandan daha düşük yani %42,50 temerrüt faizi istenildiği; buna göre temerrüt-takip tarihindeki davalının davacıdan olan alacak tutarının 80.232,28-TL ana para, kat tarihine kadar işlemiş 19.212,69-TL %23,88 işlemiş akdi faiz, 960,63-TL %5 bsmv, 761,23-TL ana para, 277,53-TL %25 işlemiş akdi faiz, 13,87-TL %5 bsmv, kat tarihi ile takip tarihi arasındaki 11 gün için işlemiş (732,63-TL %23,88 akdi faiz+ 8,04-TL %25 akdi faiz=)740,67-TL akdi faiz, 37,03-TL %5 bsmv ve 276,91-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 102.512,84-TL olduğu hesaplanmıştır.
Genel kredi sözleşmesinin "Müteselsil Kefalet" başlıklı 33. maddesinde, davacı müteselsil kefilin müşteriye uygulanacak akdi ve temerrüt faizinden sorumlu olduğu düzenlendiğinden, davacının yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalının takip tarihi itibariyle isteyebileceği %47,76 ve %42,50 (ki bu oran sözleşmedeki orandan daha düşüktür) olan temerrüt faizi oranlarının sözleşmeye uygun bir şekilde belirlendiği ve fahiş olmadığı; diğer iki kredi için davacının istinaf dilekçesinde belirttiği %65 ve %66 temerrüt faizi oranlarının davacıdan talep edilmeyen kredilere ilişkin olduğundan davacının bu oranda ki faiz taleplerine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacıdan takipte toplam 37.947,48-TL akdi ve temerrüt faizi olmak üzere işlemiş faiz talep edildiği, ancak (19.212,69-TL+277,53-TL+740,67-TL=) 20.230,89-TL talep edilebileceği belirlenmekle, fazla talep edildiği belirlenen (37.947,48-TL-20.230,89-TL=) 17.716,59-TL işlemiş faizden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması yerindedir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!