Zayi nedeniyle iptal edilmiş çek ile imza inkarına dayalı ihtiyati haciz itirazının İİK 265 kapsamında değerlendirilememesi üzerine istinaf incelemesi.
Özet: Belgede, ödenmeyen bir çeke dayalı ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlunun, çekin zayi nedeniyle iptal edildiğini ve imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin itirazı İİK madde 265teki sınırlı nedenlere dayanmadığı gerekçesiyle reddetmesi, ardından borçlunun istinaf başvurusuyla çekin iptal kararının göz ardı edildiğini belirtmesi karşısında, istinaf mahkemesinin Yargıtay içtihadına atıfla çekin zayi nedeniyle iptalinin veya ödeme yasağının ihtiyati hacze engel teşkil etmeyeceğini vurgulayarak itirazın reddi kararını değerlendirdiği anlaşılmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI : ████████ D.İş - ████████ KararTALEP: İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026İtirazın reddine ilişkin kararın karşı yan borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;İHTİYATİ HACİZ KARARI VE İTİRAZ: Bir adet ibrazında ödenmeyen çeke dayalı verilen ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili "ihtiyati haciz kararının dayanağını oluşturan belgenin hukuken yok hükmünde olduğunu, İİK nın 265 maddesi kapsamında itirazlarının yalnızca imzaya ilişkin olmadığını, ihtiyati hacze dayanak yapılan çekin, zayi nedeniyle iptal edildiğini, hukuki varlığını tamamen yitirdiğini,ihtiyati haczin devamının hukuken mümkün olmadığını, alacağın varlığının ve muacceliyetinin yaklaşık olarak dahi ispatlanamadığını, takip dayanağı çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, işbu ihtiyati haciz kararının müvekkili yönünden telafisinin güç zararlara sebebiyet verdiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.EK KARAR: Mahkemece; İİKnın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmış ve bunların ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve alınan teminata ilişkin olabileceği belirtildiği ,itiraz eden vekili takip dayanağı, ihtiyati hacze konu çekteki imzaya yönelik itirazları mevcut olduğu; İstanbul BAM 43. HD █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında özetle "İİK 265 maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırli olarak sayılmış olup; ihtiyati haczin dayanağı senet üzerinde düzenleyen borçlu adına atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve borçlu olmadığına ilişkin diğer tüm itirazları bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği,açılacak bir menfi tespit davasının konusu oluşturacağı"denildiği dikkate alındığında itiraz eden vekilinin çek içeriğine ilişkin imza inkarına ilişkin itirazların ancak işin esasına yönelik borçlu olmadığına ilişkin itirazları bu madde kapsamında değerlendirilecek bir itiraz olmayıp, açılacak bir menfi tespit davasının konusu oluşturacağından ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı yan borçlu vekili; ihtiyati haciz talebine dayanak çekin; █████/2026 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 930.000- TL bedelli çek olup; Mersin 1. ATM'nin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kesinleşmiş ilamında ise, keşidecisi müvekkil şirket olan ve ... Bankası A.Ş. Erdemli Şubesi'ne ait çekler arasında ... seri numaralı çek açıkça sayılmış ve TTK'nın 764/1. maddesi uyarınca zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini ,ihtiyati hacze ve kambiyo takibine dayanak yapılan çek ile mahkeme kararıyla iptal edilen çek aynı çek olduğu açık bir şekilde görüldüğünü, dosyaya sunulan çek iptal kararı, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte son derece önemli bir delil olup, mahkemenin çek iptali kararına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmamış, neden dikkate alınmadığını açıklamamış ve kararını yalnızca imza itirazı üzerinden kurduğunu, çek iptal kararının kesinleştiği,çek üzerinde banka tarafından düşülmüş imza uyuşmazlığı şerhi bulunduğu ,hukuki geçerliliği ciddi biçimde tartışmalı olan ve üstelik mahkeme kararıyla iptal edilmiş bir belgeyi yeterli kabul ederek işbu karara hükmedildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı şekilde verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.Karşı yanın keşideci olduğu ibrazında keşideci imzası ile uyumsuzluk bulunduğu gerekçesiyle hamile ödeme yapılmayan bir adet çeke dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına karşı yan borçlu tarafından; ihtiyati haciz kararına dayanak çekin kesinleşmiş mahkeme kararı ile zayi nedeniyle iptaline karar verildiği ve çek üzerinde ki imzanın keşideci şirket yetkilisine ait olmadığı sebebleriyle itiraz edilmiştir.İİKnın 265. madde gereğince "borçlu kendisinin yokluğunda verilmiş olan ihtiyati haczin dayandığı nedenlere, yetkiye ve teminata" itirazda bulunabilir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilez. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.Çeke dayalı ihtiyati haciz taleplerinde, çek ile ilgili açılan zayi nedeniyle iptal davasında çek hakkında ödeme yasağı tedbirinin bulunması, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir (Yargıtay 11. HD'nin 12.10.2012 tarih ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamı). Zayi nedeniyle iptal davasında, mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesi veya çek bedelinin bankada bloke edilmesi de ihtiyati hacze engel teşkil etmemektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 01.03.2011 tarih █████████ esas█████████ karar sayılı ilamı)Zayi nedeniyle iptal kararları hasımsız olarak verildiğinden ve iyiniyetli hamilin haklarına etkisi olmadığı yerleşik yargı uygulamasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 27.09.2012 Tarihli █████████ Esas ██████████ Karar sayılı kararında; “…Çekin dolandırıcılık neticesiyle elden çıktığı gerekçesiyle açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı bir ilam olmayıp tespit niteliği taşımaktadır. Ayrıca bu karar hasımsız olarak verilmiş bulunduğundan davada taraf olmayan iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz.” şeklinde hüküm tesis edilmiştir.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin ████████ esas ;█████████ karar sayılı kararında; “Dava konusu olayda, mahkemece davacının elinde bulunan hamiline yazılı çek’e istinaden ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Söz konusu çek için hasımsız talebe göre bir başka mahkemece, TTKnınn 669 ncu maddesi kapsamında ödeme yasağı kararı verilmesi, çekin ihtiyati hacze konu yapılmasına ve takibe konmasına engel teşkil etmez. Kaldı ki borçlunun itiraz sebebi olarak ileri sürdüğü bu husus, İİK.nun 265 nci maddesinde sınırlı olarak sayılmış bulunan itiraz nedenlerinden olmayıp, ancak açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasında incelenebileceğinden, mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir. "denilmiştir. Görüldüğü üzere muteriz borçlu vekili çekin hukuken ortadan kalktığını ileri sürmekte ise de; kesinleşmiş zayi nedeniyle iptal kararı gerek ihtiyati haciz kararı verilmesine gerekse takip başlatılmasına engel sayılmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz kararının bankaya ibrazında ödenmemiş çeke dayalı verildiği, karşı yan keşideci borçlunun ancak ihtiyati haczin sebebi ile teminata ve yetkiye itiraz edebileceği, bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususların, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemeyeceği, imza inkarının itiraz sebeplerinden olmadığı gözetilerek; itirazın reddine yönelik ek kararda hukuka aykırılık olmadığından, itiraz eden borçlu vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden-borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026