İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Diş hekimleri limited şirketi ortakları arasında güven ihlali ve haklı sebeple şirket fesih ve tasfiyesi talepli davanın istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, limited şirket ortağının, diğer ortakların güven sarsıcı eylemleri, bilgisi dışında ortak hesaplardan para çekimi ve şirketin zarara uğratılması iddialarıyla şirketin fesih ve tasfiyesini, alternatif olarak hissesinin ve haksız çekilen paraların avans faiziyle ödenmesini talep ettiği bir davayı özetlemektedir; davalı taraf ise davacının iddialarının asılsız olduğunu, kendi kliniğini açma gayesiyle rekabet yasağını ihlal ederek şirketi feshetmeye çalıştığını ve kendi kusuruyla fesih isteyemeyeceğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: Şirket Fesih ve Tasfiyesi KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı ... ile dava dışı ... diş hekimi olup, diş hekimliği yapmak üzere aralarında 2013 senesinde bir âdi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, daha sonra ise 2019 senesinde davalı limited şirketi kurduklarını aksi karar alınıncaya kadar üç ortağın şirket müdürü olarak seçildiklerini, ilerleyen zamanlarda diğer ortakların müvekkilinin güvenini sarsacak eylemlerde bulunduklarını, şirkete ait İnstagram hesabının şifresini değiştirdiklerini, müvekkilinin hesaba erişiminin engellendiğini, bu eylemin ortak ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline psikolojik baskı yapıldığını, ortaklıktan uzaklaştırılmak istendiğini, yine ortaklardan...'nin müvekkiline ve diğer ortak ...'a noterden ihtarname göndererek davalı şirketten ve önceki adi ortaklıktan kendi payına düşen kazanç tutarlarını alamadığını iddia ettiğini, ortak...'nin haftanın iki günü davalı şirketin kliniğine geldiğini, geriye kalan günlerde kendisine ait Etiler'deki klinikte çalıştığını, ortak ...'nin adi ortaklıktan ve davalı limited şirketten kendisine pay bedellerinin ödenmediği iddiasının tamamen asılsız olduğunu, üç ortağın ortak olduğu banka hesaplarından paraların bizzat ... tarafından çekildiğini, ...'daki ... İban numaralı ortak hesabın ekstrelerinin celbi halinde durumun görüleceğini, çekilen paraların ortaklar arasındaki paylaşımını bizzat ...'nin yaptığını, müvekkilinin yaşanan olaylar yüzünden kendisine ait bir klinik açma çabasına girdiğini ve dava konusu klinikten kısmen de olsa uzaklaştığını, müvekkilinin kendisine yeni bir klinik açacağını diğer ortaklar ile paylaştığını, bunun üzerine ...'daki ... İban numaralı ortak hesaptan ... tarafından 3.200 Euro'nun müvekkilinin bilgisi dışında çekildiğini, ayrıca şirkete ait ...'daki ... İban numaralı hesaptan müvekkilinin bilgisi dışında █████/2022 tarihinde 200.000 TL ve █████/2022 tarihinde 130.000 TL'nin diğer ortak ...'un eşinin şirket hesabına gönderildiğini, müvekkilinin 07-06-2022 tarihinde diğer ortaklara noterden ihtarname gönderdiğini, ortaklara ve şirkete ait bankalardaki paraların ortaklar arasında paylaştırılmasının ve ayrıca şirketteki demirbaşların değerinin tespit edilerek müvekkilinin payının ödenmesinin talep edildiğini, ancak bir sonuç elde edilemediğini, müvekkilinin ortaklara güveninin kalmadığını, kendi kliniğini açacağından şirket ortaklığına devam edemeyeceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 636'ncı maddesinde şirketin haklı sebeple feshinin düzenlendiğini, madde gerekçelerinde anonim şirketin haklı sebeple feshini düzenleyen T.T.K.'nun 531'inci maddesine atıf yapıldığını, haklı sebepleri belirlerken kollektif şirketlere ilişkin T.T.K.'nun 245'inci maddesinden yararlanma imkânının bulunduğunu beyanla davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, feshin uygun görülmemesi halinde ortakların ve şirketin banka hesaplarında bulunan paraların ortaklar arasında paylaştırılmasına, davalı şirketin değerinin tespit edilerek müvekkilinin hissesinin avans faizi ile birlikte ödenmesine, ortakların ve şirketin banka hesaplarından çekilen veya başka hesaba aktarılan paraların kâr payı oranında avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, şirketin feshine karar verilmesi halinde ödenmeyen kâr payının avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama süresinde şirketin zarara uğratılmasını engellemek amacıyla banka hesapları ihtiyati tedbir uygulanmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taleplerinin hukuksal dayanağının olmadığını, davacının kendi kliniğini kurma çabasına girdiğini, bu amacına ulaşmak için gizli faaliyetlerde bulunduğunu, şirketten ayrılmak için de asılsız iddialar ileri sürerek davayı açtığını, şirketin feshini sağlayarak hasta portföyünü kendi kliniğine yönlendirmek istediğini, davacının T.T.K.'nun 613'üncü ve 626'ncı maddelerinde öngörülen bağlılık ve rekabet yasağı yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davanın kendi kusurundan kaynaklanan sebeplere dayanarak müvekkili şirketin feshini veya ortaklıktan çıkarılmasını isteyemeyeceğini, müvekkili davalı şirketin diğer ortaklarından gizli olarak poliklinik kurma işlemlerine başladığını, bunun akabinde de kendisini haklı göstermek için davalı şirkette sorunlar yaratmaya başladığını, şirket ortaklarında ...'nin davacıya ve diğer şirket ortağı ...'a noterden ihtarname göndererek çalışmalarının karşılığını alamadığını konu ettiğini, bunun davalı şirketin kayıtlarının davacı tarafından gizlenmesinden kaynaklandığını, davacının Mayıs 2022 ayından itibaren müvekkili şirketin kliniğine gelmediğini, daha sonra davacının İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne müracaat ederek davalı şirket ile ilgili çalışma belgesinin iptal edilmesini, kendi kurduğu ... Limited Şirketi'ne ruhsat verilmesini ve bu yerde çalışmak üzere kendisine çalışma belgesi düzenlemesini istediğinin öğrenildiğini, davacının bu durumu ortakları ile paylaşmadığını, davacının Mayıs 2022 ayından itibaren işe gelmemesi üzerine mali verilerin incelendiğini, şirket kazancının çoğunun davacı yanca alındığının, çektiği paraları şirkete aktarmadığının tespit edildiğini, asıl güvensizlik ortamını davacının yarattığını, müvekkili şirketin İnstagram hesabının ortaklardan... tarafından açıldığını ve bu ortağın şahsi hesabı ile entegre olarak çalıştığını, bu nedenle diğer ortakların bu hesap üzerinde şahsi bir hak öne süremeyeceğini, davacının da kendi şahsi instagram hesabı üzerinden davalı şirkete ait yeni bir hesap oluşturmasının ve paylaşımlarını yapmasının önünde bir engel bulunmadığını, bankalardan çekilen paraların davalı şirketin işlemleri için kullanıldığını, bunların dekontlarının cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, şirketin ortağı ...'un eşinin mimar olduğunu, .... Ltd. Şti. unvanlı şirketinin bulunduğunu, bu şirketin müvekkili şirketin kliniğinde bazı inşaat işleri yaptığını, davalı şirketin ...'daki hesabından █████/2022 tarihinde 200.000 TL'lik ve █████/2022 tarihinde 130.000 TL'lik iki havalenin .... Ltd. Şti.'ne gönderildiğini, karşılığında alınan faturanın cevap dilekçesinin ekinde sunulduğunu, davacının bu durumu çok iyi bildiği halde mahkeme nezdinde kötü bir algı yaratabilmek amacıyla bu iddiayı ileri sürdüğünü, gayesinin banka hesaplarına tedbir kararı almak olduğunu, oysa yasal olmayan hiçbir hususun bulunmadığını, müvekkili şirketin kullandığı bazı malzemeleri yabancı para üzerinden veya yabancı paraya endeksli olarak aldığını, ...'nin de bunun için ...'tan 3.200 Euro'yu çektiğini, malzeme bedellerini ödediğini, öte yandan müvekkili şirketin ...'ye borçlu bulunduğunu, davacının bu durumu gündeme getirmesinin abesle iştigal etmekten ibaret olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödenmemiş kâr payı şirket kıymetine dahil olacağından davacının ayrıca kâr payı talep edemeyeceğini, davacının alacak tutarını belirtip nispi harç ödemesi gerektiğini beyanla haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın haklı sebeplerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, ödenmeyen kâr payının ödenmesi, demirbaşların değerlerinin tespiti ile pay oranında tahsili, ortakların hesabına aktarılan paranın tahsiline ilişkin olduğu, davalı şirket İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ... sicil numarasiyla kayıtlı olup, ağız ve diş sağlığı tedavisi konusunda faaliyet göstermek üzere █████/2019 tarihinde tescil edilerek 120.000 TL'lik sermaye ile üç ortak tarafından kurulduğu, davacı ve diğer ortakların 1/3 pay sahibi oldukları, ana sözleşmenin 3 üncü maddesine göre, aksi karar alınıncaya kadar üç ortağın da müdür olarak seçildiği, ...'un müdürler kurulu başkanlığına getirildiği, davalı şirketin █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında; şirketin 120.000 TL olan sermayesinin, 1.200.000 TL'ye artırılmak suretiyle 1.320.000 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, ortaklara da rüçhan haklarını kullanmak üzere 15 süre tanındığı, davalı şirketin 2021 senesinde 4.540.433,35 TL'lik net satış yaptığı, satışlarının maliyeti 2.532.796,86 TL olup, 2.007.636,49 TL brüt kâr elde ettiği, faaliyet ve finansman giderlerinin çıkarılmasından sonra 775.818,07 TL net kârının kaldığı, 2022 senesinde 1.552.371,19 TL net kâr elde ettiği, 2022 senesi sonu itibariyle 5.157.518,72 TL'lik varlığının bulunduğu, borçlarının ise 1.426.330,77 TL olduğu ve buna göre özvarlığının 4.731.187,95 TL olduğu, 120.000 TL'lik sermayesinin, hesaplanan özvarlık bünyesinde yaklaşık 40 misli fazlası ile korunduğu, mali yapısı iyi durumda olup, kuruluşundan itibaren üç yıl içinde sermayesini 40 misli artırmayı başardığı, davacının davalı şirkette ortak, müdür ve imza yetkilisi iken, █████/2021 tarihinde davalı şirket ile aynı konuda faaliyet göstermek üzere kendi şirketini kurduğu, davalı şirket faal olup, ülke ekonomisine katkısını sürdürmekte olduğu, şirketin yönetim organının bulunduğu, fesih ve tasfiyesi için bir nedenin bulunmadığı, kaldı ki diğer ortakların kusurlu olduklarının da davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla hakediş ve demirbaş bedellerinin tespiti, davalı şirketin mevcut değerinin tespiti ile davacıya payı oranında ödenmesine ilişkin taleplerin ancak şirketin tasfiyesi halinde hesaplanarak davacıya ödenebileceği, iş bu davada da tasfiye koşullarının oluşmadığı görülmekle, davacının bu taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekili üç ortağın ortak olduğu banka hesabından ... tarafından paralar çekildiğini belirterek, bunların müvekkiline ödenmesini talep etmişse de, davada sadece şirketin davalı olarak gösterildiği ancak bahsedilen ...'daki hesabın, ortakların şahıslarına ait olduğu, şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle davacının bu talebi yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, kâr dağıtılmasına karar verecek organ olağan genel kurul olup, davalı şirket genel kurulu tarafından kâr dağıtımına ilişkin karar alınmadığından mahkemece bu hususta karar verilemeyeceği. gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin istenmesinin nedeninin, müvekkilinin ortaklıktan uzaklaştırılmak istenmesi, diğer ortakların davranışları ile müvekkilinin kendilerine duyduğu güveni yitirmesine sebep olmaları, davalı şirket hesabından müvekkilinin bilgisi olmadan para çekilmesi ve dava dışı 3. kişilerin hesaplarına yüksek meblağlı para aktarılması olduğu, davalı şirketin instagram hesabına müvekkilinin girişinin engellendiği, ortaklardan ... tarafından diğer ortaklara, kar paylarının ödenmediğine dair gerçek dışı beyanlar içeren ihtarname gönderildiği, müvekkilinin kendisine bir klinik açma girişiminde olduğu, bu hususu diğer ortaklara söylemesi üzerine ortaklara ait hesaptan, ortak ... tarafından müvekkilinin bilgisi dışında para çekildiği, yine müvekkilinin bilgisi dışında ortak ...'un hesabına para gönderildiği, bu hususların ağır kusur teşkil ettiği, Mahkemece bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiği, yine sermaye artırım kararına karşı açılan iptal davasının bekletici mesele yapılması talebi ile ilgili olarak da karar verilmediği, eksik ve hatalı inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, limited şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi, aksi halde davalı şirket ile ortaklara ait paranın ve demirbaşların değerinin tespiti ile davacıya ait payın ödenmesi, ödenmeyen kar payının tahsili ve şirket hesaplarından usulsüz olarak çekildiği ve başka hesaplara aktarıldığı iddia edilen paralardan davacının payına düşen kısmın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirketin sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçlarını düzenleyen 636. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Kanunda haklı sebeplerin ne olduğu düzenlenmemiş, bu konuda takdir hakkı somut olayın özelliği nazara alınarak Mahkemelere bırakılmıştır. Buna göre mahkemeler dayanılan vakıaların gerçekliğini, haklı sebep teşkil edip etmeyeceğini, ileri sürülen fesih sebeplerinin tarafın kendisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, şirketin feshinin son çare olup olmadığını, dava açan pay sahibinin gerçek pay değerinin ödenmesi suretiyle paydaşlıktan çıkarılmasının daha adil bir sonuç yaratıp yaratmayacağını ve somut olaya göre şirketin ayakta tutulması daha hakkaniyetli ve adil bir sonuç doğuracak ise alternatif bir çözüm yolunun bulunup bulunmadığını değerlendirerek karar verecektir. Bir sebebin hukuki ilişkinin sonlandırılmasında haklı sebep olarak kabul edilebilmesi için, o hukuki ilişkiyi tarafları açısından çekilmez hale getirmesi, hukuki ilişkinin devamında bir faydanın kalmaması gerekmektedir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, İlk derece mahkemesince davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, bilirkişi raporunda Mahkemenin bilgisi dışında olacak hususların denetime açık şekilde tespit edildiği, davacının bu tespitler dışındaki iddia ve itirazlarının Mahkemece değerlendirilecek hususlardan olması sebebiyle bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına gerek olmadığı, gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığın açıklandığı, buna göre, davacı tarafından, davalı şirketin haklı nedenle feshine gerekçe olarak gösterilen; şirketin instagram hesabına girişinin engellenmesi ve dava dışı ortak tarafından diğer ortaklara, ödenmeyen kar payının ödenmesi için ihtar gönderilmesinin, davacı için ortaklığı çekilmez hale getirecek haklı sebep teşkil etmediği, ortaklar arasında açılmış herhangi bir davanın bulunmadığı, davacının dava dışı ortaklar tarafından şirkete ait paraların usulsüz şekilde çekildiği ve kullanıldığına dair iddiasını ispat edemediği, kaldı ki bu iddianın, ticari faaliyetine devam ederek yüksek kar elde eden davalı şirketin feshi için haklı bir gerekçe oluşturmayacağı, bu halde usulsüz işlem yaptığı iddia edilen ortağa karşı sorumluluk davası açılması gerektiği, davacının, davalı şirket ile aynı faaliyet alanında kurduğu şirket nedeniyle davalı şirketteki ortaklığından uzaklaştığını beyan etmekle, ortaklığın kendisi için çekilmez hale gelmesine bizzat kendisinin sebep olduğunu ortaya koyduğu, bu itibarla davalı şirketin haklı sebeple feshine karar verilemeyeceği, Mahkemenin, davacının, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine dair talebinin reddi gerekçesi yerinde olduğu gibi sair talepleri ile ilgili verilen karar ve gerekçesinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.