İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ortaklar arası güvenin kalmadığı ticari şirkette haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve payının ödenmesi davasını incelediği karar.
Özet: Bir limited şirket ortaklığından çekilme ve çıkma payının ödenmesi davasında, davacı ortağın güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı, karşılıklı usulsüzlük ithamları, şirketin fiilen faaliyet göstermemesi, ortakların başka şirketler üzerinden ticari hayata devam etmesi ve ortaklığın her iki taraf için de çekilmez hale gelmesi gibi haklı nedenlerin oluştuğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince davacının ortaklıktan çıkma talebinin kabul edilerek, bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenen şirket mal varlığı değeri üzerinden çıkma payının yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline hükmedildiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulan bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Ve Çıkma Payının Ödenmesi)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'in █████/2014 tarihinde .... Ltd. Şti. isimli davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin bahse konu şirketin %50 ortağı konumunda olduğunu, davalı şirketin 2 ortaklı bir şirket olduğunu, Mayıs ayı gibi davalı ... ve babasının müvekkilini arayarak şirket ortaklığına devam etmeyeceklerini ve ayrılmak istediklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin ise sözleşmesi yapılan işlerin sonlanması ile arzu ederlerse çalışmayı sonlandıracaklarını bildirdiklerini, davalı ... ve babasının müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete ait fatura ve müvekkilinin şahsi eşyalarının bulunduğu odaya gelerek, müvekkilinin kapısı kilitli iken çilingir çağırmak sureti ile odaya girdiklerini, davalı ortak ve babasının şirkete ait olan faturaları ve evrakları alıp iş yerini terk ettiklerini, davalı ...'in münferiden yetkili olması sebebiyle ... bankasına gelen 50.000,00 USD'yi elden çektiğini, geri kalan 22.520,00 USD bedelini de aynı bankada bulunan başka bir hesabına aktardığını, bu bedelin İzmir'de yapılan bir işin parçası olduğunu, bu nedenle davalıya ihtarname keşide edildiğini, taraflar arasında ticari faaliyeti devam ettirecek güven ilişkisinin kalmadığını, müvekkilinin bu şekilde bir ilişkiye devam etmesinin beklenemeyeceğini, davalı şirketin fesih sebeplerinin oluştuğunu, davalının başka bir şirket kurarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, taraflar arasında iletişimin kalmadığını, davalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ...'in şirketin çek ve faturalarını alıp iş yerini terk etmesi sebebiyle şirketi borçlandırıcı iş ve işlemler yapmasının mümkün olduğunu beyanla müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesine, ortaklıktan çıkmaya payının yasal faizi ile tahsiline, var ise ödenmeyen kar paylarının tespiti ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'e bu davada husumet yöneltilemeyeceğini, davacının bildirdiği iddiaların tamamının soyut iddialar olduğunu ve taraflarca ortaklığın devam ettirilmesinin mümkün olmadığını, davacının kendi kusuru ile müvekkili şirkete zarar verdiğini, davacının, dava dışı ... Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu ve müvekkili şirket tarafından alınan tüm işleri kendi ortağı olduğu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, her iki şirketin adresleri ve muhasebecilerinin aynı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket üzerinden kendi şirketine finansman sağladığını, davacının müvekkilini kandırarak çok sayıda çok meblağda faturayı ... Ltd. Şti.'ne kestirerek şirketi borçlandırdığını, kendi şirketine finansman sağladığını, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacının müvekkiline işçilerin yanında hakaret ettiğini, davacının müvekkili şirketi dolandırdığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, hukuki niteliği itibariyle, davacının davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılma talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davalı şirketin mal varlığının ve değerinin tespiti hususunda bilirkişi raporları alındığı, dosyada, özellikle davacı ile davalı şirketin diğer ortağı arasında güven ilişkisinin kalmadığı, ortakların birbirlerine karşı şirket hesaplarının usulsüz olduğuna dair ithamlarda bulunması, söz konusu ortaklar arasında anlaşmazlığın sürekli hale geldiği, davalı şirketin faaliyetlerine devam etmiyor oluşu, ortakların başka şirketler kurarak ticari faaliyetlerini bu şirketler üzerinden devam ediyor olması, davalı şirketin uzun süreden beri Ticaret Sicilinde herhangi bir tescilinin bulunmadığı, belirli bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelen ortaklar arasındaki husumetin ortak amacın gerçekleştirilmesine artık imkan vermeyeceği, ortaklığın her iki taraf için de çekilmez hal aldığı kanaatine varıldığı, bu yönüyle şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebeplerin oluştuğunun kabulü gerektiği, davacanın ayrıca ortaklıktan çıkma payı talebi olduğundan karar tarihine en yakın tarihli şirketin mal varlığı değerleri üzerinden çıkma payının hesaplandığı, davalı şirketin fiili olarak karar tarihine en yakın tarihli mal varlığı dikkate alınarak düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı, Sultanbeyli ilçesi ... mahallesi, ... ada 5 parsel... nolu bağımsız bölümün davalı şirket adına kayıtlı olmaması nedeni ile hesaplamada dikkate alınmamasına, ... plakalı araçların uyaptan yapılan kontrollerinde davalı adına kayıtlı olmadığı anlaşıldığından hesaplamada dikkate alınmamasına karar verildiği gerekçesi ile davalı şirkete karşı açılan davanın kabulü ile davacının, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve190.736,75 TL ortaklıktan çıkma payının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, davalı ...'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;davanın █████/2017 tarihinde açıldığı, dava tarihinde davalı şirketin alacakları daha fazla iken davalıların, şirketin mal varlığını azaltarak, şirkete ait taşınmaz ve araçları kendi yakınları üzerine devrettikleri, bu hususun Mahkemece ve bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığı, söz konusu taşınmaz ve araçların hesaplama dışı tutulamayacağı, bu hususun mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğu, davalıların, ortaklar kurulu kararı bulunmadan şirkete at taşınmazı devretmelerinin usulsüz olduğu, davalı ortağın tek başına bu işlemi yapamayacağı, dava açıldığı tarihten 6 sene sonra hüküm kurulması ve bilirkişi raporlarına itirazlarının nazara alınmamasının hukuka aykırı olduğu, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
DAVALILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yargıtay kararları ile kabul edildiği üzere kusurlu olan ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkma talebinde bulunamayacağı, davacının ortaklık hükümlerine aykırı davrandığı ve rekabet etmeme kuralını ihlal ettiği, davacının kusurlu ve haksız olması sebebiyle davanın tümden reddinin gerektiği, Mahkemece haklı nedenlerin varlığı ve özellikle davacının kusurlu olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, davacının, hileli yollarla kendi şirketi adına fatura kesmek suretiyle müvekkili şirketi borçlandırdığı, kendi şirketine finansman sağladığı, davacının sahibi olduğu şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ve açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin itirazının kısmen iptaline karar verildiği, bu dosyada yapılacak kapak hesabına göre ödenecek bedel karşısında müvekkili şirketin aktif mal varlığının da kalmadığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin güncel borç durumunun incelenmediği, şirketin borçlarının hesaplamaya dahil edilmediği, söz konusu rapora yapılan itirazların Mahkemece değerlendirilmediği, müvekkili şirketin borca batık durumda olduğu, bu durumda davacıya çıkma payı ödenemeyeceğine, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca davacının limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi ve çıkma payının ödenmesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca; her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. Açıklanan yasal düzenleme kapsamında şirketten çıkmasına karar verilmesini talep eden ortağın, bu talebinin dayanağı olan haklı sebepleri ispat etmesi gerekir. Kanunda nelerin haklı sebep olduğu konusunda bir düzenleme yapılmamış olup, bu husus her somut olay nezdinde Mahkemece değerlendirilecektir.
TTK'nın 641. maddesi uyarınca; ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Aynı Kanun'un 642. maddesi uyarınca ayrılma akçesi, şirketten ayrılma ile muaccel olur.
Somut olayda; davalı şirketin iki ortaklı olduğu ve ortaklarının davacı ile davalı ... olduğu, her iki ortağın şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde; davalı ortak tarafından şirketteki odasına izinsiz girilerek şirkete ait çek ve defterlerin götürüldüğü, şirket hesabına gelen paranın haksız olarak çekildiği ve kullanıldığı, kendi adına şirket kurularak faaliyette bulunulduğundan bahisle ortaklığın kendisi için çekilmez hale geldiğinin iddia edildiği, davalı tarafın ise, davacının kendisine ait bir şirketi olduğunu, bu şirket lehine olmak üzere davalı şirketi borçlandırdığını, davalı şirket adına alınan işleri kendi şirketi üzerine geçirdiğini, kendi şirketi adına gerçek olmayan faturalar düzenlediğini, şirketi dolandırdığını, ortaklığın taraflar açısından çekilmez hale geldiğini, davacının ortaklıktan çıkarılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunduğu, Mahkemece, davalı şirkete ait banka hesaplarının, tapu ve vergi dairesi kayıtlarının dosyaya celp edildiği ve bu kayıtlar üzerinden inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen █████/2022 tarihli ek rapor hükme esas alınmak suretiyle, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve davacıya ayrılma akçesinin ödenmesine karar verildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ve davalı ortak tarafından dava ve cevap dilekçesinde, birbirleri hakkında davalı şirket aleyhine yapıldığını iddia ettikleri usulsüz işlemlerle ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı, raporda davalı şirketin mali durumunun ve davacıya ödenecek ayrılma akçesinin davalı şirketin son beyannameleri üzerinden kaydi olarak belirlendiği, söz konusu rapora davacı vekili tarafından; dava tarihi itibariyle davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araçların dava tarihinden sonra usulsüz olarak davalı ortak tarafından yakınlarına devredildiği, söz konusu taşınmaz ve araçların değerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği şeklinde ve davalılar vekili tarafından; davacının kendisine ait şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan takip ve bu takibe davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında verilen karar gereği, davalı şirketin ödeyeceği borçların hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği şeklinde itirazda bulunulduğu, Mahkemece, söz konusu itirazlar hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığı ve ek rapor alınmadığı gibi, kararda bu itirazların hangi gerekçe ile değerlendirmeye alınmadığının da açıklanmadığı, yine gerekçeli kararda, davacı ve davalı ortağın birbirleri ile ilgili olarak ileri sürdükleri iddialar yönünden somut bir gerekçeye yer verilmediği, dosya kapsamında mübrez delil ve beyanlardan, dava tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olan İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 5 parselde kayıtlı, D blok, ... nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın ve yine davalı şirkete ait olan ... plakalı araçların yargılama sırasında üçüncü kişilere devredildikleri, davalı ortağın, söz konusu taşınmaz ve araçların kredi ile alındıklarını ve kendisinin bu kredi borçlarına kefil olduğunu ve kredi borçlarını ödediğini, satış bedelleri ile davalı şirketin borçlarının ödendiğini iddia ettiği, Mahkemece, bu iddia ve itirazlar değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece; dava tarihi itibariyle davalı şirket adına kayıtlı olan taşınmaz ve araçların devir ve intikallerini gösterir şekilde sicil kayıtları ile devir sözleşmelerinin ilgili kurumlardan celp edilmesi, davalı şirketin SGK ve vergi borcunun bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması, taraflara dilekçelerinde bildirdikleri davalı şirkete ait tüm bilgisayar vb araçların nerede bulunduğunu beyan etmek, bunlara ilişkin fatura vb belgeler ile davalı şirkete ait 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerini sunmak, davalı tarafa ayrıca, cevap dilekçesindeki beyanlara göre, davacının ortaklıktan çıkarılma talebinin kabul edilip edilmediği hususu ile taşınmaz ve araçların hangi bankalardan çekilen krediler ile alındığına dair beyanda bulunmak üzere süre verilmesi, davalı tarafça rapora itiraz ve istinaf dilekçesinde beyan edilen İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının, davacı ile davalı ortağın ortağı oldukları diğer şirketlere ait sicil kayıtları ile davalı şirketin sicil dosyasının, beyan edilmesi halinde ilgili bankalardan taşınmaz ve araçlara ilişkin kredi sözleşmeleri ve geri ödeme belgelerinin getirtilmesi, bundan sonra, dava tarihi itibariyle davalı şirket adına kayıtlı olup yargılama sırasında devredilen taşınmaz ve araçların devir bedellerinin şirketin aktif mal varlığına ve icra dosyasına konu borcun pasif malvarlığına dahil edilip edilmeyeceğine dair tarafların iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle, oluşturulacak bilirkişi heyetinden, ticari defterler, banka hesap dökümleri ve toplanan tüm deliller üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle; tarafların dava ve cevap dilekçesinde ileri sürdükleri şekilde davalı ortak tarafından davalı şirkete ait paranın hesaptan çekilip çekilmediği ve bu paranın akıbetinin ne olduğu, davacı tarafından, ortağı olduğu şirket lehine ve davalı şirket aleyhine işlemler yapılıp yapılmadığı, gerçek dışı fatura düzenlenip düzenlenmediği, davalı şirkete ait araçlar ile taşınmazın kredi ile alınıp alınmadığı, kredi borcunun davalı şirket tarafından ödenip ödenmediği, taşınmaz ve araçların satış bedellerinin şirket kayıtlarına girip girmediği, bu bedeller ile davalı şirkete ait borçların ödenip ödenmediği, diğer taşınır malların rayiç değerleri ile hesaplamaya dahil edilmesi gereken aktifler ve pasiflerin karar tarihine en yakın piyasa değerlerinin belirlenmesi ile varsa davacının talep edebileceği karar tarihine en yakın tarihteki çıkma payı alacağının tespiti ve davalı şirketin belirlenen çıkma payı alacağını ödeme imkanının bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınması, tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesindeki kusur durumu ve davacının ortaklıktan çıkma talebinin haklı olup olmadığının somut gerekçeler ile ortaya konulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın açıklanan sebeplerle davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!