Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında ödenmeyen fatura ve çekle ödeme iddialarına ilişkin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı şirketin ticari satıştan kaynaklanan 29.088,00 TL alacağına ilişkin icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalı, fatura bedelini davacı çalışanına teslim ettiği üçüncü taraf çekiyle ödediğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise, çekin davacıya ait olmadığını, davacının defterlerinde bulunmadığını ve başka bir şirket tarafından tahsil edildiğini belirterek davanın kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermiş, davalı ise istinaf başvurusunda, ödemenin geçerli olduğunu, mahkemenin ilgili çalışanla ilgili talepleri dikkate almadığını ve son bilirkişi raporunun borcu çok daha düşük gösterdiğini iddia etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 29.088,00 TL tutarındaki fatura kapsamında doğan alacağa istinaden İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu taraftan sadır itiraz sebebiyle öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma sağlanmaksızın olumsuz sonuçlanması sebebiyle huzurdaki itirazın iptali davasını ikame edildiğini, davalı tarafından yapılan borca itirazın haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yönelik olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafın adına düzenlenen fatura bedelini vadesi geçmiş olmasına rağmen ödememiş olduğunu, kendisi ile yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerde ise herhangi bir olumlu sonuç alınamadığını beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı şirketten fatura karşılığı 08.03.2018 tarihinde, 400 adet 50 kg'lık un satın aldığını, davalı müvekkilinin fatura bedelini 23.03.2018 tarihinde davacı şirket çalışanı ...'a çek çıkış bordrosu tanzim ederek ve müşterisine ait ... Şubesi'nin 29.09.2018 tarihli, .... Ltd. Şti. trafından keşide edilmiş, ... seri numaralı 30.000 TL bedelli çeki ciro edip teslim ederek ödediğini, çekin teslim edildiğine yönelik belgenin dosyaya sunulduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın tarafların kabulünde olan un satışından kaynaklı 29.088,00 TL bedelli faturanın ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davalının ödeme aracı olarak davalıya teslim ettiğine dair belgenin davacı alacaklı şirket defterlerinde bulunup bulunmadığının tespiti yönünde bilirkişiden rapor alındığı, █████/2023 tarihli ek raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, davalı tarafın fatura bedelini çek ile ödediğini iddia ettiği, davalının ödeme aracı olarak ileri sürdüğü çek bilgilerinin muhatap bankadan sorulduğu, çekin davacının dışında başkaca bir şirket tarafından ibraz ederek tahsil edildiği ve davacı alacaklı şirketin lehine düzenlenmediği, davacının çek üzerinde her hangi bir cirosunun bulunmadığı ve çekle ilgisinin olmadığı, davacı şirket kayıtlarında çekin bulunmadığı, taraflar arasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi olduğu, söz konusu açık hesaptan kaynaklı olarak ödenmeyen bir çek bulunduğu, ödenmeyen çekin hesaplardaki aktarımı neticesinde davacı tarafın davalıdan 29.088,00 alacaklı olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;İlk derece mahkemesi kararının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği, HMK'nın 27 ve 297. maddelerine aykırı olduğu, davacıdan, ... isimli kişi ile 2018 yılında aracı olarak çalışıp çalışmadığının ve bu kişi tarafından aynı şekilde yapılan tahsilatların kendisine ödenmemesi nedeniyle aralarında davaların bulunup bulunmadığının sorulması talep edilmesine rağmen Mahkemece talebin dikkate alınmadığı, ispat hakkının hiçe sayıldığı, müvekkili davalının cevap dilekçesi ekinde suretini sunduğu çek ile davacıya olan borcunu ödediği, çekin teslim edildiği ... isimli kişinin, çeki bankaya ibraz ederek bedelini tahsil eden ... Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, son alınan bilirkişi raporunda davacı şirket tarafından, müvekkilinin ... Limited Şirketi'ne vermiş olduğu çeki, müvekkilinin hesabına kaydettiği ve borcundan mahsup ettiğinin tespit edildiği, müvekkilinin davacıya bakiye 338 TL borcunun gözüktüğü, bu sebeplerle verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında dava ve takip konusu █████/2018 tarihli ve 29.088 TL bedelli faturaya dayalı olarak un alım satımına dair ticari ilişkinin bulunduğu, davalının fatura konusu unu aldığını kabul ettiği ancak fatura bedelini çek ile ödediğini, çeki davacıyı temsilen dava dışı ... isimli kişiye teslim ettiğini iddia ettiği, Mahkemece tarafların delillerinin toplandığı, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, alınan bilirkişi raporlarında, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı tarafça sunulan çekin kayıtlı olmadığı, davalı adına tutulan hesapta başka bir çekin kayıtlı olduğu ve bu çek bedelinin de tahsil edilemediği, davacının takip tarihinde talep ettiği tutar kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ödeme savunmasının ispatı olarak sunduğu çek bedelinin ibraz eden ... Limited Şirketi'ne ödendiği, çekin davalı tarafından davacı adına keşide edilmediği, üçüncü bir kişi tarafından davalı adına keşide edildiği, ilk cironun davalıya, sonraki cironun ise ... Limited Şirketi'ne ait olduğu, çek üzerinde davacıya ait ciro bulunmadığı gibi çek teslim evrakında da davacıya ait kaşe ve imzanın olmadığı, davacı vekili tarafından █████/2023 tarihli dilekçe ile çekin müvekkiline teslim edilmediği ve fatura bedelinin ödenmediğinin beyan edildiği, ... isimli kişinin dava dışı ... Limited Şirketi'nin yetkilisi olduğu, bu minvalde Mahkemece, davacı şirket yetkilisinin, çekin teslim edildiği ... isimli kişi ile davacı arasında temsil ilişkisi olup olmadığı ve aralarında yine çek bedellerinin tahsili ile ilgili davaların bulunup bulunmadığı hususunda isticvap edilmesinin dosyaya bir katkısının olmayacağı, çek bedelinin davacı tarafından tahsil edilmediği sabit olduğundan, davalının çekin kendisi tarafından davacıya, davacı tarafından da bedeli tahsil edilerek son hamil ... Limited Şirketi'ne ciro edildiğinim yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiği, bu hususu ispat eder yazılı bir delil sunulmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı adına tuttuğu hesaba, ... Limited Şirketi tarafından kendisine ciro edilen çeki alacak kaydetmiş olmasının, ödeme savunmasına konu çekin de davacıya verildiğini ve bedelinin davacıya ödendiğini ispat etmeyeceği, davacı ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında organik bağ olduğuna dair bir savunmanın ileri sürülmediği, Mahkemece yapılan yargılama ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafın savunma ve ispat hakkının ihlal edilmediği, davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.987,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 497,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.490,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!