11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçunda tekerrür esasının hükümde belirtilmemesi nedeniyle oluşan infaz tereddüdünü gidererek kararı düzeltip onarken, 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçunda ön ödeme nedeniyle temyiz talebini reddetti.
Özet: Yargıtay, katılan vekilinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa aykırılık suçundan ön ödeme sonucu verilen düşme kararına yönelik temyiz başvurusunu, ön ödeme miktarının yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddederken; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde suç tarihinde küçük bir düzeltme yapmış ve hükümde tekerrüre esas alınan önceki kesinleşmiş hükümlülüğün açıkça belirtilmemesi nedeniyle oluşacak infaz tereddütünü gidermek amacıyla, sanığın mevcut dosyadaki mükerrir durumunu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğini hüküm fıkrasına ekleyerek yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik (değişen suç vasfıyla 5809 sayılı Kanun'a aykırılık)
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
I. Katılan Vekilinin 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçu Yönünden Temyizinin İncelenmesinde
Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Mahkemenin sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesinde yazılı suçu oluşturduğuna ilişkin takdir ve kabulünde isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.12.2012 tarihli 2011/3-222 Esas ve 2012/5 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ön ödeme sonucu verilen düşme hükmü de 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesinde sayılan hükümlerden olup, bu kararların temyiz edilebilirlik sınırının 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla halen uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendine göre saptanması gerektiğinden, ön ödemeye esas alınan miktarın temyiz edilebilirlik sınırını tayin edeceği; 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının █████/2011 tarihinden itibaren 3000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında, sanık hakkında verilen ve 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan ön ödemeye esas alınan 1.000,00 TL'nin miktar itibarıyla belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Temyizinin İncelenmesinde
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 02.07.2009-25.05.2011 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, en aleyhe icra takip dosyasının oluşturulduğu 24.02.2010 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-██████ sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt doğuracak biçimde tekerrüre esas ilamın hükümde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine '' Sanık hakkında Eyüp 2 Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar numarası ile verilen hükmün █████/2003 tarihinde kesinleştiği, █████/2007 tarihinde infaz edildiği, 765 sayılı TCK'nın 316/4, 318, 59/2 maddelerince 1 yıl 3 ay hapis cezası verildiği gözetilerek TCK 58/1 delaletiyle TCK 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" bölümünün eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!