İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan hurda malzeme alacağı talepli davada sahte sözleşme iddialarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Prefabrik binalardaki metal çelik kontrüksiyon elemanlarının söküm-demontaj işini eser sözleşmesi kapsamında tamamlayan davacının, davalının sözleşmeyle kendisine teslim etmesi gereken hurda malzemeleri vermediği iddiasıyla açtığı belirsiz alacak davasında, davalının sözleşmelerin sahte olduğu ve imza yetkilisine ait olmadığı yönündeki savunmaları üzerine verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ele alınmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : 23.09.2020
KARAR TARİHİ : 09.06.2023
DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : 18.06.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 18.06.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.06.2023 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirket ile █████/2015 tarihinde akdetmiş olduğu sözleşme ile ... Serbest Bölge ... Ada .. parsel'de Kain Üç Adet Prefabrik Betonarme Binadaki Metal Çelik Kontrüksiyon Elemanlarının Söküm-Demontaj işini aldığını, sözleşmeye istinaden kendilerinin betonarma prefabrik 3 adet binanın metal çelik konstrüksüyon elemanlarının söküm ve demontaj işini gerçekleştireceğini, davalının ise söküm ve demontaj yapılan tüm hurda malzemeyi müvekkiline vereceğini, iş bu davanın konusu olmayan diğer sözleşme ile de molozların temizlenmesi için anlaşma sağlandığını, davaya konu ihtilafın binalardaki metal çelik Konstrüksiyon Elemanlarının sözleşme gereği müvekkiline teslim edilmemesi olduğunu, taraflar arasında iki sözleşmenin bulunduğunu, birinin söküm demontaj, diğerinin binaların molozlarını yıkarak inşaatı temiz bir şekilde teslim etmek olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ancak davalı tarafın ise sözleşmeye göre kendisine teslim edilmesi gereken metal çelik konsrüksüyon elamanlarını ücretsiz teslimini gerçekleştirmediğini, aynen ifasısının mümkün olmaması nedeniyle dava tarihi itibariyle davalı ediminin serbest piyasa değeri üzerinden ve davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile beraber tahsilini talep ettikleri belirsiz alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı,davacı yanın sunduğu 30.04.2015 tarihli Sözleşmeye göre (Bu sözleşmedeki imzalar müvekkil şirket yetkilisine ait olmayan sahte sözleşme olduğu için bu sözleşmeyi kesinlikle kabul etmemekle beraber) dava konusu işlerin en geç 15 Haziran 2015 tarihinde başlayacak ve 45 günde 30 Temmuz 2015 tarihinde tamamlanarak müvekkili şirkete teslim edileceğini, dava konusu sözleşmenin tipik bir eser sözleşmesi olduğunu ve eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların Borçlar Kanunu’nun 147/6. Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafından sunulan █████/2015 tarih ve █████/2015 tarihli sözleşmelerin müvekkili şirket imza yetkilisi ....’a ait olmadığını ,sunulan sözleşmelerin sahte olduğunu, müvekkili şirketi bağlamayacağını, sunulan sözleşmelerinin iş bedellerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu birinde m² fiyatı olmasına rağmen, diğer sözleşmede 30.000 TL ve hurda malzeme verilmesi yazılı olduğunu, davacının kesmiş olduğu faturalarında bu sözleşmelerin geçersiz olduğunu apaçık bir şekilde ortaya koyduğunu, davacı ile imzalanan gerçek sözleşmenin █████/2015 tarihli .... Serbest Bölge ...Ada ...parsel'de bulunan prefabrik betonarme bina Söküm-Demontaj İşine ait sözleşme olduğunu, davacının sunduğu █████/2015 tarihli sözleşme geçerli olsa idi 30.000 TL lik fatura kesmesi gerektiğini oysa davacının 538.630 TL fatura düzenlendiğini, sonuç olarak müvekkil şirket imza yetkilisi tarafından imzalanmamış, kimin tarafından imzalandığı dahi belli olmayan ve bu yüzden müvekkil şirket açısından hukuken hiçbir bağlayıcılığı olmayan sahte sözleşmelere dayanarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 09.06.2023 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya içeriği ve delillerin , İzmir 8 Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasının incelenmesi ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davacının dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak █████/2015 tarihli sözleşme ve 09.06.2015 tarihli sözleşme sunduğu ,davalı tarafın her iki sözleşmenin müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını ve sahte olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin dava konusunu oluşturan sözleşmelerin davalı şirket şantiye şefi .... isimli şahıs tarafından imzalandığını ve davalı şirket yetkililerinin imzaladığı iddialarının bulunmadığını ve bu nedenle imza incelemesine gerek olmadığını bildirdikleri, Davalı vekilinin █████/2021 uyap tanzim tarihli dilekçesi ekinde dava konusu prefabrik bina sökümüne ilişkin gerçek sözleşmenin dilekçe ekinde sundukları sözleşme olduğunun bildirildiği ve bu sözleşmede sökülen hurdaların davacıya verileceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi bilirkişi raporu ile davacı tarafın dayandığı █████/2015 tarihli sözleşme hükümlerinin hiç uygulanmadığı tespitinin yapıldığı, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasının incelenmesinde davalının .... hakkındaki suç duyurusu üzerine hakkında Zincirleme Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve Şüpheli ....'ın şikayetçi şirkete ait sandviç panel hurdaları şikayetçi şirketin izni olmadan 3. Bir şahsa satarak şikayetçi şirketi 70.000,00 TL zarara uğrattığı ibarelerinin iddianamede de yazılı olduğu, savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda ilgili makama başlıklı yazının bilirkişi raporunda değerlendirildiği,davacının █████/2018 tarihli İzmir Asayiş şube müdürlüğündeki ifadesi İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde tanık olarak █████/2021 tarihindeki ifadesi "Menemen serbest bölgedeki yıkım işinde çıkan hurdalardır. Normalde bu hurda anlaşmamız gereği bana verilecekti, fakat ...anlaşmaya aykırı olarak bunu satmış. Bu da açtığım davanın konusudur. Bu hurdaların .... tarafından satılma ihtimali yok. Çünkü o dönemde ... gitmişti" şeklindeki beyanı ile sözleşme konusu hurdaların kendisine verilmesi konusunda davalı ile anlaşıldığını beyan eden davacının █████/2016 tarihli ilgili makama başlıklı yazıda bu hurdaları ... proje danışmanı....tan 2015 yılı Eylül ayında Hurdaları 70.000,00 TL karşılığında satın aldığına ilişkin belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmemesi, taraf defterlerinin incelenmesinde davacı tarafın defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı, SMMM imza ve kaşeli 31.12.2015 ve 31.12.2016 yılları mizanlarının incelenmesinde, davalı şirketten 31.12.2015 tarihi itibariyle 70.917,46 TL alacağı, 31.12.2016 tarihinde davalıya 79.788,40 TL borçlu olduğu tespitlerinin yapıldığı, davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 104.082,54 TL alacaklı olduğu tespitleri ile davacı ile davalının hurdaların satımı konusunda davalı ile yaptığını iddia etiği iki adet sözleşmeden kaynaklanan alacağı bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmış ve davacının reddine " dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 07.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Öncelikle Karşıyaka 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. 09.06.2023 tarihli kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere ve 04.04.2023 tarihli bilirkişi inceleme raporunda 3. Maddesinde; ''Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan Bilirkişi Raporu’ndaki davacı kayıtlarına göre düzenlenmiş 2015 ve 2016 yıllarına ait hesap ekstreleri ile davalı tarafından incelemede sunulan hesap ekstreleri arasında işlem adedi bakımından ciddi fark bulunduğu görülmüştür.Davalı tarafından ibraz edilen hesap ekstresinde kayıtlı(ki bu işlemler davalı taraf ticari defterlerinde de kayıtlıdır) işlemlerin davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı değilse neden kayıtlı olmadığının incelenmesinin yerinde olacağı kanaatindeyim.'' dendiğini, taraflarınca bu hususla ilgili olarak ilk derece mahkemesinde ek rapor alınması yönünde talepte bulunulmuşsa da bu hususun reddedildiğini, açıkça verilen kararın eksik incelemeye dayalı olarak hukuk aykırı olarak verildiğini, burada bir diğer hususun ise yargılamaya konu uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığını ve bilindiği üzere eser sözleşmesinin borçlar hukukunda düzenlendiğini, geçerliliğinin herhangi bir şekil şartına bağlanmadığını, davacı müvekkili ve davalı arasında akdedilmiş 30.04.2015 tarihli ".... Serbest Bölge ... Ada ... Parsel'de Kain Üç Adet Prefabrik Betonarme Binadaki Metal Çelik Konstrüksiyon Elemanların Söküm-Demontaj İşi" sözleşme ve 09.06.2015 tarihli "... Serbest Bölge ... Ada ... Parsel'de Kain Prefabrik Betonarme Bina Söküm-Demontaj İşi" Sözleşmelerinin davalı tarafın iddia ettiği üzere imzaya yetkili kişi imzalamadığı gerekçesiyle geçersiz iddiasının mahkemece kabul görmesinin yukarıda da belirttikleri üzere hukukumuzda eser sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına bağlanmaması hasebiyle kabul edilmesinin olanaksız olduğunu, dosya kapsamında bakılacak olursa İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında davalı şirketin .... hakkında suç duyurusu üzerine Zincirleme Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan suç duyurusunda bulunduğu ve dosya kapsamında kamu davası açıldığı ve davacı müvekkilinin de bu dosya kapsamında tanık olarak dinlendiğinin görüleceğini, davacı müvekkilinin █████/2018 tarihli İzmir Asayiş şube müdürlüğündeki ifadesinde; "Menemen serbest bölgedeki yıkım işinde çıkan hurdalardır. Normalde bu hurda anlaşmamız gereği bana verilecekti, fakat ...anlaşmaya aykırı olarak bunu satmış. Bu da açtığım davanın konusudur. Bu hurdaların.... tarafından satılma ihtimali yoktur Çünkü o dönemde ... gitmişti.'' dediğini, ....'ın Menemen serbest bölgesinde davalı şirketin oradaki proje müdürü ve sorumlu kişisi olduğunu, 30.04.2015 tarihli "... Serbest Bölge ... Ada... Parsel'de Kain Üç Adet Prefabrik Betonarme Binadaki Metal Çelik Konstrüksiyon Elemanların Söküm-Demontaj İşi" Sözleşme ve 09.06.2015 Tarihli "... Serbest Bölge ...Ada .... Parsel'de Kain Prefabrik Betonarme Bina Söküm-Demontaj İşi" sözleşmesi gereği metal çelik konsrüksüyon elemanlarının ücretsiz teslimini gerçekleştirmediğini, bununla ilgili olarak taraflarınca keşif deliline de dayanılmasına rağmen ilgili yerde herhangi bir suretle mahkemece keşif yapılmadığını, sadece taraflar arasındaki sözleşmeler üzerinden değerlendirme yapılarak bir karar verildiğini, açıkça yine eksik inceleme yapıldığını, davalı ... Şirketiyle yapılan sözleşmeye göre müvekkilinin, betonarme prefabrik 3 (üç) adet binanın metal-çelik konstrüksiyon elemanlarının söküm ve demontaj işini gerçekleştirecek; davalı .... Şirketi'nin ise görülen iş karşılığında söküm ve demontajı yapılan tüm hurda malzemeyi müvekkiline bedelsiz olarak vereceğini, ("Sözleşme Bedeli" başlığı altında düzenlenen 4. Madde) şirket yetkilisi ile akdedilen bu sözleşmeye göre müvekkilinin sözleşme konusu "yapma" edimini yerine getirdiğini, tüm binaların çelik konstrüksiyon elemanlarını söküp kendisi için istiflediğini, işbu davanın konusu olmayan ekte sundukları diğer sözleşmeyle de 3 adet binada bulunan metal-çelik konstrüksiyon elemanları dışında "moloz" diye tabir edilen ve herhangi bir maddi değeri olmayan malzemelerin sökümü/yıkımı/alandan temizlenmesi için tarafların anlaşma sağladığını, dava konusu olmayan ilgili sözleşmede müvekkilinin, binadaki betonları (molozları) yıkması ve temizlemesi karşılığında metrekare birim fiyatı üzerinden ücrete hak kazandığını, müvekkilinin ilgili yükümlülüğü de yerine getirdiğini, davalı.... Şirketi karşılığında sözleşme konusu parayı müvekkiline ödediğini, ilgili sözleşmeye göre işlerin gerçekleştirildiği davalı .... Şirketinin hakediş sorumlusunun ve şantiye şefinin imzaladığının "Taşeron Hakediş Raporunda" sabit olduğunu, ancak işbu davaya konu ihtilafın, ilgili binalardaki metal çelik konstrüksiyon elemanlarının sözleşme gereği müvekkiline teslim edilmemiş olmasından kaynaklandığını, taraflar arasında akdedilmiş iki sözleşme bulunduğunu, biri metal çelik konstrüksiyon elemanlarının söküm/domantaj işi, diğerinin ise moloz diye tabir edilen beton yapının yıkılarak arsanın temiz bir şekilde işverene teslimi hakkında olduğunu, yani müvekkilinin her iki sözleşmede üzerine düşen toplam yükümlülüğü binaların metal/çelik konstrüksiyon elemanlarını sökmek/demontaj etmek ve binaların betonlarını (molozlarını) yıkarak alanı inşaate uygun şekilde temiz bir şekilde teslim etmek iken; davalı .... Şirketi'nin yükümlülüğünün ise metal/çelik konstrüksiyon elemanlarını müvekkiline ücretsiz olarak teslim etmek ve molozların yıkımı/temizlenmesi/alanın temiz bir şekilde teslimi karşılığında metrekare birim fiyatı üzerinden müvekkiline para vermesi konusunda olduğunu, ancak bu konularda hiçbir inceleme yapılmadığını, yukarıda arz ettikleri üzere 04.04.2023 tarihli bilirkişi inceleme raporunda davacı kayıtlarına göre düzenlenmiş 2015 ve 2016 yıllarına ait hesap ekstreleri ile davalı tarafından incelemede sunulan hesap ekstreleri arasında işlem adedi bakımından ciddi fark bulunduğu belirtilmiş olmasına karşın ek rapor talebinin reddedilmesi ve yine eser sözleşmelerinin hukukumuzda yazılı usulde yapılmasının geçerlilik şartı olmadığı göz önüne alınmadan taraflar arasındaki anlaşmalar üzerinden karar verildiğini, ilgili yerdede herhangi bir suretle keşif yapılmadığını,
Yukarıda Arz ve izah edilen nedenlerle; Karşıyaka 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. , ████████ K. ve █████/2023 tarihli ilamının hem eksik inceleme hem de açıkça hukuka aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, yargılama harç ve giderleriyle, yasal vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. (Yargıtay 6.HD'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı) Somut olayda, davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Davalı ile dava dışı iş sahibi ... Şirketi arasında sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davacının, davalı şirket ile █████/2015 tarihinde "... Serbest Bölge... Ada.. parsel'de Kain Üç Adet Prefabrik Betonarme Binadaki Metal Çelik Kontrüksiyon Elemanlarının Söküm-Demontaj" işine ilişkin sözleşme imzaladığını, iş bedelinin söküm ve demontaj yapılan tüm hurda malzemenin davacıya verilmesi olarak kararlaştırıldığını, taraflar arasında iki sözleşmenin bulunduğunu ,birinin söküm demontaj, diğerinin binaların molozlarını yıkarak inşaatı temiz bir şekilde teslim etmek olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ancak davalı tarafın ise sözleşmeye göre kendisine teslim edilmesi gereken metal çelik konsrüksüyon elamanlarını ücretsiz teslimini gerçekleştirmediğini, aynen ifasısının mümkün olmadığının belirterek malzemelerin serbest piyasa değeri hesaplanarak davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. üzerinden ve davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile beraber tahsilini talep ettikleri belirsiz alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise, taraflar arasında bir adet sözleşme olduğunu, dava dayanağı sözleşmenin sahte olduğunu, taraflar arasındaki geçerli olan █████/2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davalıyla aralarında kurulduğu iddia edilen hukuki ilişki niteliği itibariyle eser sözleşmesi ilişkisidir. Bu ilişkinin kurulduğunu ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Davalı, dava dayanağı █████/2015 tarihli sözleşmeyi kabul etmemekte, aralarındaki tek sözleşmenin █████/2015 tarihli sözleşme olduğunu ileri sürmektedir. Davalının █████/2015 tarihli sözleşmeyi inkar ettiği, sözleşmedeki imzanın şirketin o tarihteki yetkilisine ait olmadığını beyan ettiği, davacının ise, imza incelemesine gerek bulunmadığına ilişkin olarak beyan dilekçesi sunduğu, davacı tarafça kesin delillerle davalı ile metal/çelik konstrüksiyonların davacıya verileceğine ilişkin kurulmuş bir akdî ilişkinin ispatlanamadığı, istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan incelemede sözleşme ilişkisinin yasal deliller ile kanıtlanamadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.06.2023 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!