11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararını, adli para cezasının hapse çevrilmesi hususunu bozma nedeni saymayarak oybirliğiyle onadı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, eylemin sübut bulduğu ve uygulanan yaptırımların doğru olduğu tespit edilmiş olup, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine dair ihtara rağmen, infaz aşamasında kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirinin de uygulanabileceği gerekçesiyle bu durumun bozma nedeni sayılmadığı ve tebliğnameye uygun olarak hükmün oy birliğiyle onandığı anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.