Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin arabuluculuk dava şartı yokluğundan ret kararının istinafı; kanunların geriye yürümezliği ve zorunlu trafik sigortası davalarında arabuluculuk şartının uygulanabilirliği değerlendirilmesi.
Özet: Trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunda, üst mahkeme, davanın açıldığı tarihte arabuluculuk şartının bu tür davalar için geçerli olmadığına ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına karşı açılan davaların özel kanunla düzenlenmesi sebebiyle zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığına hükmederek, ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğunu belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2020NUMARASI : ███████ Esas - ████████ KararDAVA : (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ...'in yönetimindeki babasına ait ... plakalı araç ile arkasından gelen müşteki ...'nın yönetimindeki motosikletin, bu araca çarpması nedeniyle kaza meydana geldiğini, kaza nedeniyle ...'nın hayati tehlike geçirecek ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı ...'ın sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğunu, müştekinin de aracının hızını kavşaklara doğru yaklaşırken azaltmayarak tali kusurlu davrandığını, kaza neticesinde davacının Hastanede yatarak tedavi gördüğünü ve çalışamadığını, sürücü, araç sahibi ... ve ... plakalı araca ait trafik sigortası işlemini yapan ... ... A.Ş.'nin tazminattan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3000 TL maddi, 6000 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın HMK'nın 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği davanın Arabuluculuk dava şartı nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, bir davanın açıldığı tarihteki usul kuralları ve dava şartları geçerli olduğunu, davanın açıldığı 29.01.2020 tarihinde Tüketici Hukukuna ilişkin tazminat davalarında arabuluculuk zorunlu bir yol olmadığını, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği, Temmuz 2020'de yürürlüğe giren bir zorunluluğun Ocak 2020'de açılan bir davaya uygulanması mümkün olmadığını, bu nedenle, dava tarihinde mevcut olmayan bir dava şartının eksikliği gerekçe gösterilerek davanın usulden reddedilmesi mülkiyet hakkına ve mahkemeye erişim hakkına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, mahkeme kararının bu yönden incelenerek bozulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle... plakalı aracın ... poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden manevi tazminat istemine dayanmaktadır. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun'a, █████/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile 18/A maddesi eklenerek, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu minvalde olmak üzere 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili ... kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Ancak ... poliçeleri için getirilen bir düzenleme olduğundan ... poliçelerinde uygulanması zorunlu değildir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince Zorunlu arabuluculuk başvuru şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.Somut uyuşmazlıkta davalı ... (kasko) sigortacısıdır. ... hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da ... (kasko) poliçesine dayanarak davalı ... şirketinden tazminat talep etmektedir. Dava, TTK'da düzenlenmiş olan ... hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari davadır. Bu durumda Dava tüketici uyuşmazlığı olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026