İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak davasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bahçe ve sera alanlarının temizlik, bakım ve onarım işine dair eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi incelenmekte olup; davacı, üstlendiği işi tamamlayarak sözleşme sonunda 35.048,14 TLlik bakiye alacak için fatura düzenlemişken, davalı taraf ise faturaya itiraz ederek davacının sözleşme ve teknik şartnamelere aykırı olarak eksik işçi çalıştırması, peyzaj mimarı görevlendirmemesi ve damga vergisi ile KDV hesaplamalarındaki farklılıklar nedeniyle alacağın haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : 14.08.2020
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16.06.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 16.06.2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili 14.08.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 31.01.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin davalı şirket bünyesinde bulunan bahçe ve sera alanlarının temizlik ve bakım onarım yapılması işini 300.340,00 TL +KDV bedel karşılığında üstlendiğini, sözleşmenin başlangıcının 31.01.2019 olduğunu ve 31.12.2019 tarihinde sözleşmenin sona ereceğinin belirlendiğini, müvekkilinden söz konusu sözleşme öncesi yapılan ihaleye ait ihale karar pulu ile sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan sözleşme damga vergisinin davalı şirket hesabına yatırıldığını, müvekkilinin sözleşmeye göre üstlenmiş olduğu bahçe, sera alanlarının bakımı temizlik, bakım onarım işini yaptığını, sözleşme süresi 31.12.2019 tarihinde kendiliğinden sonlanmış olduğunu, müvekkilinin davalıya ait demirbaş malzemelerini imza karşılığı davalı şirkete iade ettiğini, sözleşme süresi bitmiş olmasına rağmen müvekkilinin bakiye alacağı olan 35.048,14 TL bedelli 05.02.2020 tarihinde e-fatura düzenlendiği, faturanın davalıya online olarak gönderildiğini, faturanın 06.02.2020 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafından İzmir 18.Noterliği'nin 1935 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle tebliğ edilen faturaya itiraz ederek iade edildiğini, müvekkilinin söz konusu ihtarnameye İzmir 32.Noterliği'nin 21.02.2020 tarih 3067 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşme ile üstlenilen işin yapıldığını, sözleşmenin gereği gibi yerine getirildiği, 31.12.2019 tarihinde tesliminin yapıldığı, sözleşmenin sona erdiği, ödenmemiş bakiye alacağına ilişkin kesilen faturanın iadesinin kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini belirterek sözleşmeden kaynaklı 05.02.2020 tarihli e fatura 35.048,14 TL'lik alacaklarının 05.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 17.09.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında ihale dosyası içindeki 31.01.2019 tarihli ...A.Ş. bünyesinde bulunan Bahçe ve Sera Alanlarının Temizlik ve Bakım Onarım İşine ait sözleşme akdedildiğini, akdedilen sözleşme irdelendiğinde sözleşmenin 5/1, 6/1 ve 7/1.maddesi uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödeneceğinin belirtildiği, dolayısıyla davacı yanın ısrarla sözleşme damga vergisini yatırdığını beyan etmişse de sözleşme damga vergisi sözleşme bedeli olan 300.340,00 TL içine dahil olup damga vergisinin sözleşme bedeli içinde olacağı ve davacı tarafından karşılanacağının açıkça belirtildiğini, bu nedenle bu bedelin davacıya ayrıca ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 8/1.maddesi uyarınca taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin eki ve asli unsur olarak kabul edilen teknik şartname hükümlerinin esas alındığını, Teknik Şartnamenin Personel Sayısı ve Dağılımını düzenleyen 3. ve 4.maddeleri hükmü kapsamında davacının eksik işçi çalıştırmasına rağmen ücret bordrolarında daha fazla sayıda işçi üzerinden gösterdiğini, bu durumun müvekkili tarafından tespit edilmesi üzerine davacıya çalışan işçi karşılığında ödeme yaptığını, kaldı ki müvekkili şirketin teknik şartnamenin 4.26 maddesi uyarınca davacının hak edişinden kesinti yapma hakkı da bulunduğunu, davacının sözleşme ve teknik şartname ile müvekkili şirkete ait işyerinde bir adet peyzaj mimarını çalıştıracağını taahhüt etmesine ve ihale bedeline peyzaj mimarının ücretini de ilave etmesine rağmen müvekkili şirket bünyesindeki işin yapımı esnasında hiçbir zaman peyzaj mimarı çalıştırmadığı, davacının davalı şirket bünyesindeki alanda çalıştırdığı işçiler karşılığında davacıya toplam 299.314,02 TL ödeme yaptığını, ancak davacı yanca 33.252,51-TL + KDV alacağından bahisle müvekkili şirkete 05.02.2020 tarih GIB2020000000001 no.lu 35.048,14 TL bedelli bir adet fatura gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından işbu fatura ve muhteviyatına noter kanalı ile yasal süresi içinde itiraz edilerek iade edildiğini, sözleşmeye göre birim fiyat sözleşmesi olduğunu, yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı 300.340,00 TL bedel üzerinden akdedildiği belirtilmesine rağmen, davacı tarafından sözleşme ve teknik şartname kapsamında eksik işçi çalıştırmasına rağmen davacıya 299.314,02 TL ödeme yapıldığı, buna rağmen davacının 39.237,96 TL talep etmesinin yasal dayanağının anlaşılamadığını belirterek davacı tarafından müvekkili aleyhine haksız olarak ikame edilen işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 06.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında özetle; "...Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde SMMM Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapora göre, davacı firma tarafından, davalı firmaya 12 adet fatura karşılığı toplam 284.065,73 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı firma tarafından davacı firmaya 1 adet 275,34 TL tutarında iade faturası düzenlediği, davacının (284.065,73 TL – 275,34 TL)=283.790,39 TL alacaklı olduğu, davalı firma tarafından 12 adet ödeme karşılığı toplam 283.790,38 TL tutarında ödeme yapıldığı ve davacı tarafından düzenlenen 12 adet faturanın tamamının ödendiğinin anlaşıldığı; davacı tarafından düzenlenen 05.02.2020 tarihli ve GIB2020000000001 Numaralı 35.048,14 TL tutarlı dava konusu faturanın ise davalı tarafından defterlerine kaydedilmediği ve İzmir 18.Noterliği'nin 07.02.2020 tarih 1935 yevmiye numarası ile itiraz edilerek davacıya iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasında düzenlenen sözleşme, teknik şartname, SGK kayıtları, devam çizelgelerini(PKDS) inceleyerek davacının sözleşme ve teknik şartnameye göre belirtilen sayıda işçi ve peyzaj mimarı çalıştırıp çalıştırmadığının tespiti için dosyanın tevdi edildiği SMMM bilirkişi .... tarafından düzenlenen rapora göre ; taraflar arasında yapılan teknik şartnamede kış aylarında (Aralık, Ocak, Şubat) 3 Personel, diğer aylarda (Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım) 8 personel çalıştırılacağı, PKDS kayıtlarına göre, Şubat 5 kişi 109 Gün, Mart 7 kişi 181 gün, Nisan 8 kişi 201 gün, Mayıs 9 kişi 218 gün, Haziran 8 Kişi 238 gün, Temmuz 8 kişi 235 gün, Ağustos 8 kişi 239 gün, Eylül 9 kişi 241 gün, Ekim 9 kişi 242 gün, Kasım 8 kişi 240 gün ve Aralık 5 kişi 124 gün çalıştığı, davacı firma tarafından PKDS kayıtlarında görülen gün üzerinden davalı firmaya faturalarının düzenlediği, düzenlenen faturaların davalı firma tarafından ödendiği, (Davalı firmanın bu faturalara bir itirazının olmadığı,) PKDS kayıtlarında, Şubat çalıştığı görünen .... isimli çalışanın davacı firma bordro kayıtlarında ve SGK kayıtlarında bu çalışanın olmadığı, Teknik Şartnameye göre, 1 adet peyzaj mimarı çalıştırılacağı, ancak PKDS kayıtları, ücret bordroları ve SGK kayıtlarında Peyzaj Mimarı çalışmalarının olmadığı, sigortalıların SGK’ya gerçek çalışma süreleri ve gerçek ücretleri üzerinden bildirilip bildirilmedikleri insan kaynakları tarafından denetleneceği buna göre davacının yüklendiği edimi yerine getirdiği ancak sözleşme gereği çalıştırılması gereken Peyzaj Mimarı çalıştırmadığı, faturalarda günlük ücret dikkate alındığında Peyzaj Mimarının 11 Ay x 30 Gün dikkate alındığında davacının alacağı olmayacağının belirtildiği; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartname gereği ihale bedeline peyzaj mimarının ücretinin de ilave edilmesine rağmen işin yapımı esnasında peyzaj mimarı çalıştırmadığı, davacının çalıştırdığı personel sayısına göre davalı taraftan sözleşmeden doğan bakiye alacağı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçeleriyle;
Davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili 10.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,
Davalı tarafça her ne kadar yeterli personel çalıştırılmadığı, peyzaj mimarının çalıştırılmadığı; bu sebeple sözleşmeye göre kesinti hakkının bulunduğu belirtilse de,
Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, bahçe ve sera alanlarının temizlik ve bakım onarım işinde peyzaj mimarı çalıştırılmadığı hususunun davalı tarafından bilinmekte olup, sözleşmede öngörülen sayıda işçi çalıştırılmasının sağlandığını, davalı tarafından 11 ay boyunca hiçbir kesinti yapılmamış olup, müvekkili tarafından düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini,
Davalı tarafın sözleşmeye göre ödemesi gereken, 35.048,14 TL'lik alacak bedelinin ödenmesinin bir süre beklenildiğini, ödeme olmaması üzerine faturanın düzenlendiğini, alacak davası açıldığını,
Bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere, müvekkilinin yasal defter kayıtlarına göre, davalı .... A.Ş.'nin 14.08.2020 dava tarihi itibari ile 35.048,14 TL tutarında borç bakiyesinin olduğu, borçlu olduğunun belirtildiğini,
Davalı tarafça iddia edilen hususlar hakkın kötüye kullanılması olup, sözleşme sonrası var olan duruma ses çıkarmadığını, gerek yazılı gerekse sözlü olarak müvekkili uyarılmadığı gibi, müvekkilinin peyzaj mimarı çalıştırmamasını örtülü olarak kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olup, sözleşmede belirlenen işleri layıkıyla yerine getirdiğini, davalının aksine bir iddiasının da bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme süresi sonunda davalıya ait araç ve gereçlere teslim ettiğini, bu aşamada dahi herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadığını, davalı tarafın Borçlar Kanunu'nun 6. maddesine göre örtülü kabul ettiğini, müvekkiline ihtar ve uyarıda bulunmadığı gibi, önceki fatura bedellerinden de kesinti yapmadığını, davalının sonradan borçlu bulunmadığını iddia etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu,
Sözleşme süresi içerisinde, davalı şirketin müvekkiline herhangi bir ihtar ve uyarı yapmamasına rağmen, davanın reddine yönelik mahkeme kararının istinaf edilmesi, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmek zorunluluğunun doğduğun belirterek;
Yukarıda belirtilen nedenlerle, inceleme aşamasında ortaya çıkacak nedenlere göre, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine ilişkin karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında davalı şirket bünyesinde bulunan bahçe ve sera alanlarının temizlik bakım ve onarım işlerinin yapılmasına ilişkin 31.01.2019 tarihli eser sözleşmesi imzalanmış olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir . Sözleşmenin 6.maddesinde, sözleşmenin birim fiyat sözleşme olup, idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarın toplamı olan 300.340,00 TL bedel üzerinden akdedildiği belirtilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin üstlenmiş olduğu işi, sözleşmeyle kararlaştırılan süres boyunca yerine getirdiğini, sözleşme süresi bitmiş olmasına rağmen davacının bakiye alacağı olan 35.048,14 TL'nin ödenmediğini, bakiye alacak yönünden fatura düzenlenerek davalıya online olarak gönderildiğini, davalının faturaya itiraz ederek, faturayı iade ettiğini ileri sürerek 35.048,14 TL'nin davalıdan tahsilini istemektedir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin İzmir Valilik makamına bağlı bir işletme olduğunu, şirket bünyesinde bulunan yeşil alanlardaki ekim, dikim ,budama, gübreleme, ilaçlama, çim biçme, sera, fidancılık, bakım ,montaj bahçe tesisat ve hizmet işleri için personel yükleniciye ait olmak üzere ihale yapıldığını, ihaleyi en uygun fiyat ve şartları sunan davacının aldığını, ihale dosyası içindeki birim fiyat teklif cetveline göre ihaleye giren firmanın çalıştıracağı işçi sayısı ve bu işçiler sebebiyle davalı şirketin davacıya ödeyeceği birim fiyatın açıkça belirtildiğini, ihale şartlarının davacı tarafından yerine getirilmesinden sonra taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiğini, davacının müvekkili şirketin bilgisi ve yazılı onayı olmadan teknik şartnamede kabul ve taahhüt ettiği personel sayısından daha az sayıda personel çalıştırdığını, eksik işçi çalıştıran davacının ücret bordrosunu daha fazla sayıda işçi üzerinden gösterdiğini, bu durumun müvekkili tarafından tespit edilerek çalışan işçi karşılığında ödeme yapıldığını, davacının sözleşme ve teknik şartname ile bir adet peyzaj mimarı çalıştıracağını taahhüt etmesine ve ihale bedeline peyzaj mimarının ücretini ilave etmesine rağmen işin yapımı esnasında hiçbir zaman peyzaj mimarı çalıştırılmadığını, davalı tarafından davacıya toplam 299.314,02 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davacının halen alacaklı olduğunu iddia etmesin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhale dosyası, teknik şartname, sözleşme, hesap dökümleri, PKDS kayıtlarının dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Mahkemece taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak SMMM bilirkişiden 22.11.2021 tarihli rapor alındığı, davacının sözleşmede ve teknik şartnamede belirtilen sayıda işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, yapılan işin miktarı dikkate alınarak davacının bakiye hak edişinin bulunup bulunmadığı hususunda 11.05.2023 tarihli bir rapor daha alındığı görülmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre sözleşme bedelinin 300.340,00 TL olduğu, davalı iş sahibince 283.790,38 TL ödeme yapıldığı, buna göre sözleşme bedelinin tamamının ödenmediği anlaşılmakta ise de, sözleşmeye göre peyzaj mimarı çalıştırması gereken davacı yüklenicinin bu yükümlülüğü yerine getirmediği, oysa ki ihale bedeline peyzaj mimarı ücretinin eklendiği, sözleşme süresindeki peyzaj mimarı ücreti dikkate alındığında davacının alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 462,15 TL harç bedelinin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!