İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, maddi hasarlı trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminat davasında, tahkimde feragat kaynaklı kesin hüküm itirazının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında değer kaybı oluşan davacı, sigorta şirketinden tazminat talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, davacının başka bir dosyaya ait olduğunu iddia ettiği feragat dilekçesi nedeniyle Tahkim Komisyonunca verilen ret kararını kesin hüküm kabul ederek davayı reddetmiştir. Davacı ise, feragatin davalı sigorta şirketine karşı olmadığını ve tahkim kararının taleplerini esas yönünden incelemediği için kesin hüküm niteliği taşımadığını belirterek, davasının yeniden incelenmesi amacıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2025NUMARASI : █████████ Esas - ████████ KararDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.05.2024 tarihinde davalı ... A.Ş.'ye ... poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, nizami bir şekilde park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracın sol yan kısımlarından çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı aracı kullanan sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı ... şirketi aleyhine değer kaybının tazmini için ... Tahkim Komisyonuna 30.11.2023 – ... tarih-sayı ile müracaat edildiğini, başka dosyaya atılması gereken feragat evrakının bu dosyaya atıldığını, dava dilekçesi ekinde sundukları feragat dilekçesinden de anlaşılacağı üzere feragat edilen taraf olarak davalı değil de ... (...) ... A.Ş. firmasından feragat edildiğinin açıkça görüldüğünü, buna rağmen Hakem Heyetince 24.03.2024 – K-███████████ tarih sayılı karar ile "..başvuran vekili 08.03.2024 tarihli dilekçesi ile hmk 307.maddesine göre başvurudan feragat ettiğinden hmk m.435.maddesine göre tahkim yargılamasına son verilmiş ve başvurunun feragat nedeniyle reddine.." başvurularının reddine karar verildiğini, davalı hakkında geçerli bir feragat bulunmadığını, ... Tahkim Komisyonuna müracaat öncesi veya sonrasında davalı ... şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. Madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulünü, şimdilik, 100,00-TL reel değer kaybı bedeli tazminatının poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 17.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkeme yetkisine itiraz ettiklerini, itirazları saklı kalmak kaydı ile huzurdaki uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını, ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracının onarımı için toplam 57.644,34-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin nazara alınmasını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Tahkim yargılamasında sınırlı inceleme ile karar verilmekte olup geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığından bu davada kesin hüküm kararı verilemeyeceğini, davalı ... şirketi aleyhine değer kaybının tazmini için ... tahkim komisyonuna █████/2023 – ... tarih-sayı ile müracaat edilmiş, başka dosyaya atılması gereken feragat evrakı bu dosyaya atılmış, feragat edilen taraf olarak davalı değil de ... (...) ... A.Ş. firmasından feragat edildiği açıkça görüldüğü, buna rağmen hakem heyetince █████/2024 – K-███████████ tarih sayılı karar ile "..başvuran vekili 08.03.2024 tarihli dilekçesi ile HMK 307.maddesine göre başvurudan feragat ettiğinden HMK m.435.maddesine göre tahkim yargılamasına son verilmiş ve başvurunun feragat nedeniyle reddine.." başvurularının reddine karar verildiğini, davalı hakkında geçerli bir feragat bulunmadığını, bu sebeple bir hükmün sadece şekli anlamda değil maddi anlamdada kesin hüküm olabilmesi için tarafların tüm taleplerinin incelenmiş olması ve tüm delillerin değerlendirilmiş olmasının şart olduğunu, oysa tahkim yargılamasında kendilerinin talepleri ve delilleri değerlendirilmeden karar verildiğinden bu kararın bu davada kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından █████/2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ... şirketinin ... sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelmesi nedeni ile değer kaybı tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.... Tahkim Komisyonu'nun ... nolu dosyasının incelenmesinde; █████/2023 tarihli kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybının talep edildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Tahkim Komisyonu tarafından █████/2024 – K-███████████ tarih ve sayılı karar ile başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın █████/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.Konuya ilişkin Yargıtay HGK'nun 2019/(7)9-759 Esas ve █████████ Karar sayılı kararında " Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu hâliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dâhil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve ███████-1628 E.-█████████ K. sayılı kararı). Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hâli ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir." açıklamasına yer verilmiştir. HMK’nın 307. maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nın 309 ve 310. maddelerine göre davadan feragat; dava hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar her zaman yapılabilir ve feragat davayı neticelendiren tek taraflı hukuki işlemlerden olup karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. HMK’nın 311/1. maddesine göre ise feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracaktır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olup taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK m. 115/1). Mahkeme, karşılıklı dilekçelerin verilmesinden sonra ön incelemede öncelikle dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları inceler ve bu hususlarda karar verir (HMK m. 115, 117/2, 137/1, 138, 139, 140). Gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (HMK m. 138, 140). Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir (HMK m. 139/1). Ön inceleme duruşması da tamamlandıktan sonra, tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karar vermesi gerekir (HMK m. 142). Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta eldeki dava ile ... Tahkim Komisyonu dosyasında aynı vakıalara dayanılmış ve aynı tazminat taleplerinde bulunulmuş (değer kaybı ) olmasına, davanın taraflarının ve konusunun aynı olmasına, her ne kadar davacı feragat dilekçesinin sehven sunulduğu savunulmuş ise de bu hususun ... Tahkim Komisyonu kararının temyizi halinde Yargıtay tarafından incelenebileceği, bu nedenle davacının tazminat talepleri bakımından şekli anlamda kesinleşen hükmün HMK'nın 303/1. maddesi gereğince de maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026