İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari beton satışından kaynaklanan itirazın iptali davası, fiyat güncellemesi ve ödeme anlaşmazlığı üzerine bilirkişi raporuyla davacı alacağı tespit edildi.
Özet: Davacı, davalıya yaptığı beton satışlarından doğan 161.619,53 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine, itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise davacının sözleşmeye aykırı şekilde yüksek fiyat ve ek ücretlerle fatura kestiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda, davacının yasal defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalı defter kayıtlarında ise çelişkiler bulunduğu tespit edilmiş olup, davacının takip tarihi itibarıyla 177.430,57 TL alacak talep edebileceği belirtilirken, davalının defterlerinde eski dönem kayıtlarından kaynaklanan 3.369.386,00 TL alacaklı göründüğü de ortaya konulmuştur.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO :████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme ve █████/2023 tarihli ek protokol kapsamında davalıya beton satışı yapıldığını ve fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin bu satıştan doğan 161.619,53-TL + işlemiş faiz alacağının bulunduğunu, taraflar arasındaki protokol ile mezkur beton fiyatında █████/2023 tarihinden itibaren fiyat güncellemesi yapıldığı ve mezkur güncellemenin █████/2023 tarihine kadar geçerli olduğu hususunda mutabık kalındığını, müvekkili satıştan doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının bedeli ödemediğini, davalının █████/2024 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, bu nedenle taraflarınca icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının ek protokol ile belirlenen revize beton fiyatlarına ve sözleşmeye uymadığını, taraflar birim fiyat olarak 1.015,00-TL + KDV olarak anlaşmış ise de 1.565,00-TL üzerinden fatura kesildiğini, ayrıca davacının 3.540,00-TL pompa ücreti de tahsil ettiğinin anlaşıldığını ancak bu husus hakkında sözleşmede anlaşmaya varılmadığını, yine █████/2022 tarihinde faturanın 232 metreküp üzerinden kesildiğini ancak teslim edilen betonun 212 metreküp olduğunu, son olarak; █████/2023, █████/2023 ve █████/2023 tarihlerinde 1.875,00-TL + KDV bedeli üzerinden fatura kesilmesi gerekirken davacının 1.950,00-TL + KDV üzerinden fatura tanzim ettiğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 161.619,53-TL asıl alacak ve 15.811,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.430,57-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisinden Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2022-2023-2024 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça 2022 yılı yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı, incelemeye dayanak belge olarak taraflar arasındaki muavin dökümünün ibraz edildiği, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2023-2024 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği ancak yapılan incelemeler neticesinde davalı tarafından tutulan defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulamadığı kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, davacı tarafından kesilen faturaların tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından ███████ ile 30.04.2024 tarihleri arasında kesilen bütün faturaların davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, dijital olarak gönderilen faturaların tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, vergi dairelerinden gelen yazı eklerinde olan tarafların Ba/Bs formlarının birbirini doğruladığının görüldüğü, davacı yasal defterlerinde davacı tarafın davalıdan 167.619,53-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken icra takibinde 161.619,53-TL alacak talep ettiği, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının 161.619,53-TL asıl alacak+15.811,04-TL işlemiş faiz= 177.430,57-TL toplam alacak talep edebileceği, davalı taraf yasal defterlerinde davalı tarafın davacıdan 3.369.386,00 alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki örtüşmeme farkının Ekim 2022 öncesi faturaların defterlerde kayıtlı olmamasından, yapılan ödemelerin zamanın da kaydedilmeyip sene sonlarında rastgele borç kayıt atılmasından, 2022 kapanış bakiyesinin 2023 yılına doğru aktarılmamasından kaynaklandığı, dosyaya ibraz edilen sözleşmeler ile icmal evrakları birlikte değerlendirildiğinde, yapılan sözleşme ve ek protokollere uygun olarak yapılan fiyat güncellemeleri neticesinde davalı tarafından alınan beton için toplam 12.975.000,00-TL ödeme yapılmış olduğu, betonun satın alınma tarihleri itibarı ile beton metreküp piyasa rayiç bedelleri ve ilgili Bakanlığın birim fiyat tarifeleri göz önüne alındığında belirlenen fiyatların, beton alınma tarihleri için güncel fiyatlar olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisinden Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2026 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2022 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği ancak yapılan incelemeler neticesinde davalı tarafından tutulan defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulamadığı kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı, davacının 2024 yılı hesap hareketleri yeniden değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 155.299,53-TL alacaklı göründüğü, davalının 2024 yılı hesap hareketleri yeniden değerlendirildiğinde; davalının davalıdan 3.381.706,00-TL alacaklı olduğunun göründüğü, 30.04.2024 tarihli faturada yazan betonun birim fiyatının da 16.11.2023 tarihli ek sözleşmede belirtilen birim fiyat olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve bu durumda 2024 yılında davacı tarafından davalıdan talep edilmesi gereken beton bedelinin 1.218.294,00-TL olduğu, davacı tarafından teslim edilen C35 betonu miktarı kadar davacı tarafından fatura düzenlenmiş olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER:-.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra dosyası-Davacı vekili tarafından sunulan; 132.200,00-TL, 293.832,00-TL, 123.354,00-TL, 277.200,00-TL (2 adet), 135.828,00-TL bedelli fatura suretleri, Müşteri Ön Görüşme Formu Sureti, █████/2022 Tarihli Hazır Beton Sözleşmesi ve █████/2023 Ek Protokol sureti, irsaliye suretleri -Davalı vekili tarafından sunulan; █████/2022 Tarihli Hazır Beton Sözleşmesi ve █████/2023 Ek Protokol sureti-... Vergi Dairesi ve ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlükleri'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar-Bilirkişi raporları-Arabuluculuk son tutanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, açık cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, beton alım satımına dayalı ticari ilişki nedeniyle açık cari hesap kapsamında takibe dayalı faturaların ödenmediğinden bahisle itirazın iptalini talep ederken, davalı sözleşmedeki birim fiyatlara uyulmadığı, fiyatların tek taraflı artırıldığı, teslim edilen üründen fazla fatura kesildiği, borcunun bulunmadığından bahisle davanın reddini dilemiştir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Tarafların kabulünde olan ticari satım ilişkisinde ba/bs bildirimlerinin birbirini doğruladığı, davacı faturalarının sistem üzerinden düzenlendiği ve davalı bilgisinde olmasına rağmen itiraz edilmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalı defterlerinin kendi içerisinde tutarlı olmadığı, bu haliyle kendi lehine delil arz etmeyeceği, davalı defterlerinin usulüne uygun olup kendi lehine delil teşkil ettiği, sektörel değerlendirmede beton m3 bedellerinin fatura düzenlendiği tarihlerde rayice, taraflar arasındaki sözleşmeye ve ek protokole, çoğunlukla, uygun olduğu tespit edilmiştir. Taraf defterlerinin 2022 yılının 10. ayından itibaren faturaların kayıtlı ve örtüşüyor olduğu, ba/bs bildirimlerinin karşılıklı yapıldığı, bu nedenle mal teslimlerinin sabit olduğunun kabulü gerektiği, aksinin davalı yanca ispat edilmesi gerektiği, oysa davalı defterlerindeki alacak borç durumuna dair kayıtların dayanaklı olmadığı, sadece son toplam 1.100.000,00 TL'lik ödeme itibariyle her iki taraf kayıtlarının uyuştuğu, bu aşamaya kadar kesilen faturalar iki tarafın da bilgisinde olmasına ve birim fiyatların da belirli ve dönemlik olup sözleşme ve ek protokole uygun olmasına rağmen karşılığının ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, bir kısım fazla hesaplamanın ek protokole uygun olacak şekilde ek raporda düzeltildiği anlaşılmıştır. Bu kabullere göre davacının 2024 yılı itibariyle alacak durumunu gösteren 1.230.294,00 TL'den fazla hesaplanan 12.320,00 TL'nin düşülmesi ile 1.218.294,00 TL'lik fatura tanzim edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, bu miktara 2023 yılından devreden 37.005,53 TL'nin eklenmesi ile 1.255.299,53 TL alacak tespit edilmesi gerektiği, bu miktardan örtüşen 1.100.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde davacı lehine bakiye 155.299,53-TL alacak hesaplanması gerekmiştir. Davacı son faturadan itibaren faiz talep etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede ödemenin peşin olacağı kararlaştırılmış, başkaca vade belirlemesinin bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle birlikte ifa kuralı gereği davalının teslim anında muaccel olan borcunun ödemesi gerektiği, ödememekle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Ancak takipte talep edilen, son fatura tarihine göre belirlenen █████/2024 temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 69 gün için %51,75 avans oranı ve 155.299,53-TL üzerinden 15.192,76-TL işlemiş faiz hesabı yapılması gerekmiş, davacının toplam 170.492,29-TL'lik alacağı üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 155.299,53-TL asıl alacak, 15.192,76-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 170.492,29-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 34.098,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 11.646,33-TL karar ve ilam harcından 2.142,93-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 9.503,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 2.142,93-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.570,53-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.938,28-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan toplam 13.536,00-TL yargılama giderinden (kabul/ret miktarına göre oranlaranarak hesaplanan) 13.006,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin (kabul-ret miktarına göre oranlanarak hesaplanan) 3.459,22-TL'sinin davalıdan; 140,78-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldI █████/2026 Katip ... Hakim ...e-imza e-imza