Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, reklam ve tanıtım ücreti alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, bir düğün portalında davalıya ait işletmenin reklam ve tanıtım hizmetlerinden kaynaklanan ödenmemiş alacağı için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali talebiyle dava açmış; davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek davalının tanıtımını sağladığını, davalının ise kısmi ödemenin ardından bakiye alacağı ödemediğini iddia etmiş, bilirkişi raporuyla da taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, davacının edimlerini ifası ve davalının 202.847,00 TL asıl alacak borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu "..." portalının düğün sürecinde müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, bu hizmet ile "www...." portalında müşteri için bir sayfa oluşturulduğunu, bu hususta davalının "..." işletmelerinin reklamlarını yayınlamak istediklerinden taraflar arasında █████/2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede doğan yükümlülüklerini yerinde getirdiğini, sözleşmenin müşterilerine görüntüleme ve iş vaadi vermediğini, sözleşme uyarınca davalıların toplam 269.986,00-TL ödeme yaptıklarını ancak bakiye ödemenin kaldığını, ödemenin yapılmaması üzerinde davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 202.847,00-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mali Müşavir ve Bilgisayar Mühendisi Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2023 ve 2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı ile davalı arasında █████/2023 tarihinde 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme süresi boyunca davacı tarafından davalı adına düzenli olarak faturalar tanzim edildiği, sözleşmenin “Süre ve Fesih” hükümleri uyarınca 12 aylık sürenin bitiminden önce taraflarca aksi yönde yazılı bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle, sözleşmenin 1. yılın sonunda aynı şartlarla yenilendiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davacının yasal defter kayıtlarını yansıtan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça kesilen faturalar karşılığında davalının muhtelif tarih ve tutarlarda kredi kartı ile ödemeler yaptığı, davacı tarafından cayma bedeli faturası hariç 14 faturanın kesildiği, davalı tarafından 9 faturanın ödendiği kalan faturaların ödenmeyerek ödemelerin aksatıldığı, davacıya ait yasal defterlerde davacı tarafın davalıdan 202.847,00-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davalı tarafından ödemelerin düzenli yapılmaması neticesinde davacı tarafından Madde 10: Sözleşmeye Aykırılık Hali ve Cezai Şart maddesi gereği cayma bedeli açıklaması ile fatura kesildiği, davacı tarafından kesilen faturaların elektronik posta yoluyla gönderilmesinin taraflarca imzalanan sözleşme ile kabul edildiği, davacı tarafından davalı adına kesilen faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine dair mevcut bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından kesilen faturaların sözleşmeye uygun kesildiği, davacı tarafın inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacıya ait olan ve düğün hazırlıkları konusunda ilgililere aracılık sağlama hizmeti verilen dugun.com adresi üzerinde davalı ile imzalanan sözleşmede yer alan “...” isimli işletmenin Kır Düğünü kategorisinde listelendiği ve sözleşme uyarınca reklam ve tanıtımının yapıldığının anlaşıldığı, “...” isimli işletme için kendileri ile irtibat kuran müşteriler ile iletişime geçilebilmesi için bir panel oluşturulmuş olduğu ve bu panel sayesinde Davalı işletmenin müşteri taleplerini görüntüleyebildiği, hizmet süresi boyunca Davalıya ait işletmenin dugun.com müşterilerinden teklifler aldığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafından imzalanan sözleşme kapsamında taahhüt edilen hizmetin verilmiş olduğu sonucuna ulaşılmış olduğu, yapılan tespitler neticesinde davacının davalıdan 202.847,00-TL alacaklı olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER:-.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası-Davacı vekili tarafından sunulan; ... numaralı Satış Destek Arge ve Üyelik Sözleşmesi; 250,00-TL (5 adet), 25.463,00-TL (5 adet), 38.284,00-TL bedelli faturalar, muavin defter, davalı işletmesine ait portala ilişkin görüntüler-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı-Davacı yana ait beyan ve dilekçeler-Davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar-Bilirkişi raporu-Arabuluculuk son tutanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, reklam ve ilana dair internet sitesi ve alt yapısını kullanma sözleşmesi kapsamında doğan fatura için başlatılan takipte itirazın istemine ilişkindir.Davacı, internet sitesi üzerinden tanıtım sözleşmesine dayanlı ticari ilişki nedeniyle açık cari hesap kapsamında takibe dayalı faturaların ödenmediğinden bahisle itirazın iptalini talep ederken, davalı cevap dilekçesi sunmayarak tüm hususları inkar etmiş sayılmıştır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı ile davalı şirket arasında 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesinin █████/2023 tarihinde imzalandığı, davacıya ait internet sitesi üzerinden davalı işletmenin tanıtımı ve müşteri taleplerine dair alt yapının kullanıldığı, sözleşmenin 8.6. maddesine göre özetle 12 ay taahhütlü ödemelerin aksaması halinde tanınan tüm indirimlerin bir bütün halinde müşteri davalı şirkete fatura edileceği belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile sistem kayıtları ve tarafların defterleri incelenmiş, davalı şirketin tanıtımlarının ziyaret edildiği, müşteri tekliflerinin sistem üzerinden alındığı, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki hizmetten yararlandığı tespit edilmiştir. İncelenen davacı defterlerine göre kısmi ödemelerin mahsubundan sonra bakiye alacak için takipteki asıl alacak kadar davacı alacağı bulunduğu, e-faturaların sistem üzerinden veya haricen itiraza uğradığına dair bir kayıt bulunmadığı, faturadaki bedelin sözleşmeye uygun tanzim edildiği, tarafların ba/bs bildirim formlarının uyuştuğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Davalı yan ise ihtar edilen sonuçlarına rağmen defterlerini incelemeye ibraz etmemiştir. Davalı şirketin mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davacının HMK'nın 222/2. maddesine uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtların kendi lehine delil olarak kabul edilmesinin engellenemeyeceği, davalının engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılacağı, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, bu kayıtlara itibar edilerek taahhüde dayalı indirimlerin de dahil olduğu bakiye alacağın varlığı ve miktarının ispatlandığının; davalı şirketin borçlu temerrüdüne düşmesinden dolayı müspet zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış, haksız itirazın iptaline, davanın davalı şirket yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan, itiraz edilen takip çıkış miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı 40.569,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Alınması gereken 13.856,48-TL karar ve ilam harcından 2.449,88-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 11.406,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 2.449,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.065,28-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan toplam 14.565,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... Hakim ...e-imza e-imza