İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin reklam mahalleri kiralama sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, reklam hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin temyiz incelemesini konu almakta olup, davacının reklam yayın hizmetini eksiksiz sunduğunu ve alacaklı olduğunu ispat etmesine karşın, davalının hizmetin ayıplı olduğu yönündeki iddialarını veya ayrı bir alacak davasına dayanan takas mahsup defiini somut delillerle kanıtlayamadığı, ilk derece mahkemesinin de bu defi, aynı alacak üzerinden yapılan bir hesaplama olan mahsuptan farklı, müstakil bir alacakla ilişkilendirme çabası olarak değerlendirerek reddettiği bir uyuşmazlığı özetlemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ...Reklam Mahalleri Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından ...A.Ş ve ...'e ait reklam tanıtım görsellerini ...'de bulunan ... Caddesi'ne bakan ve "..." diye tabir edilen led ekran sistemindeki reklam mecrasında tarafların üzerinde mutabık kaldıkları 03.12.2015- 31.12.2015 ve 29.12.2015-31.12.2015 tarihlerinde eksiksiz ve kusursuz olarak yayınlandığı; 31.12.2015 tarihli ... sıra numaralı KDV dahil 3.805,50 TL ve 027401 sıra numaralı KDV dahil 27.596,66 TL faturaların davalıya tebliğ edildiği; faturaların davalı tarafından iade edildiği; alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada takip başlatıldığı belirterek yapılan itirazın iptaline ve takibin takip talebinde belirtilen şekil ve şartlarla tüm ferileri ile devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki anlaşmalardan ilki ... reklamlarının ...11.2015 tarihinden itibaren 47 gün süre ile yayımlanması konusunda anlaşma sağlandığı; davacının söz konusu reklamları bilreke ve isteyerek süresinde yayına almayıp borca aykırı davrandığı; davacının ...11.2016 tarihinde reklam yayınına başlaması gerektiği halde başlamayarak temerrüde düştüğü, davalının gelir elde etmekten mahrum kaldığı, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zarara da kendisinin katlanması gerektiği; söz konusu reklamlardan biri ...'nin ve ...tanıtım reklamlarının Kasım ayı 14 itibariyle yayımlanması gereken reklamların yayına girmemesi reklamın amacına ulaşmasını engellediği; davacının davalıya borcu olması nedeniyle takas mahsup defini ileri sürdüğü; davacıdan olan alacağını tazmin için İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında alacak davası ikame edildiği; haksız ve dayanaksız davanın reddine, takas mahsup defisinin karar aşamasında dikkate alınmasına; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Yukarıda izah olunan gerekçe kapsamında somut olayda davacı şirket tarafından davalıya reklam hizmeti verildiği, davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediği davacı tarafça ispat edilmiştir. Davalının hizmetin eksik veya ayıplı olarak yapıldığına ilişkin ortada somut bir delil bulunmadığı, alacağın varlığı sözleşme, yasal ticari defter ve kayıtlar ile ispat edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu takibe dayanak faturaların davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davalı tarafın ihtaratlı kesin süreye rağmen defter ibrazında bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın takas mahsup defi yönünden yapılan değerlendirmede, davalı tarafın İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında alacaklı olması nedeniyle mahsup edilmesi suretiyle iş bu defiyi ileri sürdüğü anlaşılmakla mahsup, bir alacağın gerçek miktarının belirlenebilmesi amacıyla yapılan bir hesap işlemi olup mahsupta indirilecek olan değer, farklı bir alacak olmayıp aynı alacak üzerinden tenzil edilmesi gereken değer olduğu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2019 tarihli ███████-2073 E. ████████ K. sayılı kararında; "Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “mahsup” konusunda açıklama yapılmasında yarar vardır.Mahsup, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Örneğin bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir. Bunun gibi haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görüldüğü gibi bu olaylarda karşılıklı alacaklar bulunmamaktadır (Akman S./Burcuoğlu H./Altop A.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 1013).Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınır..." şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda, davalının mahsup talep ettiği davanın taleplerinin, feshin haksız olduğunun tespitine, 125.934,-32-USD erken tahliye tazminatının tahliye tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 10.000-USD davalının kiralamaktan imtina ettiği veya gerçek değerinin altında kiraladığı ve/veya düşük gösterdiği reklam alanlarına bağlı olarak uğradığı zararın her bir ayın kira ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 10.000,00-USD boş bırakılan alanlara ilişkin cezai şartın reklam alanlarının boş bırakıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte, 10.000-USD bakım onarım giderlerinin her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 30.000-USD manevi tazminatın hukuka aykırı eylemlerin ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi olduğu; " davalının kiralamaktan imtina ettiği veya gerçek değerinin altında kiraladığı ve/veya düşük gösterdiği reklam alanlarına bağlı olarak uğradığı zarar" yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verildiği bu durumda davalı kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu usulüne uygun olarak ispatlayamamıştır..... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından dosyaya yapılan ödemelerin "ihtirazi kayıtla" ödeme şeklinde yapılması nedeniyle davalının icra dosyasına kayıtsız şartsız ödeme yapmaması nedeniyle davalının yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinden neticeten davacının davasının kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 31.402,16 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf ticari defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, HMK m.222 kapsamında lehine delil teşkil ettiği; davalı tarafın ticari defter ibraz etmediği anlaşılmakla alacak likit olduğundan 31.402,16 TL %20 olan 6.280,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir..'' gerekçeleriyle,"Davacının davasının kabulüne,Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 31.402,16 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, 31.402,16 TL %20 olan 6.280,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine.." dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; ispat yükünün davalı yanda bırakılmasının haksız olduğunu,şirketin davacı şirketin sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle davacı şirketi temerrüde düşürmediği 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporu davacı şirketin ediminin niteliği, reklam gösterimi ve ispat yükünün değerlendirilmesi bakımından somut ve hukuki gerekçeler içerdiğinden huzurdaki davada öncelikle dikkate alınması gerektiğini, davacı şirketin, sözleşmeye konu reklamları sözleşmede kararlaştırılan süre ve şartlarda yayımladığını ispatlayamadığını, zaten davacının söz konusu reklam tanıtım filmlerini tarafların anlaştıkları 47 günlük süre zarfında yayımlamadığı gibi yayımlandığını iddia ettiği süre zarfında da hiç veya sözleşmede kararlaştırılan şekil ve şartlara uygun ifada bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 27.01.2016 faiz başlangıç tarihli 27.59666 TL ve 3.895,50 TL bedelli faturalar nedeniyle toplam 31.402,16 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Ödeme emrinde takibe konu faturaların ''... Kira Bedeli, 03.12.2015/ ... ,... Kira Bedeli, 29.12.2015/...'' açıklamaları ile düzenlendiği tespit edilmiştir. Mali müşavir Atalay Birinci ve reklam uzmanı ....tarafından düzenlenen 21.08.2018 tarihli raporda özetle; Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa ne miktarda alacaklı olduğu hususunda inceleme yapılmasının istenilmesine dair mahkeme tarafından ara karar tesis edildiği, ancak tarafların bilirkişi ile iletişime geçmemeleri nedeniyle defterlerin incelenemediği, dosyada yer alan bilgilerden faturanın davalı tarafça iade edildiğinin anlaşıldığı, takibe konu fatura nedeniyle işin/hizmetin yapıldığının somut delillerle ispatlanamadığı belirtilmiştir.Mali müşavir ..., açık hava reklamcısı ...... ve aktüerya uzmanı .... tarafından düzenlenen 20.11.2019 tarihli raporda özetle, TTK m21/2 maddesi uyarınca içeriği kabul edilmeyip iade edilen ve bu nedenle yasal defterlerinde kayıtlı olmayan fatura nedeniyle mali yönden davacıya borçlu olmayacağı, ancak mail yazışmaları, fotoğraflar ve reklamı yapılan şirketlerle yazışmalar nazara alındığında reklam işinin yapıldığının anlaşıldığı belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelemesi6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun █████████ tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta 21.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere takibe konu edilen faturaların davalı tarafça iade edildiği tespiti karşısında, hizmetin verildiği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davacı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında █████/2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli ...Reklam Mahalleri Kiralama Sözleşmesi düzenlenmiş olup, bu sözleşmeye bağlı olarak 01.10.2007 ve 11.12.2012 tarihlerinde 2 ek protokol imzalanmıştır. Dosyada yer alan tespit ve belgelerden, kiralanan yerin ...'nin dış tarafından ve ana caddeye bakan kısmın reklam yayın alanı olduğu, bu yerin tasarrufuna sahip davalının, davacının reklam yerini 3. kişilere pazarlamak ve işletmek üzere kiralayan şirket olduğu tespit edilmiştir. ''Sözleşmenin Konusu ve Tarifi'' başlıklı 2. maddede de sabit reklam panolarının, plazma ekran sisteminin, LED ekran sisteminin ve ileride ortak sabit yeri belirlenecek reklam mecralarının sözleşme konusu dahilinde olduğu belirtilmiştir. Dosyaya ibraz edilen fotoğraflarda ... ve ...tanıtımına ilişkin görseller yer almaktadır. Yapılan mail yazışmalarında taraflar arasında led videosu ile ilgili olarak görsellerin kalma süresi, ücretin nasıl hesaplanacağı ve gerek ... ve gerekse ... ile yayını ile görüşmeler yer aldığı tespit edilmiştir.Mahkeme tarafından .... A.Ş. ve ...'a yazılan müzekkerelerde 29.12.2015-31.12.2015 tarih aralığında... ekranında reklamlarının yapılıp/ yapılmadığı sorulmuştur. ... Şirketi tarafından mahkemeye gönderilen yazıda, reklam filminin yayınlandığına dair görsel gönderilmiştir. Aynı zamanda, ... anlaşmasının takibini yapan dava dışı şirket de (....... A.Ş.) mahkemeye gönderdiği yazıda reklam filminin yayınlandığını belirtmiştir. Ancak, 06.04.2018 tarihli The ... ... vekili Av. ... tarafından mahkemeye gönderilen yazıda, 29.12.2015-31.12.2015 tarihi aralığında otelin ...ekranında reklam yayınlanmadığı belirtilmiştir. Somut davada, dava dışı ... A.Ş. tarafından mahkemeye gönderilen yazıda; dosyada yer alan fotoğraflardan bu şirket yönünden reklamın yapıldığı ve ... Kira Bedeli, 03.12.2015 /... açıklamasıyla düzenlenan fatura nedeniyle davacının alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava dışı ... ... ... vekili tarafından otele ilişkin reklam yayınlanmadığı belirtilmiş ise de, dosyada mübrez görüntülerde ... .... ilişkin reklam yayının yapıldığı anlaşılmakla, "... Led Kira Bedeli, 29.12.2015/..." açıklamasıyla düzenlenen ve takibe konu edilen fatura nedeniyle davacının alacaklı olduğu, davalının takas mahsup talebinin mahkeme tarafından tartışıldığı ve değerlendirildiği ve mahkeme kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine dair karar verilmiştir. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.█████/2026