İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatında kusur oranı, iş göremezlik, bakıcı gideri ve sigorta sorumluluğu itirazlarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesine ilişkin olup, davacı, kaza kusur oranının yanlış belirlendiğini, zararın güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini ve bedel artırım talebi fırsatının tanınmadığını iddia ederken; davalı sigorta şirketi ise sigortalısının kusursuz olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini ve poliçe kapsamında geçici iş göremezlik ile bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını ileri sürerek her iki tarafın da ilk kararı çeşitli yönlerden temyiz etmesiyle oluşan uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas - █████████ KararDAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.02.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ... sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... mah. ... Bulvarı’nda seyretmekte iken, dikkatsizce geri manevra yaparken davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını... Dalının raporu ile %8 oranında malul kaldığı, 120 gün geçici iş görmezlik zararı Olduğu ve 60 gün geçici bakıcı giderine ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, davacının ... .... Ltd. Şir.’nin yetkili müdürü olduğundan gelirinin asgari ücretin çok üstünde olup tazminatın ... tarafından yapılan ücret araştırmasına göre yapılması gerektiğini, dava öncesi davalı sigorta şirketine 06.12.2018 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme alınamadığını fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik ile 100,00 TL sürekli sakatlık ve 50,00 TL iyileşme dönemi bakıcı giderleri zararı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... sigorta poliçesinin müvekkili sigorta şirketi nezdinde 02.08.█████████ vadeli poliçe ile kaza tarihinde teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olup geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri tazminatlarından sorumlu olmadıklarını, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; Taleple bağlı kalınarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazada ..., asli ve tamamen kusurlu olduğu halde kusur raporunca; müvekkilinin tam ve asli kusurlu bulunması kaza sonrası gerek müvekkilin gerekse dava dışı ...'un ifadelerinden olayın oluş şeklinin bu minvalde gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, müvekkilinin raporda bahsedildiği gibi taşıt trafiğine açık bir biçimde durmadığından kusura ilişkin belirleme yanlış olduğunu ayrıca kusura ilişkin itirazları doğrultusunda İTÜ Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması talebi de yerine getirilmediğini mahkemece hiç değilse keşifle kusur oranı belirlemesi gerektiğini, HMK hükümleri uyarınca keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine alınabileceği gibi resen de alınabileceğini, HMK madde 107/2 uyarınca; müvekkile hiçbir şekilde süre verilmeden halen talepleri var iken bedel artırım için ihtarat dahi yapılmaksızın hüküm verildiğini, davanın görülmesi sırasında asgari ücret yükselmesi durumu karşısında mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmadan hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren asgari ücrete göre maddi tazminatın hesabını öngörmeyen bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınmasında isabet olmadığını, mahkemece hüküm tarihindeki duruma göre zarar hesaplanmalı ve buna göre de hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret destek hesabının da nazara alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ile, müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı açık ve net olduğundan, davanın reddine karar verilmesi yerine rizikonun paylaştırılması gerekliliği ilkesi uyarınca davacı yaya ile dava dışı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, ... Genel Şartları gereğince hiçbir şekilde geçici iş göremezlik tazminatını ihtiva etmediğini sadece ...’dan talep edilebileceğini, bakıcı gideri masrafları bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici dönem boyunca tüm bakımların bedel karşılığı yapıldığının ispatı gerektiğini ayrıca kabul anlamına gelmemekle beraber, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek-3/6, “Asgari net ücret dikkate alınarak bakıcı gideri hesaplanır. Bakıcı tutulduğunun belgelendirilmesi durumunda asgari brüt ücret hesaplamalarda dikkate alınır.” hükmünü içermekte olup, davacı tarafça bu yönde herhangi bir belge sunulmaması sebebiyle bakıcı gideri hesaplamasında net asgari ücret esas alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı açık ve net olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kaza nedeniyle davacının şikayetçi olmaması nedeniyle KYOK verilmiş ve soruşturma dosyasında; "█████/2018 günü saat 13:30 sıralarında ... Mahallesi ... Bulvarı No:.. sayılı adres önünde meydana gelen "Taksirle Yaralama-(Frafık-Kazası)" olayı ile ilgili olarak; Müşteki ... ...'nin alınan ifadesinde özetle: "... isimli işyerinin sahibi olduğunu, işyeri önünde cep telefonuyla uğraştığını, bir anda ayağında ağrı hissettiğini ve yere düştüğünü, daha sonra işyerine ait bir aracın ayağının üzerinden geçtiğini, konu ile ilgili herhangi bir şikayetinin olmadığını" beyan etmiştir. Şüpheli ...' un alınan ifadesinde özetle: "... isimli şirkette muhasebeci olarak görev yaptığını, şirkete ait araç ile malzemeleri boşaltmak için geri geri gittiği esnada ...' in ayağını ezdiğini, olayla ilgili herhangi bir kastının olmadığını, bir anlık dikkatsizliği sonucu kazanın gerçekleştiğini" beyan etmiştir. Olay ile ilgili olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmalarda olayı gören bilene rastlanılmamış, olay yerini ve anını görebilecek kamera tespit edilememiştir. Olay ile ilgili kazaya karışan aracın, olay yerinde olmaması sebebiyle kazanın tam noktası tespit edilemediğinden, ayrıntılı ve krokili yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenememiştir." şeklinde belirtilmiştir.Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda; davacının asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş itiraz üzerine ... Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına karar verilmiş ancak ... tarafından gönderilen yazıda; dosya içerisinde trafik kaza tespit tutanağı ve herhangi bir kroki olmadığı anlaşılmış olup, mevcut sağlıklı rapor tanzimi açısından aracın geri manevra yönü, yayanın konumu, çarpma noktasının yeri, yol kenarlarına olan mesafesi, mahal özellikleri, olayın oluş şeklinin belirtildiği ayrıntılı ölçekli krokiye ihtiyaç duyulmuş şeklinde bildirilmiş olduğu halde mahkemece soruşturma dosyası kapsamında dava konusu trafik kazasına ilişkin trafik kazası tespit tutanağı ve trafik kazasına ilişkin krokinin bulunmadığı; ayrıca görüntü kaydı ve görgü tanığının da bulunmadığı, bu nedenle keşif yapılmak suretiyle de ön rapor kapsamındaki eksikliklerin giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış olması sebebiyle ...'dan kusur raporu alınmasına yönelik ara karardan rücu edilmiş ve kazada tarafların %50 oranında kusurlu olacakları belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.O halde mahkemece yapılması gereken mahallinde keşif yapılarak; ... tarafından gönderilen yazıda belirtilen "dosya içerisinde trafik kaza tespit tutanağı ve herhangi bir kroki olmadığı anlaşılmış olup, mevcut sağlıklı rapor tanzimi açısından aracın geri manevra yönü, yayanın konumu, çarpma noktasının yeri, yol kenarlarına olan mesafesi, mahal özellikleri, olayın oluş şeklinin belirtildiği ayrıntılı ölçekli kroki" düzenlenmesi için bilirkişiden rapor alınmasından sonra dosyanın ...'ya gönderilerek kusur raporu alınması, raporlar arasında çelişki olması halinde giderilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.Dairemiz kararına göre bu aşamada diğer istinaf sebepleri inceleme konusu yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026