Motosikletli vale/şoför hizmet sözleşmesinden kaynaklanan SGK prim teşvik kaybı ve gecikme zammı alacağına yönelik itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdettikleri motosikletli vale/şoför hizmetleri sözleşmesi kapsamında, davalının Sosyal Güvenlik Kurumu yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi sonucu prim teşviklerinden düzenli yararlanamadığını ve fazladan gecikme zammı ödediğini ileri sürerek, oluşan zararın tazmini amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı kısmi itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı ise, teşviklerden faydalanamama sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, kendi ödemelerini sözleşmeye uygun yaptığını ve temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ Esas ███████ Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Motosikletli Vale/ Şoför Hizmetleri Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme kapsamında, müvekkil şirketin "..." markası altında verilen araç kiralama hizmetleri için motosikletli vale verdiğini, sözleşmenin geçerli olduğu süre için müvekkil şirketin gerekli şoför, vale şefi, müdür yardımcısı ve müdür olmak üzere çalıştıracağını ve çalıştırılacak işçilerin ...A.Ş. tarafından temin edilerek ...A.Ş.’nin bordrosunda kayıtlı olacağını, verilen hizmete karşılık olarak, davalı ... A.Ş.'nin, personel fiyat matrahı ile iş bu sözleşme konusu hizmetin ifası için yerine getirilen masrafları, her hakediş döneminde ...A.Ş.’ye ödeme yapmayı kabul ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenecek faturanın, sözleşmede belirtilen teşvik vb. faydalar eklenmemiş halde olacak şekilde, ...A.Ş.’nin çalıştırdığı her personelin fiyat matrahında belirtilen ücreti, SGK, yol-yemek gibi ücret ekleri ile AGİ’nin hesaplanması ile bulunan personel giderlerine kar payı eklenmiş hali düzenleneceği, yürürlükte olan ve ileride çıkacak yasa ve uygulamalar ile 4857 ve 5510 Sayılı Yasalar ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmelikleri ile tüm benzer yasa, yönetmelikler ve uygulamalarda yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesi, teknik ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi, çalıştırılacak işçi ve personel bakımından SGK, Bölge Çalışma Müdürlüğü, Vergi Daireleri Sair Resmi veya Özel Kurumlar nezdinde her türlü resmi ve özel yükümlülüklerin yerine getirilmesi, prim, vergi, resim ve her türlü maddi yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ...A.Ş.’ye ait olduğunu, tüm bu kalemlerin ... A.Ş.'ne fatura edilerek her hakediş dönemine yansıtılacağını, ... A.Ş'nin sözleşmede belirtilen ve fatura konusu işçilik ücretlerinin tümünü hakediş dönemlerinde ...A.Ş.’ye eksiksiz ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği hüküm altına aldığını, taraflar devamında yapmış oldukları ek protokol ile ... A.Ş.'nin faturaları geç ödemesinin önüne geçilmesi, müvekkilin sahip olduğu teşviklerden bu sefer düzenli şekilde yararlanabilmeye devam etmesi için sözleşmeye ek düzenlemeler getirildiğini, davalı şirket işbu sözleşmeye aykırı olarak, ek protokolün imzalandığı tarihe kadar 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, müvekkilin hak etmiş olduğu prim teşviklerinden düzenli olarak yararlanmasına engel olduğunu, zamanında ödenmeyen prim borçları nedeni ile müvekkilin gecikme zammı ödemesine sebebiyet verdiğini, Temmuz 2018 - Mart 2019 tarihleri arasına ilişkin, 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan mahrum kalınan teşvik ve fazladan ödenen gecikme zamları tutarı olan 266.341,36TL ( + %18 KDV tutarı 47.941,44TL) ile birlikte toplam 314.282,80TL'yi, 04.07.2019 tarih ve ... no.lu fatura ile davalı ... A.Ş.'den talep ettiğini, davalı şirket faturayı ödememesi üzerine, İstanbul .... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 214.079,49TL asıl alacak kısmını kabul ederek, 214.079,49TL'lik asıl alacak ve fer'ilerine ilişkin ödeme yapıldığını, bu geç ödeme neticesinde müvekkilin düzenli olarak teşviklerden yararlanamadığı ve zarara uğradığını, bu nedenle davalı şirketin İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı kısmi itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısmı ve fer'ileri açısından devamına, asıl alacağın itiraz edilen kısmının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın teşvikten yararlanamamasının sorumlusu olarak müvekkili şirketi gösterme çabası hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere ... 'nin SGK nezdinde yapılması gereken tüm ödeme ve işlemlerde yegâne sorumlu olup, bu sebeple ortaya çıkan “teşviklerden faydalanamama” iddiasının tamamıyla farazi olduğunu, müvekkili şirketin bu şekilde üstlendiği bir yükümlülüğün söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından ödemelerin sözleşme ile kararlaştırıldığı şekilde usulüne uygun gerçekleştirilmiş olduğunu, davacı tarafça gecikme faizi adı altında bir talepte bulunulmasının yasal dayanağı olmadığını, zira temerrüt gerçekleşmediğini, temerrüt dahi gerçekleşememiş iken gecikme tazminatının dayanağının davacı tarafa açıklattırılması gerektiğini, sözleşmeye aykırı olarak düzenlenmiş olarak faturanın Müvekkili Şirket tarafından yasal süre içerisinde haklı olarak iade edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacı aleyheni %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece ; " Dosya arasında bulunan hizmet alım sözleşmesi, ek protokol, SGK prim tahakkuk ve tediye kayıtları, İstanbul/İzmir SGK aylık sigorta primleri tahakkuk belgeleri incelenmekle taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşemesi ve ek protokolde; 5510 sayılı Kanun hükmü uyarınca % 5 prim indiriminden faydalanamaması durumunda faylanmış gibi fatura bedellerine yüzde beş prim indiriminin yansıtılacağı " taraflarca kararlaştırılmış olmakla birlikte tarafların ticari defterleri incelenmekle davacı tarafça davalı adına düzenlenmiş olan ve davaya konu edilen faturayı davalı yan kendi ticari defterlerine kaydettiği ve takip aşamasında kısmi ödeme yapılarak mevcut durum itbariyle söz konusu faturadan dolayı davacı şirkete 103.393,50 TL borçlu bulunduğu ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki somut uyuşmazlık hakkedişe yönelik olmayıp sadece davalı tarafın zamanında ödemeyi hizmet sözleşmesi ve ek protokol ile ile taahhüt altına aldığı SGK prim taaahuklarının zamanında ödenmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun hükmü uyarınca yararlanılamayan teşvik indiriminden kaynaklı teşvik bedelleri ve SGK gecikme zammı alacağından ibaret olduğu bu nedenle tarafların uyuşmazlığa konu edilin tüm SGK prim taaahuk kayıtları celp edilmekle bilirkişi heyeti tarafından incelenmiştir . Alınan ek raporda özetle Temmuz/2018 – Mart/2019 Tahakkuk Periyodunda, 5510 Sayılı Kanun’dan kaynaklı olarak, mahrum kalınan teşvik ve fazladan ödenen gecikme zamlarına ilişkin olarak;
davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmesi gereken faturada yer alması gereken tutarlara ilişkin Davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş ve takip dayanağı yapılmış bulunan 04.07.2019 Tarihli, ...Nolu, “266.341,36 TL + 47.941,44 TL %18 KDV=” 314.282,80 TL Tutarlı Faturanın (314.282,80 TL – 311.824,72 TL=) 2.458,08 TL (KDV Dahil) fazla kesilmiş olduğu, 2.458,08 TL Fazlalığın; İstanbul SGK 2018/Kasım ayına ilişkin talep edilen 2.083,08 TL Gecikme + 374,95 TL %18 KDV=2.458,03 TL ve 0,05 TL 5510 indirim tahakkuk küsurat farklılıklarından kaynaklandığı tespit edilmiş olup,
davacı şirketin huzurdaki itirazın iptali davası ile davalı şirketten talep edebileceği asıl alacağın 97.745,23 TL olabileceği tespit edilmekle usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporundaki hesaplama ve tespitler hükme esas alınmakla birlikte davalı tarafın hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokol hükümleri uyarınca ; " ..., ...'ye sözleşme kapsamında ödemesi gereken tutarları gününde ödemeyi kabul ve taahhüt eder. ... A.Ş. de, kendisine yapılan gününde ve düzenli ödeme neticesinde çalışanların SGK primlerini zamanında ödemeyi, bu sayede SGK tarafından kendisine yapılacak 5510 Sayılı Sosyal Sigartolar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na getirilen ek hükümlere istinaden %5'lik prim indiriminden ...'u yararlandırmayı ve ...'a keseceği faturalara söz konusu indirimleri yansıtmayı kabul ve taahhüt etmektedir. ... tarafından gününde ve düzenli ödeme yapılmaması halinde, yukarıda belirtilen %5'lik prim indiriminden faydalarılamayacağı, primden doğon ekstra külfet ile doğabilecek her türlü teşvik ve geç ödeme faizinin de ... tarafından karşılanacağı, diğer yandan ...'un gününde ve düzenli ödeme yapmasına rağmen ...'dan kaynaklanmayan sebeplerle %5'lik prim indiriminden faydalanılmaması halinde ...'nin, işbu indirimden faydalanılmış gibi fatura bedeline %5'lik prim indirimini yansıtacağı konusunda" tarafların mutabık kaldığı anlaşılmakla SGK prim taaahuk kayıtları incelenmekle taraflarca düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokol hükümleri uyarınca davalının yukarıda açıkça izah edildiği üzere sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmekle ve davacının 5510 sayılı Kanun hükmü uyarınca mahrum kaldığı teşvik ve fazladan ödenen gecikme zammı alacağı ispatlanmakla usul ve yasaya uygun ek raporlarda tespit edilen alacak miktarına yönelik talebin kabulüne fazlaya yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır." gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 97.745,23 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ilgili prim teşvikinden yararlanılamamasının sebebinin müvekkil şirket eylemleri olabilmesi için, davacı tarafın hak edişlerine ilişkin bir fatura düzenlemesi yahut müvekkil şirkete bir temerrüt ihtarnamesi göndermesi ve ilgili süre içerisinde hakedişlerin ödenmemesi gerektiğini, somut olayda ise durum bundan oldukça farklı olup davacı tarafça hak edişlerin çok üzerinde olan bir meblağ, müvekkil şirketten tek seferde talep edildiğini, önemle belirtmek isteriz ki, ilgili prim teşvikinden faydalanmak tamamen davacı tarafın inisiyatifinde olduğunu, iddia olunduğu üzere doğan bir zarar mevcut ise bu zararın, davacı tarafın ihmali yahut ticari husumet sebebiyle müvekkil şirketten tahsil etme kastından ileri gelmediğinin ispatlanması gerektiğini, işbu şekilde zararın müvekkil şirketin eylemleri sebebiyle doğduğunu ispatlayamayan ve müvekkil şirketi -şartları gerçekleşmese de- temerrüde düşürmeyen davacı tarafın davasının reddi gerektiğini, sözleşmede ve protokolde kararlaştırıldığı üzere ..., SGK nezdinde yapılması gereken tüm ödeme ve işlemlerde yegane sorumlu olduğunu, bu sebeple ortaya çıkan teşviklerden faydalanamama durumunun müvekkil şirketten kaynaklandığı iddiası tamamı ile farazi olup, müvekkil şirketin bu şekilde üstlendiği bir yükümlülük söz konusu olmadığını kaldı ki davacı şirketin SGK nezdinde yapması gereken ödemeleri geciktirmesi sebebiyle ortaya çıkacak bedellerden de müvekkil şirketin sorumlu tutulması hukuk düzeni ile bağdaşmayacağını, dava konu alacak likit olmadığından icra inkâr talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Tarafımızdan asıl alacak olarak 103.393,5‬0 TL talep edildiği halde, 97.745,23 TL asıl alacağa hükmedilmesi hatalı olduğunu, müvekkil tarafından, İstanbul .... İcra Dairesi nezdinde fatura alacağından kaynaklı 314.282,80TL fatura alacağı, 3.190,19TL takip tarihine kadar işlemiş faiz toplam : 317.472,99 TL takip toplamı olacak şekilde başlatılan icra takibi, davalı tarafından kısmi itiraza konu edildiğini, davalı borcun, 214.079,49 TL kısmını kabul ederek kabul ettiği kısma ilişkin ödeme yaptığını, asıl alacak olan 317.472,99 TL tutardan, 214.079,49 TL çıkması ile 103.393,30 TL bulunarak ve bu tutar dava konusu yapıldığını, bilirkişinin tespit edemediği fark, yerel mahkemenin reddetmiş olduğu kısım; takip öncesi faize ilişkin olduğunu, faiz talebinin yerinde olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava hizmet sözleşmesinden kaynaklanan SGK prim taaahuklarının zamanında ödenmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun hükmü uyarınca yararlanılamayan teşvik indiriminden kaynaklı teşvik bedelleri ve SGK gecikme zammı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafça, █████/2019 tarihli faturaya istinaden 314.282,80 TL asıl ve 3.190,19 TL işlemiş faiz olmak üzere 317.472,99 TL toplam alacağının, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %19,5 ve değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte tahsili için ilamsız icra takip başlatıldığı, davalının süresinde kısmi itirazı ile borcun sadece 214.079,49 TL'si kabul edilerek bakiye kalan kısmın tamamına faizine ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce itiraz edilen 103.393,50 TL yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine kısmi itirazın iptali için huzurdaki davanın açıldığı görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir ile nikelikli hesap uzmanı bilirkişinden █████/2021 tarihli müşterek kök raporda özetle; "Davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlemiş ve takip dayanağı yapmış olduğu ihtilafa konu 04.07.2019 tarihli 314.282,80 TL tutarlı faturayı ticari defterlerinde davalı şirket adına kaydetmiş olduğu, davalı şirketin davanın dayandığı takip dosyasında kısmi itirazda bulunarak 214.079,49 TL ödeme yaptığı ve fatura borcundan mahsup etmek suretiyle kayda aldığı, sonucunda 100.203,31 TL faturadan kalan bakiye alacak olarak davacı şirket kayıtlarında mevcudiyetini koruduğu tespit edildiği,
Davalı şirketin, davacı şirketçe adına düzenlenmiş ve takip dayanağı yapılmış ihtilafa konu █████/2019 Tarihli, 314.282,80 TL tutarlı faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defterleri ve yukarıda listelenen kayıtları itibarıyla, davacı şirkete faturalara dayalı açık C/H bakiyesinden kaynaklanan 100.203,31 TL borcu bulunduğu, ayrıca davacı tarafından talep edilen alacağa dayanak fatura davalı şirket tarafından █████/2019 günlü ihtar ile davalı tarafından iade edildiği " tespiti yapılmıştır.
█████/2022 tarihli üçüncü ek raporda özetle ; "Her ne kadar davalı şirketçe davacı şirkete keşide edilmiş dosyada bir örneği mübrez ....Noterliği 12.07.2019 tarih, ... Nolu ihtarnamede, muhatap davacı şirketçe düzenlenerek taraflarına gönderilmiş bulunan 04.07.2019 Tarihli, KDV dahil 314.282,80 TL Bedelli, “Şirket giderlerine Katılım; 2018/7 — 2019/3 Dönemlerine ait 5510 Sayılı Teşvik ve Gecikme Zammı” içerikli faturanın taraflarınca kabul edilmeyerek iade edildiği belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde mevcudiyetini koruduğu, gerek ihtarnamenin düzenlendiği 12.07.2019 tarihinde gerekse daha sonra ki herhangi bir tarihte bu iade işlemine ilişkin olarak ticari defterlerinde herhangi bir iade kaydına yer verilmediği,
Keza, taraflar arasındaki ihtilafa konu işbu fatura, hakediş içermeyip, sadece SGK Prim tahakkuklarının zamanında ödenememesi nedeniyle 5510 Sayılı Yasa kapsamında yararlanılamayan teşvik bedelleri ve zamanında ödenemeyen SGK Primleri nedeniyle üstlenilmek ve SGK” ya ödenmek zorunda kalınan SGK gecikme zamlarından ibaret olup, EK (2) raporda ;
Toplam 5510 Sk İndirim: 231.897,87 TL
Toplam Kar Payı : 25.508,77 TL
Toplam Gecikme Zammı: 6.851,60 TL
Toplam : 264.258,24 TL
KDV %18 : 47.566,48 TL
Fatura Edilecek Tutar : 311.824,72 TL
Düzenlenmesi gereken faturanın KDV dahil 311.824,72 TL olacağı, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş ve takip dayanağı yapılmış bulunan 04.07.2019 tarihli faturanın 2.458,08 TL KDV dahil fazla kesilmiş olduğu tespitine yer verildiği
Davacı şirketle davalı şirket arasındaki ticari ilişkide, davacı tarafça düzenlenen SGK' ya yönelik hakedişlerin ve diğer sair bedellere ilişkin yansıtma faturalarının davalı tarafça süresinde ödenip, ödenmediği hususuna yönelik olarak tarafların muavin hesap ekstreleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş olup, taraflar arasında ihtilafa konu 2019 yılında muavin hesap hareketlerinin raporda listelendiği,
Taraflar arasında akdolunan Motosikletli Vale/Şoför Hizmetleri Sözleşmesi'nin fatura tanzimi ve ödeme başlıklı maddesinin B.2 ödeme bendi uyarınca, faturaya esas teşkil edecek mutabakatın o ayın en geç 15' ine kadar tamamlamakla yükümlü olunduğu ve düzenlenecek faturanın en geç ayın 20' sine kadar davalı şirketin ilgili birimine imza mukabili teslim edilmesi ve aynı zamanda e-posta ile davalı şirkete bildirilmesi sonrası ödemenin en geç o ayın 30' unda, 30.günün tatil günü olması halinde ilk iş gününde davacı ...' nin belirtilen banka hesabına ödeneceği kararlaştırıldığı, ancak yukarıda yer verilen Muavin Hesap Ekstresinden de görüleceği üzere; ay sonları itibarıyla, davalı şirketçe davacı şirkete ait fatura alacaklarının tamamen ödenmemiş oldukları ve yukarıda yer verilen bakiye borçlarının mevcut olduğu tespit edildiği" bildirilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Motosikletli Vale/Şöför Hizmetleri Sözleşmesinin █████/2019 tarihli ek Protokol ile " ..., ...'ye sözleşme kapsamında ödemesi gereken tutarları gününde ödemeyi kabul ve taahhüt eder. ... A.Ş. de, kendisine yapılan gününde ve düzenli ödeme neticesinde çalışanların SGK primlerini zamanında ödemeyi, bu sayede SGK tarafından kendisine yapılacak 5510 Sayılı Sosyal Sigartolar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na getirilen ek hükümlere istinaden %5'lik prim indiriminden ...'u yararlandırmayı ve ...'a keseceği faturalara söz konusu indirimleri yansıtmayı kabul ve taahhüt ettiği,
... tarafından gününde ve düzenli ödeme yapılmaması halinde, yukarıda belirtilen %5'lik prim indiriminden faydalarılamayacağı, primden doğon ekstra külfet ile doğabilecek her türlü teşvik ve geç ödeme faizinin de ... tarafından karşılanacağı, diğer yandan ...'un gününde ve düzenli ödeme yapmasına rağmen ...'dan kaynaklanmayan sebeplerle %5'lik prim indiriminden faydalanılmaması halinde ...'nin, işbu indirimden faydalanılmış gibi fatura bedeline %5'lik prim indirimini yansıtacağı konusunda tarafların mutabık kaldığı,
Bu maddeye ilişkin hükümler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ek hükümleri yürürlükte kaldığı süre boyunca uygulamaya devam edeceği, ek hükümlerin mülga olması ve/veya yeni bir düzenleme yapılması halinde, söz konusu yeni düzenleme sözleşmeye uyarlanacağı" kararlaştırılmıştır.
5510 sayılı Kanunun 81/1 maddesinde, bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanacağı öngörülmüştür. Davacı, davalıya hizmet vermiş olup, hizmet tarihleri itibariyle davacı şirketin sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesinde 5 puanlık indirim uygulaması gerekmektedir. Nitekim taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile davalı şirketten kaynaklanmayan sebepler dışında davalı ... tarafından gününde ve düzenli ödeme yapılmaması halinde, yasadan doğan %5'lik prim indiriminden faydalarılamayacağı, primden doğon ekstra külfet ile doğabilecek her türlü teşvik ve geç ödeme faizinin de ... tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edilen ay sonları itibarıyla, davalı şirketçe davacı şirkete ait fatura alacaklarının tamamen ödenmemiş oldukları ve raporda tespit edilen bakiye borçlarının mevcut olduğu tespit edildiği, taraflarca düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokol hükümleri uyarınca davalının sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediği, bilirkişi raporu ile tespit edilen davacının 5510 sayılı Kanun hükmü uyarınca mahrum kaldığı teşvik ve fazladan ödenen gecikme zammından davalı şirketin sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafça itiraz edilen, teşvik bedelleri ve SGK gecikme zammı biliniyor olması karşısında talep edilen likit bir alacak olduğundan, davacı lehine İİK'nın 67/2. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının istinafı yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın, "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile ek madde 1’de, 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir.
█████/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş olup anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2025 Tarihli 2023/4-931 E. ████████ K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır.
Somut dosyada karar tarihi █████/2023 olduğundan, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapılan değişiklikten önceki hükümler uyarınca kararın kesin nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Buna göre davacı aleyhine reddedilen değer ( harca esas dava değeri 103.393,30 TL olup kabul edilen 97.745,23 TL mahsup edildiğinde) 5.648,07 TL olup bu miktar karar tarihi olan █████/2013 itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan 17.830,00 TL'nin altında kalmakta olup kesin sınırlar içindedir.
HMK'nun 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b bendi uyarınca usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir
.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, davacı tarafça yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde davacıya İADESİNE
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 1.669,90 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 937,90 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!