İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, haksız fiil kaynaklı trafik kazası sonrası ticari kazanç kaybı davasında asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararını onadı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, davacının trafik kazası nedeniyle aracının onarım süresince uğradığı ticari kazanç kaybının tazmini talebiyle açtığı davanın, haksız fiilden kaynaklanması, Türk Ticaret Kanununda düzenlenmemesi, davalı işleten ve sürücünün gerçek kişi olması ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının taraf olmaması gibi nedenlerle ticari dava niteliğinde olmadığına hükmederek, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararını usul ve yasaya uygun bulup, davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : █████████ Esas - ███████ KararDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 günü davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... Anonim Şirketi’ne ... poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı sayılı aracın İstanbul İli Silivri İlçesinde ... Caddesinde seyir halinde iken, müvekkili adına kayıtlı, ... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kazada davalı ...'a ait ... plakalı aracın %100 kusurlu olup sürücü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle aracın onarımda kaldığını ve bu onarım süresince de müvekkili şirketin kardan mahrum kaldığını, kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen iş durması - ticari kazanç kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL iş durması- ticari kazanç kaybı bedelinin █████/2025 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, görevli mahkemenin belirlenmesinde hataya düşüldüğünü, dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmediğini, kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir.Somut olaya bakıldığında; davanın haksız fiil niteliğinde trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan kazanç kaybı için tazminat istemine dayandığı, TTK'da düzenlenmediği, davalı işleten ile davalı sürücünün gerçek kişi olduğu, davalılar arasında ZMMS sigortacısının da taraf olarak yer almadığı, bu durumda ihtilafın TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle açılan davanın ticari dava niteliğinde olmadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026