İş kazası sonucu vefat eden muris için talep edilen maddi ve manevi tazminat davasında, davalıların kusur ve müşterek müteselsil sorumluluk yönünden verilen ilk derece kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin 11.04.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi üzerine açtıkları maddi ve manevi tazminat davalarında, davalı şirketlerin kusur ve sorumluluğunu ileri sürmüş, davalılar ise husumet, görev ve zamanaşımı itirazları ile kazada murisin tam kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, asıl ve birleşen davaları kısmen kabul ederek, birden fazla davalı şirketin davacılara müştereken ve müteselsilen yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava, birleşen dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; davacıların murisi olan ...'ın 11.04.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... işçi arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, husumet ve görev yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2.Davalılar .... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... işçinin meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, saha kontrol şefini beklemeden aceleci davranarak ve elektriğin kesilip kesilmediğini iş ekipmanları ile kontrol etmeden direğe çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
3.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet, zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile ... arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, davanın herşeyden önce husumet ve görev yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
4.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının oluşumunda müvekkili işverenliğin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkili teşekkülün orta ve alçak gerilimli dağıtım hatlarında çalışma yapma, enerji kesme ve verme yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava ve birleşen davaların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile
A-) Maddi Tazminat Davasında;
1-6.672.067,98 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-1.468.141,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-1.240.736,60 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
4-805.807,34 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
5-801.455,05 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
B-)Manevi Tazminat Davasında;
1-180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-175.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-175.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş., .... Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
C-)Davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davalılar ... A.Ş. ile .... Şti. arasında H.561 referanslı, .... ...İletim Hattı tesisi işine ait 02.10.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalılar ....Şti. ile ... Ev arasında, H 561 ... E.1 Hat işinin iletken çekim işçiliği olarak belirtildiği 06.03.2017 tarihli imzalanmış sözleşme bulunduğu, davalı ...'nin iş sahibi olarak işin bir kısmını davalı ... Ltd. Şti.'ye devrettiği, bu davalının da işin bir kısmını ... Ev'e devrettiği, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetine göre davalı ...'nin işverenlik sıfatı ortadan kalkmadığından aralarındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirmek gerektiği, kaldı ki, yargılama sırasında düzenlenen ve maddi olayla uyumlu bulunan kusur bilirkişi raporlarında aleyhine hüküm kurulan davalılara kusur verildiği, dava konusu olayda ...'nin asıl işveren, .... Şti.'nin birinci alt işveren, ... firmasının ise taşeron (ikinci alt işveren) ve kazalı işçinin işvereni olduğu, .... Şti.'nin ... A.Ş.'ye ait hat çekme işlerini sözleşme ile üstlendiği ve üstlendiği işlerin bir kısmını da sözleşme ile "..." firmasına verdiği, ... firmasının çalışma sahasından geçen enerji nakil hattının yer aldığı güzergahta yapılan çalışmada direk üzerine çıkan ... işçinin elektrik akımına kapılarak vefat etmesi şeklinde meydana gelen olayın iş kazası olduğu, hükme esas alınan ve alanında uzman iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen 26.04.20 23... .10.2023 tarihli kusur heyet raporlarında, ... işçinin %20 oranında, davalı ...nin %15, davalı ...nin %25, davalı ...'nin %40 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ...Ş'nin kusuru olmadığının belirlendiği,, somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi heyeti raporunun, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığı, bilirkişi hesap raporundaki verilerin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin fazla olduğunu, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ise az olduğunu, HMK 124. maddesi gereğince davalı olmaktan çıkarılan Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş. hakkında davanın reddine karar verilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Davalı ...Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
c. Davalılar ... A.Ş... Şti., ...A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olup % 100 oranında kusurlu olduklarını,
d.Maddi tazminat hesabına ve hükme esas aktüerya bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini,
e.Takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müteveffanın müvekkilinin işçisi olmadığını, ... firmasının işçisi olduğunu,
b. ... A.Ş.'nin sorumluluğu bulunmadığını, 13.02.2018 tarihli ... inceleme raporunda ve Ankara 21. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında bulunan 09.05.2019 tarihli bilirkişi kusur raporunda, müvekkiline kusur verilmediğini,
c.Manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Maanevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Gerçek zarar esasına dayalı hesap yönteminde, hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin daha uzun olmasına karşın, destek süresi, desteğin (işçinin) bakiye ömrü ile sınırlı kabul edilmelidir.
3.Önceki hesap yöntemlerinde, kız çocuklarının bakım ve destek ihtiyacının, evlenme yaşına kadar devam ettiği varsayılmış; bu kapsamda, kentlerde evlenme yaşının 22, köylerde ise 18 olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bir kabule gidilmiştir. Ancak kız çocuklarının evlenme yaşlarının; aile yapısı, sosyal ve ekonomik koşullar, ülke genelindeki yaşam standartları ile yöresel gelenek ve göreneklere göre farklılık gösterebileceği dikkate alındığında, destek süresinin belirlenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu’nca bölgelere göre yayımlanan evlenme yaşı istatistiklerinden yararlanılması, tazminat hesabının objektif ilke ve esaslarına daha uygun olacaktır.
4.Erkek çocuklar yönünden ise destek süresinin; zorunlu eğitim sınırı itibariyle 18 yaşına kadar, ortaöğretim görmeleri hâlinde 20 yaşına kadar, yükseköğrenim görmeleri hâlinde ise 25 yaşına kadar belirlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, somut olayın özellikleri itibariyle, çocukların yükseköğrenim yapma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, destek süresinin 25 yaşına kadar uzatılması gerektiği kabul edilmelidir.
5.Somut olayda, dosya kapsamına göre davacı çocuklardan kızı ...’ün olay tarihinde 2 yaşında olduğu, oğlu ...'nın ise kazadan sonra dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hatalı şekilde kız çocuk yönünden destek süresi 20, erkek çocuk yönünden destek süresi 18 yaşına kadar hesaplanmıştır.
6.Bu durumda, Mahkemece yapılması gereken iş; rapor tarihi itibariyle ... ve ... ...’un öğrenim durumlarının tespit edilmesi, halen öğrenimlerine devam ettiklerinin belirlenmesi hâlinde, ülke genelinde yükseköğretim kurumlarının yaygınlığı gözetilerek, ileride yükseköğrenim yapacaklarının mutad olduğu varsayımıyla destek süresinin 25 yaşına kadar uzatılması suretiyle hesaplama yapılmasından ibarettir.
7.Öte yandan, somut olayda bakiye ömrün tespit edilmesi hususunda uyuşmazlık bulunduğu gözetilerek bakiye ömrün tespitine ilişkin ilkelere değinmek faydalı olacaktır. Dava niteliği itibariyle ... tarafından karşılanmayan maddi ve manevi tazminatın giderilmesi istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, maddi tazminat miktarının hesabı açısından, sigortalı işçinin kaza tarihindeki yaşına göre (Dairemizin 23.02.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamında da açıkça işaret olunduğu üzere) TRH 2010 bakiye ömür tablosu gereğince tespit olunacak olası bakiye ömrü esas almak, sigortalının 60 yaşına kadar aktif hesap devresi içerisinde bulunduğu gözetilerek sigortalının işveren nezdinde asgari ücrete oranla aldığı ücret belirlenerek aktif devre boyunca bu oran üzerinden hesap yapmak, 60 yaşından itibaren ise davacının pasif hesap devresi içinde bulunacağını dikkate alarak asgari geçim indirimi dışlanmış asgari ücret üzerinden hesap yapmak, öte yandan bilinen dönem ücretini belirledikten sonra bilinmeyen dönem hesabında da sigortalının hak kazacağı ücretin tespiti açısından arıtırım ve iskontolama yöntemiyle sigortalının bilinmeyen devre dönemi için hak kazanabileceği ücreti binen dönem için de olduğu gibi her yıl için ayrı ayrı belirlemek, bu şekilde hesap edilecek maddi tazminat alacağından sıracıyla davacı kusuru ve akabinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55.maddesi hükmü gözetilerek Kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin, rücuya kabil kısımlarını tazminat alacağından tenzil etmek suretiyle davacıların hak kazanabileceği maddi tazminat alacağını hesaplamaktan ibarettir.
8.Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece davacıların maddi zararlarının (destekten yoksun kalma tazminatının) belirlenmesi amacıyla hükme esas alınan hesap bilirkişi raporlarında, davacıların muhtemel bakiye ömürlerinin tespitinde 'PMF 1931' yaşam tablosunun esas alındığı, davacılar vekili tarafından söz konusu hesaplama yöntemine itiraz edilmiş olmasına rağmen, Mahkemece bu hususun değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
9.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca, tarafların iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına yönelik somut itirazlarının Mahkemece denetime elverişli şekilde tartışılması, yasal ve güncel kriterlere aykırı hesaplama içeren rapora itibar edilerek gerekçesiz şekilde hüküm kurulmaması gerekir. Bu itibarla, davacılar vekilinin haklı itirazları göz ardı edilerek, bakiye ömür tespitinde 'TRH 2010' tablosu yerine güncelliğini ve uygulanabilirliğini yitirmiş 'PMF 1931' tablosunun esas alınması suretiyle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar ihdası usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
10.Açıklanan maddî ve hukukî olgular karşısında, özetle Mahkemece yapılacak iş; davacıların müstakbel maddi zararlarının (destekten yoksun kalma tazminatının) tespiti amacıyla hükme esas alınacak yeni hesap raporunda;
10.a. Davacı çocukların eğitim durumları ve hayatın olağan akışı gözetilerek destek sürelerinin 25 yaşına kadar uzatılması,
10.b. Davacıların muhtemel bakiye ömür sürelerinin tespitinde Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olarak güncel TRH 2010 verilerinin esas alınması,
Hususlarında denetime ve hesaba elverişli rapor tanzim ettirilerek, hasıl olacak sonuca göre dosya muhtevası kapsamında bir karar vermekten ibarettir.
11. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Davacılar vekilinin tüm davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!