İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağı için açılan itirazın iptali davası süreci.
Özet: Bu hukuki evrak, elektrik panoları imalatından kaynaklanan 358.006,80 TLlik ödenmemiş ticari fatura alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatan davacının, davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatı talebini içeren bir davayı özetlemektedir; davalı tarafın davaya cevap vermediği, mahkemenin ise itirazın alacaklıya tebliğ edilmediğini ve yetki hususunu değerlendirerek uzman görüşü alınmasına karar verdiği bir aşamayı anlatmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin elektrik panolarının tasarımı, projelendirilmesi, imalatı, montajı ve kontrolü alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... ile aralarında ticari bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirketin üzerine düşen borçları eksiksiz ifa ettiğini, 26.03.2024 tarihli --------- numaralı 358.006,80 TL bedelli faturanın davalı tarafından ödenmediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca, asıl alacağa, ferilerine ve faiz oranına hiçbir dayanak göstermeden haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davalının itirazlarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, alacağın likit ve muayyen nitelikte bulunduğunu, bu nedenle İİK’nın 67/II maddesi uyarınca davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalının mallarını kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, fatura ve irsaliye gibi belgelerle alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir
SAVUNMA Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İİK. 67. maddesi uyarınca;İtirazın iptali davasında takibin yetkili İcra Dairesinde yapılması dava şartı olup icra dairesinin yetkisini itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisini değerlendilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda;"taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve takibe konu edilen 26.03.2024 tarihli, ---------- numaralı, Elektrik Pano Kurulumu ve İşçilik Hizmeti açıklamalı, 358.006,80 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine İİK m. 67 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin ve ihtiyati haciz kararı verilmesinin istendiği, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada yalnızca Envanter Defteri'nin Noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının süresinde yaptırıldığı, davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarının yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylanmış olduğu, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde takibe konu edilen 26.03.2024 tarihli, ---------- numaralı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde ---------- hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği, takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi 29.03.2024 itibarıyla davalıdan 358.006,80 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının █████/2026 günü saat 10: 00'da mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığı ve ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturanın davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturanın içeriğinin Elektrik Pano Kurulumu ve İşçilik Hizmeti'ne ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı, incelenen dosyada davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı, bu durumun faturanın içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu ve bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu 25 Ocak 2021 tarihli tebliğle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura bildirim zorunluluğunun kaldırıldığı, bu nedenle BA-BS formlarında faturaların yer almadığı, davacının ticari defterlerinin incelendiği, 26.03.2024 tarihli ve ----------- numaralı faturanın kayıtlı olduğu, Elektrik Pano Kurulu hizmetine ilişkin faturanın 358.006,80 TL tutarında düzenlendiği, davacının 29.03.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 358.006,80 TL alacaklı olduğu, defter kayıtlarının uyumlu bulunduğu, alacağın kesinleştiği, takibe konu tutarın doğruluğu, kayıtların usulüne uygun tutulduğu, borcun mevcut olduğu ve davacının haklı olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. . Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre davacının davalıdan 358.006,80 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun ihtarata rağmen sunmadığı, HMK 222/3 gereğince davacının ticari defterlerinin lehine delil olduğu anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının -------- İcra müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 24.455,44 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.323,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.131,60-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 4.323,84-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 4.939,24 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 1.032,50 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.032,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 57.281,09-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!