İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Trafik Kazası Sonrası Eksik Ödenen Araç Hasar ve Değer Kaybının Tazmini Amacıyla Sigorta Şirketine Karşı Açılan Haksız Fiil Kaynaklı Tazminat Davası
Özet: Bu tazminat davası, trafik kazasında hasar gören aracının bakiye onarım bedeli ve değer kaybının sigorta şirketinden tahsilini talep eden davacının, sigortacının poliçe limiti kapsamında yaptığı 200.000 TLlik ilk ödemenin yetersiz kaldığını, gerçek zararın ve değer kaybının bağımsız eksper raporlarıyla daha yüksek olduğunu (hasar için 200.096,76 TL) ileri sürmesi üzerine açılmıştır. Davalı sigorta şirketi ise, ödemenin yeterli olduğunu, belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını ve sigortalının kusuru nedeniyle rücu hakkı bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu ve değer kaybının hesaplamalara göre 408.787 TL olabileceği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107/1 maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabileceği gerekçesiyle, 02.07.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine -------- poliçe numarasıyla sigortalı --------- plakalı aracın müvekkile ait -------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiği, kazada -------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, --------- başvuru sayılı dosya kapsamında yapılan başvuruda sigorta şirketince 135.000,00 TL hasar ve 65.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapılarak 200.000,00-TL olan poliçe limitinin doldurulduğu, ancak müvekkilin gerçek hasar ve değer kaybı zararının karşılanmadığı, aracın sağ arka çamurluk sacındaki hasarın onarımının usulüne uygun yapılmadığı ve yoğun deformasyona rağmen sadece onarımla yetinildiği, eksper raporunda hasar miktarının 135.000,00-TL olarak belirtilmesine karşın bağımsız eksper raporunda 200.096,76-TL olarak tespit edildiği, gerçek hasar miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, -------- sayılı ilamı uyarınca hasar bedeline KDV'nin dahil edilmesi gerektiği, yine aynı dairenin -------- esas ve --------- karar sayılı ilamı gereğince onarımda orijinal parçaların esas alınması gerektiği, --------- sayılı ilamı uyarınca parça bedellerinden iskonto yapılmaması gerektiği, -------- model --------- marka aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değerinin yüksek olduğu ve değer kaybının eksik ödendiği, --------- Esas esas ve -------- Karar karar sayılı ilamındaki metoda göre değer kaybı hesaplanması gerektiği, dava öncesinde--------- Arabuluculuk Bürosu -------- numaralı arabuluculuk dosyasında █████/2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenerek dava şartının yerine getirildiğini belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL bakiye hasar bedeli ve 100,00-TL bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- plakalı aracın müvekkil ---------Ş. tarafından sigortalandığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarının ekspertiz raporu ile belirli olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı sürücünün alkollü olduğunun belirtildiğini, bu durumun rücu hakkı doğurduğunu, davanın sigortalı-------- ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç başına teminat limitinin dolduğunu, İMM limitinin dikkate alınması gerektiğini, davacı ile hasar onarım bedeli konusunda mutabakat sağlandığını ve ödemenin yapıldığını, bu nedenle bakiye tazminat talebinin haksız olduğunu, sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerinde iskonto uygulanması gerektiğini, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamında hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, değer kaybı yönünden reel piyasa araştırması yapılarak ödeme yapıldığını, bu nedenle değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi halinde aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve tramer bilgilerinin incelenmesi gerektiğini, aracın ticari olmaması sebebiyle avans faizi talebinin reddedilerek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan bakiye hasar bedelinin ve bakiye değer kaybının sigorta şirketinden İMS limiti kapsamında tahsiline yönelik açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Değer kaybı oranı kaza tarihindeki rayice yansıtıldığında , Değer kaybının408.787 TL / 100 X 9615,2 - 62.135 TL olacağı sonucu ve kanaatine varılmıştır. Bu kazanın oluşumunda ---------- plakalı kamyonet sürücüsü ---------- 2918 sayılı KTK nun 84- 1-L “ park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma “ kuralını ihlal ettiği , diğer araçların herhangi bir kusurunun olmadığı olay yerinde yapılan ölçüm ve incelemelerden görüş ve kanaatine varılmıştır. Trafik kaza raporuna göre kazanın saat 21.55'te meydana geldiğini, havanın karanlık olmasına rağmen yolun kuru olduğunu, trafiği engelleyecek herhangi bir çalışma veya cisim bulunmadığını, kaza noktasının yerleşim yeri içerisinde kaldığını ve gece aydınlatmasının yeterli olduğunu, kaza anında -------- ve --------- plakalı araçların park halinde bulunduğunu, --------- plakalı aracın seyir halindeyken önündeki aracı sollamak amacıyla karşı şeride geçtiğini, kontrolünü kaybederek önce park halindeki ---------- plakalı araca, ardından --------- plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle ----------- plakalı aracın sürüklenerek arkasındaki ---------- plakalı araca çarptığını, bu esnada yolda yürüyen bir yayanın patlayan cam parçaları nedeniyle yaralandığını, --------- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/L maddesi uyarınca park halindeki araçlara çarptığı için asli kusurlu sayıldığını, aynı kanunun 54/A-3 maddesi uyarınca geçiş şeridinin boşluğunu kontrol etmeden sollama yaptığı için kural ihlali gerçekleştirdiğini, bu nedenlerle --------- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, ---------- üzerinden yapılan incelemede kaza noktasında araç parkı için ayrılmış şerit bulunduğunu ve park yasağının olmadığını, --------- plakalı aracın kaza anında park halinde olması ve park yasağı bulunmaması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, --------- plakalı aracın kaza anında park halinde olması ve park yasağı bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğunu, --------- plakalı aracın kaza anında park halinde olması ve park yasağı bulunmaması nedeniyle kazaya katkısının olmaması sebebiyle kusursuz olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir . 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının aracında 317.844,00 TL hasar, 250.000 TL değer kaybının meydana geldiği, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davalının sigortalısının kusuru oranında araçta oluşan hasardan, değer kaybından KTK 85 vd. maddelerine göre sorumlu olduğu, davalı tarafın ZMMS poliçesi kapsamında ödemeler yaptığı ve limitin tükendiği ancak ZMMS poliçesi içinde kaza başına 20.000 TL İMS klozu bulunduğu, davacının da bu kloz kapsamında talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda değer kaybına ilişkin hesaplamalarda ödeme tenzili yapılmamış ve hesaplamalar usulüne uygun değilse de davacı ve davalı taraf rapora itiraz etmediğinden usuli kazanılmış hak ve davacı tarafın talep artırım dilekçesi dikkate alınarak ve İMS kloz limiti doğrultusunda hasar tazminatı yönünden davanın kabulüne, değer kaybı tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.000 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan ( İMS limiti olan 20.000 limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine; değer kaybı tazminatına ilişkin talebin reddine,2-Karar harcı 1.366,20-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 750,80 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40 -TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.230,80 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan 852,90 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.852,90-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.808,46 -TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 265,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1,32-TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 20.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.577,11-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 22,89-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026