Yardım amaçlı faaliyet gösteren derneğin tacir sıfatı taşımadığı tespit edilerek açılan itirazın iptali davasında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı.
Özet: Toptan gıda satan davacı ile aldığı ürünleri ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtan davalı dernek arasındaki fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasında mahkeme, derneğin ticari işletme işletmediğini ve bu nedenle Türk Ticaret Kanununun 16. maddesi uyarınca tacir vasfına sahip olmadığını belirterek, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunduğu █████/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan gıda satımı alanında alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın ise müvekkilinden sürekli olarak kuru gıda ve benzeri gıdalar tedarik ederek ramazan veyahut yardım kumanyası haline (paket haline) getirerek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıttığını, müvekkili ile davalı arasında iş bu alım satım işlemleri sorunsuz olarak devam ettiğini fakat davalı tarafından müvekkilinin kesmiş olduğu .... tarihli 256.941,98TL bedelli faturanın ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla borçlu hakkında Silivri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya numarası ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve devamında borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlu tarafından yapılan bu itiraz haksız ve kötüniyetli olup kaldırılması gerektiğini, davalı borçlu vekili borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ederek takibi durduğunu, yapılan itirazın müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılarak haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra takibine konu alacak likit olduğundan davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının silivri icra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, takip öncesi işlemiş faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Davacı açmış olduğu davada; davalı derneğin davacıdan kuru gıda ve benzeri gıdalar tedarik ederek ramazan veyahut yardım kumanyası haline (paket haline) getirerek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıttığını davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek faturalardan kaynaklı alacağı için itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Silivri .... Asliye Hukuk Mahkemesi ise ... E., ... K. Sayılı kararında şu gerekçe ile görevsizlik kararı vermiştir:"tarafların tacir olduğu, davalı aleyhine Silivri İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile fatura alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği,"6102 sayılı Kanun'un 16. Maddesi şu şekildedir:"MADDE 16- (1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar."İlgili hükümden görülebileceği üzere dernek tüzel kişiliğinin tacir sayılması için dernek tarafından bir ticari işletme işletilmesi gerekmekte olup, davaya konu somut olayda davalı derneğin ticari işletme işlettiğine dair bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.Nitekim bizzat davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde; davalı derneğin davacı şirketten aldığı gıda maddelerini ramazan veya yardım kumanyası haline getirerek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıttığının belirtildiği, davalı derneği davacıdan satın aldığı ürünleri para ile ticari amaçlar ve ticari işletme çerçevesinde üçüncü kişilere sattığına veya ticari işletmesinde kullandığına dair bir iddia veya delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Nitekim davalı derneği ticari işletmesinin bulunmadığı da sabit olup, davacı tarafından kesilen faturaların dernek iktisadi işletmesi adına kesilmediği, davalı derneğin iktisadi işletmesinin olmadığı anlaşılmaktadır.Bu kapsamda davalı derneğin ticari işletmesinin olmadığı gibi davalı derneğin davacıdan aldığı gıda maddelerini yardım kolisi haline getirerek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtması karşısında 6102 sayılı Kanun'un 16. Maddesine göre davalı derneğin tacir olarak kabul edilemeyeceği gibi ticari işletme faaliyetinin de olmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda davacı, davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapması nedeni ile geçiş bedellerinin tahsili talebinde bulunmuş olup, davalı derneğin tacir sıfatının olmadığı, ticari faaliyette bulunduğuna dair dosyada delilinde olmadığı anlaşılmakla, davanın genel hükümler uyarınca Şile Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında davalının dernek tüzel kişiliğinin ticari faaliyetinin olmadığı, ticari işletmesinin olmadığı 6102 sayılı Kanun'un 16. Maddesi kapsamında davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, davalı dernek yönünden eldeki davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği anlaşılmakla görev yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine ve Mahkememizin karşı görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli mahkemenin SİLİVRİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de SİLİVRİ .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NCE görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,4-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026Katip .... e-imza Hakim ..... e-imza