İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde fabrika inşaatı eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalat ve karşılıklı alacak taleplerinin incelendiği istinaf kararı.
Özet: Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında inşa edilen fabrika binasının cephe panellerinden kaynaklanan su sızıntıları nedeniyle işveren, yüklenicinin kusurlu imalatı (şeffaf izolasyon eksikliği, hatalı beton dolgusu) sonucu ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle 50.000 TL alacak talep ederken; yüklenici, işin sadece kaba inşaat olduğunu, belirtilen izolasyonun kendi sorumluluğunda olmadığını, hatta sözleşme dışı müdahalelerde bulunduğunu savunarak davanın reddini ve kendi karşı davasının kabulünü istemektedir; işveren ise yüklenicinin fazla imalat ve kalan ödeme taleplerini sözleşme hükümleri ve eksiklikler nedeniyle reddetmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : █████/2018
K.DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2023
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
K.DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25.06.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ : 25.06.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.09.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 16.07.2013 tarihli "Eser Sözleşmesi" ile ...Sanayi Bölgesi ... sokak No:... adresindeki ... ada ... parsel sayılı arsa üzerine bir fabrika inşaatının yapımı konusunda anlaşıldığını, davalı şirketin yüklenici olduğunu, dört depo halinde yapılan fabrikanın müvekkili tarafından kiraya verildiğini, ancak tüm fabrikanın ".... beton" uygulamalı cephe panellerinden yağmurlarla birlikte su sızdığı ve kiracıların iş yapamaz hale geldiklerinin taraflarına bildirildiğini, bu hususta çekilen ihtarnameler ile hatalı yapılan imalatların düzeltilmesinin istenildiğini, ancak bundan sonuç alınamadığını, yaptıkları araştırmada "... beton" uygulamasında duvarların ayıplı yapıldığını, cephe yüzeylerine şeffaf izolasyon yapılmaması, imal edilen "... beton"ların muhtemelen çakıl vb malzemeyle yapılması nedeniyle aralarının boş kalması ve usulüne uygun dolgu yapılmaması nedeniyle her yağmurda duvarlardan içeri su sızdığının anlaşıldığını, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 değişik iş sayılı dosyası ile ayıplı işin tespitinin sağlandığını ileri sürerek, 50.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından üstlenilen işin "anahtar teslim" olmayıp götürü usulü yapılacak kaba inşaat işi olduğunu, işin yapımı sırasında iş sahibi tarafından ilave olarak istenilen işlerin de müvekkili tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, 24.12.2013 tarihinde binanın teslim edildiğini, taşınmazın kiracılara verilmesi sonrası aşırı derecede yağmur yağdığı zamanlarda bina içine su sızdığı, bu nedenle ekiplerin gelerek gerekli müdahalede bulunulmasının davalı tarafça istenildiğini, müvekkili şirketin her defasında bu isteği kırmayarak yeterli derecede ekibini gönderdiğini ve müdahalede bulunduğunu, hatta müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen davalı tarafından üçüncü kişilere taktırılan PVC pencere doğramalarının bile izolasyonunun müvekkili firma tarafından yapıldığını, çekilen ihtarnameler üzerine de bedelsiz olarak herhangi bir sorumlulukları ve garantileri olmamasına rağmen dış cephede izolasyon işleminin yapıldığını, ... beton duvar yüzeylerine dış cepheden gelecek olan yağmur sularına karşı koruyucu esaslı ince inşaat imalatı kapsamında olan şeffaf sürme izolasyon kaplamanın yapıldığını, bu uygulamanın sözleşme sorumluluğunda ve keşif özetine belirtilen müvekkili şirket tarafından yapılacak bir iş olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karşı davada davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede belirtilen ödemelerin ilk sekiz tanesinin vadesinde ödendiğini, 30.03.2014 - 30.04.2014 - 30.05.2014 vadeli ödemelerin davalının imzasının bulunduğu yazı ile teslim edildiğini, son ödeme olan 30.06.2014 vade tarihli 90.000,00 TL'lik kısmın ise "para ödeme belgesi" başlıklı ve davalının imzasını içeren belge ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, kalan 10.000,00 TL'lik kısmın ise belgede belirtilen eksikliklerin tamamlanmasıyla ödeneceğinin belirtildiğini, bu son ödemenin de gerçekleştirilmiş olup davalı - karşı davacının hiçbir alacağının kalmadığını, fazla imalatların da kabulünün mümkün olmadığını, belirtilen imalatların hiçbirinin davalı tarafından yapılmadığını, ihtarnamede de açıkça talep belirtilmediğinden ihtar tarihinden itibaren faiz istenilmesinin doğru olmadığını, sözleşmenin "işin kapsamı ve fiyat farkı" başlıklı madde gereğince müvekkilinin davalı - karşı davacının iddia ettiği sözde fazla imalatlardan sorumlu olmadığının açık olduğunu, işin bedeli sabit olup yüklenicinin bu işten dolayı fiyat farkı talebinde bulunamayacağını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 29.09.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; ''...taraflar arasında davacı ve karşı davalı .....’nin işveren, davalı ve karşı davacı ..... Şirketi’nin ise yüklenici sıfatı ile 16.07.2013 tarihli ve 1.250.000-TL bedelli eser Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı ve karşı davalıya ait ... Sanayi Bölgesi ... sokak No:... adresindeki ... ada ... parsel sayılı arsa üzerine bir fabrika inşaatının temel, temel topraklaması ve prefabrik betonarme taşıyıcı sistemin (kaba inşaat) yapımı konusunda anlaşıldığı, Menemen S.H.M.’nin 2018/1 D.iş dosyasına sunulan tespit bilirkişi raporunda sorunların giderilmesi için dış cephede washbeton kaplı panellerin ve panel birleşim hatlarının ve bağlı yalıtım cephe sorunlarının, amacına ve mevcut yüzeye uygun malzemelerle tamirat, izolasyon işlerinin yapılması gerektiği belirtilerek, bu işlerin kdv dahil 175.000,00-TL ile
yapılabileceğinin tespit edildiği, mahkememizce bilirkişi teknik heyetine yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporlarında fabrika ve çevresinde yapılan incelemelerde; ... beton kaplı dış cephenin tamamının davacı ve karşı davalı tarafından çimento esaslı sıva ile sıvanarak boyandığı, dış cephede klima borularının elektrik ve kamera kablolarının geçirilmesi için delikler açıldığı, ofis olarak kullanılan mahallerin ve atölye kısımlarının dış cephe duvarı iç
yüzeylerinde panel birleşim bölgelerinde dıştan kaynaklı su sızıntısı nedeniyle sıva kabarmaları ve su akıntısı izleri görüldüğü, ofis olarak kullanılan mahallerin ve atölye pencere doğramaların iç duvar cephelerinde yer alan sıva ve boya kabarmaları görüldüğü, fabrikanın ofis ve atölye olarak kullanılan iç kısımlarında prefabrik cephe
panellerinin yatayda birleştiği ek yerlerinde kabarma ve su sızıntısı izlerinin görülmüş olması fabrika içerisine sızan suyun, cephe panellerinin derz yerlerinde uygulanan izolasyon malzeme/işçilik hatasından kaynaklandığı, bu nedenle washbetonda labaratuvar testine ihtiyaç olmadığı, sorunun asıl kaynağının pvc doğrama ile duvar birleşim yerleri olmayıp panel ek yerlerindeki izalosyon hatasından kaynaklandığı ,buna göre davalı-karşı davacının sonradan açıldığını bildirdiği delik ve hatalı takılmış PVC den kaynaklanmadığı, gizli ayıplı olarak değerlendirilen bu kusurun giderilebilmesi için; tüm cephelerde iskele kurularak, panel ek yerlerindeki eski izolasyon kazılmalı, derz sızdırmazlık
malzemesinde iyi bir yapışma sağlanması için beton panel derz yüzeyleri zımparalanarak pürüzlendirilmeli ve sonrasında fırça veya kompresör kullanarak tozlar temizlendikten sonra üretici firmanın teknik föyünde belirttiği şekilde ve uygun hava koşullarında polietilen fitil ile birlikte elastik ve UV dayanımlı özelliklere sahip tek bileşenli poliüretan bazlı derz dolgu mastiği kullanılması gerektiği, piyasa araştırmasında dava tarihi (█████/2021) itibariyle derz dolgu izolasyonunun her türlü malzeme, işçilik, nakliye ve KDV dahil birim fiyatı;50-TL/mt ve toplam yatay derz boyu ise proje üzerinden 995 mt olarak tespit edilmiş olup buna göre toplam giderim bedeli; 995 mt x 50-TL/mt = 49.750-TL olarak hesaplandığı, davalı ve karşı davacı olan yüklenici, sözleşme dışı ilave olarak toplam 63.581-TL. + KDV bedelli çatı köşebent, kompoze panel, mermer denizlik, iç izolasyonlar ve duvar fazlalığı imalat yapıldığı, davacının binanın su sızmasının bitmesinin görülmesi sonrası bu ödemeyi yapacağını belirtildiği halde
ödeme yapmadığını ,.... firması tarafından █████/2014 tarihinde düzenlenen muhtelif aksesuar açıklamalı KDV
dahil 1.289,08 ve 618,46-TL bedelli faturalar ile.... firması tarafından 21/1/2014 tarihinde düzenlenen kdv dahil 2.430,80-TL bedelli fatura olmak üzere toplam 3.719,88-TL tutarında fatura sunulmuş ise de keşif sırasında duvar imalatları dışındaki diğer imalatlara rastlanılmadığı, mimari projenin sözleşme ekinde mevcut olup teklifinde götürü esaslı olarak verilerek sözleşmeye bağlandığı ,betonarme projenin yüklenici tarafından çizilip Belediyeden tasdik ettirildiği dolayısıyla işin sözleşme şartlarında tasdikli projesine uygun yapılacağı, projelerle keşif özeti arasında farklılıklar olduğu takdirde her ne ad altında olursa olsun imalat artışlarından işveren sorumlu olmayacağına işin bedelinin sabit olup yüklenicinin bu işten dolayı fiyat fark talebinde bulunamayacağına dair sözleşme 2. maddesi hükmüne göre sözleşme dışı fazla imalat olarak değerlendirilemeyeceği bu nedenle davalı ve karşı davacının fazla imalat iddiası ile ilgili alacak talebinde bulunamayacağı, tarafların defterlerinde 10.000,00 TL lik bakiye farkın sebebinin ise █████/2015 tarihli para ödeme belgesinde 10.000,00 TL nin yüklenicinin çatıdaki izalosyon ve cephedeki ton farklılıklarını giderilmesinden itibaren ödenecektir denildiği ve bu ödeme belgesinin davanın konusu olmadığı anlaşıldığından karşı davanın reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı-karşı davacı vekili tarafından verilen 30.10.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
Asıl davada;
-Davacı-karşı firma ile davalı-karşı davacı müvekkili arasında aktedilen 16.07.2013 tarihli eser sözleşmesi ile müvekkilince Menemen’de mülkiyeti davacıya ait olan arsa üzerine projeye uygun olarak işyerinin (depolama ve üretim yeri) inşaat işini sözleşme keşif özeti kapsamındaki işlerinin yapılmasını üstlendiğini, (dosyada mübrez) söz konusu sözleşme incelendiği vakit görüleceği üzere üstlenilen işin anahtar teslim bir inşaat sözleşmesi değil, götürü usulü yapılacak kaba inşaat işi olduğunu,
-Bu sözleşme çerçevesinde davalı-karşı davacı müvekkilinin, davacı-karşı davalı tarafından 08.02.2013 tarihinde belediyeden onaylanmış mimari projeye uygun olarak götürü taahhüt kapsamındaki kaba inşaat işlerini bitirmesi sonrası davacıya binayı 25.12.2013 tarihinde teslim edeceğini, müvekkili firmanın sadece taşeron olup, prefabrik karkas ve temel diğer işler müteahhit firma olan davacı-karşı davalıya ait olduğunu, işin teknik uygulama sorumluluğu da işveren davacı-karşı davalı adına yapı denetim şirketinde olduğunu,
-Yapılan bu eser sözleşmesine birazdan aşağıda bahsedecekleri işin yapımı sırasında davacı-karşı davalı tarafından ilave olarak da istenmiş olan işlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, 24.12.2013 tarihinde bina bitirilerek davacı-karşı davalıya teslim edildiğini, yapılan sözleşmenin diğer şartlar başlıklı bölümün 4 numaralı bendinde “Yapı denetim ve / veya işveren tarafından geçerli bir teknik veya sıhhi neden ile yazılı olarak red edilen tüm imalat kalemleri yüklenici tarafından düzeltilecek / iyileştirilecektir” maddesi gereğince davacının projeye, keşif özetine ve sözleşmeye aykırı olan binayı reddetme hakkı var iken tam tersine projeye, keşif özetine ve sözleşmeye uygun olarak binayı teslim aldığını, sözleşmede iş bitim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde faturası kesilmesi şartına uygun olarak da 31.12.2013 tarihinde faturası kesildiğini,
-Taşınmazın kaba inşaatının bitmesi sonrası taşınmazın davacı-karşı davalıya teslim edildiğini, söz konusu taşınmazın da davacı-karşı davalı tarafından diğer inşaat işleri ve ince imalatları yapılarak kiracılara verildiğini, taşınmazın kiracılara verilmesi sonrası aşırı derecede yağmur yağdığı zamanlarda bina içine su sızdığı, bu nedenle ekiplerin gelerek gerekli müdahalede bulunmasının davalı-karşı davacı şirket yetkililerinden istendiğini, müvekkili şirket yetkililerinin de her defasında bu isteği kırmayarak yeterli derecede ekibi taşınmazın bulunduğu Menemen’e gönderdiğini, gerekli müdahalelerde bulunduklarını,
-Aradan geçen zaman içinde davacı-karşı davalı tarafından bu yönde tekrar istekte bulunulması sonrasında yeterli ekip gönderilerek gerekli müdahale yapıldığını, hatta müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen, üçüncü şahıslara taktırılan PVC pencere doğramaların bile izolasyonu müvekkili firma çalışanlarınca yapıldığını, söz konusu PVC pencere doğramalarında kör kasasız ve pervazsız (ayrıca dıştan sövesiz) takılmış olduğu, prefabrik panellere tijlerle bağlandığı ve bu bölgelerden prefabrik panel içlerine ve bina içine ciddi su sızıntısının olduğunu, sandwich panel sistem prefabrik duvarların ara katmanı polistren köpük olduğu için pencerelerin bu şekilde yapılmış olması panel içlerine ciddi su girişi sağlamakta ve bu sularda çıkacak bir yol bulup ek yeri bölgelerinden bina içine su sızdırdığını,
-Ancak davacı-karşı davalı tarafından taşınmazın tesliminin üzerinden 3 yıllık sürenin dolmasına bir ay kala sonradan art niyetli olarak çekildiğini anladıkları Karşıyaka 2. Noterliği’nin 32803 yevmiye ve 29.11.2016 tarihli ihtarnamesinin gönderilmesi üzerine İzmir 21. Noterliği’nin 08.12.2016 tarih ve 38050 yevmiyeli ihtarnamesi ile cevap verilerek ilave olarak bedelsiz olarak herhangi bir sorumlulukları ve garantileri olmamasına rağmen ekstra izolasyon işleminin yapılacağının belirtildiğini, bu konuda yeniden ekip gönderilerek dış cephede izolasyon işlemi yapıldığını, (dosyada mübrez)
-Buradaki en önemli hususun sözleşme kapsamında ve taahhütte olmamasına rağmen ... beton duvar yüzeylerine dış cepheden gelecek olan yağmur sularına karşı koruyucu esaslı ince inşaat imalat kapsamında olan şeffaf sürme izolasyon kaplama yapıldığını, söz konusu uygulamanın sözleşme sorumluluğunda ve keşif özetinde belirtilen, müvekkili firmaca yapılacak bir iş olmadığını, taraflarca yapılan sözleşmenin ekinde yer alan keşif özetinde davalı müvekkilinin neleri yapacağının açık bir şekilde yazıldığını, keşif özetinde belirtilen işler dışındaki tüm işleri yapmanın davacıya ait olduğunu, buna rağmen davacı-karşı davalıya yazılmış olan ihtar yazısında da bir kereye mahsus olarak bila bedel bu uygulamanın müvekkili şirketçe yapılacağı ve her 2-3 yılda bir davacı tarafından uçucu özelliğinden dolayı bu izolasyon işleminin yapılması gerektiğinin bildirildiğini, uygulamanın yerinde yapıldığını ve dış cepheye basınçlı su verilerek su testi yapıldığını, özellikle prefabrik duvarların ek yeri izolasyonlarından su sızıp sızmadığı kontrol edildiğini, tüm testlerden ve kontrollerden geçen bina bir kez daha hiçbir sorun kalmadan davacıya teslim edildiğini, davacı-karşı davalının kötü niyet ile üç yıl dolmadan söz konusu uygulamayı kendisi tarafından yapılacağını bildiği halde bu uygulamayı yapmamak için üstelik kullanım hataları nedeni ile cephede açmış olduğu delik ve bozulmaları da tamir yoluna gitmeden bu uygulamayı yapmaktan kaçınıp müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını,
-Davacı-karşı davalının izolasyon ile ilgili şikayetinin Aralık 2017’de tekrar nüksetmesi iddiası ile ve Menemen’den Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak delil tespitinde bulunduğunun öğrenilmesi sonrası bu defa şirket ortaklarından İnşaat Mühendisi ....'in taşınmazın bulunduğu yere tadilat ve tamiratı yapan ekip başı ile 13.02.2018 tarihinde giderek sorunları yerinde incelediğini, neticede aşağıda bulunan hususlar tespit edilerek davacıya İzmir 21. Noterliği’nin 20.02.2018 tarih ve 01222 yevmiyeli ihtarnamesi ile bilgilendirme yapıldığını, gerek sözlü yapılan konuşmalarda gerekse çekilen noter ihtarnamesi ile kullanım hatalarının anlatıldığını, her 2 veya 3 yılda su itici izolasyonun dış cepheye sürülmesi gerektiği, keyfi ve büyük deliklerin dış cepheye açılmaması gerektiği, davacı-karşı davalının nasıl bir yol izleyerek sorunları çözmesi gerektiğinin tarif edildiğini, görülen hataların fotoğraflandığını ( dosyada mübrez)
-Davacı- karşı davalının müvekkili şirketi hatalı ve kusurlu gibi göstererek binasını da güzelleştirmek ve değer katmak amacı ile yapmayı planladığı kompoze panel kaplamalarını müvekkiline yaptırmak amacı ile bu davayı açtığını, ayrıca davacının söz konusu iki cephedeki açmış olduğu deliklerin, PVC pencere doğramalarını kör kasasız ve pervazsız takmış olması (ayrıca dıştan sövesiz) ve kullanım hataları ile oluşturmuş olduğu yüzey bozukluklarını giderip yapması gereken su itici şeffaf izolasyon ile hiçbir sorunu kalmayacağı uygulamanın maliyetinin en fazla 20 bin TL mertebelerinde olmasına rağmen her üç yılda bir bu uygulamayı (dış duvarların ... beton olması nedeni ile gerek extra izolasyon koruma ve gerekse cepheye parlaklık katması) yapması gerektiğini bildiği için kompoze panel kaplama isteği iyi niyetli olmadığının ayrıca bir göstergesi olduğunu,
-Yapılan bu yerindeki incelemede taşınmaza kiralama sonucu taşınan kiracıların kendi istekleri doğrultusunda klimaların, güvenlik kameralarını dış cepheye monte ettikleri, elektrik kablolarını bu dış cephe betonarmesinin içinden geçirdikleri, dış cephede açılan bu deliklerin izolasyonunun yeteri derecede yapılmadığının görüldüğünü ( dosyada mübrez)
-Davacı-karşı davalının ... beton duvar yüzeyinden su alındığının iddia ettiği aksine dış cephede su akan yerlerin düşümünün yapıldığında su alan yerlerin bu deliklerin bulunduğu yerden olduğunun tespit edildiğini, dış cephede deliklerin olduğu yerde su sızıntısı görülürken diğer yerlerde bu sızıntının görülmediğini, bunun en büyük ispatının ise binanın dört cephesinin aynı şekilde yapılmış olmasına rağmen dış cepheden deliklerin delindiği ön taraf ve yan yüzeyde su sızıntısı görülürken dış cephe deliğinin bulunmadığı binanın arka yüzü ve diğer yan tarafta hiçbir su sızıntısının bulunmadığını,
-Davacı-karşı davalı yanın iddia ettiği üzere ... beton uygulamasında bir problem var ise neden hiçbir deliğin olmadığı diğer iki yüzeyde su sızıntısı bulunmadığını, söz konusu sızıntıların ana nedeninin iki cephede aşırı derecede açılmış olan delikler olup, bu deliklerden suyun nasıl bina içine girmiş olduğu da teknik çizim ile davacı-karşı davalıya sunulduğunu, (dosyada mübrez) tamamen davacının kiracılarının keyfi ve gelişi güzel dış cephede açtıkları deliklerden ve hatalı takılmış PVC doğramalarından geçen su sızıntılarının bina içine geçmesinin sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini,
Karşı davada;
-Eser sözleşmesinin 3. maddesi gereğince işin kapsamı ve imalatların nelerden ibaret olduğunun yazıldığını, 9. maddesi gereğince işin bedelinin 1.250.000 TL olarak belirlendiğini,
-Davacı-karşı davalının çek teslim tarihlerini zamanında yapmadığını, sözleşmesel hakkı olmasına rağmen müvekkilinin işleri hiçbir zaman durdurmadığını, işlerini yapmaya devam ettiğini, ancak davacı - karşı davalı işin tamamen bitirilmiş olmasına rağmen bugüne kadar 1.250.000 TL’nin tamamını hala ödemediğini, ayrıca yaptığı kısmi ödemeleri de geç yaptığını,
-İşin devam ettiği esnasında davacı tarafından verilen talimat gereğince anlaşma dışı ilave işler yapıldığını, ancak bunların bedeli davacı-karşı davalı tarafça sözleşmenin 7. maddesi kapsamında ortaya çıkan ilave imalatların bedelinin de ödenmediğini, davacı-karşı davalıya gönderilen mail ile de bildirilen yapılan fazla imalatların neler olduğu ve bedellerinin dilekçelerinde belirtildiğini,
-Davacı-karşı davalıdan bu alacak haklarının her istendiğinde davacı-karşı davalı yan yağmur yağması sonrası binanın su sızdırıp – sızdırmayacağını göreceğini, su sızmasının bitmesinin görülmesi sonrası bu ödemeyi yapacağını belirttiğini, müvekkilinin de sırf iyi niyetinden bugüne kadar sesini çıkarmadığını, alacağını tahsil etme yönünde hukuki işlem başlatmadığını, herhangi bir şekilde cephede su sızıntısının olmadığı kış ayında ise davacı bir sonraki yılı görmek istediğini ödemeyi o zaman yapayım sözleri vermesine rağmen gerek cari ve gerekse ilave imalat ödemelerini yapmaktan kaçındığını,
-Tüm bu nedenlere fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarını saklı tutarak 16.07.2013 tarihli eser sözleşmesinin 9. maddesi gereğince talep ettikleri 50.000-TL’ye çekilmiş olan İzmir 21. Noterliği’nin 08.12.2016 tarih ve 38050 yevmiyeli ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 09.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan aylık %3 (yıllık %36) faiz ile birlikte davalı müvekkiline ödenmesinin gerektiğini,
-Yerel mahkeme kararına esas teşkil eden bilirkişi heyeti tarafından davaya konu yapıdaki sadece bir cephedeki bazı bölümlerde duvar panellerinden, bir cephede de pencere kenarlarından aşırı yağışlarda oluşan su sızdırma şikayetinin prefabrik panellerin ek yeri izolasyonları kaynaklı olduğu konusundaki görüşlerinin gereceği yansıtmadığını,
-Öncelikle sözleşme kapsamından da anlaşılacağı üzere prefabrik cephe panellerinin dıştan ek yeri izolasyonların müvekkili firma tarafından yapılması sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili firmanın da bu izolasyonları ... fitil üzerine ... kullanılarak yapıldığını, söz konusu malzemenin bu konudaki piyasada kabul gören en kaliteli markalardan biri olduğunu, yerinde yapılacak uzman kontrolü ile bu malzemenin kullanıldığının anlaşılacağını, (dosyada mübrez)
-Daha önce İzmir 21. Noterliği’nden keşide ettiğimiz █████/2016 tarih ve 38050 yevmiye nolu ihtarnamede de belirttikleri gibi tespit isteyen tarafın bazı şikayetlerini iletmesi üzerine, müvekkili şirketin ivedilikle mahallinde teknik bir inceleme yaparak, aşağıdaki hususları tespit ettiğini ve muhataba anılan ihtarname ile bildirildiğini, bu çerçevede; “şiddetli yağışlarda, prefabrik dış cephe panellerinin birleşim ayrıtlarının bazı noktalarında izolasyon bozulmaları sebebiyle bina içine su sızmakta olduğu, bu izolasyon bozulmalarının, binanın yapım sonrası ilk yıllarda oluşan elastik zemin oturmaları sonucu ortaya çıktığı, ancak bunların noksan ve ayıp olarak değerlendirilemeyeceği ve müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığı” tespit edilerek, tespit isteyen tarafa bildirildiğini,
-Söz konusu yapının ana müteahhitinin dolgu ve sıkıştırma işlerini sözleşme gereği davacı (karşı davalı) tarafından yapılmış olması nedeni ile oturma kaynaklı sorumlulukların davacı-karşı davalı’ya ait olduğunu, ayrıca götürü sözleşme kapsamında olmamasına rağmen müvekkili firmanın davacı (karşı davalı) firma talebi üzerine dıştan yapılan izolasyona ilave olarak aynı ürünleri kullanılarak içten de ek yeri izolasyonlarını yaptığını ve müvekkili olduğu firmanun bunun bedelini alamadığını, bina ek yeri izolasyonları ile ilgili olarak şu aşamada hiçbir su girişi olmadığı için davacı (karşı davalı) tüm beyanlarında da sorunun ek yeri izolasyonu kaynaklı olmadığı ve ... beton uygulaması kaynaklı olduğunu savunduğunu, sonuç olarak mahallinde heyet olarak yapılan tesbitte davacı-karşı davalının beyanı ve bu aşamada gerek ek yeri ve gerekse duvar panallerinden su girişi ile ilgili hiç bir su sorunun yaşanmayan yapıya ek yeri izolasyonları için yenileme bütçesi oluşturulmasının kabul edilemeyeceğini,
-Cevap ve karşı dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere yapının ana müteahhiti davacı- karşı davalı tarafından PVC pencere doğramalarında kör kasasız ve pervazsız (ayrıca dıştan sövesiz) takılmış olduğu, prefabrik panellere tijlerle bağlandığı ve bu bölgelerden prefabrik panel içlerine ve bina içine ciddi aşırı yağışlarda su sızıntısının olduğunu, sandwich panel sistem prefabrik duvarların ara katmanı polistren köpük olduğu için pencerelerin bu şekilde yapılmış olması panel içlerine ciddi su girişi sağlamakta ve bu sularda çıkacak bir yol bulup ek yeri bölgelerinden bina içine su sızdırdığını, yapılan bilirkişi incelemesinde bu bölgedeki geçmiş dönemdeki su sızıntı izlerinin bilirkişi resimlerinde de görüleceğini,
-Diğer cephedeki ... beton uygulaması ile ilgili olarak da ... beton uygulaması bir renk ve desende mıcır kullanılarak yapılan bir uygulama olduğunu, söz konusu uygulamada işveren tarafından seçilen renk ile uyumlu renkli mıcır seçildiğini ve tüm uygulamalarda fenni ve teknik şartlara uygun şekilde yapıldığını, daha önceki davacı-karşı davalı tarafından tespit yaptırılan bilirkişinin de “su sızıntılarının tam ve kesin olarak ... beton malzeme ile ilgili kısmının tespiti malzemeden alınacak numuneler üzerinde laboratuar ortamında sızdırmazlık vb. testler uygulanması ile ortaya çıkabileceği” tespiti bulunduğunu, dolayısı ile bu testler yapılmadan ... beton kaynaklıdır demenin kesinlikle kabul edilebilir bir durum olmadığını, davalı (karşı davacı) firmanın tüm ürünlerini istenilen kalite ve doğru reçeteler ile uyguladığını ve teslim ettiğini, ayrıca 4 cm beton kitle + 4 izolasyon +4 cm beton kitle kalınlığın da olan duvar elemanlarında yerinde yapılan kontrolde de açıkça görüleceği üzere, ... beton kitle ile izolasyon kitlesi arasında teknik uygulamasında da gerekli olan 1-1,5 cm kalınlığında ekstra bir beton tabakasının mevcut olduğunu, uygulamanın kolaya kaçılıp 3 aşamalı değil 4 (... beton uygulama, örtü beton, izolasyon, ikinci tabaka beton) aşamalı yapıldığını ve cepheden panellerin herhangi bir delik olmadan cepheye çarpan yağmur sularının bu beton tabakayı da geçip izolasyon malzemesine de ulaşmasının mümkün olmadığını) yerel mahkeme dosyasındaki bilirkişi resimlerinde de görüleceği üzere sorunun kaynağı olan delikler kapatıldığı ve üretim yapılan açık delik yönleri diğer cephe tarafında kapalı sundurma altına alındığı için şu aşamada hiçbir su girişinin yaşanmadığını, davalının yapıyı sorunsuz olarak kiraya vermeye devam ettiğini, bilirkişi tespit raporundaki resimlerden de anlaşılacağı üzere yapının ana müteahhitinin de olan davacı pencere kenarlarında, yapıda bahsetmiş olduğu sızıntılardan çok daha fazla sızıntılar olmuş olmasına rağmen kiralama ile ilgili bir sorun yaşamadığını ve hala kendi yapmış olduğu pencere doğramaları ile ilgili davalı tarafından yapılan önerileri yapmadığını,
-Sonuç olarak; ... beton uygulamalarının doğru ve sağlıklı bir şekilde yapıldığını, cephedeki birçok deliklerden kaynaklı olarak ... beton duvarların iç katmanı olan polistren köpüklere şiddetli yağmurlarda su girişi olduğunu, bu bölgede hapsolan su ek yeri bölgelerinden yol bularak ilerlediğini, cephedeki delikler kapatıldığı ve kiracının imalatları için açmış olduğu cephe panellerindeki yeni deliklerde sundurma yapılarak üstü korumalı hale getirildiği için bu aşamada söz konusu yapıda davacı-karşı davalının da bilirkişi tespiti sırasındaki beyanında da belirttiği üzere hiçbir su sızıntısı cephe panellerinden olamadığını, bu nedenle davacının bu konudaki taleplerinin reddedilmesi gerekirken haksız olarak kabul edildiğini,
-Davaya konu yapının ana müteahhidinin davacı (karşı davalı) olduğunu, davalının (karşı davacı) taşeron olarak yapmış olduğu eser sözleşmesindeki prefabrik kaba inşaat işlerinin bir kısmını sözleşme özel şartları dahilinde götürü bedel üzerinden yaptığını, eser sözleşmesinin 3. maddesi gereğince işin kapsamı ve imalatların nelerden ibaret olduğunun yazıldığını, 9. maddesi gereğince işin bedelinin 1.250.000 TL olarak belirlendiğini, davacı-karşı davalının çek teslim tarihlerini zamanında yapmadığını, sözleşmede hakkı olmasına rağmen davalı- karşı davacı müvekkilinin işleri hiçbir zaman durdurmadığını, işlerini yapmaya devam ettiğini, ancak davacı-karşı davalı işin tamamen bitirilmiş olmasına rağmen bugüne kadar 1.250.000 TL’nin tamamını hala ödemediğini, ayrıca yaptığı kısmi ödemeleri de geç yaptığını, hala sözleşmenin götürü bedelinden kalan bakiye alacağın ödenmediğini, bu çerçeve de sözleşme götürü bedel işleri haricinde ana müteahhit olan davacı için istekleri üzerine yapılan harcamaların dilekçelerinde kalem kalem belirtildiğini, bu işlerle ilgili giren faturaların daha önce yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu, daha önce işverenden işin yüzde 95 bitmiş olmasına rağmen alınması gereken çekler alınamadığı için öncelik çeklerin alınabilmesi için bu bedeller yapıldığı anda ve götürü bedel faturası kesildiğinde ilave edilerek fatura edilmemiş son hesaplaşmanın beklenildiğini, bu nedenle yerinde var olduğu tespit edilmiş olan ve ilgili sözleşme maddeleri dikkate alınarak götürü bedel kısımlarda bulunmayan söz konusunun bu ilave imalatlardan kaynaklı alacaklarının bilirkişilerce ve dolayısıyla yerel mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
-Kabul anlamına gelmemek kaydı ile yerel mahkeme tarafından asıl dava yönünden kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesine rağmen, davalı vekili olarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu,
Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen tespit edilecek nedenlerle, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. ve ████████ K. sayılı dosyasından verilen 28.09.2023 tarihli asıl davanın ksımen kabulü ile karşı davanın reddi kararlarının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Asıl dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifa edildiğinden bahisle ayıp giderim bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Karşı dava ise, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ve sözleşme dışı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verildiği; verilen kararın asıl davada davalı- karşı davada davacı şirket vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Asıl davada davacı-karşı davada davalı iş sahibi ile asıl davada davalı-karşı davada davacı yüklenici arasında 16.07.2013 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 9. maddesine göre iş bedelinin KDV dahil 1.250.000,00 TL olduğu, iş bedelinin 11 taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Asıl davada davacı iş sahibi vekili, davalı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında ... beton uygulamasında duvarları yanlış ve ayıplı şekilde yaptığından yağmur yağdığında duvarlardan içeriye su sızdığını, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını belirterek ayıp giderim bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada davacı yüklenici vekili ise, eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli olan 1.250.00,00TL'nin tamamının ödenmediğini, yüklenicinin ayrıca sözleşme dışı işler yaptığı halde bunların da bedelinin ödenmediğini belirterek bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı işlerin bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme TBK'nın 480. madde uyarınca götürü bedelle yapıldığı anlaşıldığından iş bedelinin belirlenmesinde fiziki oran kurulması gerekir. Öte yandan yüklenici eseri, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde ise, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır (TBK. 471/1-2). Eser sözleşmelerinde iş sahibinin de TBK'nın 479. maddesi uyarınca, sözleşme bedelini ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin seçimlik hakları TBK'nın 475. maddesinde sayılmış olup, buna göre, iş sahibi önemli oranda ayıplı olması halinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı bulunmaktadır. İş sahibinin ayıbın giderilebilmesi bedelini isteyebilmesi için iş bedelini tamamen ödemesi gerekir. Ne var ki, iş sahibi de iş bedelinin tamamını ödememiştir. Bu durumda varsa fazla ödemesinin istirdadına karar verilebilir.(Yargıtay 15.H.D'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı)
Somut olayda iş sahibi tarafından iş bedelinin tamamı ödenmediğinden eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmektedir. Buna göre Mahkemece önceki bilirkişi heyetinden yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle iş bedelinin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplama yapılması için ek rapor alınıp ; bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi asıl davada fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağını karşı davada isteyebileceği hususu değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
Sözleşme dışı iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerekenler dışında yapılmasında zorunluluk olup davalı yararına yapılan işlerdir. Eser sözleşmelerinde sözleşme dışı ya da ilave iş, sözleşmede kararlaştırılan iş ve imalâtlar dışında iş sahibinin talimatıyla ya da talimatı olmaksızın işin gereği olarak yüklenici tarafından gerçekleştirilen iş ve imalâtlar olup, bunların bedelinin talep edilebilmesi için sözleşme yapılması ya da asıl sözleşmenin değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır. Sözleşme dışı iş ve imalâtların yapılmış olup da iş sahibi yararına olması halinde bedelinin ödenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6.HD'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı)
Karşı davada davacı yüklenici, sözleşme dışı iş olarak çatı köşe bent yapılması, kompoze panel, mermer denizlik, iç izolasyonlar ve duvar fazlalığı yapıldığını iddia etmiş ise de, yerinde yapılan incelemede bilirkişi heyeti tarafından sadece duvar imalatlarının görüldüğü, diğer imalatların görülemediği; duvar imalatlarının ise sözleşme ekinde mimari proje olması, sözleşmenin götürü bedelli olması ve sözleşmenin 2.maddesi kapsamında sözleşme dışı iş olarak değerlendirilemeyeceği tespit edildiğinden karşı davada sözleşme dışı iş bedeli isteminin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece asıl davada reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.09.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
5-Asıl davada davalı-karşı davada davacı tarafından yatırılan toplam (269,85 TL + 850,00 TL) 1.119,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran asıl davada davalı-karşı davada davacıya iadesine,
6-Asıl davada davalı-karşı davada davacı tarafından yatırılan toplam (738,00 TL + 738,00 TL) 1.476,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!