Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan meyve ve sebze alacağı konulu itirazın iptali davasında delillerin değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki belge, davacının ticari sebze-meyve satışından kaynaklanan ve davalının ödeme yapmadığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almakta olup; davacı, müvekkili ile davalı arasında yapılan anlaşma sonucu kesilen faturalara ve sevk edilen mallara rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek icra takibinin devamını talep ederken, davalı ise komisyonculuk yaptığını, davacıyla herhangi bir alım-satım sözleşmesi veya borç ilişkisi bulunmadığını, faturalara ve borca itiraz ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş ve mahkemece dosyadaki delillerin incelenerek tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi raporu düzenlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin meyve sebze ticareti işiyle uğraştığını, davalının ise ...' da toptan sebze meyve işiyle uğraştığını, müvekkili ile davalı arasında sebze alışverişi hususunda anlaşma yapıldığını ve ertesinde faturalar kesilerek 26.06.2024 tarihli 473.690 TL bedelli,27.06.2024 tarihli 486.820 TL bedelli , 01.07.2024 tarihli 141.400 TL bedelli faturaların düzenlendiğini ve malların kamyonlarla davalıya gönderildiğini, davalının ise malları kabul ettiğini, faturaları onayladığını ve fakat ödemeyi yapmadığını, söz konusu ürünlerin gönderildiği, faturaların kesildiği, faturaların davalı tarafından onaylanarak kendi sistemlerine işlendiği ve kamyonların hal giriş çıkış işlemlerinin tamamlandığı gerek resmi kurum kayıtlarında gerekse de ticari defterlerde sabit olduğunu, davalının malları almasına rağmen borcunu ödemediğini, konuya ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılmış olup tarafların anlaşamadıklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin çiğnenmiş olup, durumun tamamen müvekkilinin mağduriyeti ve aleyhine olarak geliştiğini, karşı tarafın sözleşmeye uymayarak üstüne düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de çiğneyerek mağduriyete yol açtığını, müvekkilinin ekonomik durumunun iyi olmayıp adli yardım taleplerinin mevcut olduğunu, zorunlu tüm yolların tüketilmiş olup müvekkilinin hizmet almak için yapmış olduğu bu sözleşmeden doğan zararının tazmini için bu dava açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; Adli yardım talebinin kabulünü, haklı davanın kabulü itirazın iptaline karar verilerek takibin kaldığı yerden devamına, haksız itiraz nedeniyle %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, davalının .../ ... adresinde komisyonculuk yaptığını, yaptığı işin sebze meyve alım satımında komisyon karşılığı aracılık yaptığını, Havva Ateş'ten kendi adına herhangi bir mal satın almadığını, alışveriş yapmadığını, tarafların arasında alım satım sözleşmesi olmadığını, hal mevzuatı gereği de işinin komisyonculuk olup, adına mal alıp satmasının mevzuat gereği mümkün olmadığını, dayanak faturalara ve fatura içeriğine bu nedenle borca ve ferilerine , işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranlarına da itiraz ettiklerini, tarafların arasında bir alım satım sözleşmesinin olmadığını, davalının bir alacağının da olmadığını, davacı tarafın gerçekte işin asıl sahibi davacının kocası olup, davacının eşi üzerinden işlerini yürüttüğünü, yapılan telefon görüşmelerinde muhasebecinin hatasının olduğunu, avukatın yanlış anlaması ile takibin yapıldığı hatanın düzeltileceğinin söylendiğini, bir yandan da bu davanın açıldığını, bu görüşmelerin tanığının da olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli ve haksız kazanç peşinde olduğunu, davanın haksız ve yersiz açılmış olup, reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekil ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine █████/2024 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı 1.101.910,00-TL asıl alacak, 91.956,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.193.866,60-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının █████/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davacıya ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu ... 3 AHM'nin 2025/... Talimat sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucu bilirkişinin 17.01.2026 tarihli rapor ve 16.03.2026 tarihli ek raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi yönünden bilirkişinin 23.01.2026 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalardan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile ticari ilişki ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından takibe konu edilen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Dosya kapsamında mevcut delillere göre, davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturalar davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, faturanın tek başına alacağın varlığını göstermediği, ispat yükü kendisinde olan davacının söz konusu faturalardaki malı davalı tarafa teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, ancak davacı tarafın alacağını ispata elverişli somut, yazılı deliller ile ispatlayamadığı, dosya kapsamında faturaya konu malın davalıya teslim edildiğine ilişkin davalıyı bağlayacak yazılı bir belge bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce sübut bulmayan davanın reddine karar karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 14.419,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.687,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 185.079,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!