Trafik kazası sonrası oluşan maddi hasar, araç değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin tazmini talepli davada, davalı şoförün asli kusuru ile park halindeki davacı aracının olaya etkisi üzerine bilirkişi raporu incelemesi.
Özet: Bu tazminat davasında davacı, 20.08.2025 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki otobüsün park halindeki aracına çarparak tam ve asli kusurlu şekilde maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, müvekkil aracının hasarlandığını ve değer kaybettiğini, ayrıca araç mahrumiyeti yaşadığını belirterek haksız fiilden kaynaklanan hasar bedeli, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı olarak şimdilik toplam 55.100 TL ile faiz talep ederken; davalı, davacının park yasağına aykırı park ederek kazaya sebebiyet verdiğini, kendi kusurlarının olmadığını, davanın usul ve esastan reddini, belirsiz alacak davası koşullarının oluşmadığını ve kamu kurumu olması nedeniyle avans faizi talebinin reddini savunmuş, mahkemece yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.2025 tarihinde ---------- mevkiinde davalının sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın, müvekkile ait --------- plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkil aracının sol arka yan tarafının tamamen hasarlandığını, zararın tespiti için eksper raporu alındığını, haksız fiilden doğan zararların tazmini amacıyla yetkili mahkemede dava açıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu tarafın zararı gidermekle yükümlü olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddeleri uyarınca işleten, sürücü ve sigortacının müteselsilen sorumlu olduğunu, alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, araç onarımında orijinal parça kullanımının zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca hasar bedeline KDV'nin dahil edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli kararı sonrasında araç değer kaybı hesaplamasında yeni bir hukuki durum oluştuğunu, plastik aksamların da değer kaybı kapsamına alındığını, kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasındaki farkın tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilin aracını kullanamadığı süre boyunca hak mahrumiyeti yaşadığını, eksper atama süreci ve onarım aşamalarındaki bekleme sürelerinin de hak mahrumiyeti hesabına dahil edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli için şimdilik 25.000,00 TL, araç değer kaybı için şimdilik 30.000,00 TL ve araç mahrumiyet tazminatı için şimdilik 100,00 TL tutarının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, eksper ücretinin yargılama giderlerine eklenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini ve davalının disiplin para cezasına çarptırılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı davanın reddinin talep edildiğini, derdestlik, husumet, görev, yetki ve kesin hüküm itirazlarının yinelendiğini, davaya konu alacaklar için zamanaşımı definde bulunulduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Müvekkilim İdare ------- İşletmeleri Genel Müdürlüğü kurumunun toplu ulaşım hizmetini yerine getirmekle görevli kamu kurumu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili kurumun veya şoförünün kusurunun bulunmadığını, davacının aracını park yasağı olan bölgeye park ederek kazaya sebebiyet verdiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maddi tazminat taleplerini dava dilekçesinde net ve miktar olarak ayırmadığını, 100 TL araç değer kaybı tazminatı ile 30.000,00 TL tutarındaki taleplerin çelişkili olduğunu, gerçek zarar ilkesi gereği davacının zararını somut delillerle ispatlaması gerektiğini, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmadan bu taleplerin kabul edilemeyeceğini, davacının araç mahrumiyetine ilişkin herhangi bir kiralama belgesi sunmadığını, KDV talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, ekspertiz ücretinin davalılardan talep edilemeyeceğini, --------- Ş. ile ----------- plakalı aracın sürücüsü --------- davanın ihbar edilmesini istediklerini, müvekkil kurumun ticari işletme olmayıp kamu kurumu olması sebebiyle avans faizi talebinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan, hasar, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; Dava konusu olayın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir trafik kazası olduğu, davalı tarafın kullandığı --------- plakalı otobüsün şoförü--------- ilgili kanunun 84. maddesini ihlal ettiği için asli ve tam kusurlu bulunduğu, davacı tarafın park halindeki --------- plakalı aracının kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde Plakalı Aracın Sigorta Tahkim Komisyonu heyeti ve bilirkişisi tarafından belirlenen KDV dahil 42.129,93 TL tutarındaki hasar bedelinin makul ve kabul edilebilir olduğu, davalı --------- Ş. tarafından ZMMS poliçesi limiti olan 300.000 TL üzerinden davacıya 42.129,93 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu doğrultuda davacı tarafın talep edebileceği bakiye bir hasar tazminatı alacağının bulunmadığı,--------- plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde makul onarım süresi dikkate alındığında hak mahrumiyet bedelinin 2 gün çarpı 20.000 TL tutarı üzerinden 40.000 TL olarak hesaplandığı, aracın 20.08.2025 tarihli kaza sebebiyle 42.129,93 TL tutarında hasara uğradığı, sol arka cam havalandırma ızgarası montajı ile sol arka köşe alt ve üst saclarının düzeltilip boyanması işlemleri yapıldığı, Yargıtay içtihatları uyarınca araç değer kaybının 140.000 TL olarak belirlendiği, ihbar olunan --------Ş. tarafından ZMMS poliçe limiti olan 300.000 TL üzerinden değer kaybı yönünde herhangi bir ödeme yapılmadığı, aracın piyasa rayiç bedelinin ----------- model---------- marka -------- aracın alış satış fiyatları, yaşı, kilometresi, hasarlı parçaları ve -------- Sigorta Birliği kasko bedeli listesi esas alınarak nispi metotla hesaplandığı, kararlaştırılan satış bedelinin 14.000.000 TL, ayıplı değerin 3.860.000 TL ve ayıpsız bedelin 14.000.000 TL olduğu, yapılan nispi hesaplama sonucunda değer kaybının 140.000 TL olarak tespit edildiği, bu tutarın Yargıtay tarafından uyuşmazlıklarda kullanılan formülle uyumlu ve kabul edilebilir olduğu, davacı tarafça sunulan--------- firmasına ait raporun incelendiği ancak raporda belirtilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı tutarlarının kaza tarihi itibarıyla mevcut hasar durumuyla uyuşmaması nedeniyle bu hesaplamalara iştirak edilmediği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir .
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır. “Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez. Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalı tarafın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta 42.129,93 TL hasarın meydana geldiği, hasar bedelinin dava dışı --------- tarafından ödendiği, bakiye hasar bedelinin kalmadığı, davacının 40.000,00 TL araç mahrumiyet zararının ve 140.000,00 TL değer kaybının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı veya dava dışı sigorta tarafından değer kaybı veya araç mahrumiyet zararına ilişkin ödeme yapılmadığı, davalının değer kaybı ve araç mahrumiyet zararından sorumlu olduğu anlaşıldığın taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafın talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bakiye hasar tazminatı kalmadığından da hasar tazminatına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Kabulün karar verilen tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihindeki itibarın avans faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına yönelik talebinin KABULÜ ile, 109.000 TL değer kaybı ve 40.000 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının hasar tazminatına yönelik talebinin REDDİNE,
3-Karar harcı 10.178,19-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile tamamlama harcı toplamı, 3.482,10 -TL harcın mahsubu ile bakiye 6.696,09 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 -TL başvurma harcı, 3.482,10 -TL peşin nispi harç ve tamamlama harcı toplamı olmak üzere toplam 4.097,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 930,40 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.930,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 10.923,07 -TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.596,91-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3,09-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!