İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, tadilat sırasında meydana gelen dahili su hasarı nedeniyle sigorta şirketinin sözleşmesel sorumluluğa dayalı rücuen tazminat talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sigorta şirketinin, tadilat esnasında asma tavan sökülürken yangın sistemi ana su borusunun kırılması sonucu sigortaladığı mağazada oluşan su baskını hasarını ödemesi üzerine, bu zararın tadilatı gerçekleştiren ana yüklenici ve taşeron şirketlerden, sözleşmelerindeki kusur ve sorumluluk hükümlerine dayanarak rücuen tahsilini talep ettiği bir davayı konu almakta; davacı, davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerken, davalılar kusurları olmadığını ve davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket tarafından .... A.Ş'ye ait mağazının sigortalandığını, tadilat yapılması hususunda davalılardan ... şirketi ile sözleşme akdedildiğini, davalı... şirketinin sözleşme gereği yerine getirmeyi üstlendiği tadilat işini diğer davalıya tevdi ederek işin fiilen yerine getirilmesini diğer davalıya bıraktığını, sözleşmeye göre yüklenicinin kusurundan kaynaklanan zararın yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, davalıların olayın meydana gelmesinde müteselsilen sorumlu olduklarını, oluşan zararın davacı şirket tarafından tazmin edildiğini belirterek ödenen 35.537,87 EURO hasar bedelinin ödeme tarihi olan █████/2018'den itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... dava dışı .... A.Ş'ye ait istinye ... Merkezi'nden yer alan ... isimli mağazanın tadilat işlerini üstlendiğini, mağazacılık alçıpan işleri ise davalı ...-... tarafından gerçekleştirildiğini, davalılar tarafından gerçekleştirilen tüm tadilat ve imalata çalışmalarının eksiksiz şeklide iş sahibine teslim edildiğini, davanın ... ihbarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
İhbar Olunan... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ...’nin 634 Sayılı KMK. ve Yönetim Planının 26. maddesi uyarınca yönetici olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu yalnızca kat maliklerine karşı olduğunu, davalının KMK 38. maddesi hükmü uyarınca dava konusu zarardan dolayı sorumlu tutulmasının hukuken imkansız olmasını, bilirkişi raporunda da şirketin sorumlu olduğuna dair herhangi bir ifadenin yer almadığı da göz önünde bulundurularak, aleyhlerine hüküm kurulmamasını, ilerideki muhtemel rücu taleplerine binaen; davanın, ... A.Ş, ... A.Ş. ve ... A.Ş.’ye ayrı ayrı ihbar edilmesini, kiraya verenin söz konusu zararın meydana gelmesinde herhangi bir dahli bulunmadığını, yangın söndürme sistemi aktif durumdayken, tadilat yapan davalı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle zarar meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı şirket tarafından, İstanbul ...'de faaliyet gösteren .... A.Ş.'ye ait mağazanın ...Numaralı Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, bu mağazanın büyütülmesi için üst katta depo olarak kullandığı yerde bir takım inşaat çalışmaları yapılması amacıyla davalı ... Dekorasyon şirketi ile anlaşma yapıldığı, taşeron olarak işin fiilen diğer davalı ...- ... tarafından yapıldığı, bu tadilatlar yapılırken 02.02.2017 tarihinde saat 02:30 sıralarında mağazanın üst katında iş yerinin asma tavan-konstrüksiyonunun sökülmesi sonucu konstrüksiyonun aniden çöküşü ve bu çöküş esnasında yangın sistemine ait ana su borusunun kırılması sonucu alt katta bulunan sigortalı mağazada dahili su hasarı meydana geldiği, muhtelif ürünler zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından, sigortalısına hasar nedeniyle 35.537,87 EUR ödeme yapılmış olup TTK madde 1472 ve ilgili maddeleri uyarınca ödenen bedelin rücuen tahsili talep edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık bu hasarın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmıştır.
İstinaf ilamında belirtildiği üzere; Sigortalı ve yüklenici arasındaki sözleşmede konu hasarla ilgili aşağıdaki maddelerin yer aldığı belirtilmiştir.
Madde 3.7.2: Yüklenicinin kusurundan dolayı iş ile ilgili her türlü kaza, hasar, zarar, ziyan, yangın, hırsızlık vs hukuki ve cezai sorumluluğu, mali ve cezai yükümlülükler Yükleniciye aittir.
Madde 3.7.6: Yüklenici inşaatta işçi ve malzeme kusurundan kaynaklanan kaza, hasar ve zarara karşı tüm hukuki ve cezai sorumluluğu münhasıran üstlenmiştir.
Madde 3.22.1: Yüklenici işçilerinin sebep olacağı bilimum hasarlardan mesuldür. Yüklenici işbu hasarları İşverenin kabul edeceği şekilde düzeltmeye ve yenilemeye mecburdur.
Madde 3.23.1: Yüklenici işyerini daima temiz tutacak, ikmal edilmiş mahallerde ve işlenmiş döşeme ve duvarlar üzerinde bunları bozucu işlem yapmayacaktır. Yüklenici çalışmaları sırasında inşa edilen karkas binayı zedeleyici, tahrip edici işlem yapmayacak. Askı, delme vs işlemleri için önceden yöntem onayı alacaktır.''
Bu sözleşme hükümlerinin incelenmesi neticesinde yüklenicinin veya yüklenici adına çalışan işçilerin kusurundan kaynaklanan eylemlerden yüklenicinin sorumlu olacağı, askı, delme vs işlemleri için önceden yöntem onayı alacağı kararlaştırılmıştır.
Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı, yapılan imalatların tekniğe uygun olarak yapılıp yapılmadığı nazara alınarak ,uyuşmazlığa konu ve hasara neden olan çökmenin meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişi farklı bilirkişilerden raporlar aldırılmıştır. Aldırılan bu raporlara göre davaya konu hasarın meydana gelmesinde esas nedenin "Asma tavanı taşıyan konstrüksiyonun kesinlikle yanlış bir şekilde, hiçbir mühendislik hesap ve tasarımla yapılmayacak şekilde montajının yapıldığı ve yanlış montaj sonucunda asma tavanın çöktüğü kesindir. Dava dosyası kapsamında, çöken asma tavan ve konstrüksiyonun ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak asma tavanın çökmesindeki asli kusurun; bu asma tavan ve onu taşıyan konstrüksiyonu yapan/izin veren/denetleyen kişi veya firmada olduğu kesindir. Dava dosyası kapsamında bulunan bilirkişi raporları, diğer raporlar ve fotoğraflara göre yangın söndürme boruları ve sprinklerin hatalı bir şekilde halihazırda hatalı montajı yapılan konstrüksiyona (binanın betonarme tavanı yerine) montajı yapıldığı kesindir."
olduğu bilirkişi tarafından kesin şekilde tespit edilmiş olup buna göre çöken asma tavanın konstrüksiyonunu yapan firmanın, çöken tavan ile birlikte hasar gören Yangın hattı boruları ve sprinkler montajını yapan firmanın kusurlu olduğu, tadilatı yapan firmanın o gün içinde yapılacak işi ... Yönetimine bildirip bildirmediğine göre avm yönetiminin sorumluluğunun gündeme gelebileceği, tespit edilmiş olup buna göre davalıların kusurunun bulunmadığı, dava konusu hasarın davalardan önce kusurlu imalat yapan firmanın sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından yangın söndürme sistemini pasif hale getirilmesini talep etmediğinden kusurlu oldukları iddia edilmiş ise de yangın uzmanı bilirkişiden alınan rapor ile de tespit edildiği üzere yangın sisteminin pasif hale getirilmesinin iş sağlığı ve güvenliği açısından riskli olduğu, pasif hale getirilmesi halinde özen yükümlülüğünün ihlalinin söz konusu olacağı anlaşılmakla bu yönde davalıların kusurunun bulunmadığı, davalıların yöntem onayı almadıklarının ispat edilmediği anlaşıldığından tüm alınan bilirkişi raporlarında da ifade edildiği üzere hasarın meydana gelme sebebinin önceden yapılan tadilatlar olduğu davalıların kusurunun tespit edilemediği anlaşıldığından davanın reddine." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; 05.01.2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle, yangın tesisatının pasife alınamayacağı, pasife alınmasının riskli olduğu, yangın tesisatının pasif hale getirilmemesi ise davalının hem teknik hem iş güvenliği açısından özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalının yangın tesisatını tadilata başlamadan önce devre dışı bırakıp ek olarak su izolasyonu yapması gerekirken davalının bu tedbirleri almamış olması sebebi ile davaya konu olan hasarın meydana geldiği izahtan vareste olduğu, davalıların ihmali davranışı ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olması sebebi ile davalıların hasar bedelinin tamamını müvekkil şirkete ödemesi gerektiği, davalılar tadilata başlamadan önce yangın tesisatını devre dışı bırakmayıp su izolasyonu sağlamadığı ve yangın hattındaki suyu kesmediği için %100 kusurlu olduğu, asma tavanın uygun yapılıp yapılmadığının veya yangın tesisatının usulüne uygun monte edilip edilmediğinin herhangi bir önemi bulunmayıp, önemli olan davalıların tadilata başlamadan önce yangın tesisatını devre dışı bırakmamış ve su izolasyonu sağlamamış olması olduğu belirtilerek mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda ████████ E. ████████ K. sayılı ilam ile davanın reddine dair karar verilmiş olup, iş bu karara yönelik davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda ███████ E. ████████ K. Sayılı ilam ile ''....uyuşmazlığa konu hasarın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı , alınan /alınması gereken önlemlerin neler olduğu ve önlemlerin alınıp/alınmadığı, yapılan imalatların tekniğe uygun olarak yapılıp/yapılmadığı nazara alınarak ,uyuşmazlığa konu ve hasara neden olan çökmenin meydana gelmesinde tarafların (dava dışı sigortalı ve davalıların) kusur durumunun hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın ve sunulan itiraz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler karşılanarak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İş bu nedenle mahkemece daha önce rapor düzenlemiş bilirkişiler dışında, inşaat , sigorta uzmanı ve tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti oluşturularak , rapor alınmalıdır. Ayrıca, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödeme belgeleri dosya arasında alınarak varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Bu hususlar gözardı edilerek ve tarafların sunduğu itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmesi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine '' dair karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından önce yapılan tespitler:
..... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ....... A.Ş. arasında 31.12.█████████ dönemlerini kapsayacak şekilde Ticari Risk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 02.02.2017 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Ekspertiz raporunda; Yapılan incelemelerde hasarlı sigortalı mağazanın üst katında devam eden geçici inşaat işleri kapsamında yüklenici firma tarafından yapılan asma tavan söküm işleri esnasında asma tavan konstrüksiyonunun çökmesi neticesinde kırılan yangın hattından sızan sular sebebiyle hasarın meydana geldiği , hasarın geçici inşaat işleri esnasında meydana geldiği tespit edilmiş olup, söz konusu hadisenin wordingte yer alan geçici inşaat işleri teminat limiti kapsamında değerlendirilebileceği , bir an için mevcut yapının eksik / hatalı olduğu düşünülse bile hasarlı sebep olan sökü işlemi yüklenici ve/veya taşeron firmalarda geçici inşaat işleri kapsamında teslim edilen bölgede ve bu firmalar tarafından gerçekleştirildiğinden hasarın gerçekleşmesinde yüklenici ve/veya taşeronun kusurunun /dikkatsizliğinin bulunduğu , sözleşmede yazılı bedelin 685.675,82 TL +KDV olduğunun öğrenildiği ve tespit edildiği , sigortalı firmadan alınan bilgiye göre işin bitiş bedeli yüklenici firmaya eksiksiz bir şekilde ödendiği ve tespit edilen tazminat tutarının ( hasarlı emtia+kuru temizleme emtia) 35.537,87 Euro olduğu ve gerçekleşen rizikonun teminat altında olduğu görüşünde bulunulmuştur.
İstanbul 12. Sulh Hukuk Hakimliği'nin ███████ D.İş Sayılı dosyasında Mimar/mühendis bilirkişi tarafından düzenlenen 03.04. 2017 tarihli raporda özetle; yapılan incelemeler sonucunda mağazanın üst katında 10,50 x7,70 =80,82 m2 lik asma tavanın çöktüğü, mevcut olan tavan kontrüksiyonunun döşemeye çok zayıf ve yetersiz kesitteki elemanlarla bağlandığı, ek yerlerinde çok zayıf olduğu, bu tavanın ilave yapılacak bir asma tavanı taşımayacağı , bu nedenle basit bir müdahaleden çöktüğü, alçı tavanın çökerek yangın hattının patlamasından sebep olduğu, tespit isteyen ... ve ...'nın herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir .
Düzenlenen ek raporda, kök rapordaki bilgiler tekrar edilmiştir.
İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş dosyasında inşaat mühendisi, tekstil mühendisi ve mimar bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda: Bahse konu dükkanın zemin ve çatı kısmından oluştuğu, dükkanın zemin kat alanının iç ölçüler itibariyle yaklaşık 115.00 m2 olduğu, dükkan içerisinden açılan kapı ile çıkılan çatı kısmında çelik konstrüksiyon (demir kutu profillerle Yapılmış) asma tavan kısmının yaklaşık 83.00 m2 olduğu ve asma tavan tadilatı/sökülmesi esnasında demir profil bağlantı elemanlarının tekniğine uygun kesilmediği ve gerekli emniyet tedbirleri alınmadığından kısmen çökme meydan geldiği ve tavan ve duvar kısmında bulunun yangın söndürme amaçlı olan boruların da kopmasına/kırılmasına sebep olunduğu, ürünlerin tamamı ithal olduğundan ithal edildiği fatura bedeli ile maliyeti baz alındığı belirtilerek hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece mali müşavir ve Makina. Yük. Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, 11.05.2019 tarihli raporda, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taşıyıcı sistem ya da profillerde kesim yapıldığına dair bir iz veya işleme rastlanılmadığını, yangın söndürme sisteminin de şartname gereği betonarme sisteme çelik dübelle bağlanacağı yerde hatalı olarak asma tavan konstrüksiyonuna kaynatılmış olması, çökme sonrası mekana su basmasına sebebiyet verdiği, taşıyıcı konstrüksiyonun baştan hatalı imal edildiği ve çökmenin bu sebeple olduğu kanaatine varılarak olayın meydana gelmesinde davalıların bir kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde kusurlu imalatları fen ve tekniğine göre yaptırması gereken işyeri kiracı veya mülk sahiplerinin iş yerinin inşaat ve tesisatlarının fen ve usullerine göre yapılması gereken tekniğine uygun olarak yaptırması gerektiğini, bunun yapılmamış olduğunun tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerden dolayı işyeri kiracı veya mülk sahiplerinin olayın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu bulunmadığından davacı yanın sigortalısına ödediği bedelin rücuen davalılardan istenemeyeceği belirtilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan tespitler:
İnşaat mühendisi, tekstil mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle;
Davacı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu 19.02.2018 tarihinde sigortalısına 35.537,87 Euro hasar tazminatı
ödendiği,Kusur ve Sorumluluk:
1-Çöken asma tavanın konstrüksiyonunu yapan firmanın %40 oranında kusurlu olduğu (dava dosyası kapsamında kim
tarafından yapıldığı ile ilgili bilgiye rastlanılmamıştır),
2-Tadilatı yapan firmanın o gün içinde yapılacak işi ... Yönetimine bildirmediyse kusurlu olacağı, bildirdiyse ... Yönetiminin kusurlu olacağı, (bildirim yapıldıysa %25 ... Yönetimi, Bildirim yapılmadıysa %25 Yüklenici kusuru),
3-Çöken tavan ile birlikte hasar gören Yangın hattı boruları ve sprinkler montajını yapan kişi/firmanın kusurlu olduğu, (%25 yangın hattı ve sprinkler montajı yapan firma kusurlu),
4- Çöken tavan ile birlikte hasar gören Yangın hattı boruları ve sprinkler tesisat montaj projesini onayladıktan sonra yapım aşamasında ve yangın boru ve sprinklerin montajının tamamlanmasından sonra teslim alıp onay veren mercinin (kuvvetle muhtemel ... uzmanları) kusurlu olduğu, (%10 ... Yönetimi kusurlu), tüm bu bilgiler ışığında 82 adet hasarlı ürünün ve halı fatura maliyetinin toplam 171.954,07 + 15.873,31 = 187.827,38 TL olduğu kanaatine varıldığı, TTK 1472 Halefiyet Kuralı gereği rücu şartlarının oluşması şartlarından olan hasarın geçerli olan sigorta poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar tazminatı ödendiği ve yapılan ödemenin lütuf ödemesi olmayıp hasar tazminat ödemesi olduğu değerlendirilerek mahkeme tarafından meydana gelen hasarın davalıların kusur ve sorumluluğu kapsamında meydana geldiğine hükmedilmesi durumunda, davacı sigorta şirketi yönünden TTK 1472 halefiyet prensibi koşulları oluşacağı, 19.02.2018 tarihinde ödediği 35.537,87 Euro tazminatı davalıların kusuru nispetinde rücuen talep edebileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği ek raporda, kök raporda yer alan tespitler tekrar edilmiştir. Bilirkişi heyetine kimya mühendisi eklenerek düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda, yukarıda belirtilen █████/2024 tarihli raporda yer alan bilgiler tekrar edilmiş ve davacı sigorta şirketi yönünden TTK 1472 Halefiyet prensibi koşulları oluşacağı, 19.02.2018 tarihinde ödediği 35.537,87 Euro tazminatı davalıların kusuru nispetinde rücuen talep edebileceği belirtilmiştir. Yangın Uzmanı Bilirkişi ...'ün düzenlediği █████/2026 tarihli ek raporda özetle; Teknik açıdan özenli davranış sonucu yangın tesisatının devrede tutulması, yangın güvenliği için zorunlu olduğu, çünkü olası bir yangında müdahaleyi hızlandıracağı, yangın tesisatının devre dışı bırakılması işe
başlamadan tedbirlerin alınmadığı anlamına geldiği ve sonuç olarak yangın tesisatının pasif hale getirilmemesi ise hem teknik hem iş güvenliği
açısından özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu kabul edildiği, bu olayda yangın tesisatının, çöken asma tavanın konstrüksiyonuna gerekli özenin
gösterilmeden kaynaklandığı, dolayısıyla özensiz monte edilen yangın tesisatının hasar gördüğü yönünde tespitte bulunulmuştur.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Dosya kapsamında yer alan bilgiler ışığında, dava dışı sigortalı firma (....... A.Ş.) ile davalılardan ....... ... Şti. arasında ... içerisinde yer alan ... adlı mağaza içinde yapılacak tadilatlar ile ilgili olarak anlaşmaya varıldığı, davalının yapılacak tadilat işi ile ilgili olarak alçıpan asma tavan işinin yapımı için diğer davalı ... (...) ile anlaştığı, tadilat işinin █████/2017 tarihinde başladığı tespit edilmiştir.
Sunulan dava dilekçesi ile, █████/2017 tarihinde asma tavantadilatı/sökümü sırasında asma tavanın çöktüğü ve bu çökme nedeniyle yangın söndürme borularının hasar gördüğü, yangın hattında bulunan suyun mağaza içine dolduğu, emtiaların hasar gördüğü, ... numaralı Ticari Risk Sigorta Poliçesi uyarınca emtia ve demirbaş kıymetleri uyarınca belirlenen toplam 35.537,87 Euro tazminat bedelinin █████/2018 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğinden bahisle, işbu bedelin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan tazminine yönelik istinafa konu iş bu dava açılmıştır.
Bilirkişi heyet raporlarında, inşaat mühendisi yönünden yapılan tespitler incelendiğinde, asma tavanı taşıyan konstrüksiyonun kesinlikle yanlış bir şekilde, hiçbir mühendislik ve tasarımıyla yapılmayacak şekilde montajının yapıldığı, yanlış montaj sonucunda asma tavanın çöktüğünün kesin olduğu, çöken konstrüksiyonun kim/firma tarafından yapıldığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, hatalı montajı yapılan sprink tesisat projesinin kim tarafından hazırlandığı, onayının ne zaman verildiğinin belirlenmesinin gerektiği, tadilatı yapan firmanın o gün yapılacak işi yönetime bildirmemesi durumunda kusurlu (%25) olacağı görüşünde bulunulmuştur.
Davalılar vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde AVM yönetiminin yapılan çalışmalardan haberdar olduğu belirtilmiş ve bu konuya dair mail yazışmalarına atıf yapılmıştır. Dosyada mübrez █████/2017 tarihli mailde, AVM yönetimine mekanik tesisat, havalandırma tesisat , alçıpan, elektrik ve mobilya işlerinin yürütüleceğinin haber verildiği ve AVM yönetiminin bu çalışmaya azami dikkat ve özenin gösterilerek yapılması konusunda uygunluk verdiği anlaşılmaktadır.
Bu tespitler ışığında, davaya konu hasar nedeniyle oluşan zarar ile davalı firmaların sorumluluğunu doğuracak eylemleri tespit edilemediğinden yani illiyet bağı kurulamadığından, mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!