Danıştay, vergi dairesince yasal defter ve belgelerin ibrazına yönelik tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle kaldırılan cezalı KDV tarhiyatına ilişkin kararı onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, vergi dairesinin temyiz başvurusunu reddederek, mükellefe 2017 yılı için uygulanan yeniden salınan KDV ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması yönündeki bölge idare mahkemesi kararını onamıştır; zira yargılama sürecinde, yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, tebliğ evrakındaki memur imzası ve gerekli bilgilerin eksik olduğu tespit edilmiş olup, bu durum cezalı tarhiyatların hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmasına yol açan resen tarh sebebinin geçersizliğine dayanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerinin ara kararına istinaden davalı idarece dosyaya gönderilen bilgi ve belgeler ile Mahkemelerince UYAP sisteminde yapılan araştırmada, uyuşmazlık konusu dönemde davacının MERNİS adresine gönderilen yasal defter ve belgelerin ibrazı yazısına ilişkin tebligat alındısının, üzerine "adreste tanınmıyor" şerhi düşülerek █████/2020 tarihinde iade edildiği, █████/2021 tarihinde aynı adrese çıkarılan tebliğ alındısının ise ''adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır, adreste muhatap tanınmıyor, pusula kapıya yapıştırıldı" şerhi konularak idareye iade edildiği ve böylelikle kapıya yapıştırmak suretiyle evrakın tebliğ edildiği, anılan ikinci tebliğ alındısında bulunması gereken tebliğe görevli memurun ad ve soyadı ile imzasının bulunmadığı, kapıya yapıştırmak suretiyle yapılan tebligatı belgelendirme ve gerektiğinde delillendirme işlevi gören idarede kalan tebligat pusulası parçasının incelenmesinde ise pusulada davacının adı ve soyadı, █████/2021 tarihi ile memur imzası bulunmakla birlikte, tebligat pusulasında bulunması gereken ve muhatabın hangi idareden tebliğ evrakını alacağına ilişkin açıklamayı içeren tebliğ evrakını gönderen idare ile barkod numarasına ilişkin kısımların boş bırakıldığı dikkate alındığında, yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği görüldüğünden dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağını oluşturan re'sen tarh sebebinin bulunmaması nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergiler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7601 sayılı Kanunla değişik 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren █████/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin;
1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu,
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, aynı Kanunun yine 7601 sayılı Kanunun 17. maddesiyle değişik 102. maddesinin beşinci fıkrasında; bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda, bulunamama durumunun o adresten geçici ayrılmaları da kapsadığı, durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.
Davalı idarece yasal defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının davacının MERNİS'te kayıtlı ikametgah adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat alındısının üzerine "adreste tanınmıyor" şerhi düşülerek tebligatı çıkaran mercie iade şerhi düşülerek tebliğin iade edildiği, yazının ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığında ise "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır, adreste muhatap tanınmıyor, pusula kapıya yapıştırıldı" şerhi düşülen, davacının adı soyadı ve tarihin yazılı olduğu tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırıldığının anlaşıldığı olayda, yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tebliğ usulüne aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğinden, dolayısıyla usule uygun şekilde tebliğ edilen defter ve belgelerin ibrazı yazısı sonrasında davacı tarafından yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle dava konusu ihbarnamelerin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabul edilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!