Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde uluslararası karayolu taşımacılığı kaynaklı itirazın iptali davasında verilen hatalı görevsizlik kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, Türkiyeden Hollanda ve İtalyaya karayoluyla yapılan uluslararası mal taşımacılığı hizmetinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının malların geç ve hasarlı teslim edildiği iddiasıyla alacak talebini reddetmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın deniz taşımacılığından kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesine karşılık, davacı taraf taşımacılığın CMR Konvansiyonuna tabi karayolu taşımacılığı olduğunu ve bu nedenle görevsizlik kararının hatalı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih, ......... Esas, ........ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından Bursa ........ İcra Müdürlüğünün ............ esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirketin borçlu davalıya ait yüklerin Türkiyeden Hollanda ve İtalyaya ihraç ettiği malları, tam ve hasarsız olarak karayolu ile nakliyesini gerçekleştirmiş olup, davalı firmaya navlun hizmeti sunulduğunu, toplam 19.425,28 TL tutarında navlun hizmeti alacağı olduğunu belirterek, Bursa ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davacı firmaya ticari defterlerinde kayıtlı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili firmanın ............... ile davacı ............ firması arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketin müşterisi Hermet İtalya'ya gönderilmek üzere 785 koli nevresim seti .......... taşımacılığına ait .................. plakalı araç ile teslimatının gerçekleştirilmek üzere █████/2018 tarihinde yola çıktığını, █████/2018 tarihinde müşteri olan ............ firmasından müvekkili firmaya gönderilen e mail de █████/2018 tarihinde ........... taşımacılığına ait aracın İtalya'ya vardığı ve Hermet firmasına ait gümrük işlemlerinin tamamlanmasına rağmen ürün teslimatının gerçekleşmediğinin müvekkili firmaya bildirildiğini, █████/2018 tarihinde malların ............firmasına koliler zarar görmüş olarak teslim edildiğini, █████/2018 tarihinde ...........firması yetkilisi daha önce bildirmiş olduğu cezai yaptırım tutarını müvekkili firma VGE Tekstile bildirdiğini, müvekkili firma müşterisi ........ firması malın geç ve hasarlı tesliminden dolayı 3650 Euroluk bir ceza faturası düzenlendiğini ve müvekkilinin hakedişinden de bu bedeli kestiğini, müvekkili firmanın bu zarar faturasını davacı firmanın geç ve hasarlı mal tesliminden dolayı ödemek zorunda kaldığını ve bu fatura bedelini de 27.291,05 TL olarak davacı firmaya fatura düzenleyerek █████/2018 tarihinde e tebligat olarak ilettiğini, davalı şirketin tüm olumlu çabalarına rağmen kendisinden kaynaklanmayan bir zararı ticari güven ve itibar ilişkisi gereği müşterisi ..............firmasına ödemek zorunda kaldığını, davacı firma ile müvekkili firma arasındaki cari hesap ilişkisinde müvekkili firmanın ödenmeyen hiçbir fatura borcu bulunmadığını, başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, alacağın %20'si az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Yerel mahkemece, Dava deniz taşımacılığından kaynaklanmakta olduğu,, dava TTK'nun deniz ticareti başlıklı 5.kitabında düzenlendiğinden, deniz ticareti ile ilgili davalara bakmaya Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun █████/2005 tarih 188 Sayılı Kararına göre birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 numaralı Ticaret Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde; Müvekkili şirketin; borçlu.............. ait yüklerin, Türkiye'den Hollanda ve İtalya'ya ihraç etiği malları, tam ve hasarsız olarak kara yolu ile nakliyesini gerçekleştirerek, davalı firmaya taşıma hizmeti sunduğunu, Kara yolu ile yapılan uluslararası taşımalar CMR Konvansiyonuna tabi olduğunu, Müvekkil şirket, davalıya ait ürünleri karayolu ile taşımış olup, yolculuğun bir bölümünde, Ro & Ro (Roll on- Roll off) taşımacılığı ile bir limandan başka bir limana taşıması işini üstlenmiş olup, davalıya deniz taşıma hizmeti sunmadığını, müvekkili şirket tarafından davalıya sunulan taşımacılık hizmeti kara yolu taşımacılığı olup, karma bir taşıma olmadığını, İş bu taşımacılığın hiç bir aşamasında deniz taşıması bulunmadığını, Ayrıca müvekkil şirket tarafından kara yolu ile sunulan taşıma hizmeti neticesinde CMR belgesi düzenlenmiş olduğunu, Bilindiği üzere CMR belgesi kara yolu taşımacılığında kullanılan bir belge niteliğinde olup, işi bu davanın konusu taşımacılık da bir kara yolu taşımacılığı olmasından dolayı CMR belgesi düzenlendiğini bu nedenle yerel mahkemenin görevsizlik kararının doğru olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, navlun ücretinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.Her ne kadar █████/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili ve davalı vekilince ayrı ayrı "navlun hizmeti deniz taşımacılığı ile yapılmıştır, faturaların büyük bir kısmı deniz taşımacılığı işidir" denilmiş ve yerel mahkemece de davanın konusunun davacının, davalıya deniz taşıma hizmeti sunması sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin olduğundan bahisle, davanın deniz taşımacılığından kaynaklandığı belirtilerek yazılı şeklide görevsizlik kararı verilmişse de; Görev, re'sen her aşamada araştırılacak bir husustur, bu nedenle salt taraf beyanları ile bağlı kalınarak bu hususta karar verilemez. Dosyanın incelenmesinde; gerek dava dilekçesi gerekse de cevap dilekçesi içeriğine ve sunulan kayıtlar ile özellikle CMR taşıma belgelerinin dosyada olmasına, Transit Refakat belgelerine göre, dava konusu taşımanın davacıya ait tırlar ile kara yolu kullanılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının taşımanın bir bölümünde Ro&Ro taşımacılığı ile bir limandan başka bir limana taşınması işini üstlendiğini, davalıya deniz taşıma hizmeti sunmadığını belirtmiş, davalı ise gecikmeden ötürü taşıma konusu malların hasara uğradığını belirtmiştir. Karma taşıma halinde CMR konvansiyonun 2. maddesine göre, yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya hava yoluyla yük boşaltılmadan mal yüklü taşıt taşındığı hallerde bu sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Yani karma taşımanın CMR kapsamına girmesi için eşyanın araç içerisinde yüklü olması gerekmektedir. Eşyanın kara yolu aracından boşaltılarak bir gemi, tren veya uçağa yüklenerek yapılan taşımacılık CMR hükümlerinin kapsamı dışındadır. ( Kara yolu ile Milletlerarası Eşya Taşımacılığı ve CMR adlı eser, Sayfa: 40-41) Bu durumda ve CMR’nin 2. maddesinde belirtilen ayrık hallerin varlığı araştırılarak sonucuna göre davanın çözümünde 6102 sayılı TTK’nın beşinci kitabında yer alan hükümlerin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, sadece taraf vekillerinin ön inceleme duruşmasındaki beyanlarına dayalı olarak davaya bakma görevi denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanında olduğu belirtilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu nedenle kararın kaldırılarak belirtilen hususlarda re'sen araştırma yapılarak sonucuna göre yeniden karar vermek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;2-Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......tarih, ...... Esas, ........... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ilam harcının, istek halinde yatırana iadesine, 5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. Başkan (e-imza)Üye(e-imza) Üye (e-imza)(e-imza)