İş kazası tespiti davasında hukuki yarar ve kurumun cevap süresindeki gecikmesine dair Yargıtay bozması sonrası bölge adliye mahkemesinin direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmesi.
Özet: Bir çalışan, kurum tarafından başlangıçta yanıtlanmayan ve süreç içinde iş kazası olarak kabul edilen bir olayın iş kazası olarak tespiti için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davanın konusuz kaldığına hükmetmişken, bölge adliye mahkemesi davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, kurumun süresi içinde işlem yapmaması nedeniyle hukuki yararın bulunduğunu ve sonradan kazayı kabul etmesiyle davanın konusuz kaldığını belirterek bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuştur. Ancak bölge adliye mahkemesi, Yargıtayın bozma kararına direnerek, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin önceki kararında ısrar etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda direnilerek verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken 20.01.2020 tarihinde kaza geçirdiğini, kazanın iş kazası olduğunu, kaza ile ilgili Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığını ve kendisinin de iş kazası olduğunun tespiti için Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini beyanla, meydana gelen kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından Kuruma yaptığı başvurunun sonucu beklenmeden dava yoluna gidildiğini, davada hukuki yararının bulunmadığını, dava açıldığı tarihte müvekkili Kurumun kazanın iş kazası olmadığına ilişkin olumsuz bir cevabının bulunmadığını, dava açmadan önce Kurumun cevabının beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiklerini, davacının bu davada hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığını, ... bildirgesinde kazanın işverence 20.01.2020 günü iş kazası olarak bildirildiğinin görüldüğünü, kazanın iş kazası olduğu yönünde bir şüphe veya bir itirazlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2021 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile her iki davalı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2022 tarih, ████████ E., █████████ K. Sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece "Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda belirtilen ve devamla “…davacının 27.04.2020 tarihinde sürekli iş göremezlik geliri talebi ile Kuruma başvurusunun bulunduğu, 09.07.2020 tarihinde ise işbu davayı açtığı görülmekle, davacının uyuşmazlık konusu olmayan hususun tespitini istediği ve Kuruma yapılan başvurunun sonucunu beklemeden davayı açtığı anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmiştir…” gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu iş kazasının işveren tarafından olay tarihinden iki gün sonra davalı Kuruma bildirilmesi, davacının 27.04.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurması ve Kurum tarafından 16.06.2020 tarihli yazı ile bir takım eksiklikler nedeni ile evrakı iade etmesi, başvurudan itibaren altmış gün içinde gerekeni yapmaması hususlarıyla birlikte davanın açılış tarihi ve 08.11.2021 tarihinde olayı iş kazası olarak kabul etmesi karşısında, Kurumun yukarıda belirtilen kanunda öngörülen altmış günlük süreye riayet etmeyerek red iradesini ortaya koyduğu ve giderek dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan yargılama safhasında olayın davalı Kurum tarafından iş kazası olarak sayılması ile davalı işverenin işkazası bildiriminde bulunması karşısında, davanın konusuz kaldığı belirgin olup, Mahkemece bu husus gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2023 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.11.2022 tarih ve █████████ Esas - ██████████ Karar sayılı ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
VI. HUKUK GENEL KURULU KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli, ███████-206 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, ilk hükmün gerekçesinden farklı ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevinin Özel Daireye ait olduğu gerekçesi ile yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairece yapılan inceleme sonucunda 03.07.2025 tarih, █████████ E., ██████████ K. Sayılı kararı ile "... İnceleme konusu davada dava konusu iş kazasının, işveren tarafından olay tarihinden iki gün sonra davalı Kuruma bildirilmesi, davacının 27.04.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurması ve Kurum tarafından 16.06.2020 tarihli yazı ile bir takım eksiklikler nedeni ile evrakı iade etmesi, başvurudan itibaren altmış gün içinde gerekeni yapmaması hususlarıyla birlikte davanın açılış tarihi ve 08.11.2021 tarihinde olayı iş kazası olarak kabul etmesi karşısında, Kurumun altmış günlük süreye riayet etmeyerek ret iradesini ortaya koyduğu ve giderek dava açılmasına sebebiyet verdiği, ve yargılama safhasında olayın davalı Kurum tarafından iş kazası olarak sayılması ile davalı işverenin iş kazası bildiriminde bulunması karşısında, davanın konusuz kalması karşısında Mahkemece bu husus gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2025 tarih, █████████ E., █████████ K. Sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iş kazasının tespiti adına davalı idareye başvurulduğunu, davalı idare tarafından süresi içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmediğini, talebin zımnen reddi üzerine dava açıldığını, davalı Kurumun daha sonra iş kazasının kabul etmiş olmasının bir öneminin olmadığını, Mahkemenin davayı kabul yönünde hüküm tesis etmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığı kararı vererek dava açan sigortalının, yargılama giderleri ve yüksek vekâlet ücretleriyle cezalandırılmasının hakkaniyet ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; davacının iş kazası bildirimi için 27.04.2020 tarihinde eksik belge ile davalı Kuruma başvurduğu, Kurumun 16.06.2020 tarihli yazı ile eksik belgelerin tamamlanmasını istediği, davacının 09.07.2020 tarihinde eldeki davayı açtığı, davalı Kurumun ise devamında sevk ve rapor süreçlerinin tamamlanması ile 08.11.2021 tarihinde olayın iş kazası olduğuna dair komisyon kararını verdiği görülmekle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı Kurum yazısı ve dosya kapsamından davacının tahsis koşullarını taşımadığı ve davanın konusuz kalmadığı anlaşılmakta olup direnme kararındaki gerekçe gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliyesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.fa

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!