Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, senetteki imzanın sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, borçlu olunmadığı ve ödenen bedelin istirdadı yönündeki ilk derece kararının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, icra takibine konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığının adli tıp raporuyla sabit olması nedeniyle davacının borçlu olmadığına ve ödediği miktarın iadesine yönelik ilk derece mahkemesi kararını, iyi niyetli hamil olan davalı bankanın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması ile tahsil ve cezaevi harçlarının iade kapsamına alınması yönündeki istinaf itirazlarını yerinde görmeyerek esastan reddetmiş, böylece davacının menfi tespit ve istirdat taleplerini doğrulayan ilk derece kararını onamıştır.

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 -
DAVALI : 2 -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... tarih, ....... Esas, ........Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Bursa ......İcra Müdürlüğünün ..........esas sayılı icra dosyasında takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senette lehtar ve ciranta olarak görülen ...........'i tanımadığını , aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, ...........'in davalı bankadan çekmiş olduğu kredinin teminatı olarak davalı bankaya ciro ettiği senetle ilgili olarak kredi borçlarını ödememesi nedeniyle davalı bankanın müvekkiline karşı takip yaptığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle takip konusu senede ilişkin olarak borçlu olmadıklarının tespitini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının ödenmesini ve müvekkilinin ödemiş olduğu 7.050,00 TL borcun da istirdadını talep etmişlerdir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunu taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olup olmayacağına bilemeyeceğini ve takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını da bilemeyeceğini, senetteki imza davacıya ait değil ise davacının tazminat taleplerinin müvekkilinin iyi niyetli olduğu gerekçesi ile reddinin gerektiği davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını talep ettikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:........ Adli Tıp Kurumu ........ İhtisas Dairesinin █████/2018 tarihli raporuna göre senetteki imzaların davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacı senet dolayısıyla davalılara borçlu değildir. █████/2019 tarihli kapak hesabına göre takipte davacı 11.000,00 TL tutarında ödeme yapmıştır. Bu tuturında istirdatı gerekmektedir. Bu miktarda hüküm altına alınmış olup 7.050,00 TL'sine dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Davalı banka senedi ciro yoluyla devralan hamil olup kötü niyeti saptanmamıştır. Bu sebeple aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır. Yine diğer davalı da senet dolayısıyla herhangi bir takip başlatmadığından onun açısından da İİK'da düzenlenen menfi tespit davasına ilişkin yasal hükümler dikkate alındığında kötü niyet tazminatının koşulları oluşmamıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebinde; Müvekkili bankanın iyi niyeti kesin olmasına rağmen yerel mahkeme kararı ile aleyhimize yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin ve ayrıca müvekkiline reddiyatı yapılmayan tahsilatların ve cezaevi ve tahsil harçlarının da müvekkilinden istirdat edilecek miktar içinde olacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.
Müvekkili bankanın iyi niyeti kesin olmasına rağmen yerel mahkeme kararı ile aleyhimize yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin ve ayrıca müvekkiline reddiyatı yapılmayan tahsilatların ve cezaevi ve tahsil harçlarının da müvekkilinden istirdat edilecek miktar içinde olacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, yapılan tahsilâtların bir kısmının tahsil harcı ve cezaevi harcı olarak kesilmesinin taraflar arasındaki iç ilişkide davacıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmamasına ( aynı yönde Yargıtay 19. HD. ██████████ Esas, █████████ Karar, █████/2017 tarihli ilamı ) göre, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olup davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 751,41 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 187,90 TL'nin mahsubu ile 563,51 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine,
4-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2021
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!