İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı talepli davada davacı ve davalı savunmaları özetlenmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında diğer davalının kusurlu aracının kendi aracına çarpması sonucu oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarının tazminini talep ettiği belirsiz alacak davasının özetini içermektedir; davacı, 1.000 TL değer kaybı ve 1.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000 TL başlangıç tazminatını yasal faiziyle talep ederken, davalılar kusur oranına itiraz etmekte, değer kaybının daha önce ödendiğini ve aracın geçmiş hasarı nedeniyle yersiz olduğunu savunmakta, sigorta şirketi ise dava öncesi başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddini talep ederek tüm yargılama masraflarının davacıya yüklenmesini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... adına kayıtlı olup diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, 03.08.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkili şirketin ... plakalı ... aracına ..., ... Sitesinde kusurlu olarak çarparak zarar verdiğini, davalılara ait araç davalı ... Sigorta AŞ ne ... poliçe numaralı ile ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili kaza sonrasında aracını normal piyasa değerinden çok daha düşük bir değere satmak zorunda kaldığı için zarara uğradığını, ayrıca tamir süresince müvekkil araçtan mahrum kaldığını, davalılar, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı tazminatından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, meydana gelen zararın tam ve kesin olarak tespit edilmesi sonrası talep arttırım haklarının saklı kalmak üzere alacaklarının şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı tazminatı ve 1.000,00TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000,00TL tazminatın tahsili için huzurdaki Belirsiz Alacak Davası açma zarureti hasıl oduğunu, davalarının kabulünü, her kalem için fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak ve alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK 107 madde hükmü gereğince arttırılmak üzere 1.000,00TL değer kaybı ile 1.000,00TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000,00TL tazminatın trafik kazası tarihi olan 03.08.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Belirsiz Alacak Davası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza verilmesine (Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu ancak kazanç kaybından sorumlu olmamak üzere)Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkillerine atfedilen kusuru oranını kabul etmediklerini, müvekkillerinin yokluğunda aldırılan ve iş bu dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, tüm kusur davacı tarafın araç sürücüsüne ait olduğunu, başvuruya konu aracın daha önceden kazaya karışıp karışmadığı şayet karışmış ise kazalarının aynı bölgeden olması halinde başvuru konusu araçta değer kaybı oluşmayacağını, aracın geçmiş hasarı olmadığı davacı tarafça ispatlandığını, bu kapsamda Davacı tarafın, aracın şasi numarası ile 5664 mesaj ile sorgulama yapması ve neticeyi sayın mahkemeye bildirmesi gerektiğini, Yargıtay kararı uyarınca bir araç aynı bölgeden iki kez değer kaybına uğramayacağından değer kaybı taleplerinin reddinin gerekeceğini, davacıya ait aracın kullanım kilometresi, işlem gören parça adedi, hasar gören parçanın niteliği onarılması ya da değiştirilmesi gibi faktörler aracın güncel piyasa değerinde bir düşüş meydana getirip getirmediğini ortaya koyacağını, araçta değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi gerekeceğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmasa da kaza dolayısıyla araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyet bedeli müvekkil tarafından davacı tarafa ve Kasko sigortacısına ödendiğini, değer kaybı bedeli olarak 100.000 TL ... Sigorta A.Ş tarafından ödendiğini, bakiye bedel olan 163.000,00 TL ise davacı tarafın kasko şirketi olan ... sigorta A. Ş tarafından karşılanmış olup bu bedel daha sonra müvekkileri tarafından davacının Kasko Sigorta şirketine ödendiğini, ödendiğine dair banka dekontları ve ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen ibraname cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, açıklanan tüm nedenlerle değer kaybı bedelinin reddine karar verilmesini, kazanın oluş şekli ve araçta meydana gelen hasarın küçük olması dikkate alındığından aracın serviste kalma süresinin oldukça kısa olduğunu, Yargıtayın yerleşik kararlarına göre onarım için makul süre belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkile atfı kabil kusur bulunmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; söz konusu hüküm ile sigorta şirketlerine karşı doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış, dava açılmadan önce sigorta şirketlerine yazılı olarak başvuruda bulunma zorunluluğu getirildiğini, dolayısıyla, kamu düzenine ilişkin bir usul kuralı (dava şartı) getiren bu düzenlemenin derhal uygulanarak, müvekkil sigorta şirketine başvuru yapılmaksızın huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kanunun açık düzenlemesinin de bunu gerektirdiğini, mezkur kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın kusurlu olması halinde müvekkili şirketin kaza tarihi olan 03.08.2023 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan araç/kişi başına 120.000,00-TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, bu ödemeye ilişkin mahsup fişlerinin cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu, bu kapsamda mahsup fişinin dosyaya kabulü ile ödeme yapıldığına ilişkin delil niteliğine haiz olduğu kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişinin hesap edeceği tutar ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabilecek olup, önceki ödemelerin tenzili gerekmektedir. Aksi halde başvurucu taraf, sebepsiz zenginleşeceğini, şirketin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini, dosyaya dekont sunulmasına ilişkin ara karar oluşturulduğu takdirde dekont, tarafımızca temin edilerek dosyaya sunulacağını, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete dava öncesinde yapılan başvuru kapsamında ibrazı zorunlu olan belgeler maluliyetin belirlenebilmesi için yeterli olmadığından müvekkil şirket tarafından tazminat talebi değerlendirmeye alınamamış ve bu sebeple ödeme yapılamadığını, haksız olarak açılmış bulunan öncelikle davanın usulden reddini, aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunmakla tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddini, vekalet ücretinin ve masrafların davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:- 2025/... Arabuluculuk Son Tutanağı,- ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, ... Sigorta'dan, SBGM'den gelen cevabi yazılar.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin belirsiz alacak davasıdır.6100 Sayılı HMK' nın 150. Maddesi uyarınca: "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."Davacı taraf █████/2026 tarihli duruşmaya katılmamış olup, davacının davayı takip etmemesi üzerine mahkememiz dosyası █████/2026 tarihinde HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" konusu düzenlenmiştir. Dava basit yargılama usulüne tâbidir. Mahkemece bu hususta re'sen karar verilerek kayıt kapatılır. Bu açıklama ışığında dosya incelendiğinde HMK 150. Maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren █████/2026 tarihine değin davanın yenilenmesi gerekirken yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dosyasının █████/2026 tarihinde müracaata bırakıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen taraflarca yenilenmediğinden, HMK'nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Alınması gereken 732,00 TL karar harcının dava açılırken yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK madde 333 uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 7/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...Hakim ...