İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, kask takmama sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi uygulanan istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazası sonucu cismani zarar gören bisikletli davacının, zorunlu trafik sigortası olmayan araç nedeniyle sigortacı davalıdan talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davanın istinaf incelemesini sunmaktadır; ilk derece mahkemesinin önceki kararı usuli eksiklikler ve davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle kaldırıldıktan sonra, yenilenen yargılamada alınan yeni maluliyet raporu doğrultusunda ve %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak belirlenen tazminat miktarı üzerinden verilen kabul kararı, davalı vekili tarafından maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle yeniden istinaf edilmiştir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 22.06.2019 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen ve bisiklet ile seyir halinde olan müvekkiline çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle davalının, müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, davalıya zararın tazmini için yaptıkları başvuruya olumlu yanıt verilmediğini, kaza tarihinin üzerinden bir yıl geçmemiş olması sebebiyle maluliyet raporu alınmasının mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 4.600,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı kuruma başvuru yapılan 15.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 24.06.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tazminat taleplerini 295.953,87-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 13.06.2025 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile; "...yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm tedavi evraklarının incelendiği, gerektiği takdirde davacının bizzat muayenesinin yapılması suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli şekilde düzenlenecek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklara riayet edilerek) bir karar verilmesi...davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken davalı tarafın müterafik kusur savunmasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...." gerekçesi ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; istinaf ilamı doğrultusunda alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %23 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dosya kapsamına uygun ve hüküm vermeye elverişli aktüerye ek rapora göre, karar sadece davalı tarafça istinaf edildiğinden usuli kazanılmış haklar gözetilerek hükme esas alınan █████/2021 kök rapor tarihi itibariyle, davacı ...’ ün █████/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; %23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 262.728,10-TL olduğu, davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zararının 210.182,48-TL olduğu, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle reddedilen kısım için davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesi ile;
"Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 210.182,48-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; maluliyet raporunun mevzuata uygun şekilde teşkil etmeyen kurul tarafından düzenlendiği, davacının vücudundaki kırıklar nedeniyle fizik tedavi uzmanı, sağ ve sol maksilla kırığı sebebiyle kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı, sağ orbita medial ve lateral duvar kırığı nedeniyle göz hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekirken sağlık kurulu raporunu düzenleyen heyette söz konusu uzmanların bulunmadığı, davacının, birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren arazı bulunması nedeniyle, maluliyet raporunun en az 7 uzmandan oluşan heyet tarafından düzenlenmesi gerektiği hususuna ilişkindir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak ve maluliyetine esas olan kas iskelet sistemi ile omurgaya ait sorunlar nedeniyle alanında uzman ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile radyoloji uzmanının bulunduğu heyet tarafından düzenlenmiş olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.
Ancak, Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve ilamın davalı taraf yararına kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin kaldırma kararına konu ilk hükme esas alınan 08.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, sürekli iş göremezlik tazminatı, davacının iyileşme süresi olan 6 aylık sürenin bitimi olan 21.12.2019 tarihinden itibaren hesaplanmış olmasına rağmen Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan 01.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda, sürekli iş göremezlik tazminatının, kaza tarihinden itibaren hesaplanması ve ilk derece mahkemesince, söz konusu hatalı hesaplama göz önüne alınarak belirlenen hesaplamaya göre davacı lehine tazminata karar verilmesi suretiyle hem usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi, hem de davacı tarafça geçici iş göremezlik zararı talep edilmemesine rağmen tedavi süresini de kapsar şekilde tazminata hükmolunarak taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.
Açıklanan kamu düzenine aykırılık nedeniyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, davanın kısmen kabulü ile ((42.485,36-TL+626.743,37-TL+460.366,20-TL) x ██████) 259.806,83-TL x ██████) 207.845,46-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,
5/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 207.845,46-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.197,92-TL karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın ve 1.000,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 13.153,52-TL karar harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Hesabı'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c/Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.158,78-TL'sinin davalıdan, bakiye 161,22-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına
d/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/1 hükmü gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
e/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 36.147,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
f/Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 44,40-TL peşin harç ve 1.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.088,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
g/Davacı tarafından yatırılan 4.800,00-TL bilirkişi ücreti (Bozma Öncesi 800,00-TL), 5.770,00-TL ATK fatura ücreti (Bozma Öncesi 1.120,00-TL) ve 464,50-TL (Bozma Öncesi 286,00-TL) posta giderinden ibaret toplam 11.034,50-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 9.686,77-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
h/Davalı tarafından yatırılan 150,00-TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 18,32-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!