İstinaf Mahkemesi, trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve sigorta şirketinin ekspertiz gecikmesinden kaynaklanan araç mahrumiyet tazminatına hükmetti.
Özet: Bir trafik kazası sonrası açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi, davalı sürücüyü %100 kusurlu bularak, davacı aracının uğradığı 2.500 TL değer kaybından sigorta şirketi ve sürücüyü müştereken ve müteselsilen, 30 günlük araç mahrumiyetinden kaynaklanan 3.000 TL zarardan sürücüyü, sigorta şirketinin ekspertiz sürecindeki kusuru nedeniyle uzayan 188 günlük araç mahrumiyetinden kaynaklanan 18.800 TL zarardan ise sigorta şirketini sorumlu tutarak davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı, davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2018 tarihinde, ana yoldan çıkarak müvekkiline ait iş yerinin bahçesine düşmesi neticesinde bahçede park halinde bulunan ... plakalı aracın hasarlanmasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'nun kusurlu bulunduğunu, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, ( HMK 107.md) kazanç kaybı için 200,00-TL, araç değer kaybı için 100,00- TL olmak üzere toplam 300,00-TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 11.02.2022 tarihli dilekçesi ile araç değer kaybı bedelini davalılar yönünden 2.500,00-TL, araç mahrumiyet bedel talebini davalı sigorta şirketi için 18.400,00-TL, davalı ... için 3.000,00-TL olarak artırdığını bildirmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 9.500,00-TL ödeme yaptığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, değer kaybının oluşmadığını, kazanç kaybından sorumlu olmadığını, faiz türünün yasal, faizin başlangıç tarihinin ise dava tarihi olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; ''...tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen hasar dosyası, düzenlenen bilirkişi heyet raporu ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; 08.04.2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı park halindeki aracına davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'ya ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleşen Maddi Hasarlı Trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan █████/2021 tarihli düzenlenen bilirkişi heyet raporu ve █████/2021 heyet ek raporuna göre; onarım için gereken 30 günlük süre için, araçtan mahrum kalınmasından kaynaklanan gerçek zararın 3.000,00-TL olacağı, Yargıtay 17. HD'nin yerleşik hesaplama kriterlerine göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde değer kaybının 2.500,00-TL olarak hesaplandığı, tespit edilen değer kaybından davalı sigorta şirketinin ve davalı araç işleteni ve sürücüsünün birlikte sorumlu olduğu, aracın onarımı için gereken 30 günlük süre için oluşan araç mahrumiyet zararı yönünden sadece davalı araç işleteni ve sürücüsü ... yönünden talepte bulunulduğu, 30 günlük araç mahrumiyet zararının 3.000,00-TL olarak hesaplandığı, bu yön ile hükme esas alınan █████/2021 tarihli heyet raporunun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu, değer kaybı bedeli olan 2.500,00-TL den davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyet bedeli olan 3.000,00-TLden davalı ...'nun sorumlu olduğu, hükme esas alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda
ekspertiz incelemesi ile ekspertiz raporu tarihi arasında 6 aydan fazla bir süre bulunduğu, aracın onarımına başlanmamasında sigorta şirketinin ekspertiz atanması/incelemesi noktasında kusurlu olduğu, eksper veriliş tarihinin █████/2018 olduğu, ... ekspertiz raporunun █████/2018 tarihli olduğu tespit edildiği, eksper veriliş tarihinden eksper raporunun düzenleme tarihine kadar geçen 188 gün için zarar oluştuğu, davacı tarafça aracın onarıma başlandığı tarihe kadar geçen sürede davalı sigorta şirketinin kusuru nedeniyle 18.400-TL araç mahrumiyet zararının davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, düzenlenen raporda 1 günlük araç mahrumiyet zararının 100,00-TL olarak belirlendiği, bu durumda, davalı sigorta şirketinin eksper incelemesinin 188 gün sürmesi ve geç ödeme yapmasından doğduğu anlaşılan araç mahrumiyeti zararından genel hükümlere göre sorumlu olması gerektiği, davacı tarafın 188 günlük araç mahrumiyet zararı (188 gün x 100-TL=)18.800-TL'den davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı.. '' gerekçesiyle;
Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile;
a)Değer kaybı bedeli olan 2.500,00-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren (davalı ... A.Ş. (Yeni Unvanı ... A.Ş.) yönünden █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Araç mahrumiyet bedeli olan 3.000,00-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c)Araç mahrumiyet bedeli olan 18.400,00-TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. (Yeni Unvanı ... A.Ş.)'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında mümkün olabileceği, ne var ki, mahkemece hükme esas alınmaya uygun bir kusur raporu olmadan karar verildiği, değer kaybı hesabının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiği, değer kaybı tazminatının Borçlar Kanunu hükümleri esas alınarak yapılamayacağı, değer kaybı hesabı yönünden alınan bilirkişi raporunun doğru olmadığı, müvekkilinin araç mahrumiyet bedeline ve kar kaybına ilişkin herhangi bir teminatı bulunmadığından herhangi bir sorumluluğunun da oluşmayacağı hususlarına yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.
08.04.2018 tarihinde, davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu, diğer davalıya ... sigortalı, ... plakalı kamyonetin yoldan çıkarak davacıya ait park halinde bulunan ... plakalı kamyonete çarpması sonucu maddi hasarlı davaya konu kaza meydana gelmiştir.
(1)Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere-) usul ve yasaya aykırılık olmamasına, █████/2020 tarihli bilirkişi raporunun kusura dair tespitinin, kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan alınan █████/2021 bilirkişi raporunda aracın değer kaybına dair belirlemenin Yargıtay içtihatlarına uygun olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına göre; davalı vekilinin aşağıda açıklanacak husus hariç tüm istinaf başvuru sebeplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.(HMK.m.353/1-b/1)
(2)Davacı, trafik kazasını müteakip davalı sigorta şirketince uzun bir süre talep karşılanmayarak araç tamirinin geciktirildiği, bu sebeple zarara uğradığını ve aracından mahrum kalmasından kaynaklanan zararlarının oluştuğunu ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince araç mahrumiyeti hususunda (-esasen somut olayla farklı başka bir olaya ilişkin olup, somut olaya emsal olmayacak Dairemizin █████/2021 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı emsal alınarak-) sigorta şirketinden tahsil edilmek üzere, 18.400,00-TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
KTK ve Trafik Sigortası Genel Şartları hükümleri göz önüne alındığında, ... Sigorta Poliçesini düzenleyen sigortacıların, araç mahrumiyet zararından bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, araç mahrumiyet zararı dolaylı bir zarar olup ... Sigorta Poliçesi teminatı altında değildir.
Somut olayda ilk derece mahkemesi, kötü ifa/ onarımdaki gecikmeye neden olunma gibi nedenlerle genel hükümler kapsamında davacının sigorta şirketinden talepte bulunduğunu kabul ederek, genel hükümlere göre 18.400,00-TL nin tahsiline karar vermiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını eda ederken iyi niyet kurallarına uymakla yükümlüdür. Somut olayda davacının aracını başka suretle tamir ettirmesi ve bu suretle doğması muhtemel alacaklarını zarar sorumlularından ve sigortacıdan tahsili yoluna gitmesi mümkünken, işi sigorta şirketinin inisiyatifine bırakarak o doğrultusunda davranması iyi niyet kurallarına aykırı bulunmuştur.
Bu durumda; davalı sigorta şirketinin, aracın kullanılamamasından kaynaklanan 18.400,00-TL alacaktan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, az yukarıda bentte açıklandığı şekilde davalı sigorta şirketi bakımından gerçekleştirilen hatalı uygulamanın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... A.Ş. vekili tarafından hüküm altına alınan araç yoksunluğu zararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek davacının araç mahrumiyeti zararına yönelik davasının davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmek ve hükmün esasına ilişkin diğer belirlemelere dokunulmaksızın, tarafların harç ve yargılama giderlerine ilişkin sorumluluklarının sonuç karara göre yeniden belirlenmesi suretiyle esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2)
2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
5/İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
6/Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
a/Tahsilde tekerrür olmamak üzere- değer kaybı bedeli olan 2.500,00-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren (davalı ... A.Ş. (Yeni Unvanı ... A.Ş.) yönünden █████/2018 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b/Tahsilde tekerrür olmamak üzere- araç mahrumiyet bedeli olan 3.000,00-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c/Sigorta şirketi yönünden araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebin reddine,
d/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harç ile 399,61-TL ıslah harcının toplamı olan 444,01-TL'nin düşümü ile eksik kalan 287,99-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
e/Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harç ile 399,61-TL ıslah harcının toplamı olan 444,01-TL harcın davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
f/Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 303,76-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 1.016,24-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
g/44,40-TL başvuru harcı, 189,90-TL posta gideri, 2.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.994,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; hesaplanan 689,20-TL'nin 313,27-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 375,93-TL'sinin
ise davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,
h/Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
ı/Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,
i/Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 5.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2
haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!