Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin adi ortaklık kapsamında restoran yapım ve işletme sözleşmesinden doğan alacak davasında, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi ve ticari dava niteliği değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, restoran işletmesi kurma amacıyla yapılan masrafların tahsili için açılan bir alacak davasına ilişkin istinaf incelemesini içermektedir; davacı, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında yaptığı yatırım giderlerinin bir kısmının iadesini talep ederken, ilk derece mahkemesi 10.000 TLnin davalıdan tahsiline karar vermiş, davalı ise kira alacağı mahsubu ve derdestlik itirazlarıyla kararı istinaf etmiştir, Bölge Adliye Mahkemesi ise uyuşmazlığın adi ortaklık tasfiyesi niteliğinde olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca davanın ticari dava vasfını ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin doğru olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : ALACAK
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin....tarih, ...... esas, ...... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili, ...... yolu üzerinde davalıya ait olan taşınmazdaki binanın restoran olarak yapılması ve işletilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre binaya daha önce davalının 80.000 TL masraf yaptığının, sonraki 80.000 TL masrafın da davacı tarafından yapılacağının, müvekkili tarafından 80.000 TL’nı aşan masrafların hisseye göre ödeneceğinin, restoran faaliyete geçtikten sonra davalıya 1.500 TL kira ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu kapsamda 80.000 TL masraf yaptığını, bu harcama konusunda mutabakat sağlandığını, davacının restoran inşası için toplam 572.000 TL harcama yaptığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalının 5 yıl boyunca taşınmazın işletilmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Nisan 2013 tarihinde restoranı kiraya verdiğini, davacının maddi zarara uğradığını ileri sürerek, davacının yaptığı yatırımların değerinin tespit edilerek, uğradıkları zarardan şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taraflar arasında sözleşme yapıldığını, davacının taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece, taraflar arasında binanın tadilatı ve restoran olarak işletilmesi konusunda sözleşme imzalandığı, yapılacak masrafın 80.000 TL olarak belirlendiği, sonraki maliyetlerden hisseleri oranında sorumlu olacakları, 156.216,61 TL sonradan imalat masrafı yapıldığı, bu imalat bedelinin %40’ar hisselere 62.486,64 TL ayrı ayrı davacı ve davalının, % 20 hisseye göre 31.243,32 TL’den dava dışı .........’ın sorumlu bulunduğu, davacının sözleşme hükümlerine göre davalıdan 62.486,64 TL imalat bedeli talep edebileceği, dava dilekçesinde 10.000 TL istendiği, kira bedeli konusunda davalının süresinde cevap dilekçesi verip mahsup talebinde bulunmadığı, bu yönde açılmış bir karşı davada olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili, mahkemece sözleşmeye itibar edildiğine göre, kira alacağının bu miktardan düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini, Bursa ...... ATM’nin ..... ve Bursa ..... ATM’nin ......... esas sayılı dosyalarındaki derdestlik iddialarının sonuçlanmadığını, mahkeme kararının yerinde olmadığını belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 26.03.2015 tarihinde açılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, taraflar arasında restoran işletmek üzere kurulan adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkin olup, davalının tacir olup olmadığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, bu durumda davalının da tacir olup olmadığı incelenerek, her iki taraf tacir ise davaya adi ortaklığın tasfiyesi ilkeleri kapsamında bakılıp sonuçlandırılması, davalı taraf tacir değilse asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, istinaf karar içeriğine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
Mahkemenin █████/2018 tarih, █████████ esas, ████████ sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Davalı tarafından yatırılan istinaf karar ilam harcının talep halinde iadesine,
Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
HMK’nın 359/3. maddesine göre, kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!