İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde, davalının ortaklık sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla açılan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davası.
Özet: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04.01.2018 tarihinde kurulan ve davalının ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği iddia edilen adi ortaklığın, arsa alımı, tevhit, ifraz ve riskli yapı yıkımı gibi tüm proje masraf ve süreçlerinin müvekkili tarafından tek başına karşılanıp yürütüldüğünü belirterek, bu adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile müvekkilinin yaptığı harcamaların tespit edilerek tahsili için davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi
DAVA TARİHİ:█████/2021
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davanın taraflarının tacir olup adi ortaklık faaliyetinin taraflar için ticari nitelikte ve ticari işletmeleri ile ilgili olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın 4-a maddesinde, TTK’da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğunun belirtildiği; aynı Yasanın 5/3 maddesi uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde bulunduğu belirtilmiş olup davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davalı ... Yapı İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti arasında 04.01.2018 tarihinde yapılan ... ve ... İş Ortaklığı sözleşmesinin 11. Maddesinde “sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu'nun kararlaştırıldığını, taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi HMK 17. Gereğince geçerli olup yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın konusunun adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi olup ortaklığa ait herhangi bir mal varlığı olmadığını, bu nedenle de harca esas değerin tespitinin mümkün olmadığını ancak mahkemece tasfiyeye konu mal varlığının olduğu kanaati ile miktar tespit edildiğinde harcı HMK 107 maddesi gereğince tamamlamak üzere davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili ile davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında 04.01.2018 tarihinde ... ve ... İş Ortaklığı adı ile bir adi ortaklık kurulduğunu, ortaklık sözleşmesinin 3.1 Maddesinde ortaklığın amacının; ...A.Ş. tarafından ihale edilen "... ... karma projesi arsa satışı karşılığı gelir paylaşım işi" konulu işin yapılması olduğunu, İşin alınması ve işveren ile sözleşme akdedilmesine kadar olan süre boyunca, işveren ile ilişkileri birlikte yürüteceklerini, Sözleşmenin 3.2 maddesinde ortakların ortaklık paylarının Müvekkili ... İnş.Taah.San.Ve Tic. A.Ş. %51, davalı ... Yapı İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti %49 olarak belirlendiğini, sözleşmenin 3.3. Maddesinde ise; ortaklarca, ortaklık sözleşmesine konu işin alınması için yapılması gereken masraflar payları oranında karşılanacağı ,her bir ortağın iş kapsamında teminat ve taahhütlerini yerine getirme bakımından sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, tarafların iş tahtında müştereken ve müteselsilen de sorumluluk üstlenmeyi, sözleşmenin 3.5 maddesinde ortaklar, ortaklık sözleşmesi kapsamında oluşacak olan vergi, harç, resim ve benzeri giderleri kendi payı ölçüsünde karşılamayı kabul ve taahhüt ettiklerini, ortaklık sermayesinin düzenlendiği sözleşmenin 5. Maddesinde ortaklığın sermayesinin 500.000 TL olduğu kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 255.000 tl, davalı ... Yapı İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti tarafından 245.000 tl ortaklık sermayesi taahhüt edilmiş ve ortaklık konusu işin tamamlanması amacıyla doğan ve doğacak tüm ek masrafların ortaklar arasında paylaşılacağının kararlaştırıldığını, davalı ... yapı inş. san.ve tic. ltd. Şti. ' nin adi ortaklık sözleşmesi ve TBK gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, 04.01.2018 tarihinde ortaklık sözleşmesinin imzalanması sonrasında, adi ortaklığın bizahati amacı ve konusunu teşkil eden 10.01.2018 tarihli ... ile “... ... karma projesi arsa satışı karşılığı gelir paylaşım” sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin ortaklığın başından itibaren ortaklığın amacını gerçekleştirmeye yönelik tüm edimleri bizzat yerine getirdiğini, işlemleri takip ettiğini, bu süreçte tüm ödemeleri ve harcamaları müvekkilinin yaptığını, “ ... ... karma projesi” ... ili, ... Mahallesi, 8601 Ada, 1 Parselde yapılacak olup, ön onay projeleri, ruhsat işlemlerinin yapılması sırasında belediye tarafından taşınmazın kuzeyinde bulunan TEK’e(...) ait 8669 ada, 2 parsel 100 m2lik alanın satın alınması ve 1 parselle birleştirilmesi istenildiğini, bu talep üzerine bahsi geçen yerin müvekkili tarafından satın alma işlemleri takip edildiğini, ... A.Ş. adına ...’tan satın alma işlemleri takip edildiğini, (bedeli müvekkili şirkete fatura edilmek üzere ... tarafından alındığını) ve ruhsat işlemlerinin devamının sağlanmış olduğunu, her iki parselin tevhit ve ifraz işlemlerine ilişkin tüm işlemlerin müvekkili tarafından yapıldığını ve tüm giderlerin müvekkili tarafından ödendiğini, ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.09.2018 tarihli yazısı üzerine, projenin yapılacağı 8601 ada, 1 parsel üzerinde bulunan yapıların 6306 sayılı kanun gereğince riskli yapı olması nedeniyle yıkımı istenildiğini, tüm yıkım işlemlerinin müvekkili tarafından takip edildiğini ve ödemesinin yapıldığını, müvekkili tarafından ...’na, 2019 yılında 148.505,74 TL, 2020 yılında 164.953,80 TL, 2021 yılında (1. Taksit ) 82.400,76 TL emlak vergisi ödendiğini, 2021 yılına ilişkin 2. Taksit 82.400,76 TL’nin de taraflarınca ödeneceğinin aşikar olduğunu, kısacası taraflar arasında kurulan adi ortaklığın amacını gerçekleştirmek için gereken tüm işlemler ve ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davalı tarafından bugüne kadar hiçbir ödeme ve harcama yapılmadığını, ... ... ile yapılan sözleşme gereğince yapılması gereken işlemler ve iş takviminde, davalının tavırları ve ortaklık sözleşmesine aykırı davranışları nedeniyle aksaklılar ve gecikmeler yaşandığını bu konuda taraflarına pek çok ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ortaklığa konu sözleşmenin feshine engel olmak amacıyla büyük çaba sarf etmiş olduğunu, müvekkili ile davalı ... Yapı İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti arasında 04.01.2018 tarihli sözleşme ile kurulan “ ... ve ... İş Ortaklığının” mahkemece haklı sebebe dayalı olarak feshi ve ortaklık mallarının tasfiyesi, kabul anlamına gelmemek üzere tasfiye neticesinde ortaklığa ait bir bedel tespiti halinde bu bedelin ve katılım payının ve müvekkil şirketin ortaklık adına yaptığı ödemelerin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerden dolayı; müvekkili ile davalı arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, feshedilen adi ortaklığın mahkemece tasfiye edilmesine, kabul etmemekle birlikte tasfiye sonunda ortaklığa ait malvarlığının olduğunun mahkemece kabulü halinde bu bedelin müvekkile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine, müvekkilinin ortaklık adına yapmış olduğu bedellerin ve katkı payının ödenme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapıldığı iddia edilen katkı payları ya da masrafların adi şirketin haklı sebeple feshi davası ile birleşmeyeceği, birleşemeyeceği, birlikte ileri sürülemeyeceğinin aşikar olduğunu, zira tasfiyenin ayrı bir dava buna karşın adi ortaklık sırasında yapılan katkı paylarının talebinin ayrı bir dava konusu olması gerektiğini, adi ortaklığın taraflarının adi ortaklığı kurmuş iseler bu durumda ortaya koydukları sermayenin (katkı payları) de ortaklığa ait olduğunu, şirket malvarlığının, sermayeyi getiren ortaklara ait olmayıp, şirket tüzel kişilik de taşımadığı için ortaklar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu, aynı şekilde şirketin faaliyeti sırasında elde edilen alacakların ve ayni hakların da elbirliği halinde bütün ortaklara ait olacağını, şirketin tasfiye olmaksızın bir ortağın katkı payını diğer ortaktan talep etme imkanının olmadığını, davacı tarafın, adi şirketin haklı sebeple feshini talep ettiğini, Yani Türk Borçlar Kanunu'nun 639/7. Maddesine dayandığını, bu nedenle davacının sunduğu hiçbir sebebin haklı sebep olmadığını, adi ortaklık sözleşmesinin mahkemeye yanlış aksettirildiğini, ... ile tek başına aşmasına ilişkin iddialarının gerçeğe de hukuka uygun olmadığını, davacı tarafın adi ortaklığın bütün yazışmalarını kendisinin yürüttüğü hatta ... ile yaşanan problemleri tekbaşına giderdiğine ilişkin beyanlarının da hukuka aykırı olduğunu, dava dosyası içindeki yazışmaların da adi ortaklığın haklı nedenle feshi talebinin hukuka uygun olmadığını gösterdiğini, feshin son çare olmasıkonusunun göz ardı edildiğini, davacı tarafın çok kısa yazışmalar sonrasında derhal, şirketin feshi yoluna başvurduğunu, nihayetinde alınan projenin büyüklüğü ve davacı tarafın yaptığı masrafların proje büyüklüğü karşısındaki oranı düşünüldüğünde davacının fesih için sebep yaratmaya çalıştığının görülebildiğini, bu kadar büyük bir projede ...'ya cevap verip sadece 25 gün sonra projeden neden vazgeçildiği hususunun davacının kötüniyeti ile ilgili olduğunu, ayrıca 22 Mart 2021 tarihindeki ihtarlarında bahsettikleri üzere, müvekkili şirket,in takip edeceği bütün işleri sonuçlandırmasına rağmen ve inşaata başlanmasına hiçbir engel olmamasına rağmen davacı yan neden inşaaat başlamadığını, bu durumun dahi davacının kendi kusurunu müvekkiline yıkmak istediğini gösterdiğini, davacı tarafın, ...'ya ve pandemi ve deprem sebebiyle iş ortaklığı adına uzatma talebinde bulunurken aradan bir ay bile geçmeden şirketin haklı nedenle feshini talep edebildiğini, bu nedenle feshin son çare olması ilkesine aykırı davrandığını, her türlü tazminat hakları saklı tutulmaka kaydıyla mesnetsiz, gerçeklikten, hukuki ve yasal dayanaktan uzak tamamen kötüniyetle ve haksız menfaat temin etmeye yönelik açılmış davanın reddine, davacının şirketin feshi ile alacak talebinin hem usul ve hem de esastan reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de davacıya tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen dosya örnekleri, beyan dilekçeleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ekinde;... ... Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım İşi Sözleşmesi, Adi Ortaklık Sözleşmesi ... tarafından gönderilen ihtar ve cevabi ihtarlar, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2021/... başvuru ve██████████ no.lu 10.05.2021 tarihli Arabuluculuk Tutanağı sunulmuştur.
Davacının vergi kayıtlarının celbi için ... Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya cevap verildiği, mükellefin son iki takvim yılına ilişkin tüm beyannameleri ile kayıtların gönderildiği tespit edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların tüm sicil dosyaları celp edilmiştir.
Mahkememizce ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi'e müzekkere yazılarak davacı tarafından ... A.Ş tarafından ihale edilen " ... ... Karma Projesi arsa satışı, karşılığı gelir paylaşım işi" açısından yapılan işlemler ve ödemelerin sorulduğu,yazılan yazıya bila ikmalen cevap verildiği tespit edilmiştir.
█████/2021 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin " söz konusu davada adi ortaklığa tedbiren tasfiye memuru atanması yönündeki talebe dair yaklaşık ispata dair delillerin sunulmadığı, talebin yargılamayı ve bu süreçteki sunulacak tüm delillerin ayrıca değerlendirilmesini gerektiği gözetilerek İhtiyati tedbir talebinin, talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine..."şeklinde karar verilmiştir.
Yine █████/2022 tarihli ara karar ile; Mahkememizin █████/2021 tarihli ara kararı ile İhtiyati tedbir talebinin, talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiği, davacı vekilince mahkememizin 24.02.2022 tarihli duruşmasında alınan beyanında da ihtiyati tedbir talebinin yenilendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen ara karardan sonra delillerin henüz toplanmadığı, bu aşamada yaklaşık kanaatin oluşmadığı, mahkememizin █████/2021 tarihli ara kararından sonra mahkememiz görüşünde henüz bir değişiklik olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine..." denmek suretiyle karar verilmiştir.
Verilen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar nolu ilamı ile; "Davacının dava ve tedbir talepli dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yargılamaya muh- taçtır. Henüz taraflarca gösterilen deliller toplanmamış olup tahkikat devam etmektedir. Henüz tasfiye aşamasına geçilmemiştir. Dosya kapsamına göre tedbir kararı yönünden "yaklaşık ispat" koşulunun oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ... derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmektedir..." yönünde değerlendirme yapılarak karar verilmiştir.
Mahkememiz █████/2022 tarihli ara kararı ile dosyaya Kayyum olarak ... atanmış, █████/2022 tarihinden Kayyım ... görevine başlamış, yargılamaya devam olunmuştur.
.... İdare Mahkemesi'nin celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ... Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından davalı ...A.Ş. Aleyhine sözleşmenin feshinin iptaline dair dava açıldığı, dosyada görev yönünden redd karar verildiği görülmüştür.
█████/2022 tarihli ara karar ile; Mahkememizin █████/2022 tarihli ara kararı ile █████/2018 tarihli ... ... Karma Projesi Arsa Projesi Karşılığı Gelir Paylaşım İşi Sözleşmesi'nin konusunun kalmadığından bahisle tasfiye aşamasına geçildiği ancak davalı vekilince .... İdare Mahkemesi'nin ... Esasında sözleşmenin feshinin iptaline dair dava açıldığının bildirildiği (görev-red ile sonuçlanan), davacı vekilinin aşamalarda alınan beyanlarında adi ortaklığın konusunu oluşturan iş ile ilgili dava açılmasının gerektiğinin bildirildiği, bu haliyle esasen tarafların ortak idaresinin adi ortaklığın menfaatini korumaya yönelik dava açmak olduğu, mahkememizin █████/2022 tarihli ara kararının 2 nolu bendinde de ifade edildiği üzere Mahkememizin adi ortaklığın hak ve menfaatlerini korumak için gereken tedbirleri alabileceği, bu haliyle taraf vekillerinin son duruşmada alınan beyanları ve taraflar arasında yoğun husumet bulunduğu da anlaşılmakla dosyaya Kayyum olarak ...'in atanarak adi ortaklığın hak ve menfaatini korumak adına ... tarafından feshedilen sözleşme ile ilgili olarak tarafların menfaatini koruyan hukuk davasını açmak üzere yetki ve 1 aylık süre verildiği, bu sürenin daha sonra kayyım tarafından ek süre istenmesi ile 3 aya çıkarıldığı,
█████/2023 tarihli celsede, Kayyum ... tarafından başlatılan arabuluculuk sürecinin ve dolayısıyla açılacak davanın beklenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı görülmüştür. Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı ile kayyıma .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında açılan davaya muvafakat edip etmeyeceği hususunda karar vermek üzere muhtariyet tanınmış, kayyım ...'in davaya muvafakat verdiğine ilişkin █████/2023 tarihli kapsamlı dilekçe sunulduğu görülmüştür. Bu haliyle bu mahkeme dosyasının işbu mahkememiz dosyası için bekletici mesele yapıldığı, akıbetinin aşamalarda takip edildiği ve sonucu beklenen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında █████/2026 tarihinde asıl davanın ve birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Sayılı dosyasının ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
█████/2022 tarihli celsede, davalı tanıkları için yalnızca adi ortaklığın haklı nedenle feshi koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda beyanları alınmak üzere talimat yazılmasına/tebligat çıkarılmasına karar verildiği,
█████/2022 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı beyanında :" Davacı tarafı olay öncesinde tanımazdım, arkadaşım ... vasıtasıyla ... ile tanıştırıldım, ...'dan alınan iş benim şahsi tanıdıklarım vesilesiyle olmuştur, yaptığımız görüşmelerde, yeni firma olduğumuz için yeterli maddi imkanımızın olmadığını ancak işi organize edebileceğimizi söyledik, başka bir ... firma ile ihaleye girdik, ihalenin 2.turuna maddi imkanları olmaması nedeniyle ... firma ile katılamadık, çıkarmak zorunda kaldık ve ... vasıtasıyla tanıştığımız ... inşaat ile 2. ihaleye girdik, sözlü akit ettik, 2.turu geçtik, 3.turda ihaleyi kazandık, önce ... ile sonra ... ile görüşmelerimiz oldu yaptığımız görüşmelerde kendilerinden 3.000.000 dolar borç istedim, yaptığımız görüşmelere göre su basamağının üst kısmına kadar harcamaları davacı yapacaktı, yapılan harcamalarda borç hanemize yazılacaktı, akabinde satışlar başlayacağı için finansman sıkıntısı yaşamayacaktık, bütün anlaşmalarda vekaleten benim imzam mevcuttur, bu aşamada büyük bir iş olduğu için oldukça zaman aldı ve projeleri hazırlamaya başladık, gayrimenkulde ...'ın şerhi vardı, bunları da kaldırttık, hatta ... inşaat başka ihalelerede girmek istedik, ... Şehir Hastanesi ve ... Şehir Hastanesi ihalelerinede davacı ile birlikte girdik ancak biz hiç finansman koymadık, akabinde ihaleler iptal edildi, hatta davacıların teminat mektuplarından ötürü de zararları oldu, benim ortağım ile kişisel problemlerin olduktan sonra davacı taraf ile aramızdaki ahenk bozuldu, bu vakitten sonra davacı taraf bize arayıp sormamaya başladı, yok saydı, ...'nun çektiği ihtarlar bile tarafımıza gelmedi, ... ile bu vakitten sonra davacı taraf samimi oldu, para yatırmak teklifinde bulunduk cevap alamadık, ihtarname çektik cevap alamadık, finansal zorluğa girince hissemi ... İnşaata sattım, bu durumuda davacı tarafa bildirdim, ...'nun sözleşmeyi feshettiğini borsadan öğrendim, davacı tarafın projenin yürütülmesi adına tarafımızdan bir talebi olmadı, ortaklık hesabını istememize rağmen tarafımıza vermedi ve bildirmedi, ...'nun davacı tarafa ilettiği talepler tarafımıza iletilmedi..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Talimat sayılı dosyasında dinlenen davalı tanığı ... beyanında ;" Davacı ile davalı şirketi buluşturan kişi benim. Davalı ... bir ihaleye girecekti, ancak yeni kurulmuştu, iş bitirmesi yeterli değildi. ... inşaatı ben ... rafinerisinin inşaatında alt yüklenici olarak iş yaptığım için tanıyorum. Ben inşaat mühendisiyim. ... dediğim gibi ihale yeterliliği olmadığı için bana tanıdığım firma olup olmadığını sordu. Ben de ... inşaat firmasını tanıdığım için belgelerinin yeterli olduğunu lakin kabul edip etmeyeceklerini bilemeyeceğimi söyledim. Konuşur musun dediler konuştum. ... inşaat ... Teknikin birlikte ihaleye girme teklifini kabul etti. İhaleye girip böylece işi aldılar. Bu iş Vakıfbankın hasılat paylaşımı üzerine vakıfbanktan aldıkları işti. Benim bildiğim 52 kat bir inşaat işidir. Ben sadece tarafların anlattığım şekilde buluşturan kişiyim, tarafların arasındaki uyuşmazlık konusunu net olarak bilmiyorum, sonradan tarafların arasında anlaşmazlık çıktığını duydum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dışı adi ortaklığı haklı nedenle feshi koşullarının oluşup oluşmadığı ortaklığa ait malvarlığı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacıya iade edilmesi gereken bedel bulunup bulunmadığı davacıya ortaklık adına yapmış olduğu bedellerin ve katkı payının ödenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, davacının fesih talebi ile diğer taleplerini aynı davada ileri sürüp süremeyeceği, davalı tarafın pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... E sayılı dosyası,.... İcra Dairesi 2021/... E sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... E. Sayılı iflas dosyası,.... İdare Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Sonucu beklenen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan 08.06.2026 tarihli dilekçe ile; huzurdaki dava konusu adi ortaklığa ilişkin olarak tarafların dava dışı sulh olunduğunu, haricen yapılan sulh protokolü ile tarafların ortaklığı tasfiye ettiklerini, davanın konusuz kaldığını, işbu davaya ilişkin davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti yargılama gideri taleplerinin de olmadığını, HMK 315 md. gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın esasının kapatılmasını ve duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince sunulan █████/2026 tarihli dilekçe ile; davacı taraf ile dava dışı sulh olunduğunu, haricen yapılan sulh protokolü ile tarafların ortaklığı tasfiye ettiklerini, davanın konusuz kaldığını, tarafların işbu davaya ilişkin birbirlerinden vekalet ücreti yargılama gideri taleplerinin olmadığını,HMK 315 md. gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın esasının kapatılmasını ve duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 314. maddesi uyarınca sulh, kararın kesinleşmesine kadar her zaman yapılabilir. İstinaf aşamasında dahi tarafların sulh olması mümkündür. Bu haliyle tarafların beyanları ile sulh ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Taraflar, sulh ile davanın konusuz kaldığını belirterek buna göre davanın sona erdirilmesini istemişlerdir. Bu nedenle, sulh sonucu konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2021/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alınaak davalı taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-SULH NEDENİYLE DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Karar tarihi itibariyle Tasfiye Memuru ...'in görevinin son bulduğunun tespitine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 59,30.-TL'den mahsup edilerek eksik yatırılan 672,70.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılmasına,
5- Talep edilmediğinden taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!