İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, kasko sigorta şirketinin trafik kazasından kaynaklanan halefiyet rücu davasında, ilk derece mahkemesinin kusur ve davalı sorumluluğu tespitini yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Trafik kazası sonucu sigortalısına tazminat ödeyen bir sigorta şirketinin, ödediği meblağın bir kısmını kaza tespit tutanağında %50 kusurlu gösterilen diğer araç sürücüsü ve sigortacısından halefiyet ilkesi gereği rücuen tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi kusur raporuna dayanarak sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu tespit edip davayı reddederken, davacının tanık dinletme hakkının kullandırılmadığı ve kusur oranına ilişkin itirazlarıyla yaptığı istinaf başvurusunda, üst mahkeme ilk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, davalı tarafa atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından rücu hakkının olmadığı sonucuna varan kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI : ████████ Esas - █████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan dava dışı ...'ya ait ... plakalı aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve ... sigortacısı bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı █████/2018 günlü çok taraflı trafik kazasında hasarlandığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına 96.382,56-TL tazminat ödemesi yapılmak suretiyle sigortalının haklarına halef olunduğunu ve kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsü ...'ın %50 kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 48.191,28-TL'lik ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "..davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plakalı aracın hasarlanmasıyla sonuçlanan █████/2018 günlü trafik kazasının oluşumunda davacı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, bu durumda davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödemeyi davalı tarafın kusuru ispatlayamadığından rücu hakkının bulunmadığı..'' şeklindeki özet gerekçeyle; davanın reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; tanık olarak dinlenmesi talep edilen ... dinlenmeden karar verildiği, tanığın vereceği ifade ile gerçeğin ortaya çıkacağı, tanık dinletme hakkının kullandırılmadığı, davalı vekili lehine hatalı olarak nispi vekalet ücreti takdir edildiği, oysa maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, halefiyet gereği zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken, geriden gelen ve aracının solundan geçiş yapmak isteyen dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısmı ile aracının sol yan ön kısmına çarpmasının ardından savrulan ... plaka sayılı aracın gidiş istikametine göre yolun solunda park halinde bulunan ... plaka sayılı minibüsün sağ yan kısmı ile çarpışması sonucu, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ... plaka sayılı aracın hasarlandığı, aracın sigortalısı bulunan ...'ya 96.382,56-TL araç hasarı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği ve müteakip yapılan ödemenin halefiyet kuralları gereğince kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsü ...'ın %50 kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, 48.191,28-TL'lik ödemenin, zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen aracın maliki, sürücüsü ve ... sigortacısından tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup açıklanan hususlarda da taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep konusu kazanın nasıl meydana geldiği, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu, dolayısı ile davacının rücu talebinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunamamasına ve her ne kadar davacı tarafça talep konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, kazaya sebebiyet verenin %50 oranında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil sürücüsü olduğu, bu nedenle de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; hükme esas alındığı anlaşılan █████/2021 günlü ... Dairesi tarafından hazırlanan kusur raporunun oluşa, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olması nedeniyle bu rapor hükme esas alınarak kusuru bulunmaması nedeniyle davalı tarafın sorumluluğu yoluna gidilemeyecek olmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, ayrıca mahkemece özel ve teknik bilgi gerektiren bilirkişi raporuna göre kusur durumu belirlenmiş olup kasko sigortalı araç sürücüsü tanığın sonradan değişen ifadesinin kusurun belirlenmesinde etkisi olamayacağından, takdiri delil olan tanığın ifadesine başvurulmamasında herhangi bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık olmamasına, mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,
2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 651,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!