İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi tarafından incelenen, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında finansal kiralama ve kusur itirazlarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf incelemesi, bir trafik kazası sonucu vefat eden kişinin ailesinin açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararını ele almaktadır; davacılar, oğullarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ederken, davalılar arasında yer alan iş makinesi sahibi şirket, finansal kiralama nedeniyle sorumluluğun kiracıda olduğunu, iş makinesi operatörü ise kazada kusuru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin tazminat kararına itiraz etmektedir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI : 2020/1 Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2014 tarihinde ... binasındaki, çalışmasını bitiren...'un sevk ve idaresindeki, ... AŞ nezdinde... ile sigortalı, davalı ... A.Ş adına kayıtlı ... plaka sayılı iş makinesi ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, kazanın ...... Şirketine ait inşaat sahasında meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkillerinin meydana gelen kazada oğullarının ölmesi nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (HMK md. 107) şimdilik davacı anne için 500 TL, davacı baba için 500 TL destekten yoksun kalma tazminatının, sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davacı anne için 75.000 TL, davacı baba için 75.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;
Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile,
-Davacı ... için 135.930,66 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 39.358,42 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak)
-Davacı ... için 116.790,36 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 33.816,39 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak)
Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,
-Davacı ... için 50.000,00 TL, davalı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; kazaya sebep olan iş makinasının finansal kiralama yoluyla ...'a kiralandığı, kiracıya teslim edildiği, kiracının kullanımındayken kazanın meydana geldiği, finansal kiralama sözleşmelerinde işleten sıfatının kiracıya ait olduğu, KTK 3 ve 85. Maddeleri uyarınca 3. Kişilere ve çevreye verilecek zararlardan işleten finansal kiracının sorumlu olduğu, mahkemece davalıların durumuna, taraf sıfatına dikkat etmeden tüm davalıları müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verildiği, iş makinesi kiracıya teslim edildiğinden kazaya karışan ... plakalı paletli kanal kazıcı ve yükleyici iş makinesinin zilyetliği ve fiili hakimiyeti dava dışı finansal kiracıda olması nedeniyle kazanın nasıl meydana geldiği ve kusur durumu konusunda müvekkili şirketin bilgisinin olmadığı, müvekkili şirkete karşı finansal kiralama yoluyla kiralanan araçların karıştığı kazalar sebebiyle ikame edilen tazminat davalarının tamamının lehlerine sonuçlandığı ancak bu yöndeki itirazların Yerel Mahkemece dikkate alınmadan müvekkili aleyhinde verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
Davalı... vekilinin istinaf nedenleri; █████/2014 tarihinde meydana gelen kazada müvekkili...'un herhangi bir kusurunun bulunmadığı, müvekkilinin inşaat alanından çıkıp kullanmakta olduğu aracı park etmek için yola çıkıp gelen araç olup olmadığını kontrol ettikten sonra devam ederek birinci şeridi tamamlayıp ikinci şeride doğru hareket ettiği esnada olayın meydana geldiği, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ████████ Esas sayılı dosya ile yargılama sürecine başlandığı ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre müteveffa ...'ın 1. Derece asli kusurlu, müvekkili...'un ise söz konusu kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacıların desteğinin kusuruyla meydana gelen bir kazada davacılar lehine bu denli yüksek bir miktarda tazminat alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğu, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği ve bu nedenle hükmedilen tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olarak yeniden hesaplanması gerektiğine yöneliktir.
Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili ...'un kullanım hakkına sahip olduğu İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Köyü ... mevkii adresinde bulunan 2 pafta 33, 3149, 3150 numaralı parseller ile maliki bulunduğu ... numaralı parsel üzerinde bulunan "..." yapımı işini müvekkili ..., Yönetim Kurulu'nun █████/2013 tarih ve 22 sayılı kararı uyarınca ihale edildiği, işin müvekkili ... tarafından Anahtar Teslim götürü bedel şeklinde ihale edildiği, inşaat şirketi ile müvekkili arasında işveren-alt iş veren ilişkisinin olmadığı, dava sürecinde dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarının hiçbirinde müvekkili ...'un kusurundan veya tazminat sorumluluğundan bahsedilmediği, aynı zamanda hükmedilen alacak kalemlerine kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu bu yönleriyle İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
Davalı .... Ltd Şti vekilinin istinaf nedenleri; kazanın şantiye sahası dışında gerçekleşmiş olduğu, kazanın tarafı olan iş makinesinin müvekkili şirkete ait bir araç olmadığı ve iş makinesi operatörünün ise müvekkili şirket çalışanı olmadığı, müvekkili şirketin iş sahası giriş ve çıkışlarına iş makinelerinin yola çıkmasına ilişkin gerekli uyarı levha ve işaretlerinin temin edildiği, müvekkilinin hiçbir sorumluluğu ve ihmali bulunmadığı, müvekkili şirketin, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatı'nın kendisine yüklediği her türlü tedbiri aldığı, yerinde ve zamanında gerekli uyarılarda bulunduğu, iş sahasında ikaz levhaları ve güvenlik şeritleri ile her türlü önlemin alındığı, bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere bahsi geçen trafik kazasında müvekkili şirketin hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, trafik kazasının iş sahası dışında gerçekleştiği ve bir iş kazası olmadığı, kazanın sürücülerin dikkatsizliği ve kusuruyla gerçekleştiği, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmiş olmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.
Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket yönünden tefrik kararı verilerek Mahkemenin █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket hakkında davanın KTK md. 97 gereğince başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, bu kararın kesinleşmediği, müvekkili hakkında derdest bir dava varken eldeki davada tefrik kararı verilmemiş gibi müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın tekrar İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilerek ████████ Esas sırasına kaydedildiği İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarihli kararı ile tekrar görevsizlik kararı verilmesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Mahkemesinin görevli Mahkeme olarak belirlenmesi üzerine davanın İstanbul Anadolu 9. Asliye Mahkemesi 2020/1E. Sırasına kaydedildiği, müvekkiline yargılama aşamasında hiç bir tebliğ işleminin yapılmadığı, gerekçeli karar yazılmadan 2 gün önce 04.03.2024 tarihinde vekil kaydının yapıldığı ve müvekkili sigorta şirketi hiçbir yargılama işlemine dahil edilmediği, bu haliyle savunma hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, müvekkili hakkında KTK 97 gereği başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek aleyhe hüküm kurulmasının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi hükmüne esas alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fahiş olduğu, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kusur raporları arasındaki çelişkiler alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından giderilmediği, ilk derece mahkemesi tarafından ...'ya müzekkere yazılmamış ... tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin veyahut gelirin bağlanıp bağlanmadığı tespit edilmediği, ilk derece mahkemesi tarafından müteveffanın kendi can güvenliği nedeniyle gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı ve müterafik kusur durumunun tespiti yapılmadığı, ilk derece mahkemesi kararına esas bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yönteminin kullanıldığı, hesaplamalar TRH 2010 yaşam tablosu, aktüeryal irat formülü ve %1,8 teknik faiz oranı ile yapılması gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından karara esas alınan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömür hesaplamalarının TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, tazminat hesaplamasında ... rant yönteminin esas alınması hatalı bir hesaplama yöntemi olduğu, bu ndenlerle mahkeme kararının kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
(1)Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasından davalı ... AŞ bakımından █████/2017 tarihli celse tefrik kararı verildiği ve davalı sıfatının sona erdiği, hakkında tefrik kararı verilen sigorta şirketi hakkında açılan davanın Mahkemenin █████████ Esas sayılı dosyasında kayıtlandığı ve bu dosyadan sigorta şirketi aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Diğer davalılar bakımından ████████ Esas sayılı dosyasından görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği İstanbul 11 AHM ████████ Esas sayılı dosyasında kayıtlanan davada karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Dairenin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargı Yeri Yolu Olarak belirlendiği, davaya diğer davalılar yönünden devam edildiği ancak Mahkemece dava karara bağlandıktan sonra hakkında tefrik kararı verilerek davalı sıfatı sona erdirilen ... AŞ'nin (... AŞ) dosyaya davalı olarak kaydının yapılarak, davalı olarak gerekçeli karar başlığında yer verildiği ve aleyhinde yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Mahkemece, dosyanın tarafı olmaktan çıkarılan ... AŞ'nin (... AŞ) yeniden eldeki davada davalı olarak eklenerek hakkında sorumluluk doğuracak şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. İstinaf eden ... AŞ'nin bu hususa temas eden istinaf talebi yerinde bulunmuştur.
(2)Kabule göre de,
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda; davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında imzalı █████/2013 tarihli 15576 yevmiye nolu "Finansal Kiralama Sözleşmesi" ile davaya konu kazaya karışan iş makinasının davalıya kiralandığı, sözleşme süresinin 38 ay olarak kararlaştırıldığı görülmektedir. Olaya ilişkin bu açıklamalar ile yasal düzenlemeler karşısında, davalı ... A.Ş'nin araç işleten sıfatı olmadığı görülmektedir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ████████ Esas - █████████ Karar, ve ██████████ Esas -██████████ Karar sayılı ilamları).
Hal böyle iken davalı şirketin işletenlik sıfatının bulunmaması göre davalı olarak gösterilen ... A.Ş.'nin açılan davada pasif husumeti bulunmamaktadır.
HMK'nun 114/d maddesine göre "tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" dava şartıdır. Dava şartları Mahkemece, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önüne alınır.
Bu durumda somut uyuşmazlıkta da davalının pasif taraf ehliyeti (husumeti) bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesince, açılan davanın davalının taraf ehliyeti bulunmadığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddesi gereğince (dava şartı yokluğu sebebi ile) usulden reddine verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bununla birlikte Mahkemece, ... tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve 2020/1 Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran davalıya iadesine,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!