İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, hakkında doğrudan iflas talebi bulunan ve konkordato başvurusu reddedilen şirkete ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf kararı, alacaklıların mahkeme kararlarına dayalı ödenmeyen borçlar nedeniyle bir şirketin doğrudan iflasını talep ettiği birleşik iflas davaları hakkındadır; davalı şirket ise iflas koşullarının oluşmadığını, ödemelerine devam ettiğini ve ticari faaliyetlerinin sürdüğünü savunarak talebin reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise davalı hakkında açılan konkordato başvurusunun sonucunu bekletici mesele yapmış, ancak konkordato talebinin reddedilmesiyle iflas davasının seyrini etkilemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: █████████
KARAR NO: ████████
ASIL DAVA TARİHİ: █████/2024
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: █████/2025
KARAR TARİHİ: █████/2026
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS ████████ K. SAYILI DAVA DOSYASI
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: İflas
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı şirket hakkında .... Tüketici Mahkemesi'nin ████████ E. sayısı ile açılan davasındaki 04.07.2024 tarih ve ████████ K. sayılı davanın kabulü kararına ilişkin ilamın .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla takibe konduğunu ve icra emri borçluya tebliğ edildiğini, davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı şirket hakkında .... Tüketici Mahkemesi'nin ████████ E. sayısı ile açılan davasındaki 12.12.2023 tarih ve ████████ K. sayılı davanın kabulü kararına ilişkin ilamın .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasıyla takibe konduğunu ve icra emri borçluya tebliğ edildiğini, davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı yana delillerini taraflarına göndermesi için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından huzurdaki dava ile ilgili gerekli harç, masraf ve gider avansını yatırmadan dava açtığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından iflas yolu ile takip yapılmadan işbu doğrudan iflas davası açılmışsa da doğrudan iflas isteme koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin aciz halinde olmadığından ve ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğinden sabit iş yerleri olduğundan ve ticari faaliyetleri devam ediyor olduğundan iflas şartlarının gerçekleşmediğini, davacının kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullanmasının açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı yana delillerini taraflarına göndermesi için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından huzurdaki dava ile ilgili gerekli harç, masraf ve gider avansını yatırmadan dava açtığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından iflas yolu ile takip yapılmadan işbu doğrudan iflas davası açılmışsa da doğrudan iflas isteme koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin aciz halinde olmadığından ve ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğinden sabit iş yerleri olduğundan ve ticari faaliyetleri devam ediyor olduğundan iflas şartlarının gerçekleşmediğini, davacının kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullanmasının açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 177. maddesince ilama dayalı doğrudan iflas istemine ilişkin davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK'nın 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu, her ne kadar davalı dava devam ederken sicil adresine göre muamele merkezini değiştirip sonrasın konkordato başvurusunda bulunmuş ise davanın açıldığı tarihi itibariyle mahkememizin yetkili olduğu, davalı şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında geçici mühlet kararı aldığı sonrasında red edildiği, daha sonra İşbu eldeki dava doğrudan iflas talebi olduğu dikkate alınarak geçici mühlet kararı verilen İstanbul Anadolu 3. ATM'nin ████████ E. sayılı dosyası sonuçları itibariyle bu dosyayı doğrudan etkilediğinden HMK'nın 165 maddesi uyarınca söz konusu konkordato başvuru sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verildiği ancak İstanbul Anadolu 3. ATM'nin ████████ E. sayılı dosyasının UYAP sisteminden yapılan sorgulamada 04.03.2026 tarihi itibariyle karara çıktığı, konkordato talebinin reddine karar verildiği, tedbirlerin kaldırıldığı anlaşıldığından kesinleşmesi beklenmeden yargılamanın devam etmesine karar verildiği, asıl dosyada davacı vekili tarafından 05.02.2026 tarihli duruşmada davadan feragat ettiği bildirildiği, davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine, talep edilmediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde asıl dosyanın feragat nedeniyle karar vermek gerektiği, birleşen davada davacı .... Tüketici Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ve 12.12.2023 tarihli kararı .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğu, ilamlı icra takibi başlatılarak davalıya icra emirleri tebliğ olunduğu, icra emrinin tebliğine rağmen borçların ödenmediği, davanın İİK'nın 177/4 maddesine dayandığı, iflasa tabi borçlunun doğrudan iflasınn istenebileceği, bu haliyle ilama dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca depo kararı verilmeksizin ilama dayalı alacağı ödenmediği dikkate alınarak davalının doğrudan iflası için gerekli şartların oluştuğu gerekçesiyle Asıl dosya yönünden davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE, Birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönünden davacının doğrudan iflas talebinin KABULÜ ile; .....Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı davalı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177.maddesi uyarınca İFLASINA, İflasın █████/2026 günü, saat 11:33 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bekletici mesele yapılan konkordato dosyasının kesinleşmesi beklenmeden iflas kararı verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, mahkemece doğrudan iflas şartlarının yanlış yorumlandığını, iflasın son çare olduğunu, İİK'nın 177/4. maddesi hükmünün mutlak ve otomatik bir iflas sebebi olmadığını, borcun ödenmemesi ile ödeme aczi kavramlarının birbirine karıştırıldığını, müvekkili şirketin aciz halinde olmadığını, ödemelerini tatil etmediğini, malvarlığının borçlarını karşılamaya fazlasıyla yeterli olduğunu, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğunu, borçlunun mali durumu araştırılmadan verilen iflas kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın red edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin aciz halinde olmadığından ve ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğinden sabit iş yerleri olduğundan ve ticari faaliyetleri devam ediyor olduğundan iflas şartlarının gerçekleşmediğini, davacının kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullanmasının açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, iflas kararının telafisi imkânsız zararlara yol açacağını, kötü niyetli ve mesnetsiz davada verilen kararın anayasal ilkelere aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas istemine ilişkindir.
Asıl dava yönünden verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığından istinaf incelemesi yalnızca birleşen dava dosyası yönünden yapılmıştır.
İİK'nın 177. maddesinde; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.
İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.
Şu halde, borçlu hakkında Türkiye'nin herhangi bir yerinde iflas takibi yapılabilir. Ancak, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılması gerekmektedir. İflas davasına bakan mahkeme yetkisizliğini re'sen gözetir. Taraflar da davanın her aşamasında yetki itirazında bulunabilirler. Bu bakımdan, iflas davasında yetki itirazı ilk itiraz değildir. Mahkemenin yetkisi dava şartıdır. (Mevzuat Dergisi Yıl 4, Sayı 38, Şubat 2001, KURU Baki, İcra ve İflas Hukuku C.3, sf. 2652. ERMAN Eyüp Sabri, Kambiyo Senetlerine Müstenit İflas, Adalet Dergisi - 1967, sf. 537. Y. 12.HD. 02.02.1984, E. 560, K. 951; Y. 12.HD. 21.05.1984, E. 4239, K. 6410; Y. 11. HD., 19.06.1990, E. 3783, K. 4916.KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü C.1, sf. 882. )
İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin dava açıldığı tarih itibariyle ..../ İSTANBUL muamele merkezi itibariyle işbu davanın görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır.
İİK'nın 177/1.4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726).
.... Tüketici Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında ...'in ön ödemeli konut satış sözleşmesi alacakları nedeniyle açmış olduğu dava neticesinde verilen 12.12.2023 tarihli "davanın kabulü ile; toplam 1.048.134,47-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair hükmün tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine 05.03.2024 tarihinde kesinleştiği, .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu edildiği, icra emrinin 15.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
İİK'nın 158 maddesinde iflas yoluyla takip başlatılması halinde açılacak iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir. İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından 24.03.2025 tarihinde iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 166. maddesinde yer alan "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı zorunludur. Yasal ilan 13.03.2025 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılmış, Basın İlan Kurumu'na müzekkere yazıldığı ancak cevabi bir yazının da bulunmadığı tespit edilmiştir. Gerek dosya kapsamında fiziki olarak gerekse de uyap sistemi kayıtlarında iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilan edildiğine dair belge, bilgi ve kayıt bulunmamaktadır. Mahkemece İİK'nın 158. Ve 166. maddeleri uyarınca, iflas talebinin tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilan edilip edilmediği tespit edilerek, ilanın yayımlandığı gazete örneklerinin fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınması gerekmektedir.
İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Çıkartılacak davetiyede şirket hakkında iflas kararı verilebileceğinin belirtilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ████████ E. █████████ K sayılı ilamında; "...Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir.
Dosyada Mahkemece şirket yetkilisi ...'ye 17.12.2024 tarihinde davetiye çıkartılmış ise de "İlK.nin 177/son maddesi uyarınca duruşmada dinlenmeniz gerektiğinden aşağıda yazılı duruşma gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda kimlik aslınız ve imza sırkülerini ile birlikte hazır bulunmanız, aksi taktirde beyan göstermekten kaçındığınız mahkememizce kabul edilerek yokluğunuzda karar verileceği hususu tarafınıza tebliğ ve ihtar olunur." şeklinde ihtar içeren tebligatta "şirket hakkında iflas kararı verilebileceği" belirtilmediğinden, meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle de hatalı meşruhat içeren davetiye ile şirket temsilcisine tebligat yapılmış olması ve şirket temsilcisinin de duruşmaya katılmaması dikkate alındığında Mahkemece iflas kararı verilmesi isabetsizdir.
İlk Derece Mahkemesince, ilanın dosya kapsamına alınması ve şirket temsilcisine özellikle duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceği ihtaratını içeren duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle; kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın birleşen dosya yönünden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, esasa ilişkin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmeksizin karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. 2026/.. K. sayılı █████/2026 tarihli kararının birleşen dosya yönünden 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!