Tefecilik suçu kapsamında düzenlenen senetlerden kaynaklanan borcun ödenip ödenmediği ve ceza mahkemesinin maddi fiil sübutuna ilişkin kararının hukuk hakimini bağlayıcılığına dair menfi tespit davası temyiz incelemesi.
Özet: Davacıların, davalıdan aldıkları 55.000 TL karşılığında verdikleri senetlere ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti ve takibin iptali istemiyle açtığı menfi tespit davasında; davalılar hakkında aynı senetlere dayalı tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararı ve davalı beyanları doğrultusunda, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararının bağlayıcılığını göz önünde bulundurarak, davacıların dava tarihi itibarıyla 50.139,59 TL borçlu olmadığının tespitine yönelik bölge adliye mahkemesi kararının, dosya kapsamındaki somut uyuşmazlık ve uygulanması gereken hukuk kuralları bakımından usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI :███████ Esas, █████████ Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı ...'dan aldıkları 55.000,00 TL karşılığında dava konusu senetleri verdiklerini, parayı geri ödemelerine rağmen senetlerin iade edilmediğini, aynı senetlere ilişkin davalıların tefecilik suçundan yargılandıklarını ileri sürerek senetlerden dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, borçlu olunmadığı iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının elinde böyle bir belge bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 55.000,00 TL borç aldıklarını ikrar eden davacıların ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmadıkları, icra takibinin 70.750,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılmasına rağmen davalı ...'nin 55.000,00 TL ödünç para verdiği yönündeki beyanı doğrultusunda davacıların 55.000,00 TL'yi borç aldıklarının sabit görüldüğü gerekçesi ile asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında başlatılan takipte davacıların 17.370,36 TL asıl alacak, 3.240,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.610,41 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibi sürecinde kesinleşen ihale sonucunda davacı ...'e ait taşınmazın alacağa mahsuben dosya alacaklısı tarafından satın alındığı, bilirkişi tarafından bu bedelin 55.000,00 TL tutarlı senede dayalı ana para borcunun tahakkuk eden avans faizi ile birlikte hesap edilerek cebri icra yoluyla alacağa mahsup edilmesi sonucunda dava tarihi itibari ile bakiye borcun 20.610,41 TL olduğu yönündeki tespitte isabetsizliğin bulunmadığı, ancak davanın niteliği dikkate alınarak menfi tespit hükmü kurulması gerekirken borçlu olunan miktar doğrultusunda hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında başlatılan takipte davacıların dava tarihi itibari ile davalılara 50.139,59 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacılar tarafından dava konusu senetlerin tefecilik ürünü olduklarının ve davalı ...'den alınan 55.000,00 TL'nin faiziyle ödendiğinin ileri sürülmesine karşılık davalı yanca ödemenin yapılmadığının savunulduğu, bu kapsamda menfi tespit istemi ile açılan eldeki davada uyuşmazlığın, davacılar tarafından ödemede bulunup bulunulmadığı, bulunulmuş ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu durumda, hukuk hakiminin uyuşmazlığı çözmek için ceza dosyasındaki deliller de dahil olmak üzere dosya içeriğinde bulunan tüm delilleri objektif bir biçimde takdir ederek sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalılar hakkında aynı senetlere dayalı olarak tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği ceza dosyasının yapılan incelemesinde, davalılardan...'nin, ... Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda vermiş olduğu 06.10.2009 tarihli ifadesinde, 55.000,00 TL'yi aylık 2.250,00 TL geri ödemede bulunmaları karşılığında önceden tanıdığı davacılara verdiğini, ancak davacılar tarafından kendisine 2.250,00 TL ve 800,00 TL olmak üzere iki defada toplam 3.050,00 TL tutarında ödemede bulunulduğunu ikrar ettiği, dolayısıyla adı geçen davalının aldığını kabul ettiği meblağların 55.000,00 TL'den mahsubu gerekirken belirtilen miktarlar dikkate alınmadan yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, hükmün, davacılar yararına bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.