Danıştay 10. Daire, tıbbi kötü uygulama sigortası tarife ve azami teminatlarına ilişkin iptal davası dilekçesini 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine aykırılık nedeniyle reddetti.
Özet: Bu hukuki metin, tıbbi kötü uygulama zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında belirlenen tarife ve teminat limitlerini düzenleyen bir tebliğin 1. maddesi ile ekindeki risk grupları tablosunun iptali istemiyle açılan ve davacının neonatoloji uzmanı olarak 2015ten beri güncellenmeyen azami teminat tutarlarının hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği davada, mahkemenin öncelikle dava dilekçesinin, taraflar, konusu, dayanakları ve iptali istenen işlemin netliği gibi hususlarda İdari Yargılama Usulü Kanununun şekil şartlarına uygunluğunu değerlendirdiğini göstermektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : .... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ : █████/2010 tarih ve 27648 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (2010/1)'in Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı başlıklı kısmının "A. Tarife" alt başlıklı bölümünün █████/2015 tarih ve 29516 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (2010/1)'de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ ile değişik 1. maddesinin ve bu madde altında yer verilen risk gruplarını ve azami teminat tutarlarını gösteren tablonun iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddeye uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte iptal davalarında istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih ve tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekir.
Dava dosyasının incelenmesinden, █████/2010 tarih ve 27648 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (2010/1) ile Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası primine yapılacak kurum katkısına ilişkin usul ve esasların belirlendiği, anılan sigortaya ilişkin Tarife ve Talimatın aynı Tebliğ kapsamında düzenlendiği, "A. Tarife" başlıklı kısmında sigortanın her bir olay için azami teminat tutarlarının tablo şeklinde belirli risk gruplarına göre belirlendiği, risk gruplarının ise aynı Tebliğ'in Ek-1'inde uzmanlık dallarına göre ayrı ayrı değerlendirildiği, davacının neonotoloji uzmanı olduğu, Tebliğ ekinde yer alan tabloya göre 4. grup risk grubunda yer aldığı, sigorta şirketi ile yapılan █████/2021 tarihli sigorta poliçesi ile de olay başına 800.000,00 TL, poliçe süresince toplam 1.800.000,00 TL sigorta bedeline yer verildiği, bunun üzerine açılan iş bu davada, dava dilekçesinin "Dava Konusu" ve "Netice-i Talep" kısımlarında, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (2010/1)'in Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı başlıklı kısmının "A. Tarife" alt başlıklı bölümünün 1. maddesinin ve bu madde altında yer verilen risk gruplarını ve azami teminat tutarlarını gösteren tablonun iptaline karar verilmesi istemine yer verildiği; "içeriğinde" ise, iptali istenilen maddedeki her durumda sözleşme kapsamında ödenecek tazminat miktarının 1.800.000,00 TL'yi geçemeyeceğine yönelik düzenlemenin ve bu maddenin altında yer verilen tablodaki her bir risk grubu için belirlenen azami teminat miktarının 2015 yılından beri güncellenmemesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği görülmekte olup, dilekçe ekinde sunulan sigorta poliçesine göre, davacının neonatoloji uzmanı olduğu ve iptali istenilen maddenin altında yer verilen tablodaki 4. grup içerisinde yer aldığı, bu tablodaki diğer gruplar yönünden de ayrıca bir hukuka aykırılık iddiasının bulunmadığı göz önüne alındığında, davacı tarafından anılan Tebliğ maddesinin hangi kısımlarının iptalinin istenildiği hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (2010/1)'in Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı başlıklı kısmının "A. Tarife" başlıklı bölümünün 1. maddesinin altında yer verilen risk gruplarını ve azami teminat tutarlarını gösteren tablonun tamamının mı yoksa yalnızca 4. grup için belirlenen 800.000,00 TL'lik azami teminat tutarına ilişkin kısmının mı iptalinin istenildiğinin anlaşılamadığı, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup; risk gruplarını ve azami teminat tutarlarını gösteren tablonun tamamının mı yoksa yalnızca 4. grup için belirlenen 800.000,00 TL'lik azami teminat tutarına ilişkin kısmının mı iptalinin istenildiğinin açıkça ve tereddütsüz bir şekilde ortaya konulması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında tutarlı ve uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!