İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasko sigortalı iş makinesi hasarının tazmini talepli sigorta davasının özeti.
Özet: Bir iş makinesi sahibi, kasko sigortacısının tek taraflı kazada meydana gelen hasarı, sigorta araştırmacısının soyut iddialarına dayanarak ödemeyi reddetmesi üzerine tazminat davası açmıştır. Davacı, sigortacının rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ekspertiz raporuna itiraz ettiğini belirterek maddi zararın faiziyle ödenmesini talep ederken; davalı sigorta şirketi, davacının dava şartlarını yerine getirmediğini, sürücü ehliyetinin yetersiz olduğunu, hasar miktarının belirlenebilir olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığını, fahiş talep ve poliçe muafiyetleri gibi gerekçelerle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACI: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili-------- ait 21.16.22.013 plakalı iş makinesinin davalı sigorta şirketi nezdinde --------- poliçe numarasıyla kasko sigortası ile güvence altına alındığı, söz konusu iş makinesinin 10.09.2024 tarihinde tek taraflı kaza yaparak hasara uğradığı, kaza sonrası kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunularak tutanak tutulduğu, davalı şirkete kaza ihbarının usulüne uygun yapıldığı, eksper incelemesi neticesinde şirket tarafından atanan sigorta araştırmacısının soyut iddialarına dayanılarak hasar ödemesinden imtina edildiği, 10.05.2025 tarihinde gönderilen ihtarnameye rağmen davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmayarak talebi zımni olarak reddettiği, davalı şirketin kasko poliçesinden doğan sorumluluğunu yerine getirmeyerek müvekkilini mağdur ettiği, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinde --------- başvuru ve ---------- dosya numarası ile yapılan görüşmelerde 16.07.2025 tarihinde anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlendiği, davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükümlülüğü bulunduğu, sigortacılık ilkelerine ve dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, hasar dosyası kapsamında hazırlanan ekspertiz raporunun müvekkiline tebliğ edilmediği, bu nedenle hasar tespitine itiraz ettikleri, mahkemece davalı şirketten hasar dosyasının celbi ile iş makinesindeki hasarın bilirkişi marifetiyle yeniden tespit edilmesi, müvekkilinin uğradığı maddi zararın kaza tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALI: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 10-09-2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğü iddia edilen--------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde --------- poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe limitlerinin sınırlı olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi ekindeki delillerin tarafına tebliğ edilmediği, HMK 121. maddesi uyarınca delillerin tebliğinin zorunlu olduğu, davacı tarafın kasko poliçesi özel şartlarında belirtilen hasar evraklarını eksiksiz olarak müvekkili şirkete ibraz etmeden dava açtığı, bu nedenle dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiği, hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK 107 ve 109. maddelerine aykırı olduğu, hasar miktarı ve ekspertiz ücretinin belirlenebilir olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı, araç şoförü -------- ehliyetinin yetersiz olduğu ve çekme yetkisi bulunmadığı, kaza sonrası yapılan araştırmalarda sürücünün kazayı detaylı anlatamadığının ve şüpheli durumların tespit edildiği, yedek parça ve işçilik bedellerine Genel Şartlar madde B. 2.2 uyarınca iskonto uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin anlaşmalı servislerde onarım yaptırma hakkının bulunduğu, davacının fahiş hesaplamalarla sebepsiz zenginleştiği, hasar tazminatının eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğu, fatura ibraz edilmediği için KDV'den sorumlu olmadıkları, yansıtma faturası bulunmadığını, poliçedeki muafiyet ve klozların dikkate alınması gerektiği, talep edilen ekspertiz ücretinin teminat kapsamında olmadığı ve fahiş olduğu, faiz başlangıç tarihinin usulüne uygun başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonra olması gerektiği, ticari araç olmaması nedeniyle avans faizi talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen kaza neticesinde zararın kasko sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflasKanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının tacir olmadığı kendi kasko şirketine dava açtığı anlaşılmakla davanın Tüketici Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir,HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026