Danıştay, zorunlu depozito yönetim sistemi usul ve esaslarının iptali istemli dava dilekçesinin şekli ve esasa ilişkin yetersizliklerini inceliyor.
Özet: Bir derneğin, Türkiye Çevre Ajansı tarafından duyurulan "zorunlu depozito yönetim sistemi uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar"ın tamamının iptali talebiyle açtığı davada, idari yargılama usul kanunu gereği, dilekçede iptali istenen düzenleyici işlemin her maddesine yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve davacının menfaat bağının açıkça gösterilmediği, talebin genel nitelikte veya belirli maddelere odaklı kaldığı tespit edilerek, dava dilekçesinin usul eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ... (E-Tebligat)
DAVALI : ... Başkanlığı (E-Tebligat)
DAVANIN KONUSU : █████/2025 tarihinde Türkiye Çevre Ajansının internet sitesinde duyurulan "Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, aynı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları, unvanları ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak davacı tarafından menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava dilekçesinin "Konu" ile "Sonuç ve Talep" kısımlarında dava konusu "Usul ve Esasların" tümüyle iptalinin istenildiği, dilekçe içeriğinde ise, "Usul ve Esasların Belirlilik ve Hukuki Güvenlik İlkelerine Aykırılık Teşkil Ettiği" başlığı altında; 9. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 9. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi yönünden hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, "Usul ve Esasların Ölçülülük İlkesine Aykırılık Teşkil Ettiği" başlığı altında; zorunlu olarak yapılması gereken yatırımın mali külfetine satış noktalarının katlanmak zorunda kaldığı, öngörülen geçiş sürecinin yetersiz olduğu iddiasına yer verildiği, "Usul ve Esasların Eşitlik İlkesine Aykırılık Teşkil Ettiği" başlığı altında; büyük ve zincir mağazalara depozito iade makinesi konumlandırma yükümlülüğünün getirildiği, ancak aynı yükümlülüğün söz konusu düzenleme kapsamındaki ürünlerin satışını yapan tüm işletmelere getirilmediği iddiasına yer verildiği, "Usul ve Esasların Kanunilik İlkesine Aykırılık Teşkil Ettiği" başlığı altında; mali yükümlülüklerin yalnızca kanunla getirilebileceği, sistemin yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan görevli ve yetkili Türkiye Çevre Ajansının yetkilerinin geniş, muğlak ve kanuni dayanaktan yoksun olduğu iddiasına yer verildiği, "Usul ve Esasların Normlar Hiyerarşisine Aykırılık Teşkil Ettiği" başlığı altında; Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 16. maddesinde depozito yönetim sistemlerinin kurulması, işletilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik maliyetlerin karşılanmasında piyasaya sürenlerin temsil oranları doğrultusunda asli sorumluluğa sahip olacakları düzenlenmişken, "Usul ve Esasların" 9. maddesinin 3. fıkrasında temsil oranları gözetilmeksizin sorumluluğun düzenlendiği idiasına yer verildiği, buna rağmen dilekçenin "Konu" ile "Sonuç ve Talep" kısımlarında anılan maddelere yönelik ayrıca ve açıkça herhangi bir iptal istemine yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, █████/2025 tarihinde Türkiye Çevre Ajansının internet sitesinde duyurulan "Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu "Usul ve Esaslar"da yer verilen düzenlemelerin maddeler halinde iptali isteniyorsa diğer unsurlar (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılık sebepleri belirtilerek işlemin hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında talep edilen hususların uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine,
3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine,
4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!