Sebze meyve tedariki ticari ilişkisinde davalıya avans olarak verildiği iddia edilen çeklerin iptali, ödenen çek bedellerinin iadesi ve borçlu olunmadığının tespiti davası.
Özet: Davacının, davalıya yaş sebze ve meyve tedariği için avans olarak verdiğini iddia ettiği toplam 6.500.000 TL bedelli 13 adet çekin, davalı tarafından mal teslimi yapılmaması nedeniyle bedelsiz kaldığını, bu çeklerin iptalini ve ödenenlerin iadesini talep ettiği; davalının ise çeklerin mevcut bir borcun ödemesi amacıyla verildiğini, malların teslim edildiğini ve davacının iddiasını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istediği kıymetli evrak iptali davasında, mahkeme, çeklerin avans olup olmadığı, bedelsiz kalıp kalmadığı ve davacının borçlu olup olmadığı hususlarını, ispat yükü kuralları çerçevesinde incelemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin --------- Sebze Meyve Halinde faaliyet gösterdiğini, davalı ile --------- ilinden yaş sebze ve meyve tedariği konusunda anlaştıklarını, bu ticari ilişki kapsamında davalıya ---------- Seri numaralı 31.01.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 22.02.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli , --------- Seri numaralı 26.02.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 01.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 08.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 15.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 12.04.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, --------- Seri numaralı 05.04.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ----------- Seri numaralı 30.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ----------- Seri numaralı 24.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli, -------- Seri numaralı 17.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ---------- Seri numaralı 10.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli,---------- Seri numaralı 03.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin teslim edildiğini, çeklerden 9 adedinin bedelinin ödendiğini, ancak davalının sözleşme gereği taahhüt ettiği ürünleri teslim etmediğini, sezonun geçmesine rağmen herhangi bir mal tedariği sağlanmadığını, davalının çekleri iade etmeye yanaşmadığını, --------- Arabuluculuk Daire Başkanlığı ---------- numaralı dosyada yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, çeklerin vadelerinin yaklaşması sebebiyle davalı tarafından bankaya ibraz edilme tehlikesi bulunduğunu, bu nedenle öncelikle teminatsız veya asgari teminatla ödeme yasağına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, 13 adet çekin iptal edilmesini, ödenmiş olan 9 adet çek bakımından müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini, ödenen çek bedellerinin ticari temerrüt faiziyle birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu-------- seri numaralı çeklerin birer ödeme vasıtası olduğu ve mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği, çeklerin avans olarak verildiği iddiasının hayatın olağan akışına ve basiretli tacir sıfatına aykırı olduğu, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, malın teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, malların ---------- aracılığıyla teslim edildiği ve bu hususun banka hesap hareketleri, video kayıtları, fotoğraf kayıtları, araç plaka listeleri ve-------- mesajları ile sabit olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesi uyarınca tarafların edimlerini aynı anda ifa etme yükümlülüğü bulunduğu, davacının 6.500.000,00 TL tutarındaki çekler için tanık deliline dayanmasının HMK uyarınca tanıkla ispat sınırının üzerinde kaldığı, davacının iddialarını ispatlayacak nitelikte herhangi bir somut belge sunamadığı, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz menfi tespit ve istirdat taleplerinin reddinin gerektiği, davacının kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu çek bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi talep ve dava etmiştir.Mahkememizce; ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirketin ticaret sicil kayıtları,-------- Şirketi Genel Müdürlüğü'nden dava konusu çeklere ilişkin hesap bilgilerinin, çeklerin ibraz edilip edilmediğinin ve ödeme yapılıp yapılmadığının bilgileri sorulmuş, davacı tarafça yemin metni sunulmuş, davalının yemin edası için ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davalı tarafça yemin edası gerçekleşmiştir.Dava, dava konusu edilen, her biri 500.000 TL bedelli toplam 13 adet çekin davacı tarafından davalıya avans olarak verilip verilmediği, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı ve bu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan tüm deliller uyarınca; davacı taraf davaya konu çeklerin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığını, bu suretle çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise, çeklerin avans olarak verildiğini kabul etmemiş ve davacıya mal tesliminin dava dışı şahıs aracılığıyla yapıldığını savunmuştur. Bu kapsamda çek hamili olan davalının savunması ispat yükünü değiştirecek nitelikte değildir. Ayrıca ispat yükü kendisinde olmayan tarafın ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Bu halde karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Bu halde davacı iddialarını ispatla yükümlüdür. Davacının çek karşılığında herhangi bir mal alınmadığına yönelik iddialarının kesin delillerle ispatlaması gerekmekle birlikte, dosyaya bu hususu ispata yarar bir delil ibraz edilmediği görülmekle; davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli olmayacağından usul ekonomisi gözetilerek defter inceleme yoluna gidilmemiş, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı mahkememizce hatırlatılmış, davacı tarafça yemin metni sunulmuş ve yargı çevremiz dışında ikamet eden davalı asile istinabe yoluyla yemini yaptırılmış, davalı asil çeklerin avans olarak verilmediği ve dava konusu çeklere karşılık davacı tarafa mal ve ürün tedariki taahhüt etmediğine dair usulüne uygun olarak yemin etmiştir.Sonuç itibariyle; ispat yükü üzerinde olan davacı taraf iddiasını ispatlayamamış olup; ---------- sayılı ve --------- Esas, ------------ Karar sayılı ilamları da nazara alınarak, Mahkememizce sübut bulmayan davanın reddi, yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu sonucu kalan 110.271,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 796.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!