İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davasında, tüketici tarafından peşin ödenen dairenin teslim edilmemesi ve üçüncü şahsa satılması nedeniyle oluşan alacağın tasfiye masasına kaydı talebiyle görevli mahkemede görülen uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki evrak, bir iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yapılan itiraz davasını ele almaktadır; davacı, bir inşaat firmasından 2013 yılında tamamını ödeyerek satın aldığı ancak 2016da teslim edilmesi gereken dairesini alamadığı ve taşınmazın üçüncü kişilere satılmış olabileceği şüphesiyle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil veya rayiç bedelin ticari faiziyle tahsili ile eksiklik bedelinin ödenmesini talep etmektedir. Daha önce tüketici mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararı ile ticaret mahkemesine devredilmesi üzerine, mahkeme, dosyadaki talebin ticari dava niteliğini ve kendi görev alanını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi ve İİK 235 kapsamında mutlak ticari dava kriterleri üzerinden değerlendirerek hukuki zemini belirlemeye çalışmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile Davalı şirket arasında █████/2013 tarihinde .... Yapı İnşaat Gayrimenkul Danışmanlık San. Ve Tic. Aş. (..... Organizasyon İnş. San. A.Ş.) Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ile, İstanbul ili, ..... ilçesi, ..... Ada, ..... Parsel numarasında kayitli bulunan, .... Projesi nden E2 Blok 10. Kat 276 No lu dairenin bedelinin tamaminı ödemek suretiyle proje aşamasında satın almıştır. Satın almış olduğu bağımsız bölüm en geç Haziran 2016 tarihinde sözleşmeye uygun şartlarda teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Teslim tarihinin üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen dava konusu taşınmaz halen müvekkile teslim edilmemiştir. Haricen yapmış olduğumuz araştırma neticesinde davalı şirket yapılan sözleşme gereği müvekkilin satin almış olduğu davaya konu taşınmazı 3 kişilere satılmış olma ihtimalini öğrenmiş bulunmaktayız.Bu zamana kadar çalışıp kazanmış olduğu birikimlerini ve ailesi için dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan projeye yatırmıştır. Dava konusu taşinmazlar müvekkile devredilmediğinden dolayı maddi ve manevi olarak mağdur olmuştur. İçinde bulunduğumuz mağduriyetim halen daha giderilmemiş olduğundan ve maddi imkansızlıktan dolayı müvekkil çok fazla sıkıntı çekmektedir. İçinde bulunduğu bu kötü durumdan dolayı müvekkilin ailesi ile de arası da açılmış olduğunu, Müvekkil ile Davalı şirket arasında █████//2013 tarihinde ..... Yapı İnşaat Gayrimenkul Danışmanlık San. Ve Tic. Aş. (..... Organizasyon İnş. San. A.Ş.) Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ile, İstanbul ili, .... ilçesi, ..... Ada, .... Parsel numarasında kayitli bulunan, ..... Projesi nden E2 Blok 10. Kat 276 No lu dairenin bedelinin tamaminı ödemek suretiyle satın almıştır. 275.000 TL. tutarindaki sözleşme bedelini █████/2013 tarihinde PEŞİN VE NAKDEN olarak müvekkil tarafından ödenmiş olduğunu, sonuç olarak Tapu iptal ve tescilinin yapılması mümkün olmaz veya uygun görülmez ise, dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili için karar verilmesini, Davaya konu olan bağımsız bölümün ilan ve taahhüt edilen şekli ile şimdiki durumu arasında eksikliklerin maddi değerinin tespit edilmesini ve tespit edilen bedelin güncel değeriyle davalidan alinarak müvekkile verilmesini, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davaliya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya, Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin █████/2026 tarih ..... esas ..... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRİLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.
Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198)
Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, █████/2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, █████████ Esas, ████████ Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. H.D. █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi █████████E. █████████K. ve İstanbul Bam 37 Hukuk Dairesi █████████ E.- ████████ K. , █████████ E ███████K Sayılı kararı ve ████████ E.█████████K.sayılı kararı)
Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/l maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir.
Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulü gerekmektedir. Davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu davaya bakmakta Mahkememiz görevli olmadığından, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı davanın usulden reddine karar verilmiş, iş bu karar karşı görevsizlik mahiyetinde olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın davacı vekilince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!