İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, sigorta şirketinin trafik kazası sonrası ödediği araç mahrumiyet bedelinin dolaylı zarar olup genişletilmiş kasko poliçesince karşılanmadığı gerekçesiyle rücuen tazminat davasını reddetti.
Özet: Bir şirket, maddi hasarlı trafik kazası sonrası icra takibiyle ödemek zorunda kaldığı araç mahrumiyet bedelinin, kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk ve hukuksal koruma teminatları kapsamında olduğunu iddia ederek sigorta şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir; ancak mahkeme, araç mahrumiyet bedelinin doğrudan değil dolaylı bir zarar olduğunu, poliçede açıkça teminat altına alınmadığından sigorta şirketinin bu zarardan sorumlu olmadığını belirterek davayı reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 tarihinde müvekkil şirkete ait -------- plakalı aracın -------- Şirketi’ne ait --------- plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası karşı tarafça talep edilen araç mahrumiyet bedeli nedeniyle --------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi kapsamında müvekkil şirketin 18.04.2025 tarihinde toplam 17.989,68-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, söz konusu ödemenin davalı -------- Ş. nezdindeki --------- numaralı genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında teminat altında bulunduğunu, poliçedeki ihtiyari mali sorumluluk ve hukuksal koruma teminatlarının bu tür zararları karşıladığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, 21.08.2006 tarihli SEDDK görüşü ve Yargıtay kararları uyarınca araç mahrumiyet bedelinin poliçe limitleri dahilinde ödenmesi gerektiğini, kaza anında ---------- plakalı aracın hatalı duraklama yaptığının değerlendirilmesi gerektiğini, daha önce --------- sayılı başvurunun davalının üyelikten çıkması nedeniyle reddedildiğini, ---------- Arabuluculuk Bürosu ---------- sayılı dosya kapsamında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, kazaya ilişkin kusur tespiti yapılmasını, müvekkil şirket tarafından icra dosyasına ödenen 17.989,68 TL tutarındaki asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02.12.█████████ tarihleri arasında geçerli --------- numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan --------- plakalı aracın 10.02.2025 tarihli kazası nedeniyle karşı yan araca ödenen araç mahrumiyeti bedelinin müvekkil şirketten rücu edilmesine ilişkin davanın reddinin talep edildiğini, söz konusu araç mahrumiyeti bedelinin poliçe kapsamındaki İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) ve hukuksal koruma klozu teminatları dışında kaldığını, sigorta hukukunun temel prensibi gereği sigortacının sorumluluğunun poliçede açıkça yer alan rizikolarla sınırlı olduğunu, poliçede araç mahrumiyetine dair özel bir düzenleme bulunmadığını, --------- sayılı ilamı uyarınca dolaylı zararların poliçede açıkça teminat altına alınmadıkça sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, dava dilekçesinde atıf yapılan --------- , 11.03.2024 tarihli kararının da ikame araç bedelinin poliçede açıkça düzenlenmesi gerektiğini doğruladığını, asıl alacak teminat dışında kaldığından buna bağlı icra masrafları ve fer'i taleplerin de reddinin gerektiğini, kusur durumunun teknik ve tarafsız bir bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket sigortalısının kusursuz olduğunun belirlenmesi halinde illiyet bağı kesileceğinden davanın reddinin zorunlu olduğunu, davacı tarafın talep ettiği avans faizinin sözleşmesel ilişki kapsamında poliçede düzenlenmediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış dosya arasına kazandırılmıştır. Davacı sigortalının dava dışı 3 . Kişiye ödemiş olduğu araç mahrumiyeti zararı gerçek (doğrudan) zarar kapsamında olmayıp, dolaylı zararlardan bulunması nedeniyle İMM sigortası kapsamında olabilmesi içinde sigorta poliçesinin teminatlar arasında sayılması gerektiği, davalı şirketin sorumluluğunun kaynağı olarak gösterilen poliçenin değerlendirilmesi sonucunda böyle bir teminatın poliçeye eklenmediği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın miktar itibariyle kesin karar niteliğinde olduğu hususu dikkate alınarak sehven yargı yolu açılmış olmakla ilgili husus tahsihen düzeltilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.989,68 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
TASHİH :
Mahkememizin █████/2026 ve --------- Esas ---------- sayılı kararı ile "
1-DAVANIN REDDİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde karar verilmiş kararın kesin olması gerekirken sehven istinaf yolu açık olduğu anlaşılmakla;
Mahkememizin █████/2026 ve --------- Esas ----------- sayılı kararının "
1-DAVANIN REDDİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde, hükmünün HMK 304/1 md gereği tashihine (düzeltilmesine);
HMK.nun 304 (2) maddesi uyarınca düzeltme şerhinin ilamın tüm nüshalarına işlenmesine ya da eklenmesine karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!