Ticari şirketler arasında, kazı çalışmasıyla yeraltı haberleşme altyapısının hasara uğramasından kaynaklanan haksız fiil tazminatı davası.
Özet: Davacı şirket, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında yeraltı haberleşme altyapısının hasar gördüğünü ve 1.408,35 TL tutarında zarara uğradığını iddia ederek bu meblağın faiziyle tahsilini talep etmiş; davalı ise öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmuş, asıl sorumluluğun işi yürüten yüklenici firmada olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davacının kendi kusuru olabileceğini, zararın tek taraflı belgelere dayandığını ve olayla illiyet bağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---. tarafından --- ilçesi,----- adresinde 19.12.2022 tarihinde yürütülen kazı çalışması sırasında davacı----- ait yeraltı haberleşme altyapısının hasara uğratıldığını, hasar olayının davacı şirket personeli tarafından düzenlenen hasar tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, olay mahalline ilişkin fotoğrafların çekildiğini ve hasarın faili ile meydana geliş şeklinin bu kayıtlarla ortaya konulduğunu, meydana gelen arızanın giderilmesi için davacı şirketin yüklenici firması ----- Marifetiyle onarım yaptırıldığını, onarım kapsamında kullanılan malzeme ile gerçekleştirilen işçiliklerin günlük şantiye kayıtları, hasar keşif formları, icmal tabloları ve fatura kayıtları ile belgelendirildiğini, bu nedenle davacı şirketin somut ve gerçek bir zarara uğradığını, söz konusu zarar tutarının 1.408,35 TL olduğunu ve davalı tarafça karşılanmadığını ileri sürmüştür. Davacı taraf ayrıca, hasara neden olan çalışmanın ilgili kazı ruhsatı ve belediye kayıtları üzerinden de tespit edilebileceğini, bu hususta ilgili belediyeye müzekkere yazılması hâlinde hasara sebebiyet veren çalışmanın ve failin açıklığa kavuşacağını belirtmiş; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ilgilendirmesi nedeniyle dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak 11.03.2024 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını beyanla, 19.12.2022 tarihli haksız fiil nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 1.408,35 TL zarar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir,Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmuş; ayrıca dava dilekçesinde belirtilen belge ve delillerin kendilerine eksiksiz tebliğ edilmediğini, bu nedenle söz konusu delillere karşı cevap ve ek delil sunma haklarını saklı tuttuklarını ileri sürmüştür. Davalı taraf esasen, dava konusu yerde bizzat kendi şirketi tarafından yürütülen bir çalışma bulunmadığını, işlerin yüklenici eliyle anahtar teslim-götürü usulde yaptırıldığını, bu nedenle pasif husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, en azından dava konusu çalışma bakımından sorumluluğun yüklenici ----- ait olduğunu belirterek anılan şirkete davanın ihbarını talep etmiştir. Bu çerçevede, müvekkili şirketin iş sahibi sıfatıyla doğrudan sahada çalışma yapan taraf olmadığını, yüklenici ile arasındaki sözleşme uyarınca çalışmalar sırasında doğacak zarar ve ziyandan yüklenicinin sorumlu olduğunu, dolayısıyla davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı taraf esasa yönelik savunmalarında ise; müvekkili şirketin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili yetkilendirme mevzuatı kapsamında faaliyet gösteren bir işletmeci olduğunu, ancak bu durumun somut olayda davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmasını gerektirmediğini, Ayrıca, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacı tarafın kendi kusurunun bulunduğunu; davacıya ait altyapının teknik şartnamelere ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun derinlikte döşenip döşenmediğinin, ikaz bandı, uyarıcı unsur ve stabilize dolgu bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, bu hususlar mevcut değilse hasarda davacının kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Davacı tarafından talep edilen bedelin tek taraflı düzenlenen tutanaklara dayandırıldığını, zarar miktarının somut ve denetlenebilir belgelerle ortaya konulamadığını, fotoğrafların dava konusu adres ve olayla bağlantısının açık biçimde ispatlanamadığımı, sunulan tutanakların da tek taraflı nitelikte olduğunu, bu nedenle talep edilen meblağın kabul edilemeyeceğini, dava konusu zarar ile davalı şirket eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, bu hususun keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulması gerektiğini, bir zarar doğmuş olsa dahi bunun hangi çalışma nedeniyle oluştuğunun ve varsa kusur oranlarının teknik olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın usulden, bu mümkün görülmezse esastan reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:18.12.2022 tarihli Hasar Tespit Tutanağı, Umulmayan Hal Tespit/Bildirim Formu, 19.12.2022 tarihli Günlük Şantiye Defteri ve Ekip Günlük İş Raporu, Demontaj Tespit Tutanağı, hasar mahalline ilişkin fotoğraflar, 08.03.2023 tarihli Hasar Keşif Tutarı Formları, malzeme ve işçilik icmalleri ile hasar giderimine ilişkin fatura ve sair belgeler, Davalı tarafça sunulan BTK yetkilendirme yazısı ile ---- arasındaki Fiber Optik Kablolu Erişim Şebekeleri Tesisi Yüklenici Çerçeve Sözleşmesi ve ---- Belediyesi Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün 21.04.2025 tarihli müzekkere cevabı ile ---- Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı ve ekindeki ---- no'lu Altyapı Kazı Ruhsat FormuTanık---Kontrol Görevlisi) beyanı: "Ben davacı firmada saha kontrol görevlisi olarak çalışırım. Oluşan hasarlarda sisteme arıza bildirimi düşer bunun üzerine lokasyona gidip gerekli çalışmaları yapıp tutanak altına alırız. Genelde zarar veren kişi ya da kurumu çalışması ve tabelası varsa buradan tespit ederiz bazen vatandaşlara sorarız. Göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir. ---- genelde noktasal değil bölgesel yani belli bir alanı içine alacak şekilde çalışma yapar."Tanık --- (----Eski Proje Yöneticisi) beyanı: "Bana söylemiş olduğunuz █████/2022 tarihinde ---- olarak bölgede çalışma yaptık. Ancak davacının iddia etmiş olduğu hasarı biz vermedik. Biz hasar verdiğimiz yerleri -- --- ihbar ediyorduk hem de onarımı için destek oluyorduk. Hasar dosyalarına ---- tek başına oluşturmakta ve hasar tutanaklarını da sadece kendi imzası bulunmaktadır. Ayrıca davacı benim gördüğüm kadarıyla sunduğu aynı fotoğrafları farklı dosyalar için kullanmaktadır. Bildiğim kadarıyla o dönemde ---- bir çalışması yoktur biz ----ile çalışan müteahhit firmayız."Bilirkişi Raporu:Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli raporun sonuç kısmında,"Dava konusu yerde davacı --- ait yeraltı haberleşme altyapısında bir hasar meydana geldiği ve bu hasara yönelik onarım çalışması yapıldığı teknik olarak anlaşıldığı, Davacı altyapısının teknik şartnamelere uygun derinlikte tesis edilip edilmediği, ikaz bandı veya benzeri uyarıcı unsurların bulunup bulunmadığı hususları mevcut dosya kapsamındaki delillerle tespit edilemediğinden, davacı altyapı kurumu yönünden müterafik kusur bulunduğu hususunda değerlendirme yapılamadığı,Mevcut delil durumu itibarıyla, söz konusu hasarın davalı --- ve/veya ihbar olunan ---- tarafından meydana getirildiği hususu kesin, net ve denetlenebilir biçimde ortaya konulamadığı, hasar tespit tutanağının davacı tarafça tek taraflı düzenlenmiş olması, tanık beyanlarının doğrudan ve kesin fail tespitine elve! olmaması, olay mahalli fotoğraflarının dava konusu yer ile birebir eşleştiğinin doğrulanamaması ve hasar tarihini kapsayan kazı ruhsatının ---- adına düzenlenmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde, davalı ve ihbar olunan yönünden illiyet bağı kurulamadığı,Dosyaya sunulu hasar keşif formları, poz kayıtları ve şantiye kayıtları itibarıyla talep edilen 1.408,35 TL tutarındaki onarım bedelinin, kullanılan malzeme ve işçilik kalemleri yönünden teknik olarak makul olduğu görülmekte ise de; davalı ve ihbar olunanın sorumluluğunu göstermeye yeterli olmadığı, bedelin tahsiline esas alınabilmesi için öncelikle hasarın bu taraflarca meydana getirildiğinin kabulü gerektiği,Tüm bu nedenlerle dava konusu hasar nedeniyle davalı ve ihbar olunan aleyhine ileri sürülen tazmin talebinin mevcut teknik ve belgesel veriler çerçevesinde uygun olmadığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davalının 19.12.2022 tarihli kazısı sırasında davacının uğradığı zarar nedeniyle açılan tazminat davasıdır.---- Şebekeleri Tesisi Yüklenici Çerçeve Sözleşmesi ile İstanbul Pendik Güzergâh Tesisi Ek Protokolü imzalandığı, buna göre; işlerin anahtar teslim esasına göre yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, yüklenicinin işi fen ve sanat kurallarına, ilgili belediye/idare ruhsat ve şartlarına ve yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yerine getirmekle yükümlü tutulduğu, işin ifası sırasında üçüncü kişilere verilebilecek zararlar da dahil olmak üzere doğabilecek zararlardan yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde düzenlemeler bulunduğu, ayrıca ---- bölgesindeki fiber optik güzergâh tesisi işinin ---- verildiğinin anlaşıldığı, Bununla birlikte, söz konusu sözleşme ve ek protokol, davalı ---- ile ihbar olunan -- arasındaki iş ilişkisini ve iç sorumluluk dağılımını ortaya koymakta olup; tek başına dava konusu hasarın, dava konusu yer ve tarihte, bizzat bu çalışma kapsamında meydana getirildiğini ispata yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Hasar tespit tutanağında, hasarı yapan olarak ---- ibaresine yer verilmiş ise de, söz konusu tutanak davacı personeli tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, davalı veya ihbar olunan tarafın imzasını içermediği, Davacı tanığı ---- beyanından da, hasar tespitinin çoğu durumda doğrudan fiili gören bir tespite değil, olay mahallindeki çalışma, tabela ve çevresel emarelere göre yapılan değerlendirmeye dayandığı anlaşıldığı, Bu haliyle anılan tutanak ve tanık beyanı, hasarın davalı yahut ihbar olunan tarafından verildiğini kesin ve tartışmasız biçimde ortaya koyan nitelikte olmadığı,İhbar olunan taraf tanığı ---- ise, bölgede çalışma yapıldığını beyan etmekle birlikte, dava konusu hasarın kendileri tarafından verilmediğini ifade ettiği, Bu beyan da, bölgede faaliyet bulunduğunu göstermekle beraber, somut hasarın faili yönünden doğrudan bir kabul içermediği, Delil olarak sunulan fotoğraflarda, saha çalışmasına ve ---- Altyapı Çalışmaları ibareli tabela/uyarı unsuruna ilişkin görüntüler bulunmakta ise de, bu fotoğrafların dava konusu sokak ve nokta ile birebir eşleştiği açık kaynak sokak görselleri ve dosya kapsamındaki diğer verilerle net ve denetlenebilir biçimde doğrulanamadığı, Ayrıca fotoğraflar, davacıya ait altyapıda meydana geldiği ileri sürülen somut hasarı davalı ve ihbar olunanla doğrudan ilişkilendiren belirleyici teknik kanıt niteliğinde de görülmediği, ---- Belediyesi müzekkere cevabı ekinde gönderilen ---- no'lu Altyapı Kazı Ruhsat Formu incelendiğinde, dava konusu ----hasar tarihini kapsayan dönemde geçerli kazı ruhsatının ----. Adına düzenlendiği, Bu resmi kayıt karşısında, dava konusu yerdeki ruhsatlı kazı faaliyetinin davalı -- veya ihbar olunan ---- adına değil, üçüncü bir şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu yerde bir altyapı hasarı meydana geldiği anlaşılmakla beraber, bu hasarın davalı ----- ile ihbar olunan ----tarafından meydana getirildiği hususunun mevcut delil durumu itibarıyla kesin, net ve denetlenebilir. biçimde ortaya konulamadığı, Davacı tarafça düzenlenen iç kayıtlar ile tanık anlatımlarına dayalı izafe değerlendirmesi, tek başına bu sonuca ulaşmak bakımından yeterli görülmemiştir. Buna karşılık, resmi ruhsat kaydının hasar tarihini kapsayan dönem bakımından-----Adına düzenlenmiş olması, dava konusu yerdeki ruhsatlı kazı faaliyetinin ---- tarafından yürütüldüğünü gösteren önemli bir veri niteliğinde değerlendirilmediği, Bu nedenle, mevcut teknik ve belgesel veriler çerçevesinde, hasarın davalı ---- ve ihbar olunan ----- çalışmasından kaynaklandığı yönünde yeterli kanaat oluşmadığı, Dava konusu yerde davacı ---- ait yeraltı haberleşme altyapısında bir hasar meydana geldiği ve bu hasara yönelik onarım çalışması yapıldığı teknik olarak anlaşıldığı, Davacı altyapısının teknik şartnamelere uygun derinlikte tesis edilip edilmedi; ikaz bandı veya benzeri uyarıcı unsurların bulunup bulunmadığı hususları dosya kapsamındaki delillerle tespit edilemediğinden, davacı altyapı kurumu yönünden müterafik kusur bulunduğu hususunda değerlendirme yapılamadığı, söz konusu hasarın davalı -----ve/veya ihbar olunan -----. tarafından meydana getirildiği hususu kesin, net ve denetlenebilir ortaya konulamadığı, hasar tespit tutanağının davacı tarafça tek taraflı düzenlenmiş olması, tanık beyanlarının doğrudan ve kesin fail tespitine elverişli oladığı, olay mahalli fotoğraflarının dava konusu yer ile bire bir olay mahalli fotoğraflarının dava konusu yer ile bire bir eşleştiğinin doğrulanamaması ve hasar tarihini kapsayan kazı ruhsatının ----. adına düzenlenmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde, davalı ve ihbar olunan yönünden illiyet bağı kurulamadığı, hasar keşif formları, poz kayıtları ve şantiye kayıtları itibarıyla talep edilen 1.408,35 TL tutarındaki onarım bedelinin, kullanılan malzeme ve işçilik kalemleri yönünden teknik olarak makul olduğu görülmekte ise de; haksız fiilin unsurlarından illiyet bağının ispatlanmadığı bu nedenle davalı ve ihbar olunanın sorumluluğunu göstermeye yeterli olmadığı anlaşılmakla davanın Reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karrar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.408,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.