İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin haksız rekabet ve ticari anlatı taklidine dayalı tazminat davasında görevsizlik kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalının kendi ürün, tasarım, ambalaj ve ticari anlatılarını birebir kopyalayarak haksız rekabete yol açtığını iddia edip maddi ve manevi tazminat ile birlikte haksız rekabetin önlenmesini talep ederken, davalı iddiaları reddederek görevli mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğunu savunmuş; yerel mahkeme ise davanın tescilli ve tescilsiz marka ile tasarım haklarının korunmasına ilişkin olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş, ancak davacı istinafta, davanın Türk Ticaret Kanununun haksız rekabet hükümleri ve Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerine dayandığını, sınai mülkiyet haklarını ileri sürmediğini vurgulayarak asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:█████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ait olan ürünlerin, tasarımların, ambalajların ve bunlarla birlikte inşa edilen ticari anlatının dahi açık şekilde davalı tarafından birebir kopyalanmak suretiyle piyasaya arz edilmesinin, müvekkil şirketin yıllara yayılan emeğini ve yatırımlarını hiçe sayan açık bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil şirketin bir kısım ürünlerinin TÜRKPATENT nezdinde tasarım olarak (..., ..., ..., ...) tescilli olduğunu, davalının, müvekkili şirketin kurumsal kimliğini ve marka anlatısını kendi markasına aitmiş gibi sunduğunu, müvekkili şirkete ait tasarım anlayışının, ürün bileşiminin ve ticari anlatının izinsiz biçimde kopyalanmasının yanında, kurumsal kimliği tanımlayan ifadelerin, sloganların ve özellikle özgünlük vurgusunun da birebir şekilde alınarak kullanılmasının, salt bir benzerlikten öte açık bir kompozisyon hırsızlığı mahiyetinde olduğunu, davalının, müvekkili şirketin ürünleri ve tasarımlarının yanı sıra ambalajlarını/kutularını da taklit ettiğini, hatta tasarımın TPMK'da tescili için başvuru yaparak, haksız eylemlerine hukuki zemin hazırlamaya çalıştığını iddia ederek, haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin men’ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet teşkil eden yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, haksız rekabetin konusu olan malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamında belirlenecek en erken tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın kazanılması halinde hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkil tarafından şu aşamaya kadar ilgili tasarıma ilişkin herhangi bir satış faaliyetinde bulunulmadığını, herhangi bir kar elde edilmediğini, tasarım tescili için başvurulmasının haksız rekabet teşkil etmediğini, davacının tescilli tasarımlarının tescil başvuru tarihinden çok önce kamuya sunulmuş olmaları nedeniyle yenilik özelliklerinin bulunmadığını, ortada ne bir haksız rekabet, ne de bir tasarım tecavüz eyleminin mevcut olmadığını, davacı tasarımları ile müvekkil tasarımları uzaktan yakından benzemediğini, davacının satışa sunduğunu tasarım ürününün davacının tescilli tasarımları ile aynılığı bulunmadığını ve davacıya ait hiçbir tasarım ürününün müvekkil tasarımıyla benzer olmadığını, davalı şirketin TPE'ye patent başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2026 tarihli █████████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davaya konu uyuşmazlık davacıya ait marka ve tasarımın davalı tarafından kullanılmasının ve haksız rekabetin önlenmesi talebine ilişkin olduğu, davacının dilekçesinde açıkça talebinin tescilli ve tescilsiz haklarının korunmasına ilişkin olduğunu bildirdiği, yerleşik Yargıtay ve BAM kararlarına göre Fikir ve Sanat Eserleri ile marka ürünleri üzerindeki mali ve manevi hakları korumaya yönelik davalara bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın konusunun müvekkiline ait ticari kimliği, ürün sunumu, ambalaj ve paketleme anlayışını, internet sitesi ve sosyal medya içeriklerini sistematik olarak taklit ederek dürüstlük kuralına aykırı davranışları olduğunu,
TTK'nın haksız rekabet hükümleri ile TBK'nın haksız fiil hükümlerine dayanarak dava açtıklarını, tasarım haklarının korunmasını talep etmediklerini, sınai mülkiyet haklarını ileri sürmediklerini, bu nedenle görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,Davanın müvekkilinin tescilli markasının izinsiz kullanılmasına ilişkin tecavüzün durdurulması talebini içermediğini, görevsizlik kararı verilmesinin hukuken mesnetsiz olduğunu,Yerel mahkemenin dava dilekçesinde yer vermedikleri vakıa ve nitelendirmeleri esas aldığını, uyuşmazlığı "marka ve tasarımın kullanılması ve korunması" olarak kurduğunu, dava dilekçesinde bulunmayan "patent" benzeri ifadelerle dosyayı farklı bir zemine oturttuğunu, dava dilekçesinde patent hukukuna ilişkin hiçbir taleplerinin bulunmadığını,Hakimin taleple bağlı olduğunu, hatta davacı tarafın uyuşmazlığa uygulanabilecek hukuk normlarından birisine dayanmadığını açıkça belirttiği hallerde, hakimin bu hukuki sebebe göre karar veremeyeceğini,Mahkeme hukuki nitelendirmeyi re'sen yapabilirse de, davacının talep sonucunu ve dava konusu vakıaları aşacak şekilde davayı başka bir dava türü olarak ele alamayacağını ve buna dayanarak görevsizlik kararı veremeyeceğini belirterek, ayrıntılı olarak açıkladıkları nedenlerle her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile istinaf başvurularındaki beyan ve itirazlarının kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03.03.2026 tarihli █████████ Esas ████████ Karar sayılı görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine ilişkin hükmünün kaldırılmasına, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilerek yargılamaya esastan devam edilmesine, istinaf yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, davacının ticari kimliğinin, ürün tasarımlarının, ürün sunumu, ambalaj ve paketleme anlayışının, internet sitesi ve sosyal medya içeriklerinin davalı tarafça haksız olarak kullanıldığı iddiasıyla açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.SMK’nın 156/1. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olduğu belirtilmiştir.Dosya incelendiğinde; davacının marka hakkına tecavüz ya da patent hakları ile ilgili bir talebi mevcut değilse de, davacının diğer haksız rekabet iddialarının yanı sıra davalının kendilerine ait olan ve bir kısmı tescilli, bir kısmı tescilsiz tasarımların benzerlerini de satışa sunduğu, bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla da dava açtığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinin 7. sayfasında, "işbu dava tasarım tesciline dayalı bir tecavüz davası niteliği taşımamakta olup, Müvekkili Şirket’in kendi tescillerine yahut Davalı’nın tescil başvurusuna doğrudan dayalı olarak ikame edilmiş değildir." açıklaması yapılmış olsa da, tescilli ve tescilsiz tasarımların korunmasına ilişkin şartlar SMK’nın 55 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde tescil başvurusu yaptığı tasarım hakkına dayanmıştır. Bu durumda, davalının davacıya ait tescilli ve tescilsiz tasarımlarını izinsiz kullandığının tespit edilmesi halinde, bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince değerlendirmesi gerekir.Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince görevli Mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna dair mahkeme kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!