İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, 5846 sayılı Kanun uyarınca müzik yayını lisans sözleşmesinden doğan telif alacağı, otomatik yenilenme ve zamanaşımı itirazlarının bilirkişi raporuyla incelenmesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacı meslek birliğinin, davalı ticari işletmeden, işletmesinde müzik yayını yapması karşılığında imzalanan ve otomatik yenilendiği iddia edilen lisans sözleşmesi uyarınca 2019-2023 yıllarına ait ödenmeyen 15.036,99 TL tutarındaki mali hak bedellerinin tahsilini talep ettiği bir alacak davasını özetlemektedir; davalı taraf, sözleşmenin otomatik yenilenmediğini, pandemi nedeniyle işletmesinin kapalı kaldığını, davacının uzun süre fatura düzenlememesini, taleplerin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve bazı alacakların zamanaşımına uğradığını savunurken, bilirkişi raporları sözleşmenin taraflarca feshedilmediğini, lisans bedellerinin sözleşmeye uygun hesaplandığını ve davacının ticari defterlere göre alacaklı olduğunu belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ...'ın ...'nin, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 42’nci maddesi uyarınca kurulmuş ve üyeleri olan eser sahiplerinin haklarını takip, dava ve tahsil etme yetkilerine sahip meslek birliği olduğunu, davalı ...'e ait "..." isimli ticari işletmesinde müzik yayını yapabilmek adına müvekkili meslek birliği ile Lisans Sözleşmesi imzalandığını, böylelikle davalı tarafın, lisans veren ... repertuvarına kayıtlı müzik eserlerinden yararlanmakta olduğunu, davalı tarafın lisans sözleşmesi dolayısıyla ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediğini, Lisans sözleşmesinin 13.05.2014 tarihinde imzalanmış olup devam eden yıllarda lisans alan tarafından herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmaması üzerine sözleşmenin her yıl yenilenmiş olacağını, davalı tarafın 2019-2020-2021-2022-2023 yılları arası mali hak bedelleri bakımından sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Lisans Sözleşmesi incelendiğinde davalı tarafın ödeme tablosunu gördüğü ve sözleşmeyi bu şekilde imzaladığının ortada olduğunu, böylelikle sözleşmenin 6.1. Maddesinde belirlenen mali hak bedelinin kesin vade ile belirlenmiş olduğunu, aynı maddede davalıya, ödemeleri yapacağı ...'a ait banka hesap bilgilerinin de bildirildiğini, dolayısı ile sözleşme ile belirlenen mali hak bedelleri bakımından kesin vadenin söz konusu olduğunu, müvekkili meslek birliğinin davalıdan 1.338,21 TL (2019 Yılı Mali Hak Bedeli Vade Tarihi 01.03.2019) 1.557,28 TL (2020 Yılı Mali Hak Bedeli Vade Tarihi 01.03.2020) 1.747,73 TL (2021 Yılı Mali Hak Bedeli Vade Tarihi 01.03.2021) 2.302,29 TL (2022 Yılı Mali Hak Bedeli Vade Tarihi 01.03.2022) 4.613,56 TL (2023 Yılı Mali Hak Bedeli Vade Tarihi 01.03.2023) 3.477,92 TL KDV olmak üzere toplam 15.036,99 TL alacaklı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili meslek birliğinin 15.036,99 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının, sözleşmenin otomatik yenilendiğini ileri sürmekteyse de müvekkilinin sözleşmenin devamı yönünde bir irade göstermediğini ve müvekkili işletmenin özellikle pandemi döneminde uzun süre kapalı kaldığını, davacı tarafından on yıl süre boyunca hiçbir fatura düzenlenmemiş olmasına rağmen sırf sözleşmeye dayanılarak alacak talep edildiğini, ayrıca davacının, sözleşmenin otomatik olarak süresiz şekilde devam ettiğini ileri sürmesinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 48. maddesine aykırı olduğunu, bu madde uyarınca lisans sözleşmelerinin taraflardan birini aşırı derecede bağlayıcı yahut süresiz olamayacağını, davacının müvekkilini süresiz borç yükümlülüğü altında tutmaya yönelik iddialarının hukuken geçerli olmadığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı tarafın 2014 yılından itibaren hiçbir şekilde fatura düzenlemediğini, müvekkiline herhangi bir bildirim veya ihtar göndermediğini, sözleşmenin devamına dair herhangi bir irade ortaya koymadığını, yaklaşık on yıl boyunca sessiz kalan davacı tarafın, bu kadar uzun süre sonra alacak talebinde bulunmasının çelişkili davranış yasağına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü alacak kalemlerinin hesaplanabilirlik ve ispat bakımından denetlenebilir olmadığını, davacının dava konusu ettiği bazı alacak kalemlerinin zaman aşımı süresi içinde talep edilemeyecek nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının zamanaşımına uğramış alacak kalemleri bakımından taleplerinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...taraflar arasındaki sözleşmenin taraflardan herhangi birisi tarafından feshedilmediği, sözleşmede yer alan 6 ıncı madde hükmü gözetildiğinde hesaplanan lisans bedelinin ÜFE+TÜFE/2 artış oranına uygun olduğu, davacının bu hususta 27.11.2023 tarihinde e-fatura düzenlediği, fatura içeriğinin 2019-2023 yılları 15.036,99 TL telif ücretini kapsar nitelikte olduğu ve davacının ticari defterlerine göre alacaklı olduğunun kabul edilebileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...taraflar arasındaki sözleşmenin taraflardan herhangi birisi tarafından feshedilmediği, sözleşmede yer alan 6 ıncı madde hükmü gözetildiğinde hesaplanan lisans bedelinin ÜFE+TÜFE/2 artış oranına uygun olduğu, davacının bu hususta 27.11.2023 tarihinde e-fatura düzenlediği, fatura içeriğinin 2019-2023 yılları 15.036,99 TL telif ücretini kapsar nitelikte olduğu ve davacının ticari defterlerine göre alacaklı olduğunun kabul edilebileceği, davalının 27.11.2023 tarihli dönem telif bedeline ilişkin e-faturayı kayıtlarına işlediği, ancak herhangi bir ödeme yapmaksızın 30.11.2023 tarihli aynı tutarda iade faturası ile borcun kapatıldığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Dava, davacı ile davalı arasında 13.05.2014 tarihinde imzalanan Lisans Sözleşmesi'nden doğan mali hak bedeli alacaklarının, vade tarihlerinden itibaren sözleşmede belirlenen yıllık %24.36 (aylık %2.03) faizi ile davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede "Sözleşmenin Süresi ve Feshi" başlıklı 8. Maddesinde: " Taraflardan biri sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2014 tarihinden en geç bir ay öncesinde sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla 6.c maddesi gereğince 1'er yıllık süre ile devam eder." hükmünün düzenlendiği, tarafların sözleşme maddeleri ile bağlı olduğu, lisans sözleşmesinin 13.05.2014 tarihinde imzalandığı ve devam eden yıllarda lisans alan tarafından herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmadığı, böylelikle sözleşmenin her yıl yenilendiği ve talebe konu edilen dönemlerde devam ettiğinin kabulünün gerektiği görülmüştür.Davacının talebinin, sözleşmenin mali şartları uyarınca 2019-2023 yıllarını kapsar şekilde ödenmeyen bedellerin tahsiline ilişkin olduğu ve bu hususta █████/2023 tarihinde e-fatura düzenlediği, davacının sözleşme kapsamında oluşan bedellerin tahsilini talep etme hakkına sahip olduğu, dava ve borcun muaccel olduğu tarihlere göre zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, davalı ve davacı arasında yapılan sözleşmeye göre yapılan ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu ile tespit edilen faturalandırmaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut olduğu,mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve kayıtlara alınan işbu faturaların sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlendiği, sözleşmenin konusunun davalıya yayın izni verilmesinden ibaret olduğu, ayrıca davacının ifa etmesi gereken bir hizmet bulunmadığı, telif bedeli alacak talebinin bu yönden yerinde olduğu, davalının ödemeye ilişkin bir belge sunmadığı, davacının düzenlediği e-faturayı ticari defterlerine işleyen davalının kendi ticari defterlerine göre iade faturası düzenlenerek borcun kapatıldığı anlaşılıyorsa da, tek taraflı iade faturasının tek başına hukuki sonuç doğurmayacağı, davalının davacıya 15.036,99 TL borçlu olduğu ve faize yönelik talebin de sözleşmeye uygun olduğu anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, 15.036,99 Türk Lirası alacağın;2019 Yılı Mali Hak Bedeli olan 1.338,21 TL'nin 01.03.2019 vade tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24.36 (aylık %2.03) gecikme faizi ile, 2020 Yılı Mali Hak Bedeli olan 1.557,28 TL'nin 01.03.2020 vade tarihinden itibaren işleyecek %24.36 (aylık %2.03) gecikme faizi ile, 2021 Yılı Mali Hak Bedeli olan 1.747,73 TL'nin 01.03.2021 vade tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24.36 (aylık %2.03) gecikme faizi ile, 2022 Yılı Mali Hak Bedeli olan 2.302,29 TL'nin 01.03.2022 vade tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24.36 (aylık %2.03) gecikme faizi ile, 2023 Yılı Mali Hak Bedeli olan 4.613,56 TL'nin 01.03.2023 vade tarihinden itibaren işleyecek yıllık %24.36 (aylık %2.03) gecikme faizi ile, 3.477,92 TL KDV'nin 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.027,18 TL karar harcının peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 411,78 TL harcın davalıdan tahsiline,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 15.036,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan, 18.260,00 TL yargılama gideri (bilirkişi, posta, tebligat) ile 1.230,80 harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 19.490,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,6-Arabuluculuk sırasında suçüstü ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haksız çıkan davalı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸ Hakim ¸