Danıştay 2. Daire, haksız meslekten çıkarma sonrası göreve iade edilen polis memuruna ödenen geçmiş maaşların yasal faiz alacağına ilişkin temyiz kararını inceliyor.
Özet: Meslekten çıkarılma işleminin yargı kararıyla iptal edilerek görevine iade edilen bir polis memurunun, görevinden uzakta kaldığı dönemlere ilişkin faizsiz ödenen geçmişe dönük maaşlarına yasal faiz uygulanması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, her bir maaşın ödenmesi gereken tarihten toplu ödeme tarihine kadar hesaplanan faizin bir kısmının ödenmesine karar vermiş; davalı idare davanın zamanaşımından reddini ve faiz ödemesi yapılmamasını, davacı ise bilirkişi raporundaki daha yüksek faiz alacağının tamamının kabulünü talep ederek kararı karşılıklı olarak temyiz etmiştir.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ████████
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1-(DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İzmir ili, Konak İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılarak ilişiği kesilen ancak bu işlemin, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine █████/2008 tarihinde tekrar eski görevine başlayan davacıya, görevinden uzakta kaldığı dönemlere ilişkin faizsiz olarak yapılan maaş ödemesine 41.912,76-TL'den az olmamak üzere faiz ödemesi yapılmasına ya da göreve döndüğü 2009 Ocak ayı maaşı üzerinden hesaplama yapılması suretiyle bulunacak 41.912,76-TL'nin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2019 günlü, E:██████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden, davacının açıkta geçen sürelere ilişkin olarak almış olduğu maaş tutarlarının faizinin hesaplanabilmesi amacıyla yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen █████/2022 kayıt tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının görevden uzakta kaldığı döneme ilişkin olarak sonradan idarece ödenen maaş tutarlarının faizinin hesaplanmasının gerektiği sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile kamu görevinden çıkarma işleminin yargı kararıyla iptali üzerine maaş ödemelerinin yapıldığı tarih arasındaki döneme ilişkin her bir maaş tutarı için davacının maaşlarını alması gerektiği tarihten, maaş ödemelerinin yapıldığı █████/2009 (Kararda sehven █████/2019 yazılmıştır) tarihine kadar hesaplanan 19.310,58-TL yasal faizin, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi suretiyle davacının zararının tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğu, tazminat talebinin fazlaya ilişkin 22.602,18-TL'lik kısmının ise reddinin gerektiği, öte yandan; bilirkişi raporunda faiz alacağına 22,805,79-TL yasal faiz hesaplanmasının da yerinde görülmediği belirtilerek davacının 41.912,76-TL tutarındaki tazminat isteminin 19.310,58-TL'lik kısmının kabulüne, 22.602,18-TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; usul yönünden, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esas yönünden ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 154. maddesinde; "Aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge ve kıdem aylığı gösterge rakamlarının aylık tutarlarına çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı ile memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı üçer veya altışar aylık dönemler itibarıyla uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur.'', 155. maddesinde de; "Bu kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." ifadesine yer verildiği, ayrıca, Maliye Bakanlığının ... günlü, ... sayılı yazısında; "...İdare ödeme yaparken bir ilama dayalı olarak veya 81 sayılı tebliğ uyarınca ödeme yapmaktadır. Yapılan ödemeye esas alınan ilamın bozulması ile sebepsiz zenginleşme meydana gelmektedir. Yani başka bir ifade ile, idare ile kişi arasında sebepsiz zenginleşmeye dayalı borç ilişkisi bu tarihte doğmaktadır. Ancak, faiz talep edebilmek için borcun doğumu yani muaccel olması yeterli değildir ve borçlunun mütemerrit duruma düşürülmesi yani ihtara rağmen borcun ödenmemesi gereklidir. Bu nedenle, anılan durumun gerçekleşmesi halinde, borçluya kısa bir mehil tayin edilerek borcun ödenmesinin ihtar edilmesi gerektiği, eğer bu süre zarfında borç ödenmez ise, faiz başlangıcının verilen mehilin sona erdiği tarih olacağı ve bu tarih itibarıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri mucibince faiz talep edilmesinin mümkün bulunduğu düşünülmüştür." denildiği, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından; meslekten çıkarma işlemi nedeniyle 2004 Ocak ila 2008 Aralık dönemi arasında maaş alamadığı ve göreve iadesi ile birlikte bu dönemlere ilişkin maaşlarının █████/2009 tarihinde toplu olarak ödendiği, ancak faizin ödenmediği, bilirkişi tarafından birinci yönteme göre hesaplanan 19.310,58-TL'nin, █████/2009 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken yasal faiz tutarı olduğu, idarece en geç █████/2009 tarihinde ödenmesi gereken yasal faiz ödenmemiş olmakla bunun artık anapara haline geldiği, zira bu tutar, maaşlarıyla birlikte █████/2009 tarihinde ödenmiş olsaydı zaten ayrıca faiz istenilmesine gerek kalmayacağı, █████/2009 tarihinde ödenmesi gereken faiz ödenmediği için bu davanın açıldığı, ödenmeyen faiz için davalı idarece hangi tarihte ödeme yapılırsa o tarihe kadar faiz işletilmesinin gerektiği, İdare Mahkemesince bilirkişi raporundaki birinci hesaplama yöntemi benimsenmesine rağmen bilirkişinin █████/2009 tarihinden sonrası için yaptığı yasal faiz hesabının mürekkep faiz olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesince en azından █████/2009 tarihi itibarıyla hesaplanan 19.310,58-TL yasal faizin, █████/2009 tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek faiziyle iadesine şeklinde hüküm kurulması halinde Mahkemenin kendi gerekçesi ile çelişmemiş olacağı, bilirkişi raporundaki ikinci hesaplama yönteminde, Ocak 2009 tarihindeki net maaşının dikkate alındığı, İdare Mahkemesinin, bu hesaplama yöntemini hangi hukuki gerekçeye istinaden benimsemediğini kararında ortaya koymadığı, bu durumun, Anayasa'nın 141. maddesine aykırılık teşkil ettiği, mevzuatta, ekonomik kaybın güncel maaşa göre hesaplanmasını yasaklayan bir hükmün bulunmadığı, güncel maaş üzerinden yapılacak hesaplama ile yasal faiz üzerinden yapılacak hesaplama arasında hiçbir farklılığın olmadığı, Anayasa Mahkemesinin, paranın değer kaybının korunması bakımından yasal faiz ile enflasyon oranı ikilisinden enflasyon oranını adil bulduğu, Anayasa Mahkemesi kararları değerlendirildiğinde, adil ve hakkaniyete uygun olanın, bilirkişi raporundaki ikinci yönteme göre faiz hesaplanması olduğu, zira yasal faiz oranının, ekonomik koşullardan uzak bir şekilde yıllık %9 olarak belirlendiği ve memur maaşlarının enflasyon oranına endeksli bir şekilde arttırıldığı, ilgililer bakımından yapılan işin karşılığını en objektif şekilde ortaya koyacak olan ekonomik unsurun, güncel tarihli maaş olduğu, 2009 yılı Ocak ayındaki net maaşının 2.007,96-TL olduğu, adil ve hakkaniyete uygun olanın, 2009 Ocak ayındaki maaşının, geçmişte hukuka aykırı bir şekilde ödenmemiş olan maaş tutarı olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI :
Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından; cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!